Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Cemil Esad'la 5 saat
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Açılım Politikası ve Sivil Darbe Anlayışı
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Kadınlar ve erkekler
Hasan Bildirici
Aydın Dere
Ankara bu sinsi oyunların farkında mı?
Aydın Dere
   
  
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.
   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   RÖPORTAJ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 72

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 


Akın Birdal’la söyleşi- Hülya Yetişen
Röportajlar Dizisi - Hülya Yetişen
Röportajlar Dizisi - Hülya Yetişen

Tarih: 24 Haziran 2009 Çarşamba


Akın Birdal Kimdir

Akın Birdal 1948, Niğde doğumlu. Bir dönem İnsan Hakları Derneği'nin başkanlığını yaptı. 2007 genel seçimlerinde Diyarbakır'dan bağımsız aday oldu ve seçilerek TBMM'ye girdi. Şu anda 23. dönem DTP Diyarbakır milletvekilidir.
1966 yılında girdiği Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden 1970 yılında mezun oldu. Öğrencilik yıllarında Niğde Gençlik Derneği Başkanlığı yaptı. Ziraat Fakültesi Talebe Cemiyeti’nde görev aldı. 1973 yılında Gazi Üniversitesi’nde işletme yüksek lisansı yaptı. Aynı yıllarda, Ziraat Mühendisleri Birliği ile TMMOB Ziraat Odası Merkez Yürütme Kurullarında görev yaptı.
1977 yılında kır yoksullarının ekonomik, demokratik mücadele örgütü KÖY-KOOP’un Niğde Birlik Başkanlığını görevinde bulundu. Aynı zamanda KÖY-KOOP’un merkez yönetim kurulundaydı ve Eğitim, Örgütlenme, Basın Yayın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı görevini yürüttü. 1977-1980 yılları arasında Halkevleri Merkez Yürütme Kurulu üyesiydi. Aynı dönemde, Gazi Üniversitesi Kooperatifçilik Enstitüsü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.
1980 askeri darbesi sonrasında, KÖY-KOOP yöneticileriyle Mamak Askeri Cezaevi’nde bir yıl tutuklu kaldı. Buradan çıktıktan sonra, 3 yıl ticaretle uğraştı. 1984 yılında yargılandığı tüm davalardan beraat etti ve peyzaj mimarlığı alanında çalışmaya başladı. Kooperatifçilik ve insan hakları üzerine çok sayıda inceleme ve makaleleri yayımlandı. Bunun yanı sıra, Cansuyu (Aykırı Yayınları, 2006), Betula Öyküler (2003), Sol Elim Ulucanlar'dan Notlar (Belge Yayınları, 2000) isimli kitapları yayımlandı.
Ayrıca Birdal’ın insan hakları alanında almış olduğu ulusal ve uluslar arası çok sayıda ödülü bulunmaktadır.

Hülya Yetişen: Sevgili Akın Birdal, Siyasete atılmadan önceki İnsan Hakları mücadele sürecinizi bize anlatır mısınız?

Akın Birdal: Aslında insan hakları mücadelesi de siyasi bir tercihtir. Sadece iktidar hedefi yoktur. Yoksa insanın insan olmaktan kaynaklanan, evrensel hukuk kazanımları ile güvence altına alınan hak ve özgürlüklerini, egemen güçlere karşı korumak siyaset değil de nedir? İnsan haklarının öznesi herkes olmakla birlikte, bir de ezilenlerden, emekçilerden, dışlananlardan yana bir önceliğiniz varsa, bu siyasetin ta kendisidir. Nitekim insan hakları mücadelemizde 12 eylül askeri darbesinin yıkıntıları üzerinde bir nitelik kazanmıştır

Halkların hakları ve özgürlükleri ekseninde korkudan ve yoksulluktan kurtulma mücadelesi, özgürleşme ve demokratikleşme kavgası siyasal bir tercihtir. İnsan hakları mücadelesinin özgün, siyasi partilere karşı bağımsız duruşu, devlet ve hükümet dışı sivil bir toplum örgütü oluşu, onu siyasi yapılardan, farklı kılar. Ama bu Onun dünyada ve yaşadığımız coğrafyadaki olguları, gerçekleri görmesine engel oluşturmaz. Nitekim bizde de bu böyle olmuştur ve bu günün birikimini oluşturmuştur.

Hülya Yetişen: 12 Mayıs 1998 yılında Ankara’da İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi’nde iki kişinin saldırısına uğradınız. Bu saldırıyı yapanın Ergenekon soruşturmasında mahkumiyet almış ve dosyası temyizde bulunan Semih Tufan Günaltay’ın olduğu, onu azmettiren kişinin de Kanal 6 ‘nın sahibi Yiğit Korkmaz olduğu biliniyor artık... 6 yıl Genel Sekreterlik, 8 yıl da Başkanlık yaptığınız İHD’den ayrılma nedeni size yapılan bu saldırı mıydı yoksa İçişleri Bakanlığı’nın mahkumiyetleriniz ile ilgili aldığı bir karar mıydı?

Akın Birdal: Öncelikle bu saldırıyı adlara ve bazılarına bağlı kılmak doğru değil. Saldırı bizde ki adı ile kontr-gerilla tarafından yapılmıştır. Saldırının planlanması, uygulayıcıları, tetikçileri, Özel Harp Dairesinden, MİT’ten ayrılmış ya da o zaman ordu da çalışıyor olan 13 kişi tarafından yapılmıştır. TİT imzası kullanılmıştır.

Saldırı günümüzde hazırlanmış yenileri ile gündeme gelen ilk “andıç” ile başlatılmıştır. Ardındaki adlarında Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir ile General Erol Özkasnaklı olduğu bilinmektedir. O günlerde Cumhuriyet Savcılarına yaptığımız başvurular ne yazık ki işleme konulmamıştır. Suikasta adı karışan 13 kişi de 9-19 yıl arasında hüküm giymişken, 2.5 yıl sonra şartlı salıverme yasasından yararlanarak serbest bırakılmışlardır.

İHD’den ayrılma nedenine gelince, elbette saldırı değil. 1995-96 yılları arasında 1 Eylül Barış Günü nedeniyle yaptığım konuşmalarda “Kürt halkı” demiş olmam gerekçesi ile TCK’nın 312. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasına çarptırıldım. Bu cezamdan ötürü cezaevinde tutulduğum sıra İç İşleri Bakanlığınca yapılan bir tebligat ile dernek başkanlığından ayrılmam gerektiği, aksi takdirde derneğin kapatılacağı bildiriliyordu. Ben de yapılması gerekeni yaptım.

Hülya Yetişen: Türkiye’nin mevcut reel koşullarında DTP’nin geleceği nedir? Siyasal Partiler aynı zamanda menfaatleri birleştiren birer koalisyondurlar. DTP’de böyle bir koalisyondan söz edilebilir mi? Her sol partide olduğu gibi DTPde de bir klik çatışması var mı?

Akın Birdal: DTP Kürt halkının siyasi iradesini Ankara’ya, Meclise taşımış ve sorunun çözümünde muhatap bir partidir. DTP’nin yapısal durumu, Kürt özgürlük hareketinin ve Kürt halkının eğilimini yansıtmaktadır. DTP içindeki nüanslar kaçınılmazdır. DTP monolotik bir parti değil. İçinde farklı görüşleri elbette barındırır. Bu Onun hedefine bağlı mücadelesinin itici gücünü oluşturur.

Hülya Yetişen: 2007 yılında Diyarbakır’a dışarıdan biri olarak aday oldunuz. Cumhuriyet tarihinde ilk kez Kürdistan Bölgesi’nde bir Türk adaylığını koyuyordu. Üstelik Kürtçe bilmiyordunuz. Bu nasıl oldu? Bir sıkıntı yaratmadı mı ve Kürtler sizi nasıl kabul etti?

