Arşimet 2 bin yıl önce Roma gemilerini ayna ile mi yakmıştı? Gönderen Hasan Tarih: Pazartesi, 24. Ekim 2005 (623 okunma) KonuTeknoloji
Teknoloji Enstitüsü (MIT) araştırmacıları, Arşimet'in efsanevi ölüm ışınlarını tekrar yarattı. 80 yıllık eski bir balıkçı teknesini Roma filikalarının yerine koyan ekip, 28 metrekarelik bir bronz ve cam aynayla önce 45 metreden yangın çıkarmaya çalıştı.
Bu örümcek tam 20 milyon yaşında Gönderen Hasan Tarih: Cumartesi, 01. Ekim 2005 (777 okunma) KonuTeknoloji
Adeta canlı gibi duran, tüm uzuvları sağlam olarak fosilleşmiş bu kehribar rengi örümcek tam 20 milyon yıl öncesine ait bir fosil ve kayıp çağlara ışık tutacak büyük bir umut.
Dar ufkunuzu paspas yapın-Mehmet ALTAN-gazetem net Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 21. Eylül 2005 (1880 okunma) KonuTeknoloji
Dar ufkunuzu paspas yapın
Zaman kavramıyla kaydırak oynadığınız olur mu hiç? 2005 yılını yaşarken, 3000’i düşünmek mesela… Yüz yıl sonraki İstanbul’u hayal etmek mesela… Ya da daha mütevazı bir dilimde gezinmek…Yirmi ile elli yıllık yelpazeleri sallamak…
Ne yazık ki, günü yaşamak dışında zamanın geniş koltuklarında sallanamıyoruz. Elime Aykut Göker ile Musa Özdemir’in yazdığı ve tarım sektöründeki gelecek on yıl içindeki trendleri analiz eden bir rapor geçti. O raporun “teknoloji” ile ilgili bölümünü aynen yayımlıyorum. Bakalım, şayet kendi kendinizle bir zaman oyunu oynamaya kalksaydınız, tarımın bu kadar kısa bir dönemde hangi noktaya geleceğini hayal edebilir miydiniz? Üstelik bunlar hayal değil, fiilen gerçekleşen bir gidişat…
Dışsal korunmadan içsel korunmaya… Bitki ve hayvan yetiştiriciliğinde ve ıslahında bitki ve hayvanları, kimyasal ve fiziksel yöntemlerle dış etkenlere karşı koruma yaklaşımı verimi, bitki ve hayvanların özelliklerini uyarlayarak dış etkenlerden (hastalıklar, kuraklık ve tuz gibi) korunmalarını sağlama yaklaşımını bırakacak. Bunun sonucunda pestisitlerin kullanılmasında azalma ve tarımın verimliliğinde yükselme olacak. Bu alanda önümüzdeki on yılın içinde daha çok genetik mühendisliği ve klonlamaya dayalı önemli gelişmeler bekleniyor. Ama aynı zamanda geleneksel ıslah tekniklerine dayalı olarak da bitki ve hayvanların hastalık, kuraklık ve tuza karşı direnci artırılabilir. Önümüzdeki beş yılda bu alanda sonuçların alınması bekleniyor.
Kitle yaklaşımından kitle-minyatürizasyonuna... Tarım ve hayvancılıkta geleneksel üretim yönetiminde, bitki ve hayvan grupları üzerinde odaklanılır. Önümüzdeki on yıl içinde bitki ve hayvanları tek tek ele alan yaklaşım öne çıkacak. Kitle-minyatürizasyonunu sağlayacak, küresel konumlandırma sistemleri (Global Positioning System) robotik ve biyosensörlere dayalı hassas tarımsal üretim teknikleri yardımıyla, her kök bitki ya da her baş hayvan bazında besleyici madde, su ve enerji kullanımı optimize edilebilecek. Bu yüksek teknolojili mikrosistemler, muhtemelen 2005-2010 yılları arasında ortaya çıkacak.
