Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Devlet ve PKK
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Uçurum Atlıları
Hasan Bildirici
Aydın Dere
Et ve tırnak yalanı
Aydın Dere
   
  
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.
   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   RÖPORTAJ


www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 1
Misafir(ler) Çevrimiçi: 87

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 

Haber bu konuya:

Medya


Bu Konuda Ara:   

Ana Sayfaya Git | Yeni Bir Konu Seçin ]

4678 Haber (260 Sayfa, 18 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)

Sayfaya git: 249 1 .. 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 .. 260 Sayfaya git: 251

Leyla irtibatı koparmamış-Hadi Özışık

Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 27. Ekim 2004 (789 okunma)
Konu Medya
Leyla Zana ve arkadaşlarının izlediği ‘akılsız politika’nın faturası ağır oldu; 10 yılı cezaevinde geçti eski DEP’lilerin!

(Devamı... | 1924 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 0)
 
Zana “isiZulu”ca konuşsaydı-Alev ER

Gönderen Hasan Tarih: Salı, 26. Ekim 2004 (900 okunma)
Konu Medya

Leyla Zana’nın yeni bir parti hazırlığının duyurusunu yaptığı, bunun nasıl, neyi amaçlayan bir parti olacağını açıkladığı basın toplantısındaki halinden bende bir tek “hüzün” kaldı.

Acıklıydı Zana’nın hali.

Ertesi gün bazı gazetelerde yazıldığı gibi “partiyi Öcalan’ın talimatıyla kurduğu, Zana İmralı’nın küçük bir aparatı olacağı” için değil...



(Devamı... | 5573 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 4)
 
Saptanmıştır... Ahmet ALTAN

Gönderen Hasan Tarih: Pazartesi, 25. Ekim 2004 (628 okunma)
Konu Medya
Saptanmıştır... /Gazetem net

Kapıyı açtığımda ellerinde telsizleriyle iki genç polis duruyordu.

Savcı beni çağırıyordu.

Kapıyı açmak için yerimden kalkarken elimden bıraktığım gazete ise bir mafya reisinin yargıç tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığını yazıyordu.

Ben savcılığa ifade vermeye defalarca gittim, defalarca yargılandım, defalarca aleyhimdeki suçlamaları dinledim.

Ama hiç o sabahki kadar öfkelenmedim.

Ben bu ülkedeki sistemin değişmesini isteyen insanlardan biriydim ve bu sistemin kendini korumak ve benim gibi insanları hapse atmak istemesini hukuka değilse de mücadelenin mantığına uygun buluyordum.

Yanlış olduğuna inandığım bu sistemin, herşeye rağmen, şekilsel de olsa bir hukuku ve mantığı olduğunu varsayıyordum.

Ama artık açıkça kendi şekilsel hukukunu da reddedecek, mafya reislerini serbest bırakacak duruma gelmiş bir anlayışın böyle bir sabahta kapıma polis göndermesi bana, “hadi canım siz de” dedirtecek bir durum gibi gözüktü.

Sanırım o sabah bu sistemin kesinkes sona erdiğine inandım.

Çünkü artık mücadele ettiğimiz “şey” bana bir sistem, bir düzen, yanlış bile olsa kuralları olan bir “yapı” gibi değil, kuralsız, düzensiz bir başıboşluk gibi gözükmeye başlamıştı.

Mücadele etmeye bile değmeyecek bir “şey.”

Düşüncelerimin değilse bile duygularımın neredeyse bütün bir toplum tarafından paylaşıldığını biliyordum, kimsenin bu “şeye” saygısı kalmamıştı.

Tarif edilemeyecek, sınırları, kuralları olmayan bir kaosla karşı karşıyaydık.

Sistem, kendi hukukuna bile uyamayacak kadar zayıflayarak dağılmıştı.

İşin en tuhaf tarafı da bu sistemi bizim gibi bu sisteme karşı çıkan insanlar değil tam aksine bu sistemi sıkı sıkıya savunan hukukçuları berhava etmişti.

Ardı ardına hukuk skandalları patlamıştı.

