Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Kürt raporu
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
“Büyük Felaket” mi, Soykırım mı?
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Beşikçi ve PKK
Hasan Bildirici
Aydın Dere
2008 geride kalırken
Aydın Dere
         
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.

   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   OKUR KÖŞESİ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 80

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 


Taraf'a taraf olmak
Yaşar Kaya
Yaşar Kaya

Tarih: 27 Aralık 2007 Perşembe


Sevgili Kardeşim Ahmet Altan!

Değerli Dostlar. Alev Er ve Yasemin Çongar.

Değerli Dostlar!

On üç yıllık bir sürgünün, sürgünde TARAF'A taraf olmak kolay değil. Gazetenin hazırlıklarını izledim. Ahmet Altan'ın Taraf'ı anlatan söylemleri ve Taha Kıvanç'ın yazısını okudum. En az sizler kadar heyecan ve sevinç duyduğumu bilmelisiniz. Fakat Yasemin Çongar'ı bir Erbil (Hewler) akşamında karşımda görünce mutluluğum çok arttı. Elimden geldiği kadar gazeteyi sormaya ve öğrenmeye çalıştım. Eski günleri andık. Yasemin Hanım bin dokuz yüz doksan beşte ben Washington’a gitmişken benimle uzun bir söyleşi yapmıştı, o söyleşi halen Köln'deki evimin duvarında bir cam çerçevenin içinde boynu bükük olarak durur. İki ay önce ben Köln'de iken sizleri tebrik etmek istedim ne yazıkki olmadı, gönlümüz ve yüreğimiz sizlerle beraberdir.

Klasik bir deyişle sürgündeki adam, kökünden koparılmış fidan gibidir, benim bu üçüncü sürgünüm uzun sürdü, ama mutlaka ve mutlaka bir gün geri döneceğiz. Umut olmasaydı elli yıl demokrasi mücadelesi yapamazdık. Gönül isterdi ki bir akşam üzeri Bab-ı Ali'den yürüyerek çayınızı içmeye gelseydim. Kağıt ve mürekkep kokusu terkedilmez bir sevdadır. Bir öğlen üzeri Kürt Teali Cemiyeti’nin merkezi olan şimdi şark mahfeli olarak anılan yerde rahmetlik olmuş ağabeylerimizden Mehmet Kemal, Selahattin Hillav, ve Enver Aytekin ile bir "Öğlen Rakıları"(1) içseydik.

Sonra Enver ağabeyin kitap sarayında kadim dostlar Vecihi Timuroğlu, İsmet Zeki Eyüpoğlu, Ferit Öngören, Cemal Süreyya ve daha bir çokları ile sohbet etseydik... Bir akşam Kemal Tahir'in sofrasına otursaydık... İkbal Kıraathanesi, Sultanahmet Köftecisi, Beyoğlu Klapen Pasajı, Degüstasyon, Çiçek Pasajı, Papirüs son dönemde Arif'in Yeri, Çiçek Bar, hepsi hepsi hayatımızdan sökülüp atıldı. Kırk iki yıl oturduğum İstanbul'un, şimdi bir çok suluetini hatırlamıyorum. Boğaz vapurları, Üsküdar, Kandilli, Küçüksu, Emirgan, Sarıyer, Anadolu ve Rumeli Hisarı, Kavaklardaki balık restoranları... İşte sürgün böyle bir şey.

Oysa biz ne yapmıştık, ne gizli örgüt kurmuş, ne elimize silah almıştık. Eksiksiz ve yasaksız bir demokrasi de Kürt sorununu tartışalım demiştik. Kürt inkarından ve Kürt dili ve kültürü üstündeki yasak kalksın demiştik. Kürtler kendi, kültürel ve sosyal sivil örgütlerini kursunlar, Kürt halkının demokratik özgürlüklerini içeren legal Kürt partilerini kurabilsinler, hatta Kürtlerin Diyarbekir'de yerel parlementoları olsun demiştik.

Bu Türk halkının zararına değil, bölücülük hiç değil, bilakis bütünlükçü bir görüştür. Bu yüzden rahmetli Ercan Arıklı, Alev Er ve ben Aktüeldeki bu söyleşiden dolayı yargılanmıştık. DEP başkanlığı döneminde Köşk te Sayın Demirel'e şunu söyledim: "Sayın Cumhurbaşkanım, ben buraya sizinle görüşmeye gelmeden önce Türk güvenlik güçleri size çok kalınca bir dosya getirmişlerdir, hemen kısaca size özetliyeyim: Ben hiçbir Kürt parti ve örgütünün üyesi değilim. Yirmi yıldır evimin telefonunda konuştuklarımı, meydanlarda, basın toplantılarında söylüyorum, söylemediklerimi de gazeteye yazıyorum onun için gizli saklım yok, açıklıkta, legalitede hep fayda gördüm. Söyleyeceklerim benim gibi tarafsız Kürtlerin istekleridir.

Bir gün dönersek; Kürt halkı için dünyanın dört kıtasında yaptığım diplomasi faaliyetinin altına imzamı atıyorum diyeceğim, gerekli olanı yaptık. Bugün Kürtçe yayını devlet yapıyor, herkes bizim durduğumuz yere geldi.

Şimdi çözüm ve barış zamanıdır. Sancılı bir dönemden geçildiği doğrudur. Namlu uçlarının ışıldadığı yerde çözüm ve barış olmaz, bitkiler bile yeşermez. Devletin ve Kürt siyasi ve askeri güçlerinin arasına sıkışmış Kürt halkının yeni alternatifler üretmesi, devletin de imha ve inkardan vazgeçmesi şarttır. En iyi barış en zorlu savaştan sonraki barıştır. Bunun yolu vardır ve bu yol muhakkak bulunmalıdır.

Türk basınında yeni ve değerli bir organ olduğunuzu ve size yakışanı yaptığınıza eminim. Sizlere başarı diliyor ve sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum. Şimdilik Erbil'den bu kadar.

26.12.2007

Hewler – Erbil Yaşar KAYA

1- Mehmet Kemal'in bir kitabının adıdır.

2- Dostum Soli Özel e selamımı iletirseniz sevinirim.



  
Yaşar Kaya
yasar.kaya@hotmail.de




Bu köşe yazısı 3841 defa okundu. Toplam 561 kelime

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa


[ Geri Dön: Yaşar Kaya ] - [ Yazarlar İndeksi ]

Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2008 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.