Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Kürt raporu
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
“Büyük Felaket” mi, Soykırım mı?
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Beşikçi ve PKK
Hasan Bildirici
Aydın Dere
2008 geride kalırken
Aydın Dere
         
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.

   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   OKUR KÖŞESİ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 60

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 


KUZEY KÜRDİSTAN’DA HİPOKRİTLER
Mehmed Alî Husêdin
Mehmed Alî Husêdin

Tarih: 31 Ocak 2008 Perşembe


Kuzey Kürdistan siyaseti ve entelijansiyasi, geneli değil ama önemli bir çoğunluğu itibariyle bir hipokritler dünyasıdır diye yazsam, az yabancı memleket mürekkebi yalamış insanımız hariç, genelin bu yargının olumlu mu olumsuz mu olacağına karar vermekte zorlanacağını sanıyorum. Kürd dünyası, Kuzey Kürdistan’da, Türklerle çok fazla içiçe geçmiş Kürdlerde, önemli ölçüde hipokrit bir dünyadır.

Hipokrit negatif bir yargıdır.

Türk kültürüne özgü bir durumdur aslında hipokritlik. Üzerlerindeki binlerce yıllık sert iktidarların yerleştirdiği kültürle, demek istediğini diyememek, etmek istediğini edememek, olmak istediğini ilan edememektir. Hipokrit, kendini Ali gibi gösterip Veli gibi yaşayabilmektir. Hipokritlik, anlaşılabilecek tercümesiyle, münafıklıktır.

Birçok Kürd siyasetçisi ve entellektüeli, Türk siyasilerine, Türk gazetecilerine, Türk devleti memurlarına, ve kendi Kürd siyasetçilerine karşı hipokritlerdir.

Nasıldır bu iş?

Kendi siyasetçisine karşı hipokritliğin en tipik örneği, önceki akşama kadar aynı sofralarda aynı kaplardan yemek yemiş insanların; kader birliği görüntüsü veren aynı insanların bir sonraki sabahta birbirlerine en “düşmanca” saldırıları yapabilmeleridir. Ya önceki akşam bir şeyler saklıyorlardı ki bu “haini saklamak hainliktir” önermesinden hareketle, haine ses çıkarmamışı aynı derecede hain / suçlu haline getirir; ya da aslında değişen birşey yok, bozuk dengeli insanlar bozuk dengeli bir siyaset dünyası yaratıyorlar; belki de sadece bu bozuk dengede varolabiliyorlar. Bu işin siyaset / siyasetçi kısmı.

Türklerle karşılaşıldığındaki hipokritliği çeşitli şekillerde örneklemek mümkün. En çıplak görülebilecek olanı, aynı konuda bir batılı yayın organına dediğiyle bir Türk yayın organına dedikleri birbirine taban tabana zıt olanlardır. Kuzey Kürdlerinin temel haberalma organlarının halen Türk basını olduğunu de facto’ kabul ederseniz, bu tutumun dönüp dolaşıp o yabancı basınla ilişkisi sıfır olan fakir Kürd insanını vurduğunu; aklından ve asimilasyona kendisini gönüllü yatıracak şekilde vurduğunu görürsünüz. Kendi siyasetçi veya entellektüelinin gerçekte ne düşündüğünü asla bilemeyen Kürd toplumu; entellektüelin, takip etmesi gerektiğini sandığının, karşısındaki azgın (gazeteci, TV yapımcısı, siyasetçi) Türk’ten duyduğu korkudan o anda uydurduğunu gerçek sanmakta, önünde gittiğini sandığını takiple kendini bu okuduklarından ‘öğrendiğine’ benzetmeye çalışmaktadır.

