Ceza, cinayeti işleyen alete verilmeli Ali E. Karakaş
Tarih: 8 Nisan 2008 Salı
Ben bu yazıyı yazdığım saatlerde, Recep Beyin liderliğinde AKP tepeden toplanıyordu. Tabi bu partinin, taban, duvarlar ve masa sandelyesiyle ve hatta, kirişler ve perdeleriyle, demokrasinin ülkeye yerleştirilmesinde uyumlu çalışması dikkatlerden kaçmıyacak. İnanıyorum Recep Bey toplantıda bir demokrasi şiiri patlatacak. 'Yarabi idianame sayfalarında ne güneşler soluyor falan filan' Bay başbakanın şahsını gıdıklamaya bir dava yetti, Delikanlılık reconundan, MHP'yi ihbarlamaya kadar sarkıttı itibarını. Oysa Doğu Perinçek muhbirlikten darbeciliğe terfi etti. El oğlu sıfır sıfır oyla terfi etsin, bay şahsınız ise türbanı ayağına dolasın. Kalıbı beyefendiye dar geldi. Toplantıda kalıbına demokrasi desenli yeni kıyafet diktirecek. Ama umarım yeni esbabın aksesuarlarını iyi tasarlarlar. Tam ve kesin inancım Recep beye haksızlık yapıldığı yönünde. Ortalama kent lümpeni düzeyinde bilgi birikimiyle, o hedef dediği yere yürüyordu ki, yolda harfiyat çalışması var deyip yolunu kestiler. Sahi Erdoğan'ın o hedefi ne? Manevi değerlerine Japonlar düzeyinde bağlı kalkınmışlık. Yetmişli yılların islamcıları, İran teokratik devrimine kadar aynı lafları eder dururlardı. Mısır'lı Sait Kutbi'nin cihatcı fikri, Humeyni parmağıyla İran'da lambayı yeşertince, Türk-islamcılara bir haller oldu. 'Cihatcılıkla ile rızk duası' arasında mayhoş islamcılık zibil oldu. Kumandan mucahit Erbakan hoca 28 şubatta tatil teskeresini alınca, Meydan zatlarına kaldı da, mecbur deri değiştirecek. Bay başbakan ve ekipi, aynı derten ızdıraplı. Kafalarındaki islam modelinin tasarlanmış mutlaklaşmış çizgisi yok. Büyükanıt bunu gördü, madeni tutup işlemeye aldı. Anlaşılan! emekli olurken Erdoğan'ı da emekliliğe çektirecek. Paşa ne dedi; 'gidiyorum' Bu ne demekti? Erdoğan'a bu demektir ki, 'Görevim bitene kadar, sen makamında kaldın. Seninle anlaşmam buruya kadardı' Zaten mahkeme başladığında paşa emekli keyfiyle, Dolmabahçe'de gezintide olur. Bay başbakanın hukuki yorumları toplantı sonuç açıklamasına yansırsa, metnin tadı doyulmaz olacak. Özellikle DTP davasını yorumlamasıyla, AKP davasına yaklaşımı arasındaki fark, zihnindeki bilge kıvılcımları ışıldatıyor. Bu kadar çakmak taşını kafasının neresine saklamış merak ettim. Dileğim mahkemede eşsiz kemaliyetiyle partisini kendileri savunurlar. Bay başbakana göre;DTP odak olduğu için tümden yargılanmalı, ama partisi bitmemiş eylemden yargılanmamalı. Yani; ortada hukuki kaidelere göre TC hala üniter devletken, DTP bölücülükten yargılanmalı, ama partisi, henüz şeriat ilan edilmediğine göre bu yargılanmayla mahtap kılınmamalı. Bir cinayet fiili örneğiyle açıklarsak; olaydan bir ölü çıkmışsa, sanık ta DTP ise, cinayetten yargılanmalı,ama sanık AKP ise, ceza, cinayeti işleyen alete verilmeli, ceza yetersiz kalıyorsa bileğe, kola falan verilmeli Toplantı bitince, demokrasiye evlatlık verilmiş harika metni okuyacağız da, Kürtle bu düzeyde bilgi birikimine sahip 'Türk siyaset esnafıyla' hangi sorunu çözebilir? Bu sorun, ' stratejik tercih öneminde' soru olarak duruyor.
Ali E. Karakaş ali-karakas@hotmail.com
Bu köşe yazısı 943 defa okundu. Toplam 402 kelime
[ Geri Dön: Ali E. Karakaş ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|