Tarımsal girdilerde kimyasallardan biyolojiklere… Tarımda kullanılan gübre, pestisitler, ambalaj malzemeleri ve benzer ürünler genellikle kimyasal kökenlidir. Gelecek on yılda biyolojik kökenli olanlara doğru bir kayma olacak. Ekosistemin bozulmasını azaltan, biyoçözünür pestisitlerin kullanımı beş yıl içinde yaygınlaşacak. Biyoçözünür kapların ve ambalaj malzemelerinin kullanımı 2005’ten sonra yaygınlaşacak. 2010 yılından sonra tarladaki yabani bitkileri ayıklayan robotların geliştirilmesi mümkün olacak ve böylece bu tür otları yok etmek için kullanılan kimyasallara gerek kalmayacak.
Yerel olarak fiziki izlemeden uzaktan algılamaya… Ekolojik kaynakların yönetim ve değerlendirmesinde dikkatler kaynak kullanımı ve ekosistemin bunu telafi etmesi arasındaki dengenin korunması üzerine odaklanacak. Buna imkân sağlayacak önemli teknolojik gelişme, kısa ve uzun dönemdeki çevresel değişiklikleri uzaktan algılama yoluyla izleyen ve değerlendiren küresel izleme sistemleridir (uydu çözümleri, coğrafik enformasyon sistemleri v.b.). İleri düzeydeki küresel ve bölgesel hava tahmin sistemleri 2010 yılından itibaren, çiftçilerin hava şartlarındaki değişimleri çok önceden görebilmelerini sağlayacak. Yapay zeka ile donatılmış küresel izleme sistemleri ve görüntü işleme donanımları yardımıyla toprak yönetiminde sulara karışan yabancı madde oranları ve erozyonun azaltılmasında önemli ilerlemeler sağlanacak. Bu sistemler, karşılaşılan sorunun çaresini de gösterecek. Bu sistemler muhtemelen 2010 yılından sonra optimal olarak kullanılabilecek.
Alt sistemlerin optimizasyonundan bütünsel bir uyumlulaştırmaya… Kaynak kullanımı optimizasyonunda bugün odaklanılan nokta, tarımsal üretim sisteminin alt sistemleridir. Enformasyon ve telekomünikasyon teknolojilerindeki gelişmeler, üretim zincirinin halkaları arasında iletişimi ve işbirliğini teşvik edecek. Bu gelişkin teknolojiler ve uzman sistemler, işletmelerin tümleşik karar oluşturma süreçlerini destekleyecek. Tarım robotları ve akıllı sistemlerle desteklenen tümleşik üretim sistemlerinin kullanılması, meyve toplama ve sınıflandırmanın kalite ve büyüklüğe göre yapılmasında büyük kolaylıklar sağlayacak. Teknolojik gelişmeler etkin bir taşımacılık yapılmasını da sağlayacak.
İşgücü ihtiyacının otomasyonla azaltılması… Tarım sektöründeki el işçiliği yüksek teknolojili otomasyon sistemlerince ikame edilecek. Otonom olarak toprağı işleyen traktörler, yem formülasyonlarında, beslemede, süt sağmada ve hayvan artıklarıyla ilgili işlemlerdeki otomasyon sistemleri bunun örnekleridir. Bu gelişmelerin etkileri 2005-2010 yılları arasında ortaya çıkacak.
İnternet çıktı, evlilik bozuldu Gönderen Hasan Tarih: Perşembe, 25. Ağustos 2005 (459 okunma) KonuTeknoloji
Fransa'da çıkan 'In Bed with the Web: Internet and the New Adultery' (Yatağımda İnternetle: İnternet ve Yeni Zina) adlı kitaba göre, internet yakında en yaygın aldatma şekli haline gelecek.
Cep telefonu ve internet aklandı Gönderen Hasan Tarih: Pazartesi, 15. Ağustos 2005 (245 okunma) KonuTeknoloji
Modern çağın iletişim araçları elektronik posta, sms ve internette sohbetin sanıldığı gibi yabancılaşmaya yol açmadığı iddia edildi. Erfurtlu kişilerarası iletişim profesörü Joachim Höflich yeni iletişim yollarının insanları birbirine yabancılaştırmadığını söyledi.
Bu gