Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Kürt raporu
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
“Büyük Felaket” mi, Soykırım mı?
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Beşikçi ve PKK
Hasan Bildirici
Aydın Dere
2008 geride kalırken
Aydın Dere
         
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.

   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   OKUR KÖŞESİ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 68

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 


Teşekkürler Türk milliyetçiliği
Hejarê Şamil
Hejarê Şamil

Tarih: 2 Kasım 2007 Cuma


KÜRD ULUSLAŞMASINA TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN TEPKİSİ

Bir şey hep dikkatimi çekmiştir; Türk bilginleri sık sık ayrı ayrı Türk bireylerinin eğitimsizliği, yobazlığı, dolandırmacılığı, hırsızlığı, üçkaatçılığı, kalleşliği, zalimliği, oyunbazlığı, enayiliyi, pezevengliyi... daha ne bileyim neliyi hakkında eleştirilerde bulunuyorlar. Bu eleştirileri, TV’lerine, Avrupa’da “çizgi filmi yerine seyredilen” sinemalarına bile yansıyor. Fakat bütün bunların yanında bir de “Bir Türk dünyaya bedeldir” ve “Yüce Türk milleti” ezberleri var Türk “kardeşlerimizin”.

Nasıl olur bu?.. Yobaz, hırsız, enayiden... oluşan bir toplum nasıl “yüce” olur? Bir oyunbaz, zalim, nasıl dünyaya bedel olur? (Bakın, Türk fertlerinin dolandırmacı, eğitimsiz... filan olduğunu ben söylemiyorum ha!.. Türk basını, sineması, kitapları diyor).

Evet, bahsini ettiğim bu çelişkiyi yıllardır çözemiyorum. Hırsız “yüce” olacak, üçkaatçı, “dünyaya bedel” olacak. Akil alacak iş değil.

Geçenlerde aforist Arkadiy Davıdoviçi okuyordum. O gariban da benim yaşadığım çelişkiyi yaşamış. Ruslar hakkında bakın ne söylemiş: “Bizde insanlar kötüdür, ama bizler nasıl da iyi bir halkız!” Ne yazık ki, A.Davıdoviç kötü insanlardan oluşan Rus topluluğunun nasıl iyi bir halk olabildiğini açıklayamamış. Ah, Davıdoviç, sen de yardımcı olamadın bize...

Yukarıda yazdıklarımın aşağıda anlatmak istediklerimle fazla bir alakası yoktur. Son günlerde Türk medyasında “yüce millet” filan laflarını çok dinledim ve çelişkim içimde kalmasın diye yazdım. Belki bu yaman çelişkiyi bir çözümleyen olur...

***

“Kürd uluslaşmasına Türk milliyetçiliğinin tepkisi” diye başlamıştık. Son günlerde Türkiye’de olup bitenlerin özetle tanımlanması böyledir. Atılan savaş naraları, Türk milliyetçilerinin Kürd uluslaşmasına karşı duyduğu tepkiden dolayı çıldırdığını göstermektedir.

diye başlamıştık. Son günlerde Türkiye’de olup bitenlerin özetle tanımlanması böyledir. Atılan savaş naraları, Türk milliyetçilerinin Kürd uluslaşmasına karşı duyduğu tepkiden dolayı çıldırdığını göstermektedir.

Gerisi işin ayrıntıları.

Türk basınına inanacak olursak, Türkiye cinnet geçiriyor.

Her gün akşama yakın Türk TV kanallarını beş-on dakika tararım. Dün kanalları taramanın keyfini çıkarırken bir Rus arkadaşım da yanımdaydı. Şöyle tepki gösterdi: “Hitler bile faşizmi bu kadar körüklememişti!”. Bilemem, bu onun düşüncesidir. Ben Türk basınının yaptığına “faşizimi körüklemek” dediğimde Türk arkadaşlarım inciyorlar.

Orada 12 kişi katledildi, öte yanda 34’ü öldürüldü, ABD şunu yapar, Türkiye Güneye giremez, AB oyun oynar, Rusya ortada durur, İran, Suriye denge tutturur, PKK Türklerle Kürdleri çatıştırmak ister, Talabani eski alışkanlığını sürdürür, Barzani Kürdlerin liderliğine oynuyor, Türkiye adındaki şer ülkesi Özgür Kürdistan’a tecavüzde bulunursa şöyle olur, bulunmazsa böyle olur ... ne bilim daha neler. Bunlar işin teferrüatları. Ama önemli.

Türkiye’nin nasıl davranacağı özellikle merak edilmektedir. Türkiye önce yaptıklarının devamını sürdürecektir; inkar, imha, katliam, ve bu gibi işler. Alışmış ya. Alışkanlıktan kurtulmak zordur.