Yargıçların sanıklarla yaptığı telefon konuşmaları, emekli olduktan sonra mafya reisinden danışmanlık ücreti olarak 25 milyar istediğini bizzat açıklayan yargıçlar, bir mafya reisinin adamıyla dosya konusunda konuştuğu belirlenen bir Yargıtay Başkanı, başka bir mafya reisinin adamıyla yaptığı görüşmelerin bantları yayınlanan bir Yargıtay genel sekreteri.

Ve, bu “ahval ve şeraitte” önceki gün Yargıtay Başkanı bir açıklama yaptı.

Aynen şunu söyledi: “Devlet sorumluluğu olan kişilerin yargı ve Yargıtay hakkındaki çeşitli vesilelerle verdikleri yakışıksız ve sorumsuz açıklamalara bir kısım kurum ve kuruluşların, basın ve yayın organlarının da kişisel ikbal ve istikbal ya da ekonomik çıkar uğruna katıldıkları saptanmıştır...”

Özellikle bir kelime çok ilgimi çekti: “Saptanmıştır.”

Bu kesin bir hükümdü.

Bir Yargıtay Başkanı'nın böyle kesin bir hüküm vermesi için mutlaka elinde bir kanıt olması gerekir.

Yargının mafyayla ilişkileri “telefon bantlarıyla” gerçekten “saptanmıştı.”

Yargıyı eleştiren “kurum, kuruluş ve gazeteciler” bu kanıtlara dayanıyorlardı.

Yargıtay Başkanı, “basın ve yayın organlarının ekonomik çıkar için” yargıyı eleştirenlere katıldığını hangi kanıtlarla saptamıştı?

Yoksa artık hukukçuların bir suçu saptamak için kanıta ve belgeye ihtiyacı kalmamış mıydı? Galiba kalmamıştı.

Kanıtlara rağmen sanıkları serbest bırakmakla, birilerini kanıtsız suçlamak aynı dönemde ve kaçınılmaz olarak birarada ortaya çıkıyordu.

Sistem öylesine çürümüştü ki artık kendi şekilsel hukukun gereklerini bile yerine getirmeye gücü yetmiyordu.

Belli ki bu sistem bitti.

Yeni bir düzen kurulacak.

Yeni düzenin gerçek bir hukuku olacak.

Bunun için de gerçek hukukçular gerekiyor.

Tuhaf ilişkileri “saptanan” ve ne yazık ki toplumun güvenini kaybeden adalet örgütünün yeniden oluşturulması için bu karmaşık yapının içindeki dürüst, güvenilir, ciddi hukukçulara ihtiyacımız var.

Belgesiz hükümlerin, kanıtsız “saptamalar”ın yanısıra bize güven verecek, saygı uyandıracak, gözleri bağlı adaletin yüzündeki lekeleri silecek, yeni düzenin temelini oluşturacak vakur hukukçuların da sesini de duymak istiyoruz doğrusu.

Öyle hukukçularımız olduğunu ben bunca yıllık sanıklık tecrübemle biliyorum.

Onların hukuka ve kurulacak yeni sisteme sahip çıkmalarını bütün toplum bekliyor.

Ben gidip yeniden yargılanacağım.

Yargılanmaya hiç bir itirazım yok.

"Yüce adalet"ten tek talebim, beni yargılayanlara saygı duyma olanağını bana bağışlamaları.



(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 0)
 
Avrupa Birliği ve Türkiye Solu-Mustafa SÖNMEZ

Gönderen Hasan Tarih: Pazartesi, 25. Ekim 2004 (467 okunma)
Konu Medya

AB ile ortaklık yolunda ayak diretenler “ulusalcılık” çizgisindeki bir kesim. MHPliler, “Kemalist sol”, “ortodoks Marksistler” gibi, sözde farklı yelpazelerde olanların AB konusunda aynı yerde buluşmaları ise sorunun trajikomik yanına işaret ediyor.



