Kürdistan’ı paylaşan Devletler ve Silahlanma(4)

Mustafa Kemal’in iktidarını meşrulaştırmak ve kalıcı hale getirmek için ilan ettiği Cumhuriyet, 25 yılı aşkın bir sürede tek parti tarafından idare edilmiştir. Bu dönemde, geliştirilen Kürt bağımsızlık hareketleri Türk ordusu tarafından yenilgiye uğratılmıştır. 2. Dünya savaşından sonra oluşan uluslararası sistem, Türkiye’i bir seçim yapmaya zorlamış ve ABD'nin zorlamaları üzerine “çok partili sistem” kabul edilmiştir. Türkiye, 24 Ekim 1945'te kurulan Birleşmiş Milletler’e girmiş ve BM’den sonra ABD tarafından kurulan tüm uluslararası örgütlere ; fazla inceleme yapmadan ve araştırmadan üye olmuştur. 14 Şubat 1947’de Dünya Bankası, 11 Mart 1947’de IMF ve 18 Şubat 1952'de NATO’ya, katılmıştır. Ayrıca, 22 Nisan 1947’de Truman Doktrini ve 4 Temmuz 1948’de Marshall Planı’nı imzalamıştır. Bu anlaşmaların sonucunda, ABD 2. Dünya savaşında kullandığı silahları Türkiye’ye hibe ve/veya satış formunda aktarmaya başlamıştır. Böylece bu döneme kadar kurulan Silah sanayii Türk ordusunun ihtiyaçlarını karşılama alanında ikincil bir pozisyona düşmüş ve gelişimi duraklamıştır.

1950’den Günümüzü Türk Silah Sanayi

İlk defa 1946’da yapılan çok partili seçimleri kazanan CHP, 1950 seçimlerinden önce devlet tarafından kurulan silah ve mühimmat üretim tesislerini, 8 mart 1950’de kurulan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu bünyesinde toplamıştır. MKEK kendi tarihini, değişik unvan ve statüler altında 15.Yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu dönemine dayandırmaktadır. Yani, değişen dünya ve Türkiye koşulları, üretim/pazarlama anlayışındaki değişmeler ve gelişmeler ile NATO’ya üyelik girişimiyle hali hazırdaki silah üretim kapasitenin daha etkin ve verimli kullanılması amacıyla ; 1950 yılında 5591 sayılı kanunla sermayesinin tamamı devlet tarafından karşılanan tüzel kişiliğe sahip Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu adı ile yeniden teşkilatlandırılmıştır. Zaman içinde gerek Türk ordusundan, gerekse yurtdışından alınan önemli siparişler sonucunda ulaştığı ekonomik gücü çok iyi kullanan MKEK, Silah Sanayinin çeşitli alanlarında yatırımlar gerçekleştirerek 18 büyük fabrika, 18000 kalifiye personel gibi bir büyüklüğe ulaşmıştır. Bu süreç içinde MKEK’de, mevcut sistemin yeniden yapılanması, üretim tesislerinin modernizasyonu ve yeni projelerin geliştirilmesiyle ; Türk ordusu ile dış pazarlar için modern ve yeni teknolojilere uyan daha kaliteli, daha çok miktarda silah, mühimmat, roket, araç ve gereç üretilmesi hedeflenmiştir.

1952’de İbrahim Örs AŞ : Silah sanayi ekipmanları imalatı yapmak üzere Kırıkale’de kurulmuş olan şirket, modernizasyon yatırımları yaparak yıllık 2 500 ton demir - çelik döküm kapasitesiyle faaliyetlerine devam etmektedir. ABD’nin silah yardımlarına başladığı dönemde kurulan bu özel sektör yatırımı 55 yıldır Türk ordusuna üretim yapmaya devam etmektedir.

1954’te ise Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde Ar-Ge Daire başkanlığı kurularak, Türk ordusuna teknoloji alanında hizmet veren bir birim oluşturulmuştur. 1957’de kurulan Mühimmat fabrikası DP döneminin son yatırımıdır.

Her mahallede 1 milyoner yaratma sloganıyla iktidara gelen Menderes başbakanlığındaki 11 yıllık DP döneminde, biri özel sektörde, ikisi devlet tarafında gerçekleştirilen 3 silah sanayii yatırımı yapılmıştır. Cumhuriyet kurulduktan sonra silah sanayiine en az yatırım yapılan bu dönemde, subayların maaşları enflasyon oranlarının altında tutulmuş ve DP 27 mayıs 1960 darbesiyle iktidardan uzaklaştırılmıştır.

