Bir meczup: George Bush
Saddam Hüseyin, yakalanmadan önceki son konuşmalarından birinde İslam dünyasını cihada çağırıyor, savaşın “Allah’a inananlarla, inanmayanlar arasında” olduğunu söyleyerek, “kafir”in hezimete uğrayacağını, “düşman”ın cehennemde yanacağını, “mücahitler”in ise cennette ödüle kavuşacağını müjdeliyordu.
Her cümlesinde Allah’ın adını anıyor, Iraklıları şehitliğe çağırıyor ve konuşmasını birkaç kez “Allahuekber” diyerek bitiriyordu.
* * *
O konuşma, “Radikal dinci bir üslup” diye yorumlanmıştı.
Ya şuna ne dersiniz:
“Özgürlük ile korku, adalet ile zulüm her zaman birbirleriyle savaş halindedir. Ve Allah bunlar arasında tarafsız değildir. Biz iyiyle kötü arasında bir savaştayız. Amerika, kötülüğü iyilikten ayırt edecek”.
Bunlar da ABD Başkanı George W. Bush’un sözleri…
Şu cümle de onun:
“İşte, karanlıkta o ışık yanacak. Ve karanlıklar onu kapatamayacak"
Bush’un 11 Eylül’ün yıldönümünde yaptığı konuşmada yer alan bu sözler John’un İncili’nde Hz. İsa’nın dünyaya gelişini anlatan sözlerin tıpatıp aynısı…
Yemin töreninde söylediği “Kutsal hortuma binmiş bir melek bu fırtınayı yönlendiriyor” cümlesindeki "Kutsal hortum" ise Hıristiyan literatüründe Tanrı'nın insanlarla haberleşmek için kullandığı bir yol olarak gösteriliyor.
* * *
Bush’un dünya görüşünü etkileyen sofuluğu ve tarikat bağlantısı sır değil.
George Bush, 1970’lerin başında Teksas’ta verdiği çılgın bekar partilerle tanınan bir alkolikti. 31 yaşında evlendi, ikiz kızları oldu, ama alkol bağımlılığı sürdü. ABD Ticaret Bakanı olarak görev yapan, en yakın arkadaşı Don Evans, 1985’te bir çözüm buldu. George’u, üniversitede İncil’i satır satır okuyup felsefi açıdan yorumlayan “İncil Grubu”yla tanıştırdı. George, bu grupta ruhsal ve fiziksel disiplini öğrendi ve 1 yıl sonra, 40 yaşına bastığında içkiyi bıraktı.
“Hayatında Jack Daniel’s’in yerini İsa Peygamber almıştı”.
* * *
1993'de Teksas valiliği için kampanya yürütürken artık sık sık Allah’a inancından bahsediyor ve konuşmalarını kutsal kitaptan bölümlerle süslüyordu. Teksaslılar bunu çok sevdiler ve Bush vali oldu. Kürtaja, eşcinsel haklarına karşı çıkan ve ölüm cezasını destekleyen tavırlarının arkasında hep aynı dini muhafazakar duruş vardı. Teksas Valisi iken Bush'un bütün konuşmalarını, bir nevi tarikat olan Evangelist kilisesinin en ateşli savunucularından Michael Garson yazıyordu. George Bush, çoktan Evangelist kilisesinin sadık bir üyesi haline gelmişti bile.
Amerikan Başkanı seçildikten sonra da konuşmalarına dini öğeler katmaya devam etti. Ancak, İncil'den etkilenerek yaptığı konuşmalarla zaman zaman başını sıkıntıya da soktu. 11 Eylül saldırılarından sonra İslami teröristlere karşı bir "Crusade", yani “Haçlı Seferi” başlattığını söyleyince herkesin tepkisini çekti. Ayrıca, Irak'ta savaşı başlattığını açıkladığında, kullandığı dini deyimler, sadık bir üyesi olduğu Evangelist Kilisesi'nin kendisini eleştirmesini engelleyemedi.
* * *
Beyaz Saray muhabirlerine göre, Bush, çoğu zaman şafak vaktinden hemen önce uyanıyor. Karısı Laura'yı uyandırmadan önce, yalnız başına Beyaz Saray'ın en sakin köşelerinden birine geçiyor. Ve “dünyanın en güçlü adamı”, orada - ne haber özetleri, ne istihbarat raporları-, din kitapları okuyor.
Elinden hiç düşürmediği dini kitap, İskoç asıllı, gezgin bir rahip olan Oswald Chambers'ın yazdığı “Dinsel Nasihatler” kitabı...
Kitabın yazarının ilginç bir öyküsü de var: Rahip Chambers, Mısır’dayken, Çanakkale'de savaşmaya giden ANZAC askerlerine dini telkin vermesiyle tanınıyor. Özellikle Haçlı Ruhu'nu öven, İncil'i bu açıdan yorumlayan görüşleriyle tanınıyor.
* * *
Ülkesini felakete sürükleyen bir meczup Irak’ta yakalandı.
Ancak diğeri hala serbest... ve insanları ölüme, dünyayı felakete sürüklüyor.
Oysa günahsız insan canına kıymak hiçbir kitapta yazmıyor.
25 Haziran 2004, Cuma
Kaynak : gazetem.net