Kürdistan'da global yayıncılık

KÜRDİSTAN’DA GLOBAL YAYINCILIĞIN VAKTİ GELDİ Mİ?

Gazetenin ve gazeteciliğin tarihi hakkında çok bilgili değilim. Bildiğim, ilk gazetelerin politik aksiyonu kitlelere ulaştırma misyonu üstlendiği. Aynı şekilde yurdun ve giderek dünyanın dört bir yanında olan biteni okura ulaştırmak misyonu bununla eşdeğer yürüyor.

Gazetenin ve gazeteciliğin tarihi hakkında çok bilgili değilim. Bildiğim, ilk gazetelerin politik aksiyonu kitlelere ulaştırma misyonu üstlendiği. Aynı şekilde yurdun ve giderek dünyanın dört bir yanında olan biteni okura ulaştırmak misyonu bununla eşdeğer yürüyor.

Gazetecilik kentsoylu bir çaba. Okur yazarlık kadar, okur ilgisini de gerektirmekte. Örneğin Kürdistan’da yaşayan dedemin bir gazeteye asla ihtiyacı olmadı. Olmayacak da çünkü öyle bir ilgisi yok. Dolayısıyla gazete ve gazetecilik, okuruyla anlamı olan bir çaba. Okur kelimesini hedef kitle olarak okuyunuz.

Gazetecilik bir mesajı ulaştırma işidir. Gazeteciliğin diline dair o denli yayın vardır ki, başlı başına bir araştırma konusudur. Kısaca diyecek olursak, böylesine profesyonelleştiği ve bloglarla birlikte yeni bir ‘era’ya / döneme girdiği çağda, gazetecilik temel misyonunu kaybetmemiş, kendine yeni ve daha ileri uçlar yaratmıştır. Gövde, tıpkı bir ağaç gibi, yeni sürgünler verirken kendisi de kalınlaşmaya ve kökleşmeye devam etmektedir. Kısacası gazetecilik, veya bugünkü çeşitliliğiyle medya, başlangıçta üstlendiği rolü güçlendirerek sürdürmektedir.

Uluslaşma ve gazetelerin ortaya çıkışı arasında tarihsel bir paralellik sözkonusudur. Kimine göre uluslar gazeteler sayesinde varolabilmiştir. Bunun ancak ampirik / gözlemsel bir sınaması olabilir ki, ulusların tarihine bu gözle bakıldığında önerme kendini doğrulamaktadır. Kitle iletişim olanaklarını yaratamayan gruplar ulusallaşamamaktadırlar.

İlk Kürd gazeteciliği İstanbul’da genç Kürdler tarafından Osmanlı içinde başlatılmış. Ciddi bir bağımsızlıkçı damarı olan entellektüel Kürd gençlerin giriştikleri ulusal örgütlenmeler ile bu örgütlenmelerini basılı yayına dönüştürmeleri eş zamanlı olmuş. Kısaca diyecek olursak, Fransızlar için, Türkler için, Almanlar veya İtalyanlar için geçerli olan uluslaşma ve gazete çıkarma eşzamanlılığı Kürdler için de geçerli olmuş.

Sonrası Kürdler için tarihsel sapmadır. Gazeteyi ortaya çıkartan ulusalcı damarın bir süre sonra aynı gazeteden beslenmesi gerekiyor. Türkler, Kürdler için bunun olmasına müsaade etmiyorlar. Kürd gazeteciliği Bedirxaniler eliyle önce Mısır’da sonra manda Suriye’sinde, Fransa’da bir dönem sürdürülmüşse de, ülkesinden uzakta bu çaba suni solunumla yaşatılan bir hasta kadar ömürlü olabilmiş. Sonrası modern tarihimizdir.