Diğer yandan yapıp edip Kürdlerin arasını açmaya, onları birbirine karşı dikmeye çalışacaktır. Biraz bastırarak, biraz korkutarak. Çıldıran Türk milliyetçiliğinin önde gelen temsilcileri bunu açıkça yapmaya başladılar bile. Fakat bu niyetlerinin gerçekleşmesi biraz zor. Kürdler işi sağlama bağlamışlar artık.

Kürdler uluslaşıyor!!! “...Hasretlerin kahrına!” (Ehmedê Arif) Mesele bu!

Türkiye artık bundan sonra Kürd uluslaşma (ve de devletleşme) sürecinin önünü alamaz.

PKK’nin duruşu fena sayılmaz. Direnişe geçmiş. Sürdürmeli. Sürdüremese bile hiç sorun değildir. Her on hanelik Kürd köyünde “yeni PKK’nin” on tane kadrosu vardır.

Mesut Barzani de şimdilik iyi duruyor. Yarın hata da yapabilir. İnanın, ciddi bir sorun olmaz. “Bir ufka vardık ki yanlız değiliz” (Ehmedê Arif). ABD’yi kastetmiyorum. Allah aşkına, öyle düşünmeyin! Kendini bulan Kürdün ulusuna sahiplenme duygusun yarattığı enerjiden bahsediyorum. Kürdler kendi aralarındaki kavgalara son verip birbirine arka durma erdemi gösteriyor artık. Bu özellik Kürd tarihinde yeni bir durumdur. Güngüne daha da gelişecektir.

Celal Talabani? Şimdiye kadar yaptığı Türkiye’yi parmağına dolamak. Türkiye de onu bir şeylere dolamak, dolandırmak ister. Irak cumhurbaşkanının Türkiye yetkililerine uyan özellikleri fazlasıyladır. Olsun! Bize öyleleri de gerekli. Türklerin “Posta” gazetesi Irak cumhurbaşkanının başını bir kedi bedenine montaj ederek manşetine asmıştı. Hoşuma gitti. Hiç aybı yok. Olur böyle şeyler. Çıldıran insanların yapabileceği türden işlerdir bunlar. Türk gazetecilerine bir fikir de ben vereyim: Bush, Barzani ve Maliki başlı bir yılan veya ejdaha çizin. Türkiye’yi yutmak isteyen üç başlı ejdaha! Harika bir düşüncedir gerçekten. İnanın, hangi gazete acil davranıp bu resmi çizer ve manşetine asarsa, satış rekorları kırır.

Biraz da ciddi konuşalım:

SEVGİMİZİ BÜYÜTELİM, NEFRET ONLARI MAHVEDECEK!

On bin yıllık bir halkız biz. Çokları gelip altımızdan, üstümüzden, yanı başımızdan geçti. Biz halen yerimizdeyiz. Yel kayadan ne götürürse, onlar da bizden o kadar götürebilirler bugünden sonra.

Kürdlerin bugün ne yapması gerektiği hakkında onlarca okunaklı kitap yazmak olasıdır. Ancak yazılacak tüm kitapların özetini dört sehirli kelime ile de ifadelendirmek olur: “Birbirimizi daha fazla sevmek!” İşte bu, düşünülebilecek tüm siyasi, askeri ve diplomatik harekat förmüllerinden daha güçlü bir formüldür. Sevgimizi büyüttükçe, düşmanlarımız küçülecektir. Bakın, sınırlı biçimde “ortak hareket” görüntüsü verdik, bizi sevmeyenler hemen çıldırdılar. İçlerini kemiren nefret; gözlerinden, dillerinden, yüreklerinden taşmaya başladı. Biz sevgimizi büyütmeye bakalım. Kendi nefretleri kendilerini mahvedecek!

Türkler “türklüklerini” dışarı vurma fırsatı yakaladılar bugünlerde. Bunun bize bir zararı yok. Stratejik anlamda faydaları muazzam olacaktır. Rengini kanlarını içtiklerinin kanlarından aldıkları bayrakların altında içlerindeki faşizmi dışa vuruyorlar bu arada. “Şehitmiş”, “13”müş, “12”ymiş... Kürdlerin “50”lerinin, “1000”lerinin kanını içtiniz diyeceğiz! İçiyorsunuz halen. İstatik mi istiyorsunuz, diyeceğiz!

İnsanlıktan nasibini almayanlar için: “şehit” insanla, “terörist” insan arasında fark çok mu dersiniz? Ben senin “şehit” insanına acıyor, sen benim “terörist” insanıma acıyamıyor isen – ki acıyacak yüreğinin olmadığını biliyorum – ben İNSANIM, sen insan değilsin!