(Devamı... | 7555 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 0)
 
Hayır, Türk daha Türk Kürt daha Kürt kalmalı

Gönderen Hasan Tarih: Pazar, 24. Ekim 2004 (519 okunma)
Konu Medya

Enis Berberoğlu: Hayır, Türk daha Türk Kürt daha Kürt kalmalı

Derya SAZAK: Kürtler ve yeni oluşum



(Devamı... | 5260 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 0)
 
Azınlık tartışmalarına İngiltere'den katkı... Mehmet ALTAN

Gönderen Hasan Tarih: Cumartesi, 23. Ekim 2004 (584 okunma)
Konu Medya
Azınlık tartışması Türkiye'de AB Raporu ertesinde alevlendi. Bir de buna Başbakanlık İnsan Hakları Komisyonu hengamesi eklendi.. Sezgin Bekmezci, İngiltere'deki durumu anlatıyor: “Britanyalılar neden (British) İngiliz değiller?

(Devamı... | 8499 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 0)
 
Dağdakiler inmek istiyor-Yalçın DOĞAN

Gönderen Hasan Tarih: Cumartesi, 23. Ekim 2004 (641 okunma)
Konu Medya

KENDİ varlığına kendisi son veriyor DEHAP. Ya da son vermek üzere... Kendi varlığına kendisi son veriyor Özgür Parti. Ya da son vermek üzere..



(Devamı... | 3160 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 0)
 
Kürdistanlı Süryan İsveçli Türk Bakan-Dilek YARAS

Gönderen Hasan Tarih: Cuma, 22. Ekim 2004 (1258 okunma)
Konu Medya

İsveç’te Eğitim Bakanlığına getirilen Süryani asıllı Midyatlı İsveç vatandaşı İbrahim Baylan’ın haberini veren Türk, Kürt, İsveç gazete haberlerinden yaptığım bir sözcük kolajı bu.



(Devamı... | 4969 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 0)
 
İç self-determinasyon mu? Oktay EKŞİ

Gönderen Hasan Tarih: Cuma, 22. Ekim 2004 (728 okunma)
Konu Medya
Oktay EKŞİ
İç self-determinasyon mu?
   
 
 

BAŞBAKANLIK bünyesinde kurulan İnsan Hakları Danışma Kurulu’nun biz 7 sayfalık bir raporu var diye biliyorduk. Dünkü gazetelerde verilen bilgiye göre anlaşılan başka ve ayrıntılı bir raporu daha varmış.

Hemen belirtelim. Bizim 7 sayfalık dediğimiz raporda bazı ciddi saptamalar var.

Örneğin Lozan Antlaşması hükümlerinin hem yanlış hem de eksik uygulandığı bize göre de doğrudur.

Keza Anayasa’nın, ‘Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz’ diyen 6’ncı maddesine rağmen ‘İçişleri Bakanlığı Azınlık Tali (alt) Komisyonu’ adıyla oluşturulmuş bir komisyonun kararlar alıp devlet uygulamalarını etkilediği bir gerçektir.

Ama rapordaki birkaç -veya birkaçtan fazla- doğru, burada savunulan görüşlerin Türkiye’nin geleceği açısından davet ettiği sakıncaları ve tehlikeleri göz ardı etmeyi gerektirmez.

Örneğin Lozan’ın koyduğu ‘azınlık’ ölçütünün yani ‘Türkiye’de sadece gayrimüslimler azınlıktır’ demenin bugün yetersiz olduğu savunulabilir. Ama unutmayalım ki Lozan’ın azınlık tanımı sadece Türkiye ve Yunanistan’ı bağlar.

Rapordaki anlayış eğer kabul görürse Türkiye’de ‘etnik’ veya ‘bölgesel’ hatta ‘dini’ temele dayalı siyasi parti kurmak mümkün olacaktır. Çünkü rapor bu tür yaklaşımların ‘bölücü’ etkisi olmayacağı, laik rejim için tehlike oluşturmayacağı anlayışına dayalıdır.

Bu tipik bir sorumsuzluk örneğidir ve Başbakanlık bünyesindeki bir Danışma Kurulu’nun devletin temel sistemine karşı görüş üretmesi, kabul edilebilir bir husus değildir.

Rapor ‘azınlık’ kavramından söz ederken ‘Demokrasi anlamına gelen ‘iç self-determinasyon’ ile parçalanma anlamına gelen ‘dış self-determinasyon’ aynı şey sayılmakta/sanılmakta ve sonuçta farklı kimliklerin tanınması ile devlet toprağının parçalanması aynı şey sayılmaktadır’ diyor.

