Kesin tarihini tam olarak tespit edemediğimiz Newroz ; Kürdistan’ın sembolu olan Zagros’lar dolaylarında tiran Dehak ile demirci Kawa arasında geçen bir mücadelenin sonucuda günümüze kadar gelen bir bayramdır. Gün ile gecenin eşit olduğu bahar ekinoksu olan 21 Marta kutlanan Newroz, aynı zamanda evrensel takvim olan astroloji takviminin de ilk günüdür. Kürtlerin ataları olan Medler M.Ö. 2000 yıllarında Zagroslar ve Azerbeycan bölgesine yerleşerek Hint Avrupa dilini ve kültürünü bölgeye taşımışlardır. Bu göçler sonucu, dönemin dünyasının en önemli ulaşım yolları Kürtler tarafından kontrol edilmeye başlanmıştır. Aynı dönemde Mezopotamya’da hakim olan şehir devletleri krallık ve imparatorluklara dönüşme evresindedir.
Bu dönemde bir çok krallık ve imparatorluk birbirini izlemiştir. Konumuzla ilgili olan, M.Ö. 883’te kuralan son Asur imparatorluğu Asurbnipal döneminde (M.Ö. 668-626) Mısır , Lidya ve İskit bölgelerini Asur imparatorluğuna katarak dönemin en büyük imparatoluklarından birisi haline getirmiştir. Bu imparatorluk Asubanipal’in ölümünden 14 yıl sonra M.Ö. 612’de Medler tarafından yıkılarak yerine MED imparatorluğu kurulmuştur. Newroz efsanesi ise Asur imparatorluğunun yıkılışını anlatmaktadır.
Efsaneye göre kötülük tanrısı Ahriman’la işbirliğine giden Dehak, Asur ülkesinde kral olduktan sonra Ahriman’ın istediklerini yapmamıştır. Bunun üzerine saraya aşcı kılığında giren Ahriman yaptığı nefis yemeklerle Dehak’ın takdirini kazanmıştır. Bu güzel yemekler için aşcıya nasıl teşekkur edeceğini soran Dehak’a, aşcı onu omuzlarından öpmek istemiştir. Ahriman Dehak’ı omuzlarından öpüp kayıplara karıştıktan sonra, Dehak’ın iki omuzundan iki yılan çıkmıştır. Dehak hastalığını tedavi ettirmek için ülkenin doktorlarına çağrı yapmıştır. Bunun üzerine doktor kılığına giren Ahriman, Dehak’ı ağrılarınından dindirilebilmesi için hergün iki gencin beynini iki yılana yedirilmesiyle konusunda ikna etmiştir. Bundan böyle, Dehak her gün iki Kürt gencini getirterek onların beyinlerini yılanlarına yedirilmesini emretmiştir. Ama aşcılarından ikisi bu gençlerden birisini serbest bıraktığından ve diğerinin beyniyle kuzu beynini karıştırdığından haberdar değilmiş. Bu süreçte bölgedeki hemen hemen tüm aileler Dehak kurban vermiş. Demirci Kawa’da bir çok çocuğunu Dehak’a kurban olarak vermiş, ne zaman ki son çocuğuda kurban olarak istenince Kawa bir isyan başlatmıştır. Bu arada dağlarda saklanan ve sayıları binleri geçen Kürt gençlerinden oluşturduğu ordusuyla, Dehak’ı yenilgiye uğratarak ve onu öldürerek M.Ö. 612 yılının 21 martında ülkeyi zalim Dehak’an kurtararak özgürleştirmiştir.
Bu efsaneye göre dönemin hakim olan din Zerdüştlüktür ve bu efsane Zerdüştlük felsefesinin bir ifadesidir. Çünkü, efsane iyilikle kötülüğün savaşını anlatmaktadır. Yani iktidarı temsil eden kral Dehak’la işbirliği yaparak halka zülm eden Ahriman’a karşı iyilik tanrısı Ahura Mazda’yı temsil eden Kawa mücadelesinde bu bu efsanede : Kawa Dehak’ı öldürdükten ve savaşı kazandıktan sonra büyük bir ateş yakarak, Avesta 'ya göre tanrı Ahura Mazda 'nın ruhu ve oğlu olan ateşle bu zaferi kutlamıştır.
Kawa’ın demirci olması bir tesadüf değildir. Dönemin koşulları dikkate alındığında, demir teknolojisine sahip olmak bir ayrıcalıktır. Zira demir yapan ve işleyen bir kişi aynı zamanda silah yapma tekelinede sahiptir. Bu dönemde demir tekniğine sahip olmayan bir çok uygarlığın olduğu dikkate alındığında, bir demirci ustasının geniş bir bölgeye hitap ettiği varsayılabilir. Bundan dolayıda, hergün öldürülmeyerek serbest bırakılan ve sayıları dağda binlerle ifade edilen kürt gençlerine gereken silahları sağlayan Kawa Dehak’a karşi silahlı ve inançlı bir ordu oluşturabilmiştir.Bu ordunun doğal lideri olarak kötülüğün ve zülmün temsilcisi olan Dehak ve ordusunu yenebilmiştir. Demirden yapılmış silahların savaştaki belirleyici rolünü en iyi anlatan örnek ise İnka’lar la İspanyol lar arasında Newroz efsanesinden 2144 yıl sonra geçen bir savaştır.
Amerika’nın keşfinden sonra Latin Amerika’yı feth eden İspanyol komutan Francisco Pizarro 1532 yılında İnca imparatoru Atahualpa’yla 15 kasımda Cajamarca şehrinde karşılaşmıştır. Atahualpa 60 000 kişilik bir orduya sahipken, Pizarro 180 savaşcıya sahiptir. Yalnız, İnka’lar demiri bilmiyorlardı ve atı tanımıyorlardı, buna karşın İspanyollar demirden yapılmiş silahlara sahip olup, zırh giymiş ve at üstünde İnkalara karşı savaşmışlardır. Neticede bu küçük savaşcı grubu Atahualpa’yı ele geçirince savaşı kazanmışlardır. Yani, demiri işleyen ve silah yapan Kawa aynı zamanda Zerdüştlükte kutsal olan ateşide çok iyi kullanan Kawa’ın Dehak’ı yenilgiye uğratmasında, onun birliği sağlayan iyi örgütçü olmasının yanı sıra savaşcılarını silahlandırmasıda belirleyici faktörlerden birisi olmuştur.
Bu efsaneden 2619 yıl sonra Kürdistan 4 parçaya bölünmüş durumda olup, 3 parçada Dehak’ı aratacak rejimlerin baskısı altındadır. Ruhlarını Ahriman’a satmış olan bu 3 rejimin temsilcilerine karşı Ahura Mazda’yı temsil eden ve kürtleri birleştirecek güçlere olan ihtiyaç elzemdir. Bir taraftan her parçada kürtler arası barışı ve birliği esas alan politikalar geliştirirken, diğer taraftan Güney Kürdistan’daki kazanımları konsolide ederek daha geliştirerek geri dönülmez noktalara taşınmalıdır. 2007 yılı bu anlamda Kürtlerin kaderini belirleyen bir yıldır ve 4 parçada ve diasporadaki Kürtler enerjilerin bu yönde yoğunlaştırarak önemli kazanımlar elde edebilirler. Bu anlamda, 2007 Newrouzunun tüm Kürdistanlılara ve Kürdistan’a birlik getirmesini dilerim.
Yazar: Ahmet Alim
Tarih: 2007-03-20