M. Uzun vefatı kürt halkını büyük bir üzüntüye boğarken, Türkiye basınının nasıl kayıtsız olduğunu görüyoruz. Ancak dün Hürriyet gazetesinde Ahmet Altan rahmetli Uzun hakkında bir makale yazmış. O makalede ilk etapta gözümüze gelen mesajın dışında, biraz dikkat edersek, medyatik kodlarla gizlenmiş bir mesaj daha görürüz. Bunun üzerine sayın Ahmet Altan’a ve okuyuculara bu yazıyı yazmak istedim.
Sayın Ahmet Altan
Sizin, rahmetli Mehmet Uzun hakkında yazdığınız 'Dicle denize kavuştu...' adındaki yazınızı okudum. Güzel yazmışsınız, yüreğinize sağlık. Ancak dikkatimi çeken bir nokta oldu. Yazdığınız o kadar güzel sözler arasında aşağıdaki sözleri de sıkıştırmışsınız.
Yazınızda iki ayrı dikotomi var; Biri rahmetli Mehmet Uzun, diğeri kürtler. Bir tarafta iyi diğer tarafta kötü olguları var. İyi olan rahmetli M. Uzun (ki buna sözüm yok) kötü olan tarafta ise onu sahiplenmeyen kürtler var. Şöyle yazmışsınız;
'Bir Kürt gazetesinin internet sitesini açtım.
En büyük yazarlarından birinin öldüğü gün...
Bir satır haber koymamışlardı.
İçim kırıldı.
Kürtçe’yi seven bir Kürdü sevmeyen Kürtler.../...Ve, o öldüğünde "kardeşleri" onun ölümünden söz etmiyorlar.'
Kürtçe’yi seven bir Kürdü sevmeyen Kürtler.' diye yazmışsınız. Bu siteyi merak ettim ve onlarca kürt sitesini taradım ancak o siteyi bir türlü bulamadım!
Kürtçe’yi seven bir Kürdü sevmeyen Kürtler.' diye yazmışsınız. Bu siteyi merak ettim ve onlarca kürt sitesini taradım ancak o siteyi bir türlü bulamadım!
Merak ettim hangi sitedir bu acaba?
Bulmayınca istemeyerek şöyle düşündüm; Sayın Altan, rahmetli Uzun için sayfalarca yazı yazan, başsağlığı köşelerini yapan siteleri hiçmi görmedi? Nasıl oluyorda Uzun hakkında yazı, yorum yazan sayısız kürt sitelerinden sözetmedi de bir türlü bulamadığımız kürt sitesini kendisi buldu ve yazısına konu etti?
Kürt halkı on binlerce ifade edilen bir kitleyle yazarına sahip çıkmışsa, nasıl oluyorda sayın Altan 'kürtçeyi seven bir Kürdü sevmeyen Kürtler' sonucuna varıyorsunuz? M. Uzun’u sevmeyenlerin sayısı böyle bir genellemeye gidebilmek için yeterlimi sizce? O’na sahip çıkanların yazınıza konu olmaya yetmiyormuydu da kim oldukları bilinmeyen bir siteyi yazınıza konu olarak aldınız?
Bir nokta daha: ‘Kimsenin okumadığı bir dilde yazdı inatla’ diye yazıyorsunuz. Yaptığınız bir araştırma sonucunda mı kürtçenin okunmadığı sonucuna vardınız veya nasıl böyle bir sonuca vardınız?
Sizin cevabınızın nasıl olduğunu bilmiyorum ama ben yazınızı okuduktan sonra fransız bilimadamı sosyolog-media kritisyeni prof. Jean Baudrillard’dın hyperreality (olağandışı gerçek) diye tanımladığı media manipülasyonunu hatırladım.
Şöyle diyor Baudrillard;
Çoğu kez gerçek hayatta var olmayan bazı olayları mediada görüyoruz. Gerçekte varmış gibi bu olayları yapan kişi veya kişiler, kendi beklenti ve düşüncelerini doğrulamak için manipülatif metodlarla radyo, TV veya gazetelerde ’bir gerçek’ yaratıyorlar. Kendi düşüncelerine uyan küçük parçaları adeta cımbızla toplayıp yada kocaman bir bütünden kopardıkları parçaları yan yana koyarak bir bütün oluşturuyorlar. Yada kocaman bir bütün içinde, bütünü ifade etmeyen küçük bir noktayı mercek altına alıp büyütmek suretiyle, istedikleri tabloyu oluşturuyorlar.
Böylece düşünce ve beklentilerini doğrulayan, kendi üretimleri olan bir tablo, kitlenin önüne konuyor.
Burada esas önemli olan nokta, bu işi yapanların, varolan gerçekleri kitleye iletmeye çalışmaktan ziyade, gerçekleri kendi düşüncelerine uydurmaya çalışmalarıdır.
Ahmet Altan, sizin tutumunuz buna uymuyor mu?
Eğer rahmetli M. Uzun’a yakın olsaydınız ve onun düşüncelerini paylaşsaydınız;
- O’nun neden sürgünde yaşadığını, bunun tarihsel ve siyasal nedenlerini ve bu durumun onun sağlığı izerindeki etki ve sonuçlarını anlatırdınız.
- Yaşar Kemal’in dediği gibi, şimdiye kadar, hiçbir edebiyatçının cenaze töreninde bu kadar insan toplanmadığını, sadece Kürtlerin bunu Mehmet Uzun için yaptığını anlatırdınız.
- ‘Kimsenin okumadığı bir dilde yazdı...’deyil de, yıllardır yasaklanan, varlığı bile inkar edilen bir halkın diliyle inatla yazan yazar derdiniz.
- ‘kürtçe’yi seven bir kürdü sevmeyen kürtler.../...Ve, o öldüğünde "kardeşleri" onun ölümünden söz etmiyorlar.' Deyil de, gerçekten kürtlerin nasıl onu sahiplendiğini yazardınız.
Kısacası siz kürtlerin Mehmet Uzun’a sahip çıkmasını istemediğiniz anlaşılıyor. Onun içindir ki olanı deyil, olmasını istediklerinizi yazmışsınız.
Dilerimki siz M. Uzun gibi herhangi bir hastalıktan ölmezsiniz. Ama siz benden çok büyük olduğunuz için doğal şartlarda benden önce ölmeniz lazım. O zaman sizin de cenaze töreninize kaç kişinin katılacağını göreceğim.