İletişim Kubbelerine devam Mehmed Alî Husêdin
Tarih: 21 Kasım 2007 Çarşamba
‘İLETİŞİM KUBBELERİ’NE DEVAMLAAmed’in Kürdistan’ın tek ve vazgeçilmez başkenti, peyitexti olduğunu; Kürdistan’ın dörde bölünmüş esir bir ülke olduğunu; Kürdistan’a ismini verenin tek bir kimliğe sahip yasaklı bir millet olan Kürdler olduğunu bıkmadan, usanmadan tekrarlayacağız. Bütün bunları tekrarlamakla kalmayacak, Kürdistan’ın herhangi bir ülke gibi devletleşmesinin; Kürdlerin milletlerden herhangi bir millet gibi yaşamalarının önündeki engelleri de sistemli bir biçimde tek tek ortadan kaldıracağız. Her yazılan yazı buna yöneliktir ve bu felsefeyi bir kenara iyice not edin; felsefeniz edinin. Amed’in Kürdistan’ın tek ve vazgeçilmez başkenti, peyitexti olduğunuFelsefeye giriş notları okuyan herkes garip bir kelimeyi öğrenmekle işe başlar: determinizm. Buna göre, olayların sebebi benzeri türden başka olaylardır. Örneğin siyasal bir olayın sebebi siyasal bir başka olay olmalıdır. Bunun günlük yaşamda ifadesi olan bir önermeyi hatırlatacak olursam: “Bugünün sorunları dünün çözümleridir” diye bir yerlerden aklınızda kalmıştır. Determinizm, olayları sebepler ve sonuçlar olarak ele almadır. Aynı determinizm olayları anlamaya tek başına yeterli değildir. Örneğin Kürdistan başkalarının (İngilizler ve Fransızlar) ekonomik ve siyasal hesaplarıyla bölünmüştü. Suriye Fransız mandasıydı, Güney Kürdistansız bir Irak İngiliz mandası olarak kalacaktı (Kerkük’te petrol çıkması bu hesabı değiştirtmişti); İran ve Türkiye ise “Şah” ve “Atatürk” isimli askerin komutasında Avrupa sistemine uygun olarak kontrollü bir şekilde modernleştirileceklerdi. Uydu devlet diyelim bunlara veya arka bahçe devletleri. Kürdlerin o dönemde neden devletleştirilmediği halen muamma. Bu zamanları aşıp da eline yüzüne bakılabilir bir siyasi güç olmayı becerebilirsek, dönüp İngiltere’ye hesabını değilse bile sebebini sorarız. Şimdilikse bunları geçelim ve 30 veya 40 milyon Kürde Kürdistan’ı hissettirmek adına büyük parça ağabey ve peyitextin sorumluları olarak neler yapabiliriz onu düşünelim. Bunu hep böyle düşünelim zaten!Daha önceki yazılarımdan birinde ‘İletişim Kubbeleri’ isimli bir düşü sizlerle paylaşmıştım. Amed Belediyesi’nin bu tür bir projeye öncülük edebileceğinden bahsetmiştim. Kabul edilebilir ki Amed Belediyesi hem normal belediyecilik sorunlarıyla boğuşuyor hem de politik bir mevzi olarak o belediyeyi ve Amed’i savunmakla mükellef. Türk Devleti’nin asayiş adı altında estirdiği terör de cabası. Hepsi zor fakat biz taleplerimizi çoğaltmaktan çekinmeyeceğiz. Kalitenin artmasının ve Amed’in peyitext görevini oynamasının başka bir yolu yok. Amed , 40 milyonsa 40 milyon Kürdün tamamının öz malı olduğundan, hepimizin o şehrin yöneticilerinden Kürdistan adına talepte bulunma ve bu taleplerin takibini yapma hakkı var. ‘İletişim Kubbeleri’ni kısaca hatırlatayım. Kürdistan şehirlerinde kurulacak benzeri mimaride anıtsal yapılarda, internet üzeri bağlantıyla; her şehrin, diğer şehirlerin kubbelerini ve özel dizayn edilmiş konferans salonlarını izleyebileceği ve interaktif olarak oralarda bulunan diğer insanlarla iletişime geçebileceği modern müze / kongre salonu formatında