Raporu yazanlar ‘iç self-determinasyon’ sonucu ‘farklı kimliklerin tanınması gerekeceğini’ üstü örtük şekilde söylüyorlar. Ama aslı bizce şu:

Bu raporun istediği kabul edilirse Türkiye’de ‘demokrasi’ adına düpedüz birtakım ‘muhtar’ (özerk) oluşumlara kapı açılacak demektir. Ama neye nasıl güvenip söylüyorlarsa, birilerinin arzularına uyup onlara ‘azınlık’ statüsü tanıyacak, sonra da ‘özerklik’ verecekmişiz. Ama yine de bu yolun sonu ‘parçalanma’ olmayacakmış.

Yeri gelmişken şu ‘Biz Türkiye’de azınlık değiliz. Biz Cumhuriyet’in kurucu ortağıyız’ lafına da bir örnekle değinelim:

Mesut Barzani’nin babası Molla Mustafa Barzani’nin, 1970’li yıllarda Irak’taki yönetime karşı başlattığı isyan nasıl bastırılmıştı bilir misiniz?

Barzani, o tarihteki Irak Cumhurbaşkanı Abdülkerim Kasım’dan ‘Irak’ın kurucu iki halkından biri Araplar, öteki Kürtlerdir’ ödününü aldı ve bunu Irak Anayasası’na koydurdu.

Hikáyenin sonrasını şimdi Irak’ta okuyoruz. Ama aynı oyunun burada yani Türkiye’de de oynanmasını isteyenlere de uyumadığımızı duyurmak istiyoruz.

Türkiye’de istisnasız herkesin eşit, özgür ve mutlu olmasına hepimiz ama varız bu ülkeyi ve ulusu parçalatmaya sonuna kadar HAYIR!



(0 yorumunuz? Devamı... | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 0)
 
Azınlık raporu turnusol káğıdı

Gönderen Hasan Tarih: Perşembe, 21. Ekim 2004 (588 okunma)
Konu Medya

Cüneyt ÜLSEVER:Azınlık raporu turnusol káğıdı

Ali BAYRAMOĞLU: İnsan hakları ve rapor krizi



(Devamı... | 6459 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 0)
 
Kandil Dağı meseli -Murat Çelikkan

Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 20. Ekim 2004 (925 okunma)
Konu Medya
Kandil Dağı'nı mesken tutmuş olan militanların varlığı, basında hükümetin ABD ile bu dağa yönelik operasyon talepleriyle yer aldı. Osman Öcalan'ın hareketten ayrılmasıyla gündemdeki yerini korudu.

(Devamı... | 4406 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 1.25)
 
ALİ HAYDAR KAYTAN: Asıl Tepki Kime?

Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 20. Ekim 2004 (1335 okunma)
Konu Medya
"İyi bir köpeğiniz varsa kendiniz havlamayın" ilkesine uygun davranan emperyalist efendiler için, işbirlikçi-ihanet özünde böylesi işe yarar bir havlama birliğidir.

(Devamı... | 5814 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 2.33)
 
Kürtlerin gözü Avrupa'da

Gönderen Hasan Tarih: Salı, 19. Ekim 2004 (523 okunma)
Konu Medya

Türk ordusu ile PKK arasındaki savaştan bu yana çok yol kat edildi. Ancak bu adımlar, Avrupa'dan gelen baskılarla atıldı



(Devamı... | 5948 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 3)
 
IRAK SENARYOLARI; (ABD, AB, TÜRKİYE)-Cengiz ÇANDAR

Gönderen Hasan Tarih: Salı, 19. Ekim 2004 (680 okunma)
Konu Medya
Amerika, Kasım başındaki seçimlerden sonra başlayacak süreçte –ister Bush yeniden seçilsin, ister Kerry gelsin- gerçekten çekilirse, ülkenin fiilen bir "üçlü bölünme"ye yol alabilme ihtimali, Amerikalı bir Irak'a oranla daha fazla.

(Devamı... | 5498 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 0)
 
Yeni İnfaz Yasası-Yıldırım Türker

Gönderen Hasan Tarih: Pazartesi, 18. Ekim 2004 (419 okunma)
Konu Medya
Ceza ve Tedbirlerin İnfazı Hakkında Kanun Tasarısı, kapımızda. Yangından mal kaçırır gibi hazırlanmış; çöken infaz sisteminin yanlışları üstüne inşa edilen bu tasarının geri çekilmesi gerekmektedir.

(Devamı... | 7941 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 0)
 
Gözler İran'a kayarken-Yasemin Çongar

Gönderen Hasan Tarih: Pazartesi, 18. Ekim 2004 (626 okunma)
Konu Medya
Eğer İran... ayak direr ve BM'den yaptırım çıkartmak mümkün olmazsa... nükleer tesislerinin ve bazı hükümet binalarının nokta vuruşlarla hedef alınmasını içeren bir askeri eylem belirebilir. Bush da kazansa, Kerry de kazansa, ABD bu yola gitmeyi deneyebilir.

(Devamı... | 4657 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 2.5)
 
Kuzey Irak'ta Kürt devleti-Kemal Yavuz

Gönderen Hasan Tarih: Pazar, 17. Ekim 2004 (538 okunma)
Konu Medya

Barzani, Kuzey Irak'taki iki Kürt liderinden biri. Diğeri olan Talabani'nin aksine, ciddiye alınması gereken bir kişidir. Söylediklerini bilerek söyler, sözünün arkasında durur.



(Devamı... | 3586 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 3)
 
Kürtlere yeni lider yeni kıble geliyor:Enis BERBEROĞLU

Gönderen Hasan Tarih: Pazar, 17. Ekim 2004 (701 okunma)
Konu Medya
15 yıl önceki Leyla Zana, Şam’da mukim Abdullah Öcalan’a uydu... Tavrı ayrılıkçı demesek bile birleştirici sayılmazdı. Bugün Zana’nın da kıblesi tıpkı Ankara’daki siyasetçiler gibi Brüksel’dir.

(Devamı... | 3594 bayt kaldı | 0 yorumunuz? | Yazdırılabilir Sayfa  Bu Haberi Arkadaşına Gönder | Puan: 3)
 

4678 Haber (260 Sayfa, 18 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)

Sayfaya git: 249 1 .. 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 .. 260 Sayfaya git: 251


Hejarê Şamil
Hasip Kaplan'ın gafları
Hejarê Şamil

Ahmet Alim
Taşeronluk üzerine tartışma
Ahmet Alim

M.Salih Erol
Yağlı Direk
M.Salih Erol

Hüseyin Turhallı
Ahlâki Kaos
Hüseyin Turhallı

Fikret Yaşar
Kürdistan Tarihi(6)
Fikret Yaşar

Salih Agir Qoserî
Hevpevyîn bi Cemal Özçelik re
Salih Agir Qoserî

Ali E. Karakaş
Sen kimden yanasın?
Ali E. Karakaş

Kenan Engin
3. Yol
Kenan Engin

Mehmet Sebatlı
1909-2010
Mehmet Sebatlı

Hüseyin İnan
Kürdün Kürt Kardeşliği
Hüseyin İnan

Xaki G. Bargin
Fotoğraftaki büyünün gizi
Xaki G. Bargin

Harun Ahmet
Ejder Kapani
Harun Ahmet

M. Elî Tuysuz
Genç olsa Beşikçi dağa çıkardı!!
M. Elî Tuysuz

Fırat Aras
Ateşle oynamayın
Fırat Aras

Zerdest Agmatan
Böyle kardeşliğin canı cehenneme
Zerdest Agmatan

İsmail Beşikçi-Kurdi
Ji Serokatîya Cezaya Giran re
İsmail Beşikçi-Kurdi

Devran Asmen
Duyarsızlıklarımız
Devran Asmen

Röportajlar Dizisi - Hülya Yetişen
Murat Belge ile söyleşi
Röportajlar Dizisi - Hülya Yetişen

Askerlerin göz altına alınması...

Demokratikleşmenin göstergesi
Askerle Siyasal İslam'ın iktidar kavgası
Hiç biri

Sonuçlar
Toplam Oy: 522
Yorum: 0
Anketler
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2009 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.