Erdoğan: PKK’ya müdahale seçimden sonra Gönderen Hasan Tarih: Perşembe, 13. Ocak 2005 (199 okunma) KonuSiyaset
Rusya’daki temasları sırasında Hürriyet’le özel bir söyleşi yapan Başbakan Erdoğan, Kuzey Irak’ta özellikle PKK konusunda Türkiye’nin rahatsızlığı bulunduğunu belirterek, ‘Ancak seçimlerden sonra ciddi adımlar atılabilir’ dedi.
PKK Irak'ta seçime giriyor-milliyet Gönderen Hasan Tarih: Perşembe, 13. Ocak 2005 (302 okunma) KonuSiyaset
PKK'nın Irak'ta faaliyet gösteren yasal partisi konumundaki `Kürdistan Çözüm Partisi' Barzani ve Talabani önderliğindeki partilere oy verilmemesini istedi.
Livaneli'den Baykal'a çekil çağrısı Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 12. Ocak 2005 (152 okunma) KonuSiyaset
CHP'de ne Baykal ne de Sarıgül diyenlerin yöneldiği isim Zülfü Livaneli, başkanlığa göz kırptı. Örgütten kuvvetli sinyaller aldığını savunan Livaneli, Baykal'ı eleştirdi.
Perinçek’in MHP sevgisinin sırrı Gönderen Hasan Tarih: Salı, 11. Ocak 2005 (434 okunma) KonuSiyaset
Perinçek ve İP Gençliğinin Ülkücülerle 12 Eylül 1980 öncesi düşmanlığı malum. Peki ama şimdilerde birlikte hareket etmelerinin ve Perinçek’in MHP sevgisinin sırrı ne?
PKK’yi Yeniden İnşa Komitesi: Uluslararası komplo yeni bir aşamaya girdi Gönderen Hasan Tarih: Salı, 11. Ocak 2005 (308 okunma) KonuSiyaset
PKK’yi Yeniden İnşa Komitesi: Uluslararası komplo yeni bir aşamaya girdi
JEHAT BERTİ/MHA
ZAGROS (11.01.2005) MHA- PKK'yi Yeniden İnşa Militan Gücü dün yayınladığı bir bildiride Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik gerçekleştirilen uluslararası komplonun yeni bir aşamaya girdiğine dikkat çekti. Yeni PKK’yi kurma heyecanıyla herkesin selamlandığı bildiride, Türk devleti demokratikleşmeye çağrıldı.
Geliştirilen tecrit politikalarıyla Öcalan’ın halk içindeki etkinliğinin kırılmasının amaçlandığı belirtilen bildiride, bu durumun son dönemlerde çeşitli kampanyalarla yoğunlaştırıldığı vurgulandı. “Önderliğimizin büyük emekleri sonucu geliştirdiği demokratik sürece ve barış ortamına gereken anlam verilmemiş ve ciddi adımlar atılmamıştır” denilen bildiride, Kürt halkınının barış ortamının korunmasına yönelik gösterdiği duyarlılığa karşı saldırılardan vazgeçilmediği belirtildi.
Halkların tarihin bütün zaman dilimlerinde haksızlığa ve sömürüye karşı tercihlerini onurlu bir yaşamdan yana yaptığı vurgulanan bildiride, Ortadoğu halklarının böylesi bir dönemden geçtiği kaydedildi. ABD’nin Ortadoğu müdahalesinin insanlık değerlerinin yaratıcısı olan halkları nefessiz bırakmaya yönelik olduğuna da dikkat çekildi.
Kürt ve Türk halklarına çağrı
En insani hakların bile çok görüldüğü bir ortamda örgütlülük ve eylemde sürekliliğin temel yaşam anlayışları olması gerektiği belirtilen bildiride Kürt halkı, 15 ocakta Diyarbakır’ı ziyaret edecek Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Kürt sorununun çözümü ve iç barışın sağlanması için tutum belirlemeye zorlamaya çağrıldı.
