Utanın

Okurlarımıza önce güncel birkaç haber verelim. Bu haberlerin bir kısmı gazetelerde yer aldı. Bir kısmı da özel...

Birincisi şu, Kürt Federe Devleti’nde orta öğretim düzeyinde bir çok okulu bulunan Fetullah Gülen bölgedeki ilk Türk üniversitesini de açtı. Işık üniversitesi adıyla açılan bu üniversite ile birlikte bölgede okul sayısı onbire çıktı. Ondört yıldır bölgede anaokulu, ilk okul ve lisesi bulunan Gülen şirketler gurubunun üniversitesinin dört fakültesi olacak. Rektörlüğü de Doktor Salih Hoşoğlu getirilmiş. Üniversite, Kürtçe-Türkçe, İngilizce eğitim veriyor.

Zaten Hewler’e gidenler temiz ve modern bir yapıda Işık Kolejlini hemen fark ederler. Amerika’dan Kanada’ya, oradan Orta Asya’ya kadar bir çok okul ve üniversitesi olan Gülen demek ki, 14 sene evvel gidip okulunu kurmuş.

 

Şimdi bir başka bir konuya geçelim.

Ben Güney Kürdistan’da geziyor, görüyor ve gözlemliyorum. Geçen yıl birkaç arkadaş bir restorana yemek yemeye gittik. Bir masada on oniki kişi oturuyordu. Görür görmez bizi selamladılar. Biz geçip masamıza oturduk, onlardan hiçbir simayı görmüşlüğümde yoktu.

“Arkadaşlar kim bunlar ?” diye sordum.

Arkadaşlar:

‘’Ağabey bunlar Fethullah Gülen cemaatinden... Işık Kolejlinin Müdürü ve öğretmenleri. Sizi tanıyorlar, Kürt olduğunuzu biliyorlar. Mürşitleri (Üstadları) Rahmetli Saidê Kûrdi için de olsa saygıyla onun için selamladılar.

Ben de şaka bir kenara, eğer bunlar sağlığında Üstadı ( S.K) görüp elini öptüğümü bilselerdi, muhakkak el öpmeye gelirlerdi. Çünkü Nurcu tarikata göre ustada dokunmuş her kes mukkadestir.

Evet, Hewler’in fethine ondört yıl önce kültürle çıkılmış. Bundan biraz Kürtler utanmalı. Biraz da Kürt dil ve kültürüne düşman olan Türk devleti bütün kadrolarıyla utanmalı... Bunlar mı tarihte yüzleşecek? Bunlar mı, Kürt sorununu çözecek? Bunlar cenazeleri Genel Kurmay tarafından kaldırılacak tabuttaki ölülerdir. Artık ne Türk’ü, ne Fars’ı ne de Arabı, işgal ettiği Kürdistan sömürgesini idare edemiyor. Diyarbakır Barosu Dicle Üniversitesinde Kürdoloji bölümü kurulması için müracaatta bulunuyor. Hemen arkasından soruşturma açılıyor. Utanç verici durumdur.

Bir başka durumda şudur,

Erbil’de benim de kapı komşum olan Selahattin (adını Selahattin Eyubi’den almış) üniversitesinde Türkoloji bölümü açıldı ve öğretime başladı. Türk devleti bunlardan acaba ders alıyor mu? Hiç sanmıyorum. Kürtler demokrattırlar, komşu halklarla dost olmak için adımları atıyorlar. Ayrıca Erbil’de bir Asuri - Süryani Semti var. Adı Egnkawa... Güzelim kiliselerin mimarileri ile yüzünüze gülen en gelişmiş semt. Şimdilerde bir çok Konsolosluk bu semtte açılıyor. Devlet burada bir Müslüman’ın ev kiralamasını ve mülk olmasını yasaklamış. Ne için biliyor musunuz? Sırf bu MOZAİK bozulmasın diye.

Seksen beşinci yılını kutlayan Cumhuriyette yıl başından sonra, TRT’de bir kanal Kürtçe yayın yapacakmış da Spiker bulamıyormuş. Yayında olan 13 Kürt televizyonundan birisine müracaat etsinler. Kürt federe devleti on altı yıllık bir kuruluş zamanına sahip. Bunlar da Osmanlı varisi bir askeri Cumhuriyet , hem de seksen beş yaşında . Evet tekrarlayalım, ne Türkü, ne Farsı ne de Arabı işgal ettikleri Kürdistan sömürgesini artık idare edemiyorlar. Doğu Kürdistan’daki Kürt siyasi partileri Molalar rejimi ile kanlı bıçaklı, Türkiye’de ise PKK ile girişilen otuz yıllık savaş devam ediyor, durdurabileni yok; Suriye’de Esat Ailesi, muhaberat (gizli Servis) ve askeriye Kürtleri adeta rehin almış durumda. Basçılar A.B.D sayesinde akıbetlerini gördüler. Şimdi buna idare etmek mi denir? Dünya geçmişte de şimdilerde de medeni ulusların sömürgelerini nasıl idare ettiklerini ve nasıl çekip gittiklerini gördü.

Türkiye inkar ve imha siyaseti ile çıkışı olmayan kör bir sokağa girdi. Bugün adeta bir sıcak savaş yaşanıyor. Öyle bir noktaya gelindi ki, Ahmet Atlan’lı Taraf Gazetesi ve ekibi apoletlilerin büyüsünü bozdu. Bugün Diyarbakır başta olmak üzere her kes TARAF okuyor. Bir boşluğu doldurdu. Kürtlerin böyle bir gazetesi var mı? Cevap HAYIR’DIR. Tek yanlı rgüt ve parti gazetelerini kimse alıp okumuyor. Hepsi yıllar öncesinin tekrarıdır. Bugün artık Kuzey Kürt hareketi üstüne isabetli yazı yazan, lafını söyleyen varsa, beri gelsin. Her şey Arap saçı, kimin eli kimin cebinde, kim ne yapıyor belli değil, puslu bir dönem.

Ergenekon’nun Türkü ile Kürdü ile bir müddet birlikte yaşıyacağız.


Yazar: Yaşar Kaya
Tarih: 2008-10-30


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Kurdistan-Post.Org (Com) Kürdistan'in Özgür Sesi
http://www.kurdistan-post.com

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.kurdistan-post.com/modules.php?name=Niviskar&op=viewarticle&artid=1538