Devşirme sporcuyla başarı- Ismet Berkan Gönderen Hasan Tarih: Salı, 24. Ağustos 2004 (385 okunma) KonuSpor
Turgut Özal, zamanın Bulgar hükümetine örtülü ödenekten 1 milyon dolar ödemeseydi, daha önce Bulgaristan milli formasıyla uluslararası yarışmalara katılmış olan Naim Süleymanoğlu, olimpiyatta Türkiye adına yarışamayacaktı. Süleymanoğlu, kendi dalında gelmiş geçmiş en büyük sporculardan biri. Ve Türkiye'nin de ilk devşirme şampiyonu. Türkiye adına katıldığı olimpiyatlarda ve Avrupa-dünya şampiyonalarında çok sayıda madalya kazandı, çok sayıda Avrupa, dünya ve olimpiyat rekoruna imza attı. Naim bizim ilk devşirme şampiyonumuz ama Naim sayesinde Türkiye'de halter diye bir sporun varlığı hatırlandı. O devşirme şampiyonun ardından çok sayıda erkek-kadın şampiyonlar çıktı. Özal, Naim için o parayı ödemeseydi ne Naim bu başarılarla anılacaktı ne de belki Türkiye'de halter bu denli gelişecekti. O yüzden Naim Süleymanoğlu ve halter çok iyi bir örnek. Peki bu örnek başka bir alanda tekrar edebildi mi? Henüz hayır. Dün gece 5 bin metre finalinde koşan Elvan'ı alın. Etiyopya'da doğmuş, büyümüş. Yetenekleri sayesinde fark edilmiş, bir Türk işadamının sayesinde Türkiye'ye çocuk denecek yaşta gelmiş, Türk vatandaşı olmuş ve halen 5 bin metre bayanlar dünya rekorunu elinde tutan son derece başarılı bir sporcu. Bir anlamda 'devşirme şampiyon.' Sadece o mu? Bir de 'devşirme sporcularımız' var. Bir kısmı Türkçeyi bile konuşamayan sporcular. Okçulukta, pentatlonda vs. pek çok dalda yarışıyorlar, Türkiye'yi temsil ediyorlar. Dün gazetede sohbet ederken bir arkadaşımız, "Ne yalan söyleyeyim" diye söze girdi, "Nurcan halterde şampiyon olduğunda gözlerim doldu ama Elvan için hiçbir şey hissetmiyorum." Tartışma bir ara o kadar hararetlendi ki, hepimiz bir süreliğine işi gücü unuttuk, bunu konuştuk. Derken Gençlik Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay'ın dünkü Sabah gazetesinde çıkan bir demeci dikkatimizi çekti. Şöyle diyordu Atalay: "Eğer şampiyon olabilecek sporcular yetiştiremezsek transfer ederiz. Elvan'ı nasıl getirdiysek, voleybolcu Natalia'yı nasıl getirdiysek güçlü ülkelerden sporcu alabiliriz. Rusya'dan yüzücü, Küba'dan yüksek atlamacı getirebilir ya da başka bir ülkeden başka bir sporcu olabilir." İşte bu demeci okuduktan sonra Naim'in hikâyesi aklıma geldi. Elbette yurtdışından sporcu ya da antrenör getirilebilir, getiriliyor da zaten. Ama bunun bir amacı olmalı. Naim'de amaç Türkiye'yi halterde var etmekti, bu başarıldı. Ama mesela Elvan'ın Türkiye'de atletizmin gelişmesine katkısı olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilir miyiz? Tek amaç şampiyonluk olabilir mi? Eğer öyleyse, bunun kadar olimpiyat ruhuna ve sportmenlik kavramına aykırı bir amaç düşünemiyorum. Spor sadece kazanmak değildir; sportmenlik ve olimpizm aynı zamanda kaybetmeyi bilmektir, barıştır, dostluktur. Burada kaynakları kıt bir ülkeden söz etmiyoruz ki. Türkiye 70 milyonu aşan nüfusuyla bütün Avrupa ülkelerinden daha zengin bir insan kaynağına sahip. Mesele, bu insan kaynağından ortaya doğru dürüst, olimpiyat seviyesinde sporcu çıkaramamaktan kaynaklanıyor. O organizasyonu yapacak olan devlet kurumunun genel müdürü ise yurtdışından 'şampiyon devşirmek'ten söz ediyor. Avuç içi kadar Küba'dan yüksek atlamacı getireceğimize adam gibi bir organizasyonla Küba nüfusu kadar yüksek atlamacı yetiştirebiliriz ve elbette bunların içinden dünya ve olimpiyat şampiyonları da çıkar.+
Bush olimpiyatlara Irak futbol takımını desteklemeye gidiyor Gönderen Hasan Tarih: Pazartesi, 23. Ağustos 2004 (302 okunma) KonuSpor
Irak milli futbol takımının olimpiyatlarda yarı finale çıkması üzerine Bush'un, bunu seçim malzemesi olarak kullanmak için yuhalanmak pahasına Atina'ya giderek maçı izlemeyi planladığı öne sürüldü
Diyarbakır Deplasmandan puan çıkardı Gönderen Hasan Tarih: Pazar, 22. Ağustos 2004 (293 okunma) KonuSpor
Süper Lig'in 3. haftasında Akçaabat Sebatspor ile Diyarbakırspor, Akçaabat Fatih Stadı'nda karşı karşıya geldi. Karşılaşmanın ilk yarısı 2-2 beraberlikle sona erdi.
9. dakikada İsmet'in uzun pasında ceza sahasında topla buluşan buluşan Orhan'ın kafa vuruşunda kaleye giden meşin yuvarlağı Talip, kafayla kornere çeldi.
12. dakikada gelişen Diyarbakırspor atağında Sinan'ın pasında ceza sahasında topla buluşan Göksel'in vuruşunda meşin yuvarlak yandan auta gitti.
17. dakikada ceza sahasında topla buluşan Eser, Muhammet'in müdahalesiyle yerde kaldı. Hakem Süleyman Abay penaltı noktasını gösterdi. Penaltı vuruşunu kullanan Cem, topu ağlara göndererek takımını 1-0 öne geçirdi.
24. dakikada Stavrevski'nin Orhan'ı düşürmesiyle kazanılan serbest vuruşu Oktay kullandı. Bu futbolcunun 25 metreden sert şutunda direğe de çarpan top ağlarla buluştu. 1-1
40. dakikada Sertan'ın kullandığı kornerde ceza sahası içinde iyi yükselen Cumhur'un kafa vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti. 1-2
42. dakikada Orhan'ın ceza sahasında içinde kaleci Murat tarafından düşürülmesiyle Hakem Süleyman Abay, maçta 2. kez penaltı noktasını gösterdi. Penaltı vuruşunu kullanan Oktay, kendisinin ve takımının ikinci golünü kaydederek, skorda dengeyi sağladı. 2-2
Akçaabat Sebatspor, Süper Lig'in 3. haftasında kendi sahasında Diyarbakırspor ile 2-2 berabere kalarak, sezonun ilk puanını aldı.
76. dakikada Göksel'in sağdan ceza sahasına ortasında Eser'in kafa vuruşunda top auta gitti.
82. dakikada kazanılan serbest vuruşu kullanan Yasin'in vuruşunda kaleci Milosevski, topu güçlükle çelebildi. Boşta kalan topu Ogün uzaklaştırdı.
85. dakikada Semavi'nin soldan ceza sahasına ortasında kaleci Murat'ın yumrukla uzaklaştırdığı topa Selahattin'in kafa vuruşu üstten auta gitti.
87. dakikada Akçaabat Sebatspor ceza sahası içinde yaşanan karambolde Eser'in vuruşunda meşin yuvarlak auta gitti.
"Süreyya'yı suçüstü yakaladık" Gönderen Hasan Tarih: Pazar, 22. Ağustos 2004 (262 okunma) KonuSpor
Suçüstü yakaladık
IAAF'in Genel Sekreteri Istvan Gyulai, Süreyya’nın uluslararası federasyonu kandırmak suçundan ceza alacağını söyledi.