Akın Birdal: Ben aday olmadım, aday gösterildim. Ayrıca Diyarbakır’ın içi-dışı ne demek oluyor? Ben insan hakları savunucusuyum. Hiçbir resmi aidiyetim yok. Nerede doğduğum, dilimin ne olduğu mu yoksa Kürt halkının ve tüm halkların hakları ve özgürlükleri için çaba gösteren bir insan hakları savunucusu olmam mı ölçü olmalı? Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Türk olarak adaylığımı koymuş olduğum da doğru değil. Çünkü Atatürk genel seçimlerden bir süre önce Ankara’dan birilerini gönderir ve Kürdistan milletvekili seçilip gelmesini sağlardı. Gönderdiği kişilerinde Kürt mü, Türk mü, Çerkez mi, Laz mı olmasına bakmazdı. Ankara’ya bağlı olması yeterliydi.

Kürtçe bilmiyordum doğru. Günlük yaşamda sıkça kullanılan kimi sözcükleri öğrenmiştim. Bir sıkıntı olmadı. Ki ben bölge halkı ile ilk kez karşılaşmıyordum ki. On yıllardır, bölgede yaşanılan saldırılara, baskılara tanıklık yapmıştık. Halklar dostlarını bilir ve tanırlar. Nitekim Diyarbakır’dan çok güçlü bir destek ile Ankara’ya gönderdiler.

Hülya Yetişen: Sizce DTP neden yüzde on barajını aşamıyor? Bu limiti aşamama ile çözüm yaratacak bir siyaset oluşturma arasında nasıl bir bağ görüyorsunuz? DTP böyle bir potansiyele sahip mi?

Akın Birdal: DTP’nin aldığı oy yüzdesinin düşüklüğünü DTP’ye ve ona oy veren halka bağlamak doğru değil. Kaldı ki alınan oylar ve ulaşılan sonuç başarısızlık değil tam tersine başarılı yorumlanması gerekir. Mevcut anayasal ve yasal sistem ile yaşanılanların anımsanması bile bunu böyle değerlendirmeyi gerektirir.

Hülya Yetişen: Son seçimlerde DTP’nin Kürt parti ve oluşumlarıyla ittifak yapmaması sizce doğru bir yaklaşım mıydı? Böyle bir ittifak DTP’yi Kürdistan’da daha güçlü kılmaz mıydı?

Akın Birdal: Seçimlerde DTP’nin Kürt parti ve oluşumlarla bir diyalog içinde olduğunu ve birlikte hareket etme arzusunda olduğunu biliyorum. Bu niyet ve istek bu gün için de geçerlidir. Son birkaç aydır ortak toplantılara ve en son da Demokratik Toplum Kongresine çağrılmış olmaları bunun somut örnekleridir. Şurası bir gerçek ki DTP bunu bilmekte ve Kürt halkının gerçek gücünü açığa çıkarmak istemektedir. Umuyorum ki bu birleşik güç yaratılacaktır.

Hülya Yetişen: Leyla Zana Cumhuriyet tarihinde ilk kez mecliste Kürtçe konuşma yaparak bir ilke imza attı. Kürdistan sözcüğünü de sanırım ilk defa o kullandı. “Bölge” yerine Kürdistan sözcüğünü kullanma geleneği hala devam ediyor mu? Yada o geleneği devam ettiren başka milletvekilleri var mı?

Akın Birdal: Kuşkusuz özgürlük adına, devrim adına, barış adına yapılan “ilk” lerin tarihte ki yerlerini aldığı biliniyor. Kürdistan sözcüğü de bir olgunun, bir gerçekliğin adı olarak yerini almıştır. Ve korunacaktır.

Hülya Yetişen: DTP adına’ Biz de Varız’ platformunun adayı olarak İstanbul Belediye Başkanlığı’na aday gösterildiniz, Vedat Türkali’den Ertuğrul Kürkçü’ye kadar birçok Türk ve Kürt aydınından destek aldınız. Bu sembolik adaylığın sizdeki sonuçları ne oldu?

Akın Birdal: Genel seçimlerde Diyarbakır’dan aday olmayı aynı anlayış ile kabul ettim ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığını da aynı anlayış ve sorumluluk ile kabul ettim.