1960 -1980 Dönemi

Bazı araştırmacılar, 1960 darbesinin nedenleri arasında subayların gelirlerinin yeterince arttırlmamasını da göstermektedir. Darbeden 9 ay sonra 1 Mart 1961’de, OYAK, yaklaşık 65 000 subayın katılımı ile üyelerinin karşılaşabilecekleri sosyal ve fiziksel risklere karşı ek bir sosyal güvenlik kurumu olarak bir yatırım fonu formunda kurulmuştur. Böylece, Türk ordusu Anayasanın kabulünden 4 ay ve seçimlerden 7,5 ay önce ekonomiye yatırımcı olarak girmiştir.

1960 darbesinden sonra, Koç Topluluğu tarafından kurulan Otokar, 1963’ten bu yana teknoloji, tasarım ve uygulamaları ile müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun özel çözümler sunmaktadır. 1987’de Otokar, Türk Ordusunun ihtiyaçları doğrultusunda İngiliz Land Rover firması lisansı ile 4x4 taktik araç üretimine başladı. Otokar, tasarladığı 40’a yakın farklı model Land Rover Defender ile bu alanda Avrupa’nın önde gelen Land Rover Defender üreticilerinden biri oldu. Otokar, 1990’lara yaklaşırken zırhlı teknolojisini ve askeri araç bilgisini birleştirerek Otokar tasarımı zırhlı taktik araçları üretmeye başladı. “Zırhlı Personel Taşıyıcı”, “Akrep” ve “Cobra” markalı zırhlı araçlar kısa sürede yurtiçinde ve yurtdışında kendi sınıflarında tercih edilen araçlar oldu. Otokar, 1997’de Sakarya Arifiye’deki 169.000 m2’lik yeni fabrikasına taşındı.

Otokar’dan bir yıl sonra BMC firması İzmir’de kuruldu ve üretime 1966 yılı sonbaharında başladı. 1989’da BMC, Çukurova Holding bünyesine katıldı. BMC, bilgi birikimini, ileri teknolojisini ve sektörel deneyimini silah sanayinde de kullanarak, başta Türk Ordusu olmak üzere, dünya ordularının araç ihtiyacını karşılamaktadır. BMC, Savunma Sanayi ürünlerinin kalitesini ISO 9000 Kalite Sistem Belgesi ve AQAP 110 Endüstriyel Kalite Güvence Belgesi ile tescil ettirmiş ; NATO Standartlarında üretim yapan kuruluş unvanını almıştır. Ayrıca NAMSA (NATO İkmal ve Bakım Ajansı) Kaynak Arşivinde yer alarak NATO ülkelerine satış yapan üreticiler listesine de girmiştir. Firma, “NATO Gizli” Gizlilik Dereceli Tesis Güvenlik Belgesi, “Milli Gizli” Gizlilik Dereceli Tesis Güvenlik Belgesi, ve T.C. Milli Savunma Bakanlığı tarafından verilen “Kuruluş/Üretim İzin Belgesi”ne sahiptir.

Mercedes-Benz Türk A.Ş. 1967 yılında Otomarsan Otobüs ve Motorlu Araçlar A.Ş. ünvanıyla İstanbul Davutpaşa’da kuruldu. 302 tipi otobüslerin üretimine 1968 yılında başlanmıştır. Otomarsan, 1986 yılında Aksaray ilinde kamyon üretimine başlamış ve ağırlıklı olarak askeri kamyonların üretimine Türk Ordusu için geçmiştir. Kasım 1990 da ticari ünvanı Mercedes-Benz Türk A.Ş. olarak değişen kuruluş günümüzde yaklaşık 3900 personel istihdam etmektedir.

Nortel Networks Netaş, Türkiye’nin iletişim gereksinimini yerli üretimle karşılamak amacıyla 1967'de PTT (Türk Telekom) ve Kanada'nın Northern Electric Company Ltd. (Nortel Networks) ortaklığıyla kurulmuştur. Telekomünikasyon alanındaki 40 yıllık deneyimi ve güçlü ArGe kadrosuyla geliştirdiği yerli teknolojisini Nortel Networks çözümleriyle birleştiren Nortel Networks Netaş, ses haberleşmesindeki liderlik deneyimini Internet ve veri iletişiminde sürdürmektedir. Servis sağlayıcılara ve kurumsal müşterilerine, katma değerli IP servislerini, çoğul ortam ve ses hizmetlerini destekleyebilmeleri için Kablosuz ve Kablolu Ağlar, Kurumsal Ağlar ve Optik Ağlarla donatılmış iletişim altyapısı sunan Nortel Networks Netaş, yurtiçinde başta Türk Ordusu ve Türk Telekom olmak üzere, servis sağlayıcılar ile kurum, kuruluşlar için ağ ve iletişim çözümleri ile modern iletişim altyapıları kurmaktadır.

