Taraf Gazetesi

İslamcılar birkaç yıl önceleri Türkiye’de Taraf olmayan bertaraf olur diyorlardı. Demokratikleşme, faşizmden arınma, militarizmi ülke politikasının dışına çıkarma, kanlı bir Cumhuriyetin kirli sayfalarını yıkayıp gün ışığına çıkarma, ve koskoca Kürt sorununa çözüm arama gibi hayati problemler varken sizde bir taraf olmak zorundasınız. Türkiye yukarıda bahsettiğimiz sorunlarla seksen yıldır boğuşuyorsa çözüm tarafında yer almak ve taraf olmak gerekli. Sevgili dostlarım, Ahmet Atlan, Yasemin Congar, Alev Er gibi arkadaşların çıkardığı TARAF GAZETESİ Türk basın tarihinde hem önemli bir olay hem de bir kilometre taşıdır. Yasemin Congar Güney Kürdistan’a gelişinde görüştüm, o zaman tirajımız yirmi iki bin’e oturursa finans problemlerimiz kalmaz demişti. Biz de bütün kalbimizle başarı dilemiştik.

Türk basın tarihini incelediğimiz zaman şu görülür;

Türk basını Cumhuriyetle birlikte devlet ve parti basınıdır. İktidar ve muhalefetin kapıştığı 1946’lı yıllardan bu yana üç, dört namuslu, onurlu ve aykırı gazete çıkmıştır.

Birincisi, 1945’lı yıllardan sonra ellili yıllarda çıkan Sabiha Sertel ve Zekeriya Sertel’in TAN gazetesidir. Tan’ın ellili yollarda basılarak tahrip edilmesini herkes bilir. Ama belki de bir çoğunun bilmediği şey basan ve tahrip eden gurubun içinde Demirel ve Ecevit’in yan yana ve
birlikte olmasıdır. Tan’ın akıbeti parçalanmayla bitti. Sertel’ler Rusya’ya kaçtılar. Sürgün hayatları başlamış oldu.

İkinci aykırı gazete ÖZGÜR GÜNDEM’dir. Onun serüven koca bir kitaptır, ilk defa Kürt yurtseverleri o günkü şartlarda Kürdistan’da süren ve inkar edilen savaşı, Kürt-Türk savaşını dünya halklarının gözünün önüne koydular. On sekiz ayda yirminin üstüne şehit vererek bu bedeli ödediler, en sonunda ‘’çeteci devlet’’ gazeteyi bombalayarak yok etti. Sonradan o kadar yönetici ortaya çıktı ki, kendim sahibi olup olmamakta tereddütte düştüm. Ama şurası muhakkak ki, ÖZGÜR GÜNDEM Kürtlerin basın tarihinde efsane bir gazete idi. Baskıya ölümüne karşı koydu, bir bölük şehit verdi. Bombalandığı gün sokakta çıktı, ama çıktı, buradayım dedi.

Üçüncü aykırı gazete, Bin dokuz yüz altmış askeri darbesinden sonra çok partili dönemde Sanayi Kalkınma Partisini kuran Nuri Demirağ’ın tesisinde Aziz Nesin ve İhsan Ada tarafından çıkarılan Yeni Tan’dır. Nuri Demirağ, film yapımcısı Turgut Demirağ’ın babasıdır. Bu
gazetenin ömrü uzun sürmedi ve kapandı, onu hesaba katmasanız devletçi ve de partici olmayan gazete, ‘’Taraf Gazetesi’’nin sayıları elime geçmedi ama doğumunu ve encamını takip ettim.

Ama kendisi ÖZGÜR GÜNDEM’e çok benziyor. Gündem bir tabuyu yıktı. Kürt sorunu konuşulur ve yazılır hale geldi, Tarafın yıktığı tabu Genel Kurmay’ın dokunmazlığıdır. Bugüne
kadar bu ülkede kimse buna cesaret etmemişti, hiçbir sermaye gurubuna dayanmadı, kendi aşını, ekmeğini, yükselttiği tirajından çıkardı. Namuslu ellerdedir. İki binli yıllarda köşe yazısı yazmayı bıraktığım zaman şunu iyice anladım ki, parti organlarına yazı yazmamak lazım. Hele
bağımsız bir aydın için bu intihardır. Evet parti gazetelerine partiler yazı yazmalı, o zaman da gazetecilik elden gidip militanlar gazeteci sayılınca işin vıcığı çıkıyor. Biz bunları yaşayarak gördük. ‘’Gündem’’den sonra o geleneği sürdürmek iddiasında olan hiçbir gazete tiraj yapmadı, okunmadı ve kendisini kurtaramadı. Acaba bu gerçek bazı Kürtler için bir tecrübe oldu mu ? Hiç sanmıyorum.

Şu bir gerçek ki ‘’Taraf Gazetesi’’ savaşıyor, Gündem’e göre şartlar çok değişmiştir. Elde ettiği gazetecilik başarısı alkışlanacak bir başarıdır. Bu işler çok kolay zannedilmesin. Tirajı her gün artıyor. Bugün elli binleri yakalamış durumundadır, ilerici, demokrat, anti-militarist ve liberal çizgisinde başka bir gazete göstermek mümkün değildir, diğeri her gün halkın nazarında itibar kazanmasındandır.
Türkiye’nin geldiği bir dönemeçte çok isabetli bir zamanda yayın hayatına başladı. Biz Kürtleri ilgilendiren yanı demokratlığı ve anti-emperyalist oluşudur. Bu kadar fonksiyonu olan bir gazeteye saldırana Kürtlerin gazetesi ve Kürtlerin gazetecisi demek mümkün değildir. Özgür Gündem Gazetesinde yazan ve yazısı Kurdistan-Post’ta da yayınlanan Nuri Fırat, “O tarafta dolanlar” başlıklı yazısında, gayet çirkin söylemlerle ‘’Taraf’’a saldırıyor. Adama sorarlar, kaç satıyor gazeteniz? Neresi okunuyor? Kürd’e kendisini okutmayanların kuyruk acısını başkalarından çıkarmasının lüzumu yok.

Tekrarlamakta fayda var;

Kürtleri Genel Kurmay cephesinde, Ergenekon Cephesinde mevzilendirerek Kemalizm’e ve yeni İttihatçılığa hizmet ettirmek, Kürde ihanet olacaktır. Bunu tarihe tekrar kaydedelim. Kürtleri AKP karşıtı cepheye çağırtmak, muhalefet etmek değildir. Kürtler sivil cephede Demokrasi Cephesinde, her türlü dikta ve darbeye karşı mevzileneceklerdir. Her geçiş dönemi tarihi fırsatları da beraberinde getirir. Türkiye yeni bir başlangıç yapmak zorundadır. Kürtler bu süreci iyi değerlendirmelidirler.


Yazar: Yaşar Kaya
Tarih: 2008-07-15


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Kurdistan-Post.Org (Com) Kürdistan'in Özgür Sesi
http://www.kurdistan-post.com

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.kurdistan-post.com/modules.php?name=Niviskar&op=viewarticle&artid=1423