Yurdumun üstünde tüten son ocak‏
Bir çılgın Türk modası çıktı, şahsiyetler freni patlamış araba gibi.
Biri kürsüye, ötekisi banka kasasına, bir diğeri rafineri rüyalarına doğru atak.
Liberal kalemlerce istenen; bu işler çatal bıçaklı kadehli, kaideli kurallı, hafif özgürlükcü,
ezücük ana dilli,
tek bayrak da, direğe çekme ipi, Kürt koyunlarının yününden yapıla bilir olmalıydı. 
 
Önce kahrolsun bölücüler, mastik çekilmiş cici fikirlerle
sıvası ince kumdan, Mustafa evden eve yapımlar.
Bak, Hasan'ımın Cemal'i, Cengiz'imin ABD kolej gazetesi ve de Brant'ım şen kalbi,
Kalben adamınız budur.
İslamcı siyaset macununundan, teknik olarak faşist çıkar,
Recep beye aynı seriyi oynamak sıkıcı geldi denebilir de,
Doğa dinlerinden biriyle de, ilahileştirile bilinir,
bu manada, Erdoğan'da nükseden kişilik şöyledir,
doğa yaratığına aidiyetini korutur.
O taşsa taştır, odunsa odundur ve de kalbendir.
 
Ulan siz haşa yaratan olupta yeni adam mı yaratacaktınız?
İyi yağladınız, Berlosconi ile, Putin ile
ve diğer göbeği şerbetli kesilmiş, damar yağı fazlalıklarıyla kanka yaptınız.
Artisiniz oynamaktan sıkıldı.
Şöyle düşüncesini keramete erdiriyor
'Adnan Şenses ağabeyim gelmiyorsa yanıma, ben o yana giderim'
 
Hasan Cemal diyor; 'Aman unutmayınız,
Dokuzuncu Demirbaş Süleyman Sizi Arabistan'a kovmuştu'
Bir varsayım, artist teksi unuttu.
Bakın, deniz feneri davası ne iş gördü, birde yüce mahkemeniz,
gömleğin milli çizgileri gerdirilecek dedi.
Ama bu çok kötü incitti liberalleri, radikalleri, özgürlükcüleri, evde kedi besliyenleri,
vejeteryen beslenenleri ve de daniskasız çevrecileri. 
    
Çizgi halinde insanlığımızda, bakan kafası,
TC kurşun kolyesinin sanatsal tasarımını anlattı.
Bak Can, tut şu lafın ucundan götür yanına.
'Ermeniler ve Rumlarla,  milli devlet böyle olmazdı'
 
Kalben sundu.
Değerlendir, ebe beyinlerine fıstık gibi not al.
Al ipi itahatcılardan, sar bobinlere,
Mustafa'nın yanına Talat'ı çek, Enver'i çek, Hasan Cemal'den dede hatıralarını çek,
Topal Osman'ı çek,
Mustafa Suphi'nin milli hasasiyetlerini çek,
Türkiye'nin kuruluşundaki İsrail'le ortak özelliklerini çek,
Yol vergisine sebeb, köylüden efendice alınmış mal davarı çek,
Varlık vergisini çek,
Hitler'in Türk büyük elçisiyle geçen muhabetini çek,
Sat-ı vatanda, her sabah öğretmen günaydınına, hazırol'da sağol'u çek,
sen yeterki çek, bereketi milli devletin gönlünden.
 
Birde çok sevdiğin,
 macir gönlünü mesteden, cümleyi de ekle flimine,
'Yurdumun üstünde tüten son ocak' ocak ta, neden son vurgusunu alıyor?
hangi hatıralara sebep?
Neden o cümle?
Neye sebep yazılmıştı o şiirde?
Mesala nedir mesele dostum,
Kürtler bu çekimlerden sonra milli devlete kurucu kalırlar mı?  

Yazar: Ali E. Karakaş
Tarih: 2008-11-14


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Kurdistan-Post.Org (Com) Kürdistan'in Özgür Sesi
http://www.kurdistan-post.com

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.kurdistan-post.com/modules.php?name=Niviskar&op=viewarticle&artid=1556