Kürdistan Devleti Mehmed Alî Husêdin
Tarih: 2 Ocak 2008 Çarşamba
Anarşizan eğilimli ve fakir Kürd insanı arasında ne işi olduğu belirsiz kimi ‘ilericiyi’ bir kenara koyarsanız, herkes hemfikirdir ki Kürdistan geleceği devletleşmededir ve bu devletleşme G. Kürdistan’da başlamıştır. Geri dönüşsüz bir devletleşmedir. Bu devletin dışında kendimize gelecek aramayalım çünkü öyle bir gelecek yok. Kimse haşhaşi rüyalarını bu gerçeğin yerine koyamaz. Devlet, kabaca, bir otoritenin, -kurumlarıyla beraber- sınırları belli bir toprak parçasındaki tahakkümüdür. Bir sistem ve hiyerarşi vardır ve kendine rakip kabul etmez. Otoritesini paylaşmaz; her türlü paylaşım düşüncesini düşmanlık telakki eder. Bir başkent vardır ve bu başkent mutlak manada otoritedir. Yerel yönetimlerin güçlü veya zayıf olması nihai tahlilde başkentin otoritesini tehdit etmek için değil, pekiştirmek içindir. Bunlar kaba olmasına rağmen hatırda tutulmasında fayda olan bilgilerdir. Devletleşiyorsak, devleti sindirmeyi de öğreneceğiz.Kürdistan ve devlet ilişkisi şöyledir. Bir coğrafya (Kürdistan) ve bu coğrafyayı mesken tutmuş, bu coğrafyanın ürettiği bir insan topluluğu var (Kürdler). Bu toprak parçası, bu toprak parçasından olmayan (başka başkentli) devletler tarafından yönetiliyor (Ankara – Türk Devleti, Tahran – Fars Devleti, Şam – Arap Devleti; Bağdat elendi). İstediğimiz, bu başka iktidarların dışarı kovulması ve içeride kendi iktidarımızın kurulması; Kürdistan’ın, kendi başkentinden yönetilmesi. Ordumuzun, adliyemizin, eğitimden sorumlu, sağlıktan sorumlu bakanlıklarımızın olması; halk idaresinin temsili olan Kürdistan Parlamentosu’nun işlemesi... Kısacası, başkentinden yönetilen bir birleşik Kürdistan; geri kalan Kürdistan’ın otoritesini kabul ettiği bir başkent. Hedef bu. Hedef devletleşmek. Kürdistan ve Kürdler için özgürlüğün adı devletleşmek. Devletleşme olmayınca ne oluyor? Ben ‘Maymunlar Cehennemi’ diyorum, Maymunlar Cehennemi oluyor. Karanlık odada filin bir tarafını tutanın fil algısı misali, Kürdistan’lı olan herkes kendi Kürdistan tarifi üzerinden geri kalan herkesi düşmanlıkla itham eder oluyor. Bu maymunluktur. Devletsizlik, maymunlaştırıyor bizi. Kürdistan’da ‘Maymunlar Cehennemi’nde yaşıyoruz /yaşıyorduk. Bu cehennemden çıkışın adı devlettir. Birliğin adı devlettir. Kürdistan’da devletleşme çok gecikti. Gecikmesinin tek sebebi ülkemizin coğrafi yapısı veya linguistik bölünmüşlüğümüz veya dinsel ayrılıklarımız değil. Modern dünya tarihi, bu engelleri aşmış onlarca devleti varetmiştir. Devlet, siyasal erk demektir ve sosyolojik veya coğrafi engeller bir iktidarın varlığında aşılamayacak engeller değiller. Kürdistan’da sorun, yerel güçleri kendi iktidarı altında ‘ezip’ kendisine bağlayacak merkezi bir iktidarı yaratamamış oluşumuz. Bu duruma en geçerli izahı Mîrdad İzâdi getirmiştir. İzâdi’ye göre, Avrupalıların Ümit Burnu’nu aşması,Kürdistan ekonomisini canlandıran ve onu dış dünyaya bağlayan İpek Yolu’nu bitirdiği için; Kürdistan şehirleri yoksullaşıp tükenmiş, akabinde Kürd Beylikleri’nin sonunu getirmiş. O beylikler ki, dükalıkların, lordlukların, derebeyliklerin eşdeğerilermiş. Geri kalan dünyada, benzeri yerel iktidarların biri diğerlerini altede ede ve zaman içinde rakiplerini eze geçe toprağı kontrol eden merkezi devleti oluşturmuşlar. Fransa, Almanya ve hatta en acaip örnek İtalya olmak üzere tüm dünya devletlerinin aşağı yukarı benzer bir tarihi var. En harika örnekse Çin’in kuruluşu; İmparator Qing gaddarmış ama birleştirdiği ülke bugün halen tek gövde ayakta.. Kürdistan’da ise her ne olmuşsa olmuş ve yerel iktidarlarımız bir şekilde tarih olmuşlar. Yerlerine birşey bırakamadan tarih olmuşlar. Bunun sıkıntısını yaşıyoruz / yaşıyorduk.Gün geldi, devran döndü ve bugün talih Kürdistan’a gülüyor. G. Kürdistan’da, bir tohumun kabuğunu kırması misali devletleşiyoruz. G. Kürdistan’ın önündeki tek engel, geri kalan yerel güçler değil, ülkemizi işgal altında tutan başka merkezi güçler. Bunu bilen gerici yerel güçler (devletleşmenin önünde engel olmak gericiliktir) her fırsatını bulduklarından merkezi devletin otoritesini sarsacak eylemlere girişiyorlar, bu yönlü söylemde bulunuyorlar. Örnek verecek olursak, Musul’daki çirkin ittifak ve Şengal Katliamıdır. Tarihin amansız bir sınavıdır Kürdlerin önüne konulan bu devletleşme. ‘İlerici’ Radikal2 maymunlar ise kavrayamayacaktır bunu; Kürdistan’da gericiliğin ve işbirlikçiliğin farklı bir versiyonudurlar.
Mehmed Alî Husêdin mhusedin@yahoo.com
Bu köşe yazısı 1109 defa okundu. Toplam 834 kelime
[ Geri Dön: Mehmed Alî Husêdin ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|