Sonuçlarının ne olduğuna gelince, birincisi, bu sürecin bizim için propagandif bir önemi oldu. Biz de varız, bizim de sözümüz var dedik. İkincisi halkımızı ne AKP’ye ne de CHP’ye mecbur bıraktık, bir seçenek sunduk. Üçüncüsü, 340 bine yakın oy aldık. Dördüncüsü, Türk sol, sosyalist, devrimci, demokratların Kürt halkıyla buluşması sağlandı. Geç kalınmış olunmasına karşın, bu buluşmanın nasıl sonuçlar yaratabileceğine ilişkin bir fikriyat oluştu. Ve Kürt-Türk muhaliflerinin ortaklaşmasını gerekli kılan nedenleri daha çok haklı kıldı.

Hülya Yetişen: Meclis Başkanlığı’na sunulan dokunmazlık dosyasının çoğunluğu DTP’li milletvekilleri hakkında olduğu biliniyor. Bugüne kadar haklarında açılan fezleke sayısı da sanırım 105’e ulaştı. Hakkında en fazla fezleke hazırlanan Muş milletvekili Sırrı Sakık, fezleke hazırlanmayan tek vekil ise sizsiniz. Bunu nasıl okuyabiliriz?

Akın Birdal: Evet bir çok arkadaşımız için meclise fezleke gönderildi. Çoğu seçim sürecinde ve sonrasında Kürtçe konuşmaktan. Benim Kürtçe bilmiyor ve konuşamıyor olduğumdan olsa gerek. Kürtçe öğreniyorum. Sanırım gelecek yıl bu eksikliği gidermiş oluruz!

Hülya Yetişen: Siz ayrıca Sosyalist Demokratik Parti’nin (SDP) onursal Başkanısınız. Türkiye’nin İnsan Hakları fotoğrafını çektiğimizde durum nedir? Neden Çatı Partisi başarıya ulaşamıyor?

Akın Birdal: İnsan haklarının fotoğrafı daha önce siyah beyazdı ve daha net görünüyordu. Şimdi renklenince farklı görünüyor. Ama gerçek değişmiyor. İnsan haklarının ve özgürlüklerinin nasıl görüneceğinin dayanağı o ülkedeki sistem ile doğrudan ilişkilidir. İnsan haklarının eksikliği ya da üstünlüğü barış, demokrasi ve adalet ile belirlenir. Halkların ve sivil toplumun gücü insan haklarının güvencesidir. Bu bizde hala yetersiz ve eksiktir. Kürt sorununun çözümsüzlüğü başta yaşam hakkı olmak üzere diğer hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasının ve yok edilmesinin gerekçesini oluşturmaktadır.

Hülya Yetişen: Türkiye’nin en önemli sorunu nedir? Türkiyelilik, Türklük ve 1921 Anayasası tartışmaları konusunda siz ne düşünüyorsunuz?

Akın Birdal: Türkiye’nin en önemli sorununun ne olduğu diğer yanıtlardan çıkarılabiliriz. Birincisi Kürt sorunu ise ikincisi emek, demokrasi ve barış güçlerinin ortak bir siyasi irade oluşturamamasıdır.

Hülya Yetişen: Kürt sorununun çözümü konusunda umutlu musunuz? Sizin Uluslararası İnsan Hakları Kuruluşlarıyla ve çeşitli organizasyonlarla ilişkileriniz var. Bundan yola çıkarak, Avrupa’da size yani DTP’ye olan yaklaşım ne?

Akın Birdal: Kürt sorununun çözümü de ve gelecek için elbette umutluyum. Bu salt içi boş bir hayal değil. On yıl öncesinin Türkiye’si ile bu günü karşılaştırmak ve umudu mücadele ve bilgi ile beslemek, umutlu olmanızı haklı ve yol açıcı kılar.



  
Röportajlar Dizisi - Hülya Yetişen
hulyayetisen@yahoo.fr




Bu köşe yazısı 6000 defa okundu. Toplam 1667 kelime

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa


[ Geri Dön: Röportajlar Dizisi - Hülya Yetişen ] - [ Yazarlar İndeksi ]

Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2009 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.