Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Öcalan-Beşikçi tartışması
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Beşikçi Eleştirilerine Cevap
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Kürt hallerimiz
Hasan Bildirici
Aydın Dere
şiddetin esiriyiz
Aydın Dere
         
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.

   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   OKUR KÖŞESİ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 2
Misafir(ler) Çevrimiçi: 78

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 


Koma Denge Zaroken Amede’e Selam Olsun
İsmail Beşikçi
İsmail Beşikçi

Tarih: 4 Mayıs 2008 Pazar


Koma Denge Zaroken Amede, yaşları 12-17 arasında değişen bir müzik grubudur. 2006 yılında,, Diyarbakır’da, Sur Belediyesi bünyesinde kurulmuştur. Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, “iki dillilik, çok dillilik” çalışmaları nedeniyle İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden alındıktan sonra, çalışmalarını, Yenişehir Belediyesi, Gençlik Çalışma Grubu bünyesinde sürdürmektedir.

Koma denge Zaroken Amede, 3-7 Ekim 2007 tarihlerinde, ABD’de, San Francisco’da düzenlenen Dünya Müzik Festivali’ne katılmıştır. 3 Ekim de San Francisco’da, 5 Ekim’de, San Diego’da, 7 Ekim’de, Los Angelos’da konserler vermiştir. Festivale, Çin, Hindistan, Irak, Afrika, İtalya, İspanya’dan müzik grupları katılmıştır. Festivale Kürtler’i temsilen de, Diyarbakır’dan, Koma Denge Zaroken Amede katılmıştır. Koma Denge Zaroken Amede, festivalde, 9 dilden şarkılar söylemiştir. Ermenice, Süryanice, İngilizce, Almanca, İbranice, Rusça, Kurmanci (Zazaki, Sorani) Arapça ve Türkçe… Koma denge Zaroken Amede, konserleri sırasında, Kürt bayrağı altında, Kürt Milli Marşı, Ey Raqip’i de seslendirmiştir.

Koma denge Zaroken Amede, ABD’den Türkiye’ye döner dönmez, Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı, bu çocuk korosu hakkında soruşturma açmıştır. Yaşları 12-17 arasında değişen çocuklar, Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı tarafından, ifade vermeleri için, Savcığa çağrılmışlardır. Çocuklar, Cumhuriyet Savcılığı’nda ifade vermişlerdir. Daha sonra bu çocuklardan, yaşları 16 civarında olan üçü hakkında, Diyarbakır’da, Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Terörle Mücadele Yasası 7/2 maddesi gereğince dava açılmıştır. Davanın, 19 Haziran 2008’de, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüleceği bildirilmektedir. (www. rızgari online, 2 Mayıs 2008)

Devletin ve hükümetin, “terör” kavramını ne kadar geniş tuttuğu açıkça görülmektedir. 12-17 yaş çocuklarının şarkı söylemeleri “terör” olarak algılanmaktadır. Böylece, şarkı söylemenin de idari ve cezai yaptırımlar gerektirebileceği açıklanmış olmaktadır. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmasıyla bu gereklilik yerine getirilmiş olmaktadır. Burada adalet ve hukuk kavramlarının çok farklı, hatta bazen birbirine zıt olan içeriklerine değinmek gerekir. Adalet, adalet arayışı, adalet duygusu, insanın ve toplumun vicdanına, bilincine hitap eden kavramlardır. Şarkı söyleyen, uluslar arası bir müzik festivaline katılarak şarkılarını seslendiren 12-17 yaş çocuklarının, bu fiillerinden dolayı Cumhuriyet Savcılığı’na çağrılmaları, sorguya çekilmeleri, bunlardan bazıları hakkında, Ağır ceza mahkemesi’nde dava açılması, terörle mücadele yasasından söz edilmesi, insanın ve toplumun adalet anlayışına, adalet arayışına, vicdanına aykırı bir süreçtir. Ama, “Atatürkçü düşünce sistemini benimsemeyenler Türk ulusunun düşmanlarıdır ve öyle kalacaklardır” şeklinde bir anlayışı, ceza yasası hükmüyle veya, anayasa hükmüyle ifade edebilirsiniz. “Söz konusu olan vatan ise, gerisi teferruattır” anlayışına göre yasalar da yapabilirsiniz. Parlamentoda böyle bir yasalar yapmanız çok kolaydır. O zaman bu anlayış yasa olur, hukuk olur. Bu hükümler yasal olabilir ama kamu vicdanında meşru değildir.

