GÜNDEM’DE KÜRDİSTAN VAR Mehmed Alî Husêdin
Tarih: 2 Kasım 2007 Cuma
Condoleeza Rice’ın ziyareti, Mam Celal’in ziyareti, İngiltere savunma bakanının ziyareti, Kerdoğan’ın ziyareti... Bu kadar ziyaret bu kadar sıkışık zamanda rastlantı değil, olamaz. Olayları bu zamana böyle sıkıştıran, eğer arkada bilmediğimiz ve olan biteni kukla idare eder gibi idare eden bir başka güç yoksa, Türkler. Şahsen bu çorabı kendi başlarına Türklerin kendilerinin ördüklerini düşünüyorum. Ne ki, siz bu yazılana inanmayın. Bilgiye dayanmayan sezgidir sadece. Yine de, bu kadar ziyaret ve buluşmanın lafla açıklanamayacağı üzerinde de durun.
Öncelikli notumuz İngiltere’ye dair olsun. İngiltere savunma bakanının ziyareti tek kelimeyle rahatsız edicidir. Elbette duygularla iş yapmayacağız, elbette kimle gerekiyorsa onunla ittifak arayacağız ama yine de insanın kanına dokunuyor İngilizlerin Kürdistan’a ayak basmaları. Kürd tarihinin en kanlı sayfalarını açan İngiliz devleti, konuyla ilgili arşivlerini yüz yıl sonra bile “gizli” sıfatıyla saklamakta. Halen. Demek ki hesapları bitmemiş, demek ki defterleri açık. İş yaparken, kime güveneceğimizi hesaplarken, zihnimizi açık tutalım. Tarihimiz aynı zamanda zihin körlükleri tarihidir.
******
Diğer yandan İngiltere, dünyanın az sayıdaki “politika yapmayı” bilen devletlerinden. Dünya’ya Avrupalıların çizdiği mevcut atlasın yeni bir Amerikan atlasıyla değiştirileceğini ilk kavrayan, buna kendisini ilk elden adapte eden İngiltere oldu. Öylesine korktuki gelen (ve bugün yaşadığımız) fırtınadan, hiçbir hak talebi olmayan ve asimilasyonu istemese de kabullenmiş Galler’e (Wales) bile özerkliklerini tanıdı. İngilizlerin, bağımsızlık yolunu hergün biraz daha öteleyen İskoçlara gık bile dememeleri, Amerika’nin takip ettiği yolda ne kadar kararlı olduğunu bilmelerindendir. Biz Kürdlere de bu aynı yol güven vermelidir.
********
Gürcü eşşek Tayyip Kerdoğan, kendisine giydirilen Türk asker postallarıyla Amerikan başkanlık sarayına gidiyor. Orada, pis postallarını ayaklarından çıkarttırıp eline vereceklerdir. Son gidişinde üçüncü sınıf protokolle karşılanmıştı, bakalım bu sefer ne olacak. Protokol törenlerini not etmekte fayda vardır: Kral’ın size izin verdiği yakınlaşma mesafesi, sahip olduğunuz değerdir. “Türklerin ihanete uğramışlık duyguları”, şüpheniz olmasın katlanacaktır bu ziyaret sonrası (Şiştin mi Ertuğrul?).
*******
Condolleza Rice, saf bir Amerikan vatandaşı. Selefinden farklı olarak, atak ve yaratıcı, girişken ve inisiyatif sahibi bir dış politika izliyor. Selefi, iş yapacağı zaman ortaya çıkıp destek ararken, Rice, ziyaretlerinde, aradığı desteği kendisi yaratıyor. Aynı girişken üslubuyla, Türklere boylarının kaç ‘cm’ geldiğini de her seferinde hatırlatıyor. Bu bağlamda, Amerika için bir şanstır Rice. Kürdlere dair etkisiyse genel Amerikan politikasıyla sınırlı olsa gerek. O bir Amerikan kızı, filozof değil. Siyasetçi de değil. Varabileceği en üst ve en alt noktalar kendi ülkesinin çıkarlarıdır. Böylesi Kürd insanların Kürdistan’da varlığı için, ‘darısı başımıza’ diyelim.
*******
Mam Celal, efsane liderlerimizden “ölümsüz Mustafa Barzani’nin” sağlığında ona hizip çıkarmayı becerebilmiş üstün yetenekli ve kelimenin tam manasıyla siyasetçi olan bir Kürd lideridir. Hemen her Kürd siyasetçisi gibi onun da geçmişinde lekeler sözkonusudur. Bunları, Mam Celal’in kişiliğine değil de, klan ve aşiretlerini yıkarken yerine ulus sistemini inşaada sosyolojik ve siyasi sorunlar yaşamış kendi toplumumuza bağlayalım. Nihayetindeyse, bugünlerdir hizbi devletle aşacağımız günler. Yoksa bakmayın siz “Che devri bitti” dediğine Celal Amca’nın; kendisi kendi dediğine inansa, bağlı peşmergelerini çoktan G. Kürdistan devlet ordusunun kurulması için dağıtmış olurdu. Bu Kürd lideri, İstanbul’da Arap Irak’ın resmi temsilcisi olacak. Görüntüde Arap Irak’ın, özde ve sözdeyse bizim temsilcimizdir Mam Celal. Görün, K. Kürdlerini rahatsız edecek ifadelerdense, tüm Kürdlerin gönlünü okşayıp Türkleri çıldırtacak açıklamalar yapacaktır. Güneyli Kürd liderlerin Kuzey Kürdistan’da kitleye seslenme ve taban arama vakitleridir. Mam Celal bu pragmatik fırsatı kaçırmayacaktır.
********
Kendi kalbimizse gerillayla atıyor. Türklerin ki kuru blöf olsa dahi, her ne kadar kış vakti bir savaş olmayacak olsa dahi... gerillaların havadan yağdırılacak bombalardan uzak tutulacaklarını dileyelim. Tek bir gerillanın tek tırnağı bile etmez tüm Türkiye ve bağlı milyonlarca iti. Gerilla, evimizdeki kardeşimizdir, evladımızdır. Gerillamıza sahip çıkalım. Bunun yoluysa bulunduğumuz yerlerde Ala Rengin’i daha daha yukarı çıkarmamızdır. Kürdler alanlara, Ala Kurdistan’ı havalandırmaya!
Mehmed Alî Husêdin mhusedin@yahoo.com
Bu köşe yazısı 739 defa okundu. Toplam 568 kelime
[ Geri Dön: Mehmed Alî Husêdin ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|