Bugün Kürdlerde gazetecilik hakiki manada yeşermeye başlamıştır. Türkçe olanından bahsetmiyoruz. Türkçe Kürd gazeteciliği bir mecburiyetin ürünüdür. Kürdistan’da Kürdistan bağımsızlaşıp birleştikten sonra da mutlaka yaşayacaktır ama Kürdistan’ı besleyecek ve ileriki Kürdistan’da gündemi belirleyecek olan Kürdçe yayıncılıktır. Bu yayıncılık Güney Kürdistan’da, Süleymaniye ve Hewler merkezli bağımsız yayınlarda gelişmeye başlamıştır. Kuzey Kürdistan’da Amed merkezli Azadiya Welat muadilleri olarak baskı altında da olsa kendi kimliğini aramaya devam etmektedir.

Klasik yayıncılığın yanı sıra ulusal kimliklere ek olarak global kimliklerin de kabul görmesiyle dünyada global yayıncılık başlamıştır. CNN, Amerikalı işadamlarının kaldıkları otel odalarında, yoğun seyahatleri dolayısıyla kaçırdıkları haberleri kablolu yayınlarda takip edebilmeleri amacıyla yayına başlamış. Sonrasındaysa simüle edilmiş savaşlardan ilkinin, ilk Irak savaşının ‘mesaj’ olarak kitlelerde realize edilmesinde kullanıldı. Ve böylece yeni bir ‘era’ya / döneme girilmiş oldu. Arkasından BBC, İngiliz emperyalizminin bu işe uygun global kanalı oldu. Arapların, 22 devletli bir millet (ama ulus değil) olarak El-Cezire ile bu global lige nasıl dahil olduğunu yaşadınız.

Kürdler olarak bunların dışında değiliz artık. Kürd kimliği de global bir kimlik olmuştur. Medya alanında eksiğimiz, biri diğerini besleyecek entellektüelizm ve sermayedir. Bu işin denklemi şudur: entellektüeller, Kürd olarak kalmalarını sağlayacakları sermayeyi yetiştirecekler, sermaye de kendilerini tanımlamalarına yardımcı olacak entellektüeli besleyecekler. Bizde entellektüelizm sermayenin önünde gitmektedir.Sermaya hem sermaye manasıyla yoktur hem de zaten halen hor görülmektedir. Bunun düşmanlar kaynaklı sebepleri varsa da, çözümü; entellektüel ve sermayenin, birinin diğerine olan bağımlılığının, ihtiyacının farkına varmasıdır.

Lafı uzatmadan global Kürd haberciliğinin doğum sancılarının yaşandığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Çeşitli Kürd insanları, rahatsızlıklarını dile getirirken aynı zamanda çözüm projeleri de geliştiriyorlar. Kuzey Kürdistanlı arayışlardan bahsediyorum. Kürdistan’ın yarısı, ağabeyi ve belirleyici parçasıdır. Bu arayış kendini tatmin edecek mecrayı gecikmeden bulacaktır.

Bunu kolaylaştırmak gerekmektedir.

Kendimin de bu arayışların dışında olmadığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu işleri en yetkin şekilde becerecek arkadaşlarla birarada bir süredir bu konular üzerinde kafa yormaktayız. Bahsedilen bir internet haber portalıdır.

Şu aşamada daha fazla sayıda ingilizce bilen Kürd insanına ihtiyaç duyulmakta. Eğer ingilizce gramer bilginiz ‘advanced’ düzeyde ise lütfen benimle irtibata geçiniz. Jargona dair olan kelime eksikliği veya dili bu seviyede kullanmamaktan dolayı unutmuşluğunuzu dert etmeyiniz. Bunlar iş yapıldıkça kendiliğinden aşılacak sorunlardır. Kendimin de dil konusunda mükemmel olduğunu diyemem.

Böyle bir projede ne görev alabileceğiniz veya ne yapabileceğiniz, ne kadar katkı sunabileceğiniz gibi konuları grup elemanlarıyla yazışmalarda ortaya çıkartabilirsiniz.

Ülkeniz ve milletiniz için yapabileceğiniz bir iş mutlaka vardır. İrtibata geçmekten çekinmeyiniz.


Yazar: Mehmed Alî Husêdin
Tarih: 2008-02-28


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Kurdistan-Post.Org (Com) Kürdistan'in Özgür Sesi
http://www.kurdistan-post.com

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.kurdistan-post.com/modules.php?name=Niviskar&op=viewarticle&artid=1292