“Sanatçılar”, “avukatlar”, “öğrenciler”, ne bileyim neler sokaklara çıkmış. Gazeteci kılıfındaki yüzlerce babası belirsiz nefret püskürüyor, kan kusuyor. İçlerindeki “türklük” isyan ediyor onların.

Bu günlerde tek bir Türk bile “Kürdler ne istiyor?”, “Kürdlerin derdi ne?” demedi Türk camiasında. Kahpe tavırlarla “Biz Kürdlere karşı değiliz, PKK’ye karşıyız” diyenler oldu. Bu sözü söyleyenlere: Öyleyse, Federal Kürdistan kelimesini duyduğunuz anda neden eliniiz-ayağınız tiril-tiril titriyor, sıtma sendromuna tutuluyorsunuz?

Türkiye’nin davası; PKK adındaki örgüte ve “teslim edilmesini” istediğiniz önderlerine karşı ise, doğrusunu bilmek isterseniz ben onlara sizden daha fazla öfkeliyim.

Nedeni? Bakın, işte bu sizi ilgilendirmez! Öfkeliyim, ama severim de. Bu, benim bileceğim bir iş. Gerekirse PKK’li, gerekirse Barzanici olurum. Talabanici bile olurum. Kürdistancıyım çünkü. Bizim “sevgimizi büyütmek” olarak tanımladığımız temel formülümüz böyle bir Kürdistancı tavırı gerektirir.

Ciddi tartışmanın bir boyutu da şu: 100 dolara bir site açıp aydın, yurtsever kesilip, nadanlığı dolayısıyla ÖZÜMÜZE saldıranlar var. Bir gerillanın bir ayda taşta-kayada yırttığı “Mekap” ayakkabının dağa ulaşana kadarki fiyatı 100 dolardır. Dağlarda binlerce gerilla var. Onlar yimek yiyiyor, elbise giyor, üstelik radyo filan da dinliyorlar. Anladınız mı?

PKK’li arkadaşlarım hiç alınmasın; yukarıdaki paragrafta kastettiklerime şöyle sesleneceğim: APO’yu da boş ver, PKK’yi de. O “Mekap” dağa gidince elinde bel, yüreğinde BÜYÜK KÜRDİSTAN sevdası beş kat bükülüp alın teri döken Kürdü düşündün mü hiç?

Aha, onlar kandırılmışlar?! Vay, canına. Halkı küçümsediğin için küçüksün.

Ciddi tartışma boyutunu burada bitiriyoruz.

Ve işin özüne geliyoruz bir daha:

Yukarıda da vurgu yapmıştım, bir daha tekrarlıyorum: KÜRD ULUSLAŞMASINDAN DOLAYI ÇILDIRAN TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN TEPKİSİ Türkiye açısından bir işe yararmı? Asla.

21.yy. Ordadoğu’da KÜRD YÜZYILIDIR. Bunu çokları söyledi. Ve herkez kulağına küpe etmeli. En başta da Kürdler.

Kürdlerin kaybetmesi için hiçbir neden yoktur.

Kürdlerin kazanmasının nedenlerini sıralarsak bir kitaba bile sığmaz.

Türkler mi bize kaybettirecek?

Alllah aşkına, Türklerle oynaşan Kürd dönmesi, TC hükumeti sözcüsü C.Çiceğin uyarılarına rağmen, TV’lerine bile yansıyor ......... halleri . Öyle bir yansıyor ki...

Galiba, ciddileşemedik bir türlü. Keyfliyiz ya.

Kürd uluslaşmasının zirvesine doğru yol aldık. Ondan keyfliyiz.

Ve, sevgili Hasan Bildirici, doğru söylüyorsunuz, Kürtlerle Türkler hiç bir zaman kardeş olmadılar ve değillerdir. Biz de bunu çok yazdık. Türkiye ile komşu Kürdisan devletinin (tabii ki, Büyük Kürdistan devletinin) vatandaşları olarak “Türk-Kürd kardeşliğinden” bahsetmenin bir anlamı olacaktır.

Bence, böylesi bir kardeşlik ilişkisinin gerçekleşeceği dönem çok da uzaklarda değildir.

Bu bağlamda şunu da söylemem gerekir:

“Çağdaş” Türk milliyetçiliğine teşekkürler! Büyük Kürdistan’ı uzak hayal olmaktan çıkarttıkları, 21. yy.ın ilk çeğreğine doğru çektikleri için. Bu iyiliğe mutlaka kardeşçe yanıt vereceğiz.



  
Hejarê Şamil
hejare_shamil@hotmail.com




Bu köşe yazısı 2788 defa okundu. Toplam 1199 kelime

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa


[ Geri Dön: Hejarê Şamil ] - [ Yazarlar İndeksi ]

Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2008 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.