Halklara söz veriyoruz

Seçimlere çok ağır bir ortamda giriyoruz. Eşitsiz şartlarda seçim yarışına başlandı. DTP ve bağımsız adaylar ağır baskı altında. Hemen hemen bütün partiler bize karşı birleşmiş. Bir yanımız uçurum, bir yanımız çapraz ateş altında. Her yerde haksızlık ve adaletsizliğe uğruyoruz. Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı illerde adeta olağanüstü hal uygulanıyor. Bizi boğmak istiyorlar. Seçimler yaklaştıkça boğucu hava daha da yoğunlaşıyor. Bu hava sadece bizi değin Kürt ve Türk halkının geleceğini, Türkiye’nin demokratikleşme sürecini de boğmak istiyor. Bir birimize, bütün Kürt kazanımlarına ve değerlerine, demokrasi güçlerine sarılmaktan başka bir seçeneğimi yoktur.

Güney’de Kürt halkının kazanımları tehdit altında. Güney’e yönelik bir savaş kapımızda duruyor. Her ateşkes ilanından sonra yaşananlar tekrar yaşanıyor. Hergün gencecik insanların cenazeleri Türk ve Kürt annelerinin bağrını yakıyor.

Barışı sağlanması için bu güne kadar elimizde gelen her şeyi yapmaya çalıştık. Ateşkesi biz sağladık, devlet kabul etmedi.

Bu konuda bizim yapabileceğimiz fazla bir şey kalmadığına benziyor. Çünkü baskı ve dışlaman nedeniyle barışçı parlamenter bir alternatif yaratabileceğimiz belirsizdir. Çatışmalar, sıkıyönetimler, olağanüstü hal uygulamaları ümitleri kırmaya başlamıştır. Basına yansıyan haberlerden anlaşıldığı kadarıyla dağdakilerin de bu ortama güveni kalmadığına benzemektedir.

Ancak biz hem devleti hem dağdakileri ikna edebilecek barışçı alternatifi 23 Temmuzda yaratmak için elden gelen her şeyi yapacağız. Biz başarırsak barışçı bir alternatif yaratabiliriz. Bunu bir garantisi yoktur, bu bir şanstır, bu şansı yakalamamız gerekir. Bizi engellerseler bu alternatif yok olacaktır.

Barış tehlikededir.

Türkiye seçimlere 27 Nisan askeri muhtırasının ve derin devletin örgütlediği mitinglerde estirilen milliyetçi ve ırkçı nefretin, aynı zamanda şurada burada patlatılan bombalarla yaratılan provokasyonların etkisi altında giriyor. Türkiye AB rayından çıkarıldı. Kürt sorununu barışçı yoldan çözmenin önü tıkandı. Askeri vesayet rejimi hüküm sürüyor. Dün AB üyeliğini konuşan Türkiye bugün darbeyi konuşuyor.

Demokrasi tehlikededir.

Barışın ve demokrasinin tehlikeye girmesi demek ağır bir ekonomik kriz demektir, yabancı sermayenin çekilmesi, fabrikaların kapanması, esnafın kepenk indirmesi, ekilenin tarlada kalması demektir. Sınırlarda hareket eden onbinlerce askere, uçaklardan, tanklardan, toplardan yağdırılan sayısız mermilere harcanan paralar emekçinin ekmeğini küçültüyor.

Ekmek tehlikededir.

Barış tehlikeye girer savaş tırmanırsa, demokrasi tehlikeye girer Meclis kapanırsa, ekmek tehlikeye girer açlık kapıya dayanırsa, Türkiye kaosa sürüklenir. Irkçı nefret büyür, Türk-Kürt kardeşleşmesi yıkılır, şiddet başını alır gider, Türkiye sonu belirsiz bir maceraya sürüklenir. Kazananı olmayan bir kaos kapımızda duruyor.

Türkiye tehlikededir.

Türkiye’ye söz veriyoruz: Barışı, demokrasiyi, ekmeği ve Türkiye’yi Meclis’te savunacağız. Tehlikeleri gerileteceğiz.

Barışın, demokrasinin, ekmeğin ve Türkiye’nin geleceğine vurulan kilitin anahtarı DTP’li bağımsız adaylardadır. Okuyun, tartışın, düşünün ve özgür iradenizle karar verin!

Bizsiz olmaz!

DTP ve onun bağımsız adayları Türkiye için, Türk ve Kürt emekçileri için, aydınlar, gençler ve kadınlar için, Türkiye’nin ekolojik geleceği için ve Türkiye’nin içinde yaşadığı tüm bölge ve dünya için bir şanstır.

Bizim katkımız, bizim katılımımız olmadan Türkiye bölgede barış etkeni olamaz, iç barışını koruyamaz, demokrasisini askeri vesayetten, ekonomisini yıkıcı krizlerden kurtaramaz, AB yolunda yürüyemez, refah, eşitlik, sosyal adalet yoluna koyulamaz.

Yalnızca DTP ve onun bağımsız adayları, milyonlarca Kürt insanının aklını, ruhunu, emeğini, gücünü, özlemlerini Türkiye’nin sorunlarını çözme mücadelesine seferber edebilir. Türkiye’nin bölünüp, parçalanmasından korkanların korkularını yalnızca DTP giderebilir. Bu yol, Kürt insanının, Türk insanıyla birlikte Türkiye’nin sorunlarını birlikte çözme yoludur. Nüfusunun dörtte birini yok sayan Türkiye hiç bir sorununu çözemez. Araba üç tekerlekle yürütülmez.

