'Mem ile Zin'in aşkı Ankara semalarında Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 24. Kasım 2004 (119 okunma) KonuKültür-Sanat
'Mem ile Zin'in aşkı Ankara semalarında
Ünlü Kürt Edebiyatçısı Ehmedê Xanî'nin kaleme aldığı destandan Cuma Boynukara tarafından oyunlaştırılan 'Mem ile Zin', Semaver Kumpanya tarafından Işıl Kapasoğlu'nun rejisiyle sahnelendi.
Ankara Devlet Tiyatrosu Şinasi Sahnesi'nde, 9. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali kapsamında önceki akşam sahne alan Semaver Kumpanya, ünlü Kürt destanı "Mem ile Zin"i beğeniye sundu. Salonun tamamen dolduğu gözlenen oyun seyircilerin beğenisini kazandı. Birbirini çok seven, ancak kavuşamayan Mem ile Zin'in hikayesinin anlatıldığı oyun, görselliği ve ritüelleri ile göz doldurdu.
Şivan'ın Sesi...AHMET KAHRAMAN Gönderen Hasan Tarih: Salı, 23. Kasım 2004 (250 okunma) KonuKültür-Sanat
AHMET KAHRAMAN: Şivan'ın Sesi...
Kürtlerin ulu dengbêjleri Evdale Zeynike ve Fêki ê Teyran'ın ses soyundan Şivan Perwer, bu defa Paris'ten ses verdi. Fransa'nın Sharles Cros Akademisi, bu yıl dünyada en iyi müzik ödülünü ona verdi.
Şivan'ın sesi, ülkesinin bütün hayat damarlarını ele geçirip, emirle hükmeden "kadeşleri"nin yasaklısıydı. Öylesine bir kardeşlik ve "böylesi" bir "asli unsurluk"tu ki, bunların "ortaklığında" yalnız sesler, müziğin nağmeleri değil, renkler de emirle nefes alıyor, kimin doğan bebeğe hangi adı vereceğine, hangi dille evladına sesleneceğine de, yine "o kardeş" karar veriyordu.
"İcat çıkarıp", ayıplamayın bu kardeşliği. Çünkü, insanlığın "lüzumatı" yok. Herkes, kendine yakışan kadarı ve biçimiyle "kardeş"tir...
Daha önce, "asli unsurdan" Yaşar Kemal ve Yılmaz Güney Paris'te ödüllendirildiğinde, Ankara unsuru ayağa kalkmış, "ödül verecek saf kan Türk mü yoktu?" tertibinden mi bilemiyorum, ama Fransa'ya "protesto" notası verdiğini biliyorum.
Neyse ki, Kürdistanın "ses çağlayanı" Şivan için "diplomasi harekatı" tekrarlanmadı. Belki de uluslararası yarışmalara bile başkalarının kelime notalarıyla katılanların bir müziği bulunmadığı için; kim bilir...
Rum, Ermeni, Kürt halk müziğini "Türkü" yaptılar. Bizans kilise müziğini de "Türk sanat müziği..."
Türk ırkçılığının ideologu Diyarbakırlı Kürt Ziya Gökalp de, "Türk sanat müziğinin yok" olduğunu söylüyor. Gökalp, "Türkçülüğün esasları" kitabında "(Türk sanat müziği) Farabi tarafından Bizanstan tercüme ve iktibas olunmuş Osmanlı Osmanlı musikisidir" diye yazıyor.
Osmanlı Türk de değildi. TC, bir ara, "Türk malı" değil diye, bu "Osmanlı müziğini" de yasakladı. Fakat yerine konabilecek başka mırıltı bulamadığı için İsmet Paşa diktatörlüğünce serbest bırakıldı...
Binlerce yıllık Kürt sesini, kültürünü, müziğini yasaklayanlar, yasakçılıklarıyla utanacaklar mı bilmiyorum. Ama bir çok kılamı Türkçeye çevrilen ve ritmiyle göbek atılan Şivan için "Kürdistan'ın notalarla dans eden ses rengi" diyenler var. "Ses sihirbazı" nitelemesinden sonra, "Kürdistan sevdasını ruhlara akıtan büyülü ses" diyenler de...
"Kumluk Diyarı" romanının da yazarı olan Orhan Çelik'e göre Şivan, "Kürdistan sevdasını besleyen, ses emektarı"dır.
Şivan yaralı bir halkın dengbej oğlu, inleyenlerin "deng u zengılı" idi. Yaralı halkına sevdalı, sevdası hüzün nağmesi, yer yer çağıltı oluyor, yeri geldiğinde tıpkı Rodrigo'nun gitar konçertosundaki gibi isyancıların nal sesleri, şakırtıları uzayıp gidiyordu.
O nedenle oğlunu, kızını "kardeş" kurda, yurdunu, yuvasını kibritçiye kaptıranlar, onun yaralı, ama "mala me mala merane" çığlığını dinleyip, ağlayan yüreğini, acıyan ruhunu umutla yıkıyor, tertemiz ediyor, hafifleniyordu. Sesi, "Sipan û Xelat"tan akıyor, Kürlerin yurdunda baştan başa yankılanıyordu.
Şivan, bu yüzden halkı tarafından seviliyor, kılamları genç kızların sandığında çeyizdi. Hata yaptığı söylendiğinde, "Şivan'da bile kusur bulunur" denilerek hoş görü ile sarmalanıyordu..
Ve Şivan Perwer, Paris'te ödül töreni salonunu dolduranlara seslenirken,10 bin yıllık geçmişi olan, başka bir deyişle kökleri 10 bin yıl öncesine dayanan bir halkın hüznünü kelimelere döküyor, şöyle diyordu:
"Müziğimi, ezilen halkımın acılarına adadım. Halkımın özgürlüğüne adadığım için müziğim yasaklandı. Ben sürgündeyim. Bugün, benim için çok önemli bir gün. Çünkü ben parçalanmış bir ülke, yasaklanmış bir halk ve yasaklı bir kültürden geliyorum."
Şivan, orada Kürdistanın sesi ve görüntüsüydü. Onun kişiliğinde, Kürt kültürünün ödüllendirilmesiydi, tören. Onur payı ise onun...
Şivan Perwer, büyüleyen sesiyle Parislilere Kürdistan'ın baladını, "Halepçe" ve "Min biriya Te Kiriye" kılamlarıyla söylüyor, ayakta alkışlanıyordu...
Bir halk, evrensel açılım olan edebiyatı, sineması, resim ve müziğiyle vardır. Medeni dünya, onun için diktatörleri çöplüğe atıp, sanatçıların heykellerini dikiyorlar...
Şivan Perwer albümüne ödül-Murat AKTAŞ Gönderen Hasan Tarih: Cumartesi, 20. Kasım 2004 (350 okunma) KonuKültür-Sanat
Charles Cros Akademisi müzik ödülleri sahiplerini buldu. Dünya müziği dalındaki ödülü Kürt sanatçı Şivan Perwer'in "Min bêrîya te kirîye" adlı albümü aldı. Perwer, "Geldiğim ülkede yasaklıyım, yargılanıyorum fakat burda ödüllendiriliyorum" dedi.
Hüseyin Çelebi öykü etkinliklerinde 32 kişi ödül alacak Gönderen Hasan Tarih: Cuma, 19. Kasım 2004 (82 okunma) KonuKültür-Sanat
32 kişi ödül alacak
12. Hüseyin Çelebi Şiir ve Öykü Etkinlikleri'nin kültür şöleni yarın Almanya'nın Darmstadt kentinde yapılacak. 359 eserin katıldığı etkinlikte, 32 kişiye ödül verilecek.
Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) tarafından organize edilen 12. Hüseyin Çelebi Şiir ve Öykü Etkinliği'nin Tertip Komitesi, etkinlik öncesi son toplantısını yaptı. Darmstadt kentinde önceki gün toplanan komite, hazırlıkları ve teknik çalışmalarını gözden geçirdi.
20 Kasım Cumartesi günü yapılacak ödül töreni ve kültür programına hazır olduklarını belirten Tertip Komitesi, etkinliklerinin 12 yıldır bir gelenek haline geldiğini ve bundan sonra önemli olanın da bu geleneği daha güçlü devam ettirmek olduğunu kaydetti. Yarın yapılacak olan etkinliğe yoğun bir katılım bekleyen Komite, bu yıl 359 eserin katıldığını belirtti. Bunlardan 243'ünün şiir, 116'sının öykü olduğunu belirten Komite, şiirde 55 Kürtçe, 178'de Türkçe dilinde, öyküde ise 22 Kürtçe, 94 Türkçe dilinde eserin katıldığını açıkladı.
