1. Dünya savaşı sırasında, 20 yüzyılın ilk jenosidini Ermeniler üzerinden gerçekleştiren Türk rejimi, savaştan yenilmiş ve tarihe mal olmuştur. Osmanlı’nın yerini alan TC rejimi, kuruluşundan 84 yıl sonra 21 yüzyılın ilk açık faşist rejimini hayata gün yüzüne çıkartmıştır. Bu güne kadar kurulan faşist rejimler yenilmişlerdir. Dolayısıyla, mevcut Türk faşist rejiminin ırkçı uygulamalarıyla yaşamını uzatamayacak ve selefi Osmanlı İmparatorluğu ile aynı akibeti paylaşacak ve tarihe mal olmaya mahkumdur.
Bir devlet biçimi olarak faşizm, demokrasinin temelden inkarı edilmesidir. Tek adamın şefliğini sürekli kılmak için kurulan Türk devleti, 1. Dünya savaşı sonrasımdaki faşist rejimlere ilham kaynağı olmuş ve faşit rejimlerin düzenlemelerini ödünç olarak TC rejimini sürekli kılmayı amaçlamıştır. Zaman zaman demokratik görünümler alan TC, faşist yüzünü demokratik devlet biçiminin işlemez hale geldiği koşullarda TC’nin ayrıcalıklı kesimlerinin çıkarlarını devam ettirmeleri için bütün demokratik biçimlerin inkâr edilerek devlet aygıtının baştan sona militaristleşmesi ile halk yığınlarının mücadelesinin ve onun önderlerinin açık terör ile bastırılmasıdır. Orta-Doğu’nun genelinde ve Kürdistan’daki gelişmeler sonucu, bir süredir demokrasicilik oynayan, TC’nin iktidar odakları maskelerini atarak faşist yüzlerini saklayamayacak duruma gelmişlerdir.
TC faşist rejimi, kürt halkı, işçi sınıfı, emekçiler ve halkların en büyük düşmanıdır. Bu rejim, kürt halkının on yıllardır süren mücadelesi sonucu kazanılmış bütün haklarının elinden alınması, asimilasyonu ve açık terörle onun önder militanlarının katledilmesidir. Türk Faşizmine karşı mücadelenin önder güçü Kürt halkıdır. Türk işci sınıfı ve genelde sol hareketleri devrimci rolünü kaybetmiş ve iktidarın yedek gücü haline gelmişlerdir. Bundan dolayı, Türkiye’de faşizme karşı demokrasinin tek tutarlı savunucusu Kürt halkıdır.
TC faşist rejimini tarihe mal edecek iki alternatif olasıdır :
- Türk ordusunun Güney Kürdistan’da girişeceği bir savaşta yenilgiye uğratılması (2. Dünya savaşında yenilen faşist rejimler, Arjantin faşist generallerinin Falkland savaşını kayıp etmeleri),
- Faşizme karşı kurulucak bir Kürt cephesine, faşizmden zarar gören Türkiye’li güçlerin faşizme karşı bir birleşik cephede bir araya gelerek bu çağ dışı rejimi tarihin çöplüğüne atmalarıdır.
Kürt halkı faşizm tehlikesine veya faşist iktidara karşı savaşırken toplumun TC faşizminden zarar gören tüm kesimleri birleştirmek ve TC faşist iktidarına karşı örgütlemelıdir. Kürt halkının işbirlikci kesimleri dışında, Türkiye işci sınıfı, yoksul ve orta köylülük, şehir küçük burjuvazisi, tüm emekçiler ve anti-faşist aydınlar faşizme karşı mücadelede birleştirilmesi gereken sınıf ve tabakalardır. Bütün bu sınıf ve tabakaların faşizme karşı birleşik cephesi faşist diktatörlüğü gerileterek yıkılmasını sağlayabilir. Türk faşist rejimini geriletebilecek ve yıkabilecek birleşik cepheyi kurabilecek tek güç örgütlü Kürt halkıdır.
Faşist rejiminin baskı altında bulunan kesimleri ortak bir program altında birleştirmek gereklidir ve bu sosyalist bir program değil, anti-faşist demokratik bir programdır. Faşizmin egemenliği altında faşizme karşı tepkinin birleştirilmesini ancak anti-faşist bir program sağlayabilir. Bu anti faşist program, sömürgeciliğin tasfiye edilerek, faşist rejimin yıkılarak ulus devletin bertaraf edilmesini ve Orta-Doğu’yu emperyalist amaçları olmayan ve barış içinde bir arada yaşamayı amaçlayan bir siyasal organın kurulmasıdır. Bu birleşik cepheyi oluşturan güçler bir yürütme organı oluşturarak geçici bir hükümet işletmelidir.
Dimitrov, birleşik cephe hükümetinin gerekliliğini açıklarken şöyle diyordu:
“Söz konusu (...) bir birleşik cephe hükümeti kurulmasının mümkün oluşudur.”(…) “Bu her şeyden önce faşizme ve gericiliğe karşı mücadele hükümetidir.” “Birleşik cephe hükümeti, proletaryanın devrimci öncüsünün diğer anti-faşist partilerle bütün emekçi halkın menfaati için yaptığı işbirliğinin organıdır, faşizme ve gericiliğe karşı mücadele eden bir hükümettir.” Bu birleşik cephe hükümeti programının olmazsa olmaz ilkesi anti sömürgeci ve demokrat olmalıdır.
Türk faşist rejimini yenilgeye uğratabilecek birleşik cephenin kurulmasının ön koşulu, Kürtlerin kendi birliklerini oluşturarak bir Kürt cephesi oluşturmalarından geçmektedir. Bu Kürt cephesi geçmişteki girişimlerden ders alan ve tehlikenin boyutlarını dikkate alarak oluşturulmalı ve bir gücün hegomonya kurmasına engel olacak biçimde oluşturulmalıdır. Kürt cephesi sadece Kuzey Kürdistan’la sınırlı olmayıp tüm Kürdistan’i hareketleri kapsamaladır. Sağlam bir şekilde oluşturulan Kürt cephesi TC faşizmine karşı oluşturulacak birleşik cephenin çimentosu olacaktır.
Yazar: Ahmet Alim
Tarih: 2007-10-03