Gelişen şiddet ortamın sadece Kürt halkına değil, Türk halkına da kaybettirdiğine dikkat çekilen bildiride Türk halkı, halkların demokrasilerini esas alan ortak eylemsellikler geliştirmeye çağrıldı.
Bildiride, kadın ve gençlere de çağrı yapıldı. Kadın ve gençler özgürlük mücadelesini her alanda yükseltmeye çağrılarak, özgürlük dışındaki tüm yolların yok sayılarak “yüzümüzü dağlara dönük kılmalıyız” denildi.
‘Sonuçlar çözüme yönelik olmalıdır’
ABD-Irak-Türkiye arasında gerçekleşecek olan üçlü zirveden çıkacak sonuçların çözüme yönelik olması gerektiğine dikkat çekilen bildiride şöyle dendi: “Asıl muhataplar -yani Kürtler- hazır olmadan yapılacak olan bu zirvede Kürtlerin bir pazarlık konusu olmaktan çıkarılması, Önderliğimizin daha önce çözüm paketi olarak sunduğu on maddelik demokratikleşme ve barış önerilerinin güncelleşmesi ve pratik adımlara dönüşmesi gerekmektedir.”
Bildiride, imha ve inkar politikaların devam etmesi ve bölgeye çözümsüzlük dayatılmasının kör bir kavganın nedeni olacağı vurgulandı. “Önderliksiz bir çözümün dayatılması, imha ve inkarın derinleştirilmesidir” denilen bildiride, demokratik çözüm yollarının tıkanmasının meşru savunma hakkını doğuracağı hatırlatıldı. Gelişecek bir savaş ortamının yaratacağı sonuçların sorumluluğun kendilerine ait olmadığı belirtilen bildiride, “Hesabı verecek olanlar savaşta ısrar edenlerdir” açıklamasına yer verildi.
Irak ve Güney Kürdistan'da PÇDK'ye seçim engeli Gönderen Hasan Tarih: Salı, 11. Ocak 2005 (265 okunma) KonuSiyaset
Irak ve Güney Kürdistan'da PÇDK'ye seçim engelli
BERFİN CİLO/MHA
KERKÜK (11.01.2005) MHA- Yaklaşan Irak seçimleri öncesinde bir basın toplantısı düzenleyen Kürdistan Çözüm Partisi (PÇK) Başkanı Dr. Faiq Muhammed Ehmed Gulpi partilerinin seçim çalışmalarının engellendiğini söyledi. Kürdistan’daki yerel hükümete yaptıkları başvurulardan bir sonuç alamadıklarını belirten Gulpi, KDP ve YNK tarafından oluşturulan ortak listenin halkın çıkarlarına hizmet etmediğini vurgulayarak, “Kürt halkı bu listeye oy vermesin” dedi.
Güney Kürdistan’ın Kerkük kentindeki Şehit Silvan Talabani salonunda bir basın toplantısı düzenleyen PÇDK Başkanı, Irak ve Kürdistan’daki son siyasal gelişmeler ve seçim sürecine ilişkin görüşlerini açıkladı. Çok sayıda aydın, sanatçı ve gazetecinin izlediği toplantıda PÇDK Başkanı Gulpi, “Irak Yüksek Seçim Kurulu tarafından resmen kabul edilmiş olmamıza rağmen parti olarak ciddi engellerle karşı karşıya bulunmaktayız” dedi. İktidar güçleri arasında çelişkiler ve anlaşmazlıklar olduğunu ifade eden Gulpi, gündemlerindeki bir konunun da Kerkük sorunu olduğu ifade etti.