Benzettiği ise, katiliyle, katili kendisini doğramaya devam ederken yaşayabileceği, hatta onu sevmesi gerektiğidir. Kürd’e, “bu Türk’ü sev, onlar kardeşimizdir” demenin başka ne manası vardır? Apaçık bir şekilde insanın insan doğasını bozmaya hizmet etmektedir Türk basınına doğru konuşamayanların tutumu. Diğer taraftan da hipokritliktir, çünkü inanmadıklarını demektedirler. Doğrusunda Türklerin bu halleriyle kimse birarada yaşamamalıdır. Kürdlere karşı olan ve akıl sınırlarını zorlayan, akıl tutulması yaratan tutumlarıyla karantinaya alınması gereken bu topluluğu, bir de Kürdlerin sevmeleri gerektiğini demek, en başta sevgi kelimesinin içeriğini boşaltmaktır. Sevgi, iyi olana, güzel olana dairdir. Sevginin içini boşatmak, diğer duygulara yer bırakmamak, herşey bir tarafa, sanata giden yolları tıkamaktır. (Ayrıca Türklerin değişebilmelerinin önünü de tıkamaktır)

Hipokritliğe devamla...

Hipokritliğin yerleşik bir kültür haline gelmesini, bu yazıyı okuyan bahsettiğimiz Kürd kalemleri en iyi bileceklerdir. Arkadaşlarla sohbette bir kelam, Türk ‘arkadaşlarla’ sohbette bir kelam; Kürd kitlesiyle konuşurken bambaşka bir kelam; gece evde başını yastığa koyunca apayrı bir kelam. Bir de tabii örgüt kalemi olanların, kalemlerini örgüte göre yontma dertleri var. Kendini bu kadar çok ayrı gruba’ göre konumlandırmayı başara konumlandırmayı başarabilen birinden ne beklersiniz, böylesinden umarı olan bir toplumdan ne beklersiniz?

Düşünün ki kadın ve erkek eşitliğinden bahsedip de, evin mutfağına ömrü boyunca girmemiş ve giremeyecek milyonluk bir erkek kitlesi var önümüzde. Bunlarla, tasviri edilen yeni dünyayı kuracağını propaganda etmek başlı başına hipokritliktir.

Aslında çevrenize baktığınızda hipokritlerin sayısının bu kadar çok olmasının dehşetine düşmemeniz mümkün değildir.

O kadar yerleşiktir ve eleştirilmemiştir ki, neredeyse en sağlam kültür öğelerimizden biri haline gelmiştir hipokritlik.

Oysa hipokrit olmamak çok basittir. Kendini, kendin olmayan birşey olmaya zorlamadan hedefine kilitlenmendir. Voltaire, Sartre olmaya giden yol budur. Bir kötü örnek verecek olursak, Yaşar Kemal’in asla Nobel alamayacak olmasının sebebi de budur.

Yaşar Kemal’in Kürdlüğünü de Türklüğünü de alem görüyor.
Kimi Kürdlerin Türk medyasına hiç de inanmadıkları ama fakir Kürd’ün aklını iyice yoldan çıkaran saçma sapan demeçler vermelerini de...
İnanmadığı şeyleri örgüt politikasından dolayı yazanları da.
..
İnandıklarını yazamayanları da...

Oysa hipokriti tanımlayıp, hipokritlikten arınıp gerçek entellektüellere dönüştükçe bu topluma bir faydanız olacak. Ancak o zaman bir faydanız olacak.

Sorun, Kuzey Kürdlerinin, Türkçe konuşan Kürdlerin sorunudur.
Sorun, Kürdlüğün eğik değil dik durabilenini yaşatabilmektir.
Sorun, hipokrit değil, özüyle, sözüyle ve eylemiyle Kürd ol
abilmektir.
Sorun,
Kürd ve Kürdistan mücadelesini (artık) süslü lakırdılardan gerçek sözlere dönüştürmektir.

Kürd milletinin, Amed Zindanı direnişçilerinin yere düşmesine izin vermedikleri bayrağı göğe yükselteceklere ihtiyacı var.



  
Mehmed Alî Husêdin
mhusedin@yahoo.com




Bu köşe yazısı 688 defa okundu. Toplam 907 kelime

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa


[ Geri Dön: Mehmed Alî Husêdin ] - [ Yazarlar İndeksi ]

Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2008 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.