Koma Denge Zaroken Amede hakkında soruşturma ve dava açılması bir yönüyle de, Türk demokrasisinin gelişimi ve içeriği hakkında açık bir bilgi vermektedir. 30 Nisan 2008 de, TBMM Genel Kurulu’nda, TCK 301 ile ilgili olarak küçük bir değişiklik yapıldı. Bu değişiklikle, maddedeki, “Türklüğü” ibaresi “Türk milleti”, “Cumhuriyeti” ibaresi, “Türkiye Cumhuriyeti Devlet” olarak değiştirildi. Cezanın üç yıl olan üst sınırı iki yıla indirildi. Bu, Avrupa istediği için, Avrupa Birliği’nin baskısıyla gerçekleştirilen bir değişikliktir.

Türkiye’de Kürtler, Kürt toplumu olmaktan doğan haklarını istedikleri zaman, , devlet ve hükümet yetkilileri, “Türk etnik bir kavram değildir, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki herkesi kapsamaktadır” diyorlar. “Türk milleti” derken etnik bir unsurdan söz edilmediğini, Türk’ün öne çıkarılmadığını ifade ediyorlar. Halbuki “Türk” bir etnik grubun adıdır. Örneğini madde 301’in nasıl yorumlandığı, uygulandığı bunun açık bir göstergesidir. Örneğin, Kürtlere, Ermenilere, Süryanilere, Ezidilere, Alevilere hakaret suç oluşturmuyor. Bu kategorilere çok ağır hakaretler yapıldığı halde, yapanlar hakkında, “Bu da Türk milletini oluşturan unsurlardan biridir, Türk milletine hakaret ediliyor, Türk milleti aşağılanıyor…” diye soruşturma ve dava açılmıyor. Madde 301 sırf Türk’ü, Türklüğü korumaktadır. Bu çok küçük değişiklikleri, Avrupa kurumlarının, “Türk demokrasisi gelişiyor, düşünce açıklamalarının önündeki engeller kaldırılıyor…” diye selamlamaları ciddi, sağlıklı bir tutum değildir. Kaldı ki Türk ceza mevzuatında, düşünce açıklamalarını engelleyen maddeler pek çoktur. Anayasada, ceza yasasında, Terörle Mücadele yasasında, siyasal partiler yasasında, seçim yasalarında, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasasında, basın yasasında, yüksek öğretim kurumları yasasında… düşüncelerin özgürce açıklanmasını engelleyen pek çok hüküm vardır.

Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi gibi kurumların yetkilileri, 301. maddedeki küçük değişiklikler için, “Türkiye’de demokrasi gelişiyor, düşünce açıklamalarının önündeki engeller kaldırılıyor, abartılı açıklamalar yapıyor. Bu durum karşısında, korodaki çocuklar hakkında soruşturma ve dava açılması nasıl yorumlanmalıdır? Newroz günlerini hatırlayalım. Çocukların kollarının kırıldığı, kadınların tekmelenerek, tepiklenerek yerlerde sürüklendiği bir yerde, çocukların, üçer beşer kelepçelendiği bir yerde, şarkı söyleyen çocuklar hakkında dava da açılabilir ve bu dava terörle mücadele yasasına göre yürütülebilir… denilebilir. Bütün bunların elbette demokratik anlayış açısından değerlendirilmesi gerekir.

Çocuk gelecektir. Koma Denge Zaroken Amade, şarkılarıyla, duruşuyla, insana büyük bir moral veriyor. Koma Denge Zaroken Amede, gelecekdeki, ışıklı, aydınlık ve onurlu Kürt toplumunun da habercisidir. Koma Denge Zaroken Amede selam olsun…



  
İsmail Beşikçi




Bu köşe yazısı 2902 defa okundu. Toplam 747 kelime

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa


[ Geri Dön: İsmail Beşikçi ] - [ Yazarlar İndeksi ]

Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2008 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.