bir proje. Amaç elbette yapay sınırlarla bölünmüş bir ülke ve milleti, teknolojiyi kullanarak aynı ruh dahilinde birleştirmek; tekniği kullanarak bir şehri diğer bir şehrin içine sokmak. Siyasal ve ekonomik sebepli yıkımları, determinizme bir gol atarak, gelişmiş canlıların tamamına ait bir konseptle; aidiyet, kimlik, idantite denilen varoluşa dair bir konseptle yıkmak projenin hedefi. Böyle bir düş ‘İletişim Kubbeleri’. Varsın proje bir tasarı olarak şimdilik uzak zamanda dursun ama Amed Belediyesi benzeri daha basit bir işe öncülük edebilir ve peyitextliğin salt romantik bir düş olmadığını tüm Kürdlere hissettirebilir. Bu nasıl olabilir?Öncelikle belediye, uygun büyüklükte ve şehir merkezine yakın bir muhitte geniş salonlu bir bina temin eder. Bu binaya, belediyenin kendisi için de lazım olan, bağımsız uydu erişimli, hizmeti global bir servis sağlayıcıdan temin edilen –yasaksız- internet hattı tesis eder. Öncesinde, proje diğer Kürdistan şehirlerine, belediyelerine taşınır ve onlardan, şehirlerinin merkezi meydanlarına, internet erişimiyle görüntüyü Amed’deki bu salona / kongre - sergi sarayına taşıyacak ‘webcam’ler yerleştirmeleri istenir. Şehirlerinin ana meydanının Amed’de; milyonlarca Kürd’ün rüya şehrinde bu iş için dizayn edilmiş bir mekanda diğer Kürd şehirleriyle beraber görüntüleneceklerini bilmek ora idarecilerinin de hoşuna gidecektir. Sonrasında iş, bu görüntüleri doğru ölçekte ekranlara, mümkün olursa sesli olarak yansıtmaktan geçer. Bu mekanda bu ekranlar arka planda hep varolurlar ve bina bu haliyle modern bir sergi sarayı, kongre merkezi veya aklınıza ne gelirse o iş için kullanılır. Başarısı diğer Kürdistan şehirlerinin aynılarını yapmalarına yol açacaktır. Altyapının bir kere oturtulması (tıpkı Warhol’un posterleri gibi) yeterli olacaktır fiziki çoğalmayı sağlamak için. Eğer konsept baştan doğru oturtulabilirse; açılan bu kanal geliştirilerek, bir adım ötesinde Kürd belediyelerinin siyasi duvarları yıkıp, pasaport - vize gibi uyduruk engelleri aşıp hizmetinde oldukları halka; Kürd aydınlarının zevkle katılacağı interaktif seminerler, paneller ve hatta konserler düzenleyebilmelerine de imkan verecektir.. Şimdi düşünün: Sizce de gelmedi mi artık teknolojinin marifetlerini en verimli bir şekilde kullanma vaktimiz? Sizce de gelmedi mi oylarımızla seçilenlerden Kürdistanilik adına taleplerde bulunma ve taleplerimizin takipçiliğini yapma zamanımız? Sivil toplum talep eden biz Kürdlerin asker toplum olmaya doğru hızla gittiğimizi siz de farkediyorsanız, hızla sivilleşmeye başlayınız ve tüm medeni haklarınızı kullanarak seçilmişlerinizi; seçilmeden önce de seçildikten sonra da beklentileriniz ve hatta talepleriniz doğrultusunda yönlendiriniz. Biz yapmazsak bunu; oluşturamazsak kamuoyu baskısını, her dört parçada da kendi hesaplarına Türk kalemşörleri yapıyorlar. Kürdlerin uyanma vaktidir. Uyanış determinist değildir, kimliğe dairdir; kimliği oluşturan öğelere; ayraçlara ve ataçlara dairdir. Proje de buna yöneliktir.
Mehmed Alî Husêdin mhusedin@yahoo.com
Bu köşe yazısı 1026 defa okundu. Toplam 1056 kelime
[ Geri Dön: Mehmed Alî Husêdin ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|