Artık tek birinci yok
359 eserin katıldığı etkinlikte, 32 kişiye ödül verilecek. Kürtçe şiir dalında birincilik, ikincilik ve üçüncülük, iki kişiye verilecek. Bir de mansiyon ödülü var. Şiir dalında Cemal Ballıkaya ve Awê Balî jüri üyeleri. Aynı şekilde Türkçe şiir de birincilik, ikincilik ve üçüncülük, iki kişiye verilecek. Jüri üyeleri ise Fadıl Öztürk ve Vecdi Erbay.
Kürtçe öykü etkinliğinde ise birincilik ve ikinciliği birer kişi, 3.'lük ise iki kişiye verilecek. Mansiyon ödülü de var. Jüri üyeleri Jîr Dilovan ile Ayetullah Arslanaygün. Türkçe öykü de ise birincilik, ikincilik ve üçüncülük beşer kişiye verildi. Bu dalda da bir mansiyon ödülü verildi. Jüri üyeleri ise yazar ve gazeteci Abdülkadir Konuk ile yazar Hasan Kıyafet.
'Bir haksızlığı yıkmak istedik'
Konuk ve Kıyafet, Türkçe öykü dalında neden beşer kişiye ödül verdiklerini şu şekilde açıkladılar: "Biz bir haksızlığı yıkmak istedik. Birinci seçilirken, kime, neye, hangi kriterlere göre birinci? Bana göre birinci diğerine göre birinci olmayabilir. Bu nedenle, genel olarak bir gelenek haline gelmiş olan bu durumu biz yıkmak istedik ve ilk kez bu etkinlikte birinci, ikinci ve üçüncülüğü beşer kişiye vermeyi uygun gördük. Ağır cezaevi koşullarında yazmaya çalışan, bunları bin bir güçlükle dışarıya göndererek bu etkinliğe güç katan insanların hepsi bizim için birinci."
Söyleşi ve dinletiler olacak
Bu arada Cumartesi günü yapılacak olan etkinlik öğlen saatlerinde başlayacak. Saat 12:00-17:00 arası jüri üyelerinin de katılacağı söyleşi, seminer ve dinletiler olacak. Saat 12:00 ile 13:30 arası Abdülkadir Konuk ve Hasan Kıyafet ile söyleşi, 13:30-15:30 arası Kürt dili ve edebiyatı üzerine seminer, 15:30-17:00 arası ise Vecdi Erbay ile Fadıl Öztürk, şiir dinletisi ve söyleşi sunacak.
Saat 17:00'den sonra ise ana program başlıyor. Ödül töreninin de yer alacağı bölümde saat 23:00'e kadar sürecek zengin bir program hazırlandı. Ödüllerin bol olduğu gecenin müzik bölümünde ise Mezopotamya Kültür Merkezi müzik gruplarından Koma Çiya, Ozan Kawa Kürtçe ezgiler sunarken, Grup Lilith (Göğün Yarısı) Almanca, Kürtçe, Türkçe, Fransızca ve değişik dillerde şarkıların yanı sıra Kürt Stand-up'çu Murat Batgi gösteri sunacak. Ayrıca bu programda ilk defa dereceye giren Kürtçe ve Türkçe şiirler müzik eşliğinde katılımcılara okunacak. YXK'nin onursal başkanı Hüseyin Çelebi'nin babası Rıfat Çelebi de gecede hazır bulunacak.
"Artık insanlara güvenemiyorum" Gönderen Hasan Tarih: Perşembe, 18. Kasım 2004 (163 okunma) KonuKültür-Sanat
Altın Ayı ödüllü "Gegen Die Wand" (Duvara Karşı) adlı filmdeki rolüyle 2004 yılı Avrupa Sinema Ödülü'ne aday gösterilen genç oyuncu Sibel Kekilli, gittikçe insanlara güvenemez hale geldiğini söyledi.
Yazar Pamuk'tan ilginç açıklamalar Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 17. Kasım 2004 (331 okunma) KonuKültür-Sanat
Yazar Orhan Pamuk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ordunun nüfuzunu azaltmak için Avrupa'yla işbirliğine girdiğini öne sürdü. Pamuk Die-Welt gazetesine konuştu.