Ortalık mayın tarlası, Ergenekon iddianamesinin yayınlanmasından sonra bu işe bulaşmış herkesi bir telaş aldı. Muhbirler, itirafçılar, yazılı belgeler, konuşmalar, arşivler, mit raporları, şemalar, örgütlenmeler her şeyi ortaya döküyor. Gerçekten Kemalizm’in kirli tırnakları mı kesilip atılıyor? Bunun devleti çağa uydurmaya çalışan bir Amerikan operasyonu olduğu şüphesizdir. Zaten başka bir güç bu operasyonu başlatamazdı. Bir askeri darbenin önüne mi geçildi, yoksa olgunlaşmış yaraya atılan bir neşter miydi ? Belki de hepsi var, konuşuluyor, yazılıyor, kirli çamaşırlar ortaya dökülüyor. Sonunu göreceğiz. Ama belli olan şey, bu davanın Türkiye tarihindeki yerini alacağıdır. Bunda kimsenin şüphesi olmasın.
İddiada herkesin payına düşecek bir sürü kanunsuz fiiller var, ama cezayı mahkeme verecek, ama şimdiden kamuoyu vicdanında mahkum oldukları muhakkak. Biz Kürtleri ilgilendiren yanı taraf olmaktır. Esasında Ergenekon’un Kürtleri ilgilendiren iki ayağı var. Biri bu işe ‘’BULAŞANLAR’’, itham altında olanlar, ikincisi de Ergenekoncuların katlettiği Kürtler ve katledilme biçimleridir. Hemen peşinen söyleyebileyim ki, Kürt cinayetleri aydınlanmadan, failleri mahkum edilip Kürt halkına gösterilmeden biz bunu tarihle bir yüzleşme olarak kabul edemeyiz. Kürt kamuoyu bugün tutuklanan ve tutuklanmayanları katil olarak gördüğü için, teşkilatın silahşörleri, organizatörleri, kimlerdir onlar için çok merak konusu olmayabilir. Nazlı Ilıcak dün bir numaranın Mustafa Kemal olduğunu yazdı. Ergenekon sadece ve sadece Kürt özgürlük hareketine ve Kürt varlığına karşı kurulmuştur. Bulutlar dağıldıkça bu durum daha iyi anlaşılacaktır. Derin devletin gölgesinin kimin üstüne düştüğü açığa çıkacaktır.
Ahmet Atlan dünkü yazısında; derin devletin gölgesinin her ırkın, her zümrenin, her sınıfın üstüne düştüğü bir dönemden geçiyoruz. Herkes bu gölgeyi kazımaya kendi çevresinden başlamalı, bu gölge Kürtlerin üstüne düştüğü gün ilk ses Kürtlerden çıkmalı. Herkes kendi lekesini temizlemelidir. Kendi içinizdeki düşmanlara ‘’ Siz düşmansınız demenin vakti geldi’’ diyordu. Ben Ahmet Altan’ın yazısından rastgele cümleler aldım. Bunlara ilave edilecek hiç mi bir şey yok? Elbette ki söylenecek çok şey var, bu hamurun çok su alacağı ortada. Dünyada ilelebet gizli kalmış çok az cinayet, komplo, tuzak var, her şey bir gün ortaya çıkar. Önemli olan yer altında ve yer üstünde dal budak salmış bir davanın Kürt cinayetleri acısından aydınlanmasını sağlamaktır.
Şimdi aydınlanıyor, Doğu Perinçek, Yalçın Küçük, Adnan Akfırat ve Ferit İlseverin devletçe görevli olduklarını ilk ben yazdım. Bana zaman zaman saldırdılar, cevaplarını elbette ki aldılar. Ama merak edenler kitap halinde bastırdığımız, bu üç kişiye ayırdığımız POLEMİKLER adlı kitabımız alıp okuyabilirler. (POLEMİKLER-Kürt demokratları vakfı yayını -1998 Köln)
Açık söyleyelim bütün Kürtler bu davaya taraftırlar, bu işi, boş veremezler;
İttihat ve Terakki artıklarının imparatorluğu kaybetmelerinden sonra Anadolu’ya sığınan yeni İttihatçılar Topal Osman’la, Rum-Pantus varlığını silerek, Ermeni tehcir ve imhasını gerçekleştirerek, Kürt katliamlarını sahneye koyarak, bu kanlı ve kirli Cumhuriyeti Kürt, sol ve İslam öcüsü ile bugüne getirdiler. Birinci askeri darbeyi ceza evinde karşılayarak üç darbe dönemini yaşadık. Artık işin sonuna gelinmiştir. Askeri ve sivillerin mutabakatı ile başlayan tutuklamalar küçümsenecek nitelikte değildir. Bu belki de demokrasiye giden yolda bir konak teşkil edebilir. Kürtler açısından önemlidir, kimin nerede, nasıl konumlandığı açığa çıkacaktır. Özgür olma uğruna bunca şehit, bunca kurban veren Kürt halkı nerede olduğunu anlayacaktır.
Duruşmalar başlasın bir; kim mahkeme huzurunda ne söyleyecek?, Deliller neleri ortaya koyacak? Tahkikat genişletilecek mi? Acele etmeden bunları görelim. Bunca şeyin bile ortaya dökülmesi seksen yıllık darbeler, komplolar, cinayetler ile ilgili halka bir fikir verecektir. Halk şimdiden bunları enine boyuna tartışıyor.
Peki bu fayda inkar edilebilinir mi ?
Elli yıl karanlıklarda idare edenlerin artık kaçacağı bir yer yoktur. Gündemi Kürt sorunu olanlar, Kürt imhasına karşı direnenler bu işte bu esas taraftırlar, bu konudaki bir zerrecik aydınlık, cinayetlerin izini sürenlere bir ışık olabilir.