Yerel hükümet sessiz
Partilerinin Irak’ta gerçekleştirdiği 2. kongresinden bu yana Kürdistan’daki yerel hükümetle yapılan görüşmelerde ciddi engellerle karşılaştığını ifade eden PÇDK Başkanı, “Yerel hükümete yaptığımız başvuruların üzerinden 3 ay geçiyor ama bize bir türlü yanıt verilmiyor. Yüksek Seçim Kurulu tarafından resmiyeti kabul edilen bir partinin çalışmalarına hangi sebeple engel çıkartıldığının hesabı sorulmalıdır” diye konuştu.
’Ortak listeye oy vermeyin’
PÇDK Başkanı partilerinin hem Irak’ta hem de Kürdistan bölgesindeki seçimlere bağımsız olarak katıldığını da açıkladı. Seçim çalışmaları sürecinde Kürdistan Komünist ve Zehmetkeş Partisi ile ittifak girişimleri olduğunu belirten PÇDK Başkanı Gulpi, KDP, YNK ve bazı Kürdistani güçlerin oluşturduğu ortak listeyi de eleştirdi.
“Oluşturulan ortak liste halkın çıkarlarını gözetmemektedir” diyen PÇDK Başkanı, “Bu partileri bir araya getiren Kürtlerin ortak çıkarları değildir. Bu anlamda bir ilke sahibi değiller. Bu güçler, iktidarı daha fazla ellerinde tutmak için böyle bir pozisyon aldılar” dedi.
PÇDK Başkanı Kürt halkına bu listeye oy vermeme çağrısında bulunarak şöyle dedi: “KDP ve YNK’nin içinde yer aldığı ortak liste kesinlikle halkın çıkarını gözetmemektedir. Halk bu liste karşısında özgür iradelerini kullanmalıdır. Bütün Kürt halkından beklentim bu listeye oy vermemeleri temelindedir.”
Komünist Partisi adaylarına destek
PÇDK Başkanı partilerinin belediye seçimlerinde aday göstermedikleri yerlerde Kürdistan Komünist Partisi adaylarını destekleyeceklerini söyledi. PÇDK Başkanı, “Ulusal çıkarlar konusundaki olumlu yaklaşımları özellikle Kürdistandaki iki idareyi birleştirme konusunda verdikleri çabaları olumlu buluyoruz. Ulusal sorun karşısındaki olumlu yaklaşımlarından ötürü oyumuzu onlara veriyoruz” diye konuştu.
PÇDK kadın ve gençliğe yaklaşımıyla da diğer Kürt partilerinden ayrılıyor. PÇDK’nin adaylarının yüzde 30’u kadınlardan oluşuyor.
Gulpi, “Kadın ve gençlik konusunda geliştirdiğimiz politikayı doğru pratikleştirirsek, kadını ve gençliği en iyi temsil eden bir parti olabiliriz. Kadına yaklaşımımız demokrasi yaklaşımımızla parareldir. Kadının yaşamın her alanında eşit koşulara sahip olması için mücadele veriyoruz ve bu konudaki mücadelemizi yükseltmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Kerkük sorun olmaya devam ediyor
Kerkük sorunu konusunda görüşlerini açıklayan PÇDK Başbakanı Gulpi, bu konuda Kürt partilerinin söz ve pratikleri arasındaki çelişkiler olduğunu kaydetti. Kerkük’e ilişkin şimdiye kadar yapılan görüşmelerde ciddi bir yaklaşımın gelişmediğine değindi. Gulpi, “Saddam rejiminin yıkılmasından bu yana, Kürt partileri bir araya gelip Kerkük’ün ekonomi ve idari yönetimine el koyabilirlerdi, ancak bu konuda herhangi bir adım atamadılar” değerlendirmesinde bulundu.
2004 yılında Mecliste imzalanan bir anlaşmaya göre Bağdat ve Kerkük oluşturulacak hiçbir federal sistemde yer almayacaktı. KDP ve YNK arasında imzalanan bu anlaşmaya göre, Kerkük oluşan Kürt federal oluşumu içerisinde yer almayacak. Bu yasanın Kürt partileri tarafından imzalanması en başından eleştirilmesi gereken bir durum.