
Siyasi iradenin emrindeyiz
Siyasi irade açısından savaşın bitimi trajik oldu. Erdoğan acele meydanlara koşmaya karar verdi. Az beklese, dönen er ve erbaşlarla, sarılsa koklaşsa, hasret giderse diyecektim, ama meydan turlarına karar vermiş. Acaba bu acele neden? Büyükanıt harcadı başbakanı. Erdoğan 'Ulusa sesleniş' adına söz dizerken, siyasi iradenin emrinde olduğunu söyleyen ordu, gerisin geriye kaçıp geliyordu. Sınır hatında dizili binlerce yedek takviye gücüne rağmen, acele dönüş. Acaba niçin? Bir zamanlama ki, değişik bir savaş sanatı. Çok boyutlu savaş stratejisi. Ordu, siyasi iradeyi jiletledi, façasını bozdu. Amerikalılar beş-on gün daha süre vermişlerdi ama, ordu bu durum yok varsaydı. Amerikan bakanı döner dönmez, geri dönüşe geçti. Peki Erdoğan siyasi iradenin sahibi ise, neden çekilme kararınını alan değildir? Sebebini Büyükanıt'a sormalı Demek ki, demokrasi olmayınca böyle olurmuş. Adamı oyuncak eder oynarlarmış. Büyükanıt da icatcıymış. Üç gün daha geç çekilse, siyasi irade mest olacak ama, o istemiyor. Erdoğan'ı gıdıklatıyor. Laht başbakan yaptı, hem de meclisten yıllık opsiyonlu savaş kararıyla. Huduttan dalınca puanlar orduya, çekilince, ayıp, utanç hükümete kalıyor. Savaşa, siyasi irade kararıyla karar veriliyor da, cami avlusunda yuh hükümete. Helal olsun Büyükanıt sana, ' Kasımpaşa 'as'ından top gibi bir şey icaad etti.' Nereye isterse Erdoğan'ı o yana dönderiyor. Recep bey, tezkere kararıyla boynunu orduya uzatı, bıçağı yalayan dana havalarında. Savaşta olan biten konusunda bir sipiker kadar ancak haberdar. Ama zatı şahsiyetini savaşın başı, siyasi irade sanıyor. Hükümetin Kürt savaşında iradesi, cenaze töreninde, protokol sırasını doldurmaktan ibaret. Orda da, zat-ı hükümeti rahat bırakmıyorlar. Yuhluyorlar. Karar onun, şan şöhret başkasına, mal mülk onun, kar başkasına RTE savaş kararıyla, iktidarını orduyla bölüştüğünü sanıyordu, Kararın aslında, hükümetinin bitiriliş kararı olduğunu yeni anlıyor. Gömlekle bu havalarda meydan meydan dolaşmakmış. Bir faydası olacağı manidar. Gerillası orduyu tokatlamış Kürtte yüzüne bakmaz. Askerini cepeden kaçırtığın Türkte yüzüne bakmaz. Elde kalan bir türban, onunla avunur diyecektim. Anayasa mahkemesinin kararı gecikirse ne olacak? Yazar: Ali E. Karakaş Tarih: 2008-03-01
|
|