Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Cemil Esad'la 5 saat
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Açılım Politikası ve Sivil Darbe Anlayışı
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Kadınlar ve erkekler
Hasan Bildirici
Aydın Dere
Ankara bu sinsi oyunların farkında mı?
Aydın Dere
   
  
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.
   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   RÖPORTAJ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 68

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 


Öcalan ne diyecek?
Hasan Bildirici
Hasan Bildirici

Tarih: 25 Haziran 2009 Perşembe


Öcalan’ın avukatları, Türk medyasının tanınmış kişilerinin kapısını çalarak, Öcalan’ın Ağustos ayında çizeceği yol haritasına ilişkin onlardan görüş ve öneriler alıyorlar. Bunu, M. Ali Birand’ın Kürdistan Posta da yayınlanan yazısından öğrendik. Tabi sadece bunu öğrenmedik, avukatların görüşlerine değer vererek gittiği Türk medya baronlarının Kürtleri nasıl aşağıladıklarını ve PKK’nin nasıl kayıtsız şartsız teslim olmasına dair düşüncelerini de öğrendik. M. Ali Birand’ın yazılarında, sosyal ve siyasal duruşu yamuk olan Kürtlerin Türk devletine nasıl kazandırılabileceğinin çeşit çeşit yol haritası mevcut.

Avukatlar buna rağmen demek bu tür kişilere gidiyor.

Olsun, gitsinler. Savaş kışkırtıcısı Türk medya baronlarının görüşlerini alsınlar. Bu görüşleri derlesinler, ancak sonuçta göreceklerdir ki, onlardan aldıkları görüş ve öneriler PKK’nin tasfiye edilmesi dışında bir şey olmayacaktır.

Peki Öcalan Ağustos ayında nasıl bir yol haritası çizecek?

Öcalan’ın çizeceği yol haritasını merak etmeden önce Kürtlerin ihtiyaçlarını belirlemek gerekiyor. Bu belirlenmedi mi sınav sonuçlarını bekler gibi heyecanla yol haritaları bekler, sonra da hayal kırıklıklarımızla yerimize otururuz.

Öcalan ve PKK, Kürt ve Kürdistan gerçeğinin asgari çözüm koşullarının dışında bir açıklama yapamaz ve adım atamazlar.

Bu, Kürt sorununun çetin ve karmaşık karakteriyle ilgilidir.

Nedir asgari çözüm koşulları?

Bu koşullar on yıldır okuduğumuz Öcalan’ın avukat görüş notlarında ve PKK açıklamalarında zaten mevcuttur...

Birincisi, Kürtçe’nin resmi dil olması ve Kürdistan’da okullarda okutulması...

İkincisi; iade edilecek isimlerle birlikte “Özerk Kürdistan” statüsünün kabul edilmesi...

Üçüncüsü, PKK ve gerilla güçlerinin Özerk Kürdistan’da yerel silahlı güce dönüştürülmesi...

PKK ve Öcalan’ın çözümü budur... Zaten Kürt sorununun çözümü de bu üç ana maddeye gelip dayanmıştır.

Statü, dil ve güvenlik.

Bunlardan biri olmadı mı Kürt özgürlüğü sağlanamaz... Kürdistan adının geçmediği bir çözüm kabul görmez. Kürtçe’nin resmi dil olarak kabul edilmediği bir çözüm çözüm sayılmaz... Yine Kürt halkının güvenliği ırkçı Türk subaylarının ve Fethullahçı polis teşkilatı elemanlarının ne zaman ve nerede patlayacağı belli olmayan karanlık namlularının insafına terk edilemez.

Öcalan, bunlar dışında bir yol haritası çizebilir mi? Çizmez... Çünkü bundan gerisi eskinin tekrarı olur ve kimseyi tatmin etmez.

O zaman Kürtlerin ve Öcalan’ın atacağı adımları merak etmekten çok, Türk devletinin atacağı adımları merak temek gerekiyor...

Türk devleti, Kürtçe’nin eğitim dili olmasını kabul edecek mi?

Gasp edilmiş Kürdistan vatanını adı ve kültürüyle iade edecek mi?

Son otuz yılda en az 40 bin Kürdü öldürmüş olan Türk devleti, Kürtlerin kendi can güvenliklerini koruma irade ve arzusunu olağan karşılayacak mı?

Bunlar olmayacaksa aceleye lüzum yoktur.

Çünkü geleceğin Kürt nesilleri zaten alınlarındaki kızıl bantlarda Kürdistan ismini taşıyıp bu ismi yasallaştıracaklar... Kart-Kurt hikayesinden buraya kadar gelmenin amansız direniş hikayesidir bu... Biraz ilerisi özgür Kürdistan’dır...

Kürtler bu kez enselerini tarihsel ve güncel cellatlarının namlu insafına terk etmeyeceklerdir. Bu kesindir...

Onun için hiç kimse mucize çözüm ve mucize yol haritaları beklemesin...

Türk devleti, Kürt siyasetçilerinin polis korumasında dahi giremediği, Kürt bireylerin mırıldanarak Kürtçe şarkı dahi söyleyemedikleri seksen ilden en az altmışındaki dizginlerinden kopmuş Türk ırkçılığı sorununu çözsün ondan sonra gelsin...

Vardığımız nokta, şunu söylüyor: Ya tam özgürlük ya da ülkemize ve cesetlerimize köpek leşi muamelesi...

Bunun ortası yok.

******

Not: “Geçmişin Gölgeleri” adlı roman ile “Pusu” adlı öykü kitabım yeni çıktı. Basıldığı 1999 yılında İstanbul Kitap Fuarı’nda en çok ilgi gören kitaplar arasında bulunan “Şervan” adlı romanımın ikinci baskısı yapıldı. Avrupa’da veya dünyanın değişik ülkelerinde bulunan arkadaşlardan isteyenler, email adresime bir not bırakarak, isim ve adreslerini bildirmek suretiyle bu kitaplara sahip olabilirler...



  
Hasan Bildirici
bildiricihasan@hotmail.com




Bu köşe yazısı 5349 defa okundu. Toplam 744 kelime

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa


[ Geri Dön: Hasan Bildirici ] - [ Yazarlar İndeksi ]

Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2009 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.