1969’da Türk Sanayiinin ihtiyaç duyduğu çeşitli makina ve kalıp imatını gerçekleştirmek üzere KaleKalıp Makina ve Kalıp Sanayi A.Ş. kurulmuştur. Bu firma, silah sistemleri, doğalgaz ekipmanları ve kalıp üretiminde teknolojik alanda dünyada önde gelen kuruluşları düzeyinde üretim yapabilen bir kuruluştur.

Türkiye’nin en büyük yerli bilgi teknolojileri firması olan Meteksan Sistem, 1969 yılında Sisag adıyla Hacettepe Vakıfları’nın bilişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hizmet vermeye başlamıştır. Sisag’ın faaliyetleri 1976 yılında yazılım projeleri için kurulan Teksis ve 1978 yılında donanım çözümleri için kurulan Biltek isimli firmalarla devam etmiştir. Teksis Grubu’nu oluşturan Teksis ve Biltek firmalarına 1989 yıllarında Sispa ve Bilpa firmaları eklendi. Bu dönemde ağırlıklı olarak Data General, NCS ve Calcomp gibi markaların Türkiye distribütörlüğüne bağlı satış ve servis hizmetleri verildi. 1992 yılında Teksis Grubu, Meteksan Grubu altında yeniden yapılanarak Meteksan Bilgisayar Hizmetleri ve Satış Grubu adını aldı. Yazılım, donanım ve hizmet alanlarının tek çatı altına toplanması ile yazılım, anahtar teslimi projeler ve sistem entegrasyon faaliyetleri ağırlık kazanmaya başladı. 1998 yılında bugünkü ismini alan Meteksan Sistem ve Bilgisayar Teknolojileri A.Ş., distribütörlük yapısından bağımsız “sistem entegratör” kimliğini Türkiye’de ilk olarak seçen Meteksan Sistem, organizasyon yapısını da sektörel yapılanmaya uyarlayarak büyüme ivmesini artırdı. Bugün, Türkiye’nin lider bilgi teknolojileri ve sistem entegrasyon firması olan Meteksan Sistem, Bilkent Holding’e bağlı bir şirket olarak Türkiye bilişim sektöründeki otuz yılı aşan köklü geçmişi ve birikimi yepyeni bir kimlik ile temsil etmektedir. Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarından biri olan ve bilişim teknolojilerinden inşaata, turizmden enerjiye kadar uzanan birçok alanda faaliyet gösteren 70’den fazla firmayı barındıran Bilkent Holding bünyesindeki Meteksan Bilişim Grubu, temellerinin atıldığı 2000 yılından bugüne 15 şirkette ulaşmıştır. Meteksan Sistem ve Bilgisayar Teknolojileri A.Ş., Türkiye’nin en büyük yerel bilişim şirketi, en büyük sistem entegratörü ve Türkiye’nin 93. özel sektör şirketidir.

Yetkin kadrosu ve iş ortakları ile savunma ve güvenlik sektörüne yönelik sistem entegrasyon projeleri, karar destek sistemleri, simülasyon ve görsel sistemler alanında  hem askeri hem de sivil uygulamalara yönelik anahtar teslim çözümleri sunan Meteksan Sistem, sektörde bilgi teknolojilerinin kullanılması ile etkinliğin ve verimliliğin arttırılmasını hedeflemektedir. Meteksan Sistem, sahip olduğu Milli Tesis Güvenlik Belgesi, NATO Tesis Güvenlik belgesi, CMMI 3. seviye belgesi ile uluslararası güvenlik ve kalite standartlarında çözümler sunmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü ile gerçekleştirilen AFIS (Otomatik Parmak İzi Belirleme Sistemleri) projesi ile bu alandaki en önemli projelerden birine imza atan Meteksan Sistem, bilgi güvenliği, biometrik tanıma sistemleri, coğrafi bilgi sistemleri, arşiv yönetimi sistemleri gibi katma değerli entegre çözümler üretmektedir. Fizik tabanlı modelleme ve bilgisayar grafiği konusundaki AR-GE çalışmaları sonucunda oluşturulan altyapılar sayesinde, silahlı kuvvetler için askeri platformlara yönelik sürüş ve mürettebat eğitim simülatörleri, atış ve taktik simülatörleri konularında çalışmalarını sürdürmektedir.