Bizsiz barış olmaz

Sınırları barış kuşağıyla koruyacağız

Duyuyor, görüyor, okuyorsunuz: Türkiye nice zamandır barışı konuşmuyor, savaşı konuşuyor. Küçük bir militarist ve ırkçı azınlık dışında Türkler de Kürtler de derin bir kaygı duyuyor. Savaş her aileden bir genci, her ekmekten bir dilimi, her kazanılmış demokratik ve sosyal haktan büyük bir parçayı alıp götürecek.

uyuyor, görüyor, okuyorsunuz: Türkiye nice zamandır barışı konuşmuyor, savaşı konuşuyor. Küçük bir militarist ve ırkçı azınlık dışında Türkler de Kürtler de derin bir kaygı duyuyor. Savaş her aileden bir genci, her ekmekten bir dilimi, her kazanılmış demokratik ve sosyal haktan büyük bir parçayı alıp götürecek.

TBMM’ye giren her DTP’li bağımsız aday, bölgede bir barış elçisi olacak. Türkiye Cumhuriyeti’nin dışpolitikasında büyük bir rol oynayacağız. Hiç kimsenin, hiç bir partinin, hiç bir diplomatın ve hiç bir askerin yapamadığını biz yapacağız: Büyük devletlerin arasındaki çıkar kavgalarına sahne olan bölgemizde, Türkiye, İran, Irak ve Suriye Kürtleri arasındaki kardeşliğe dayanarak, devletlerin mevcut sınırlarının dokunulmazlığı temelinde, bir Kürt-havzası yaratmak için çalışacağız. Devletlerin birbirlerine karşı “Kürt kozunu” kullanmasını önlemek için her şeyi yapacağız.

Kürt sorununa çözüm getirmek için elde edeceğimiz her kazanım, bir süredir Kürtlerin Türkiye’ye karşı sarsılan güvenlerini, dostluk ve kardeşliklerini yeniden kurmamıza büyük bir katkı sağlayacak. Türkiye ile İran, Irak ve Suriye’nin kesiştiği bölgede yaşayan milyonlarca Kürdün güvenini kazanan Türkiye, kendisini savaş belasından koruyabilecektir.

Biz, büyük devletlerin müdahalelerine dayanarak değil, halkın iradesine dayanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gireceğiz. Bir tarafımız uçurum, diğer tarafımız taarruz adlında. Bir birimize sarılarak, demokrasiye inanarak yol alacağız. Büyük engeller ve zorluklara rağmen bağımsı adaylarla Büyük Millet Meclisine girerek demokrasiye olana inancımızı ve Kürt sorununun çökümümde barışçı yollardan yana olduğumuzu bütün dünyaya bir kaz daha göstereceğiz. Demokrasi en çok Türk halkına gerekli olduğunu göstereceğiz. Bir Kürt özdeyişinin söylediği gibi “Ce ba bê, ce baran bê, umur ji umrê berfê dere” (Rüzgar da ese, yağmur da yağsa, fark etmez giden karın ömür olur.) çakışmalar bizi, Kürdün, Türküm ömrünü götürüyor. Biz bunun bilincindeyiz. Halkın iradesine dayanarak devletin temsili organlarına girdiğimiz gün, asıl o gün Türkiye bölgede demokrasisiyle “örnek ülke” olma yolunda ilk adımını da atmış olacak. Biz Türkiye’yi adım adım böyle bir “örnek ülke” haline getirdikçe, bölgedeki tüm Kürtler gözlerini Türkiye’deki bu demokratik alternatife çevirecek.

DTP’li bağımsız adayların Meclis’e girmesi, bu en yüksek egemenlik organında halk adına çıkarılan yasalara özgürce katılması, giderek bunu kendi kimlik ve diliyle tüm Türkiye çapında yayması, birlik içinde bir arada yaşama olanağını da adım adım güçlendirecek. Kürt sorununu birlik içinde çözme yolunda atılan her adım, bölgedeki tüm Kürtler için de bulundukları devletlerin demokratikleşmesi içinde çözüm aramasına ivme kazandıracak. Bu, bölge barışına büyük bir hizmet olacaktır. Biz özgürlüğümüzü kazanırken, bizi köleleştiren devletleri de demokratikleştirerek tarihte bir “ilke” imza atacağız.

“Türkün Türkten başka dostu yoktur” ırkçı söylemine karşı, Yaşar Kemal’in sözleriyle, Türkün Türkten başka dostunun, en başta Kürtler olduğunu kanıtlayacağız.

Meclise büyük bir misyonla gireceğiz. Bölgede Türkiye’nin halklararası barış elçileri olacağız.

Bizsiz Türk-Kürt kardeşleşmesi olmaz

İç barışı biz gerçekleştireceğiz

Bizsiz demokrasi olmaz

Vesayete son vereceğiz

Bizsiz AB üyeliği olmaz

AB reformlarının yolunu açacağız

Bizsiz refah olmaz

Barış, çözüm, vesayetsiz demokrasiyle ekmeği çoğaltacağız

Bizsiz Türkiye olmaz

Barış, kardeşlik, demokrasi içinde müreffeh bir Türkiye için, Kürt ve Türk halkının dostluğu için çalışacağız


Yazar: Ömer Ağın
Tarih: 2007-06-21


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Kurdistan-Post.Org (Com) Kürdistan'in Özgür Sesi
http://www.kurdistan-post.com

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.kurdistan-post.com/modules.php?name=Niviskar&op=viewarticle&artid=1003