Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Öcalan-Beşikçi tartışması
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Beşikçi Eleştirilerine Cevap
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Kürt hallerimiz
Hasan Bildirici
Aydın Dere
şiddetin esiriyiz
Aydın Dere
         
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.

   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   OKUR KÖŞESİ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 1
Misafir(ler) Çevrimiçi: 68

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 


Her zaman hedeftik
Yaşar Kaya
Yaşar Kaya

Tarih: 21 Ağustos 2008 Perşembe


Taraf gazetesinin 17 Ağustos Pazar günkü sayısında Yıldıray Oğur´un benimle, kardeşim ve yeğenim Baran Kaya ile ilgili yazısından dolayı bazı noktaları açıklığa gerektirmem gerekiyor. Yazıda bir yerde şöyle deniyor:

“Baran Kaya’nın amcasının şimdi Kuzey Irak´ta sürgünde yaşayan Özgür Gümdüm gazetesinin kurucularından olan ünlü Kürt siyasetçi Yaşar Kaya olduğunu biliyor muzdunuz?  Ya babasının 27 Mayıs  1960 darbesinde Başbakanlık binasını teslim alan Tankçı birliğin başında bulunan, siyah bereli ihtilalci olarak bilinen topçu Binbaşı Mehmet olduğunu?”

Bomba ile havaya uçurulan Özgür Gündem Gazetesinin kurucu ortağı , sahibi ve köşe yazarı olduğum doğrudur. O gazetede  on sekiz ayda yirmi dört kişinin Cenazesi kaldırılmıştır. Cinayetlerinin hepsinin faili derin devlet-çete-devlet-JITEM vs. dir. ‘’Musa Anter’ín katili için devlet sırrıdır" deniyor. O sır bizce biliniyor, devlet kararıdır. Musa Anter´i öldürürseniz ‘’o gazete dağılır..."  Ama öyle olmadı, kimse bırakıp kaçmadı. Kardeşim 1960 darbesinde Kara harp okulunda teğmendi. Kesif ateşe rağmen Başbakanlığı teslim alan birliğin başında o vardı. Tehlikeli görevlere hep Kürtleri seçerlerdi. O zamanlar kardeşim, bütün hayati askerlik ve spor olan bir adamdı. Kırk defa milli olmuş bir voleybolcuydu. Güzel futbol oynardı. Pentatlonda Birinci Ordu birincisiydi. Kayak yapardı, politika ile ilgilenmedi, mesleğinde ünlenmiş bir subaydı. Dürüstlük ve iyilik sembollü bir yürekti. 1970´lı yıllarda  kurmay imtihanını kazandığı halde Kurmay yapmadılar. Öfke ile bana geldi, aklı bu haksızlığı almıyordu. Senin sabıkan Yaşar Kaya’nın kardeşi olmaktır dedim. Emekli oldu, son havadis Gazetesinin sahibi Mustafa Özkan´ın bacanağı idi. Son Havadiste  on yıla yakın müessese Müdürlüğü yaptı. Sonra Ataköy´deki  evini de satarak Antalya’ýa gidip yerleşti. Sakin bir hayat sürmek istiyordu, öyle de yaptı.

Oğlu Baran askerlik dönüşü tiyatro sanatçısı oldu. Ferhan Şensoy Tiyatrosunda oynadı. "İstanbul´u satıyorum" oyununun baş oyuncularından idi. Bütün Tiyatrocuların hepsinin Kemalist olduğunu, solcu olmadıklarını, Kürt sorununa gelince karşı çıktıklarını söyleyerek  Tiyatro´dan ayrıldı. Askerliğinin üzerinden otuz yılı aşkın bir zaman geçti. Nerede yaptığını hatırlayamıyorum. ATV´de yaptığı program bir kaç yıl sürdü. Onun bacısının kocası Mustafa Özkan, gece gündüz Dinç Bilginle  beraberdi, hiç başka torpile ihtiyacı yoktu. Başlı başına  bir sanat kabiliyeti idi. Ölümünün şüpheli olduğu gerçektir. O bakımından Ergenekon ile ilgi  ne varsa ortaya dökülmeli, bu soruşturmayı sürdüren kahraman savcılar suyun dibine inmelidirler. Bu toplum Kürdü, Türkü ile yüz yıllık pisliğin altında boğulmak üzereler.

Kardeşimin  ölümüne gelince;

Dünyada kimse ile bir problemi yoktu, herkesin adeta sevgilisiydi.   Kardeşimin ölümü benim için yıkım oldu, en büyük yıkım da  cenazesine gidememem ve olayı araştıramamamdı. Kardeşim evinde değil,  Bu Antalya gazetesine ait iş yerinde ölmüştür,  ona intihar diyemiyorum.  Hayat dolu  bir insandı.

Savcılara sorular;

1)Bu Antalya Gazetesi daha önce yayın yapmış mıydı yoksa yayına mı başlayacaktı?,

2)Eski ortaklar, yeni ortakları kimlerdi? Bunların ifadeleri alındı mı? Bunların içinde geçmişi karanlık kimseler var mıydı ?

3) Mehmet Kaya’nın hissesi var mıydı ve ne kadardı ?

4) Karısı ve kızının ifadesine baş vurdunuz mu ?

5) Otopsi raporu, nerede ve kimde ?

6) Çok yakın arkadaşı Doktoru ile Avukatının ifadeleri alındı mı yoksa her şey örtbas mı edildi ?

İşte cenazelerimizi kaldırmaya gidemiyoruz. Ülkeye girmemiz yasak, ne yapmışız? Gizli Örgüt mü kurmuşuz, elimize silah mı almışız, adam mı öldürmüşüz? HAYIR ! Bu sorular orta yerde durmuşken Ergenekon’un yakasını nasıl bırakmamız bizden isteniyor ona şaşıyorum.

Bana gelince ; Beş ölümden kurtuldum. Avrupa’ya sığınmış bir özel-Timci, DEP Genel Başkanını vurmak için bir ekip olarak Ankara’ya gittik, sonra devlet bundan vazgeçti diyordu.

Demek ki hepsi Devletin istediğidir., ikincisi 1997 de ilk kalp ameliyatımdan sonra beni hastanede öldürmek istediler, ama Alman istihbaratı hemen tedbir aldı. Üçüncüsü; Avukat Medet Serhat’ı üç metreden vuran Sadettin Yoğansoy diyordu ki, Alaatin Çakıcı devletten iş istedi, Belçika’ya gidip DEP’lileri öldürmek üzere bize görev verdi, DEP’lilerin yemek yedikleri lokanta ve kahveleri tespit ettik, sonra devlet bundan vazgeçti .

Daha sayayım mı ?

Bizler her zaman hedeftik.



  
Yaşar Kaya
yasar.kaya@hotmail.de




Bu köşe yazısı 3298 defa okundu. Toplam 683 kelime

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa


[ Geri Dön: Yaşar Kaya ] - [ Yazarlar İndeksi ]

Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2008 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.