Meteksan Sistem, savunma ve güvenlik sektöründe Ar-Ge destekleri ile yatırım yapmakta ve bunun sonucunda kendi özgün çözümlerini oluşturmaktadır. Meteksan Sistem, otomatik parmakizi belirleme sistemleri konusunda dünya lideri olan NEC şirketi ile yaptığı işbirliği sayesinde onparmak izi ve olay yeri izleri alanında kanun uygulayıcı kurumlara hizmet götürmektedir. Meteksan Sistem, Coğrafi Bilgi Sistemleri alanında dünya lideri olan şirketlerle yaptığı işbirliği sayesinde Türk Ordusu ve Güvenlik Güçleri’in ihtiyacı olan coğrafi bilgi, malumat taleplerini karşılamaktadır. Bilginin küreselleştiği günümüzde, gerek depolanmış gerekse Internet/Intranet ortamlarında hareket halindeki bilginin güvenliği son derece önemli hale gelmiştir. Meteksan Sistem bu alanda, elektronik ticarette güvenlik, elektronik haberleşmede güvenlik, firewall, dosya sistemlerinin korunması, kripto yazılım ve donanımları, sayısal imza konularında çözümler sunmaktadır.

1960 darbesinden sonra benimsenen ithal ikameci sanayileşme modeli altında 1963 - 1969 döneminde kurulan yukarıda incelenen 6 özel sektör firması günümüz Türk-Ordu sanayi kompleksinin önemli aktörleri arasındadır.

1970’li yıllar Türk silah sanayiine damgasını vuracak olan güçlendirme vakıflarının kurulduğu yıllar olmuştur. 1970’de Türk Hava Kuvvetlerini Güçlendirme, 1972’de Türk Donanma, 1974’te Türk Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı kurulmuştur. Daha sonra, Silahlı Kuvvetlerin güçlendirilmesi, ihtiyaç duyulan silah, araç ve gereçleri üretecek seviyede bir Silah Sanayi kurularak dışa bağımlılığın asgariye indirilmesi maksadıyla, 3388 sayılı yasa ile, 26 Eylül 1987 tarihinde Kara, Deniz, Hava Kuvvetlerini Güçlendirme Vakıflarının birleşmesiyle Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı kurulmuştur.

1974’te HM Hema Defense, Türkiye’nin uzun dönem silah ihtiyaçlarını, ülkenin mevcut alt yapısından ve mühendislik kabiliyetlerinden azami ölçüde yararlanarak karşılamak ve özgün sistemler geliştirerek üretmek amacı ile kurulmuştur. Bu prensipler ışığında Hema Endüstri A.Ş.;

KARA SİSTEMLERİNDE: Tank sistemleri üretimi, Lastik tekerlekli zırhlı araç üretimi, Taktik tekerlekli araç üretimi, Tank modernizasyonu, Kundağı motorlu obüs sistem üretimi,

HAVA SİSTEMLERİNDE: Helikopter alt sistemleri üretimi ve Uçak yedek parçaları üretimi konularında ana ve alt yüklenici olarak savunma projelerine katkıda bulunmaktadır.

1974’te kurulan Asil Çelik, başta otomotiv ve otomotiv yan sanayi olmak üzere makine imalat sanayii ve silah sanayii için ihtiyaç duyulan alaşımlı, alaşımsız ve yüksek alaşımlı, sıcak haddelenmiş, her türlü tamamlama işlemleri yapılmış ve ışıl işlem görmüş, yuvarlak, kare, altıköşe, lama, grayder bıçagı ve bazı özel kesitli vasıflı çelik üreten bir işletmedir.