Gyulai, ‘Durumu raporla belgeledik. Bu çok ağır bir suçtur. Mutlaka ceza gerektirir. Kenteris olayı daha farklı bir iş. O doping kontrolüne girmedi. O da suçlu ama daha az ceza alacak. Ayhan’ın yaptığı ise kesinlikle affedilemeyecek bir olay’ diye konuştu.
Biz bu durumu belgeleyip Türk federasyonuna hemen bildirdik. Ve ondan sonra Süreyya Ayhan’dan ‘sakatım’ açıklaması geldi. Öyle sanıyorum ki, durumu Türk federasyonundan öğrendikten sonra kendisini kurtarmak için böyle bir açıklama yaptı. Bu tür sportmenlik dışı davranışı asla affetmeyiz.
ASLA AFFETMEYİZ
Süreyya Ayhan’ın doping kontrolleri sırasında IAAF’in (Uluslararası Atletizm Federasyonu) yaptığı olimpiyat öncesi doping kontrollerinde kendi idrar örnekleri yerine başka bir kişinin idrar örneklerini verdiğinin saptandığını belirten Gyulai, şunları söyledi:
‘Biz durumu raporla belgeledik. Ve kesinleştirdik. Bu çok ağır bir suçtur. Mutlaka ceza gerektirir. Kenteris olayı daha farklı bir iş. O doping kontrolüne girmedi. O da suçlu. Ama daha az ceza alacak. Ayhan’ın yaptığı ise kesinlikle affedilemeyecek bir olay. Sportmelik dışı. Biz bu durumu raporlarla saptayıp, belgeleyip Türk federasyonuna hemen bildirdik. Ve ondan sonra Süreyya Ayhan’dan sakatım açıklaması geldi. Öyle sanıyorum ki, durumu Türk federasyonundan öğrendikten sonra kendisini kurtarmak için böyle bir açıklama yaptı. Ancak sakat olması da, olimpiyatlarda yarışmamış olması da, ceza almasına bir engel değil. Bu tür sporstmenlik dışı davranışı asla affetmeyiz’ dedi.
4 YIL OLABİLİR
Gulayi, cezanın ne olacağını şu an için bilmediğini kararı Disiplin Komitesi’nin vereceğini sözlerine eklerken, 2 ila 4 yıl arasında bir cezanın geleceğini üstü kapalı olarak ifade etti.
Olimpiyatlarda doping skandalı Gönderen Hasan Tarih: Perşembe, 19. Ağustos 2004 (250 okunma) KonuSpor
28. Yaz Olimpiyat Oyunları'nda yarın podyuma çıkacak Türk bayan halterci Şule Şahbaz'ın doping kullandığının belirlendiği bildirildi.
Uluslararası Halter Federasyonu (IWF) tarafından yapılan açıklamada, 75 kilo haltercisi Şule Şahbaz ile birlikte Faslı Wafa Ammouri, Moldovalı Victor Chislean, Macar Zoltan Kecskes ve Hintli Tratima Kumari Na'nın doping maddesi aldıklarının belirlendiği belirtildi.
Şahbaz'ın yarın podyuma çıkacağı açıklanmıştı.
Gelişmeler üzerine kafile şoka girdi. Halter Federasyonu Başkanı ne söyleyeceğini bilemediğini söyledi.
Diyarbakır Spora bir maç ceza Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 18. Ağustos 2004 (303 okunma) KonuSpor
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), bugün yaptığı toplantıda, İstanbulspor-Diyarbakırspor maçında çıkan olaylar nedeniyle Diyarbakırspor'a 1 maç saha kapatma cezası verdi.
Kuruldan yapılan açıklamada, 8 Ağustos'ta İstanbul Güngören Mimar Yahya Baş Stadı'nda yapılan İstanbulspor-Diyarbakırspor maçında çıkan olaylar nedeniyle Diyarbakırspor Kulübü'nün 1 maç saha kapatma ve 20 milyar lira para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği bildirildi.
Kurulun ayrıca 7 Ağustos'taki Malatyaspor-Beşiktaş maçında sahaya atılan yabancı maddeler nedeniyle Malatyaspor Kulübü'ne 2.5 milyar lira para cezası verdiği kaydedildi.