ASELSAN, 1975 yılı sonunda Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı öncülüğünde bir Anonim Şirket olarak kurulmuştur. Yatırım çalışmalarını kısa sürede tamamlayarak, 1979 yılı başlarında Ankara Macunköy tesislerinde üretim faaliyetine geçmiştir. ASELSAN kuruluşdan bu yana ileri teknolojiye dayalı olarak, programlı bir şekilde müşteri ve ürün yelpazesini genişletmiş olup, bugün modern elektronik cihaz ve sistemler geliştiren, üreten, tesis eden, pazarlayan ve satış sonrası hizmetlerini yürüten entegre bir elektronik sanayii kuruluşu haline gelmiştir. ASELSAN, farklı yatırım ve üretim yapısı gerektiren proje konularına bağlı olarak Haberleşme Cihazları Grup Başkanlığı (HC), Mikrodalga ve Sistem Teknolojileri Grup Başkanlığı (MST), Mikroelektronik, Güdüm ve Elektro-Optik Grup Başkanlığı (MGEO) olmak üzere üç ayrı Grup Başkanlığı bünyesinde örgütlenmiştir. Ankara’da Macunköy ve Akyurt’ta yerleşik iki ayrı tesiste üretim ve mühendislik faaliyetlerini sürdürmekte olan ASELSAN’ın Genel Müdürlük teşkilatı Ankara Macunköy’de bulunmaktadır. ASELSAN, İstanbul, İzmir Bölge Müdürlükleri ve yurt çapına yayılmış olan satış bayilikleri ile satış sonrası hizmetlerini de başarıyla yürütmektedir. Çeşitli ülkelerde temsilcilikleri bulunan ASELSAN, ilk yurtdışı şirketi olan ASELSAN-BAKÜ şirketini, 1998 yılında Azerbaycan’da kurarak faaliyete geçirmiştir. Macunköy tesislerinde faaliyetlerini sürdüren, Haberleşme Cihazları Grubunun ana faaliyet alanı askeri ve profesyonel haberleşme sistemleri, Mikrodalga ve Sistem Teknolojileri Grubunun ana faaliyet alanı ise radar, elektronik harp ve komuta kontrol sistemleridir. Geniş makina-teçhizat parkı ve üstün teknolojik yapıya sahip Macunköy tesislerinde "AR-GE bölümleri", "Elektronik Üretim Bölümleri" ile "Baskı Devre Üretim", "Mekanik Üretim" ve "Kalıp Üretimi" bölümleri bulunmaktadır. Elektronik üretim ünitelerinde askeri standartta ve ağır çevre koşullarını içeren üretim yöntemleri kullanılmakta ve çağdaş teknolojik gelişmeler yakından izlenmektedir. Üretim hatlarında; çok katlı ve esnek baskı devreler yüzey monte teknolojisi, bilgisayar destekli tasarım-üretim teknolojileri kullanılmaktadır. Akyurt tesislerinde faaliyetlerini sürdüren Mikroelektronik, Güdüm ve Elektro-Optik Grubu ise hibrid mikroelektronik devreler, gece görüş cihazları, laser işaretleyici ve ataletsel seyrüsefer cihazları ana başlıkları altında, otomasyona dayalı en modern üretim araçlarıyla donatılmış olarak, 2000’li yılların en kritik teknolojileri arasında yer alan mikroelektronik teknolojili üretim ile elektro-optik alanında üretim gerçekleştirilmektedir. Bütün gruplarda bilgisayar destekli tasarım (CAD), mühendislik (CAE) ve üretim (CAM) teknolojileri askeri standartlar ve ISO-9000’e uygun olarak başarıyla uygulanmaktadır.

1979 yılında, epoksi reçine ve toz silikadan üretilen ölçü transformatörü imalatı amacıyla kurulan BARIŞ Elektrik Endüstrisi A.Ş., 1986’dan beri silah sanayii alanında Türk Ordusuna hizmet vermektedir. BARIŞ, özgün kompozit yapı üretimindeki özel tekniklerin yanı sıra filaman sargı, reçine transfer dökümü, açık kalıplama ve el yatırması tekniklerini kullanmaktadır. 1988 yılında, Avrupa Stinger Ortak Üretim Programı'na katılan BARIŞ, bu program için filaman sargı ile üretilen "Fırlatma Tüpü" ve özel olarak tasarlanan elektro-mekanik montaj hattında üretilen "Gyro-Aktivatör" alt parçalarını EADS (DASA) - Almanya firmasının alt yüklenicisi olarak üretmektedir. BARIŞ, "Fırlatma Tüpü" ve "Ateşleme Kutusu" alt parçalarını EADS (Aerospatiale, Matra Missiles) - Fransa firmasının alt yüklenicisi olarak ürettiği Eryx Anti-Tank Füze Üretim Ortak Programı’na da 1998 yılında başlamıştır. BARIŞ, 1995 yılında kurulan Ar-Ge Bölümü’nün yaptığı başarılı çalışmalar sonucunda, 1996 yılında DTM AR-GE Ödülü’nü almıştır. Halen "EUCLID CEPA RTP3 İleri Malzemeler" konulu araştırma projelerinde Türkiye’yi temsil eden BARIŞ, TÜBİTAK, ROKETSAN, ASELSAN ve MKEK için özgün kompozit ürünler üretmektedir. AQAP-110 Kalite Sistemi ve Sanayi Tesis Güvenlik Belgesi'ne sahip olan BARIŞ, mevcut laboratuvar imkanlarını kullanarak, kendi malzeme veri tabanını oluşturmuştur. Yine, BARIŞ bünyesinde geliştirilen Analitik Tasarım Programı BARCAD ve MSC/NASTRAN, Sonlu Elemanlar (FE) Ticari Yazılımı ile analiz ve tasarım kabiliyeti artırılmıştır.

İŞBİR Elektrik Sanayii A.Ş., 1977 yılında İŞBİR HOLDİNG tarafından elektrik makinaları üretimi amacı ile kurulmuştur. 1979 yılında Türk Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı, Silahlı Kuvvetlerinin dizel elektrojen grubu ihtiyacını karşılamak amacı ile yatırım yapılması kararını almış, ancak yeni bir fabrika kurma yerine yatırım aşamasında bulunan İŞBİR Elektrik Sanayii A.Ş.’ye ortak olmayı tercih etmiştir. Başlangıçta % 20 oranında hisseye sahip olan Vakıf; 2004 yılında diğer ortakların da hisselerini de satın almak sureti ile sermayenin yarıdan fazlasına sahip olmuştur. Bugün için TSKGV, sermayenin % 99.9'una sahiptir. Balıkesir'de 1979 yılında başlayan yatırım 1981 yılında tamamlanarak üretime geçilmiştir. İŞBİR Elektrik Sanayii A.Ş., alternatör teknolojisindeki gelişmelere ayak uydurmak ve Türk Ordusu, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörün ihtiyacı özel dizel elektrojen grubları imal etmek üzere Araştırma-Geliştirme faaliyetlerine ağırlık vermiştir. Bunlara en güzel örnekler : Türk Ordusunun harp silah ve teçhizatı ile haberleşme sistemlerinde kullanılan özel maksat jeneratörleri, bu husustaki yapılan en son çalışma TAFICS, TASMUS, X-BAND, ADOP, KMS projeleridir. Kamu kuruluşlarından TÜVASAŞ için imal elektrikli trenlerde kullanılan yüksek voltajlı senkronize jeneratörler ile özel sektörün kendi özel şartlarına göre imal edilen PLC kontrollu şebeke ile senkronize olabilen jeneratörlerdir.

Türkiye’de silah sanayii alanında yapılan yatırımları 1950 – 1980 periyodunu 2 alt dönem olarak ele aldığımızda ; 1950 – 1960 DP iktidarı liberal iktisat politikaları ile 1960 – 1980 arasındaki ithal ikameci iktisat politikalarının uygulandığı dönemdir.

2. Dünya savaşında yenilen Almanya ve Japonya’ya askeri alanda sınırlamalar getirilmiştir. 2. Dünya savaşında yıkılan bu iki ülkenin hızlı kalkınmasında silah harcamalarını düşük tutma zorunluluklarının rol oynadığı ekonomistlerin paylaştıkları bir görüştür. 1950 – 1960 arasında GSMH yıllık ortalama % 6,3 oranında büyürken, 1960 – 1970 arasında % 5,0 ve 1970 – 1980 arasında ise % 4,5 oranında büyümüştür. Bu anlamda, söz konusu dönemlerdeki büyüme oranları ve silahlanma harcamaları arasındaki oranların incelenmesi anlamlı sonuçlar verecektir.

Her halükarda, 1960 sonrası dönemde Ordu Türkiye’nin esas iktidar odağı olarak kendisini empoze etmiş ve bunu 1961 Anayasa’ında kanunlaştırmıştır. Yasal planda yaptığı düzenlemelerin yanı sıra ekonomik alanda OYAK ve Silahlı Kuvvetler Vakıfları aracılığıyla iktidarını sağlamlaştırmıştır.

Devam edecek...


Yazar: Ahmet Alim
Tarih: 2007-10-10


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Kurdistan-Post.Org (Com) Kürdistan'in Özgür Sesi
http://www.kurdistan-post.com

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.kurdistan-post.com/modules.php?name=Niviskar&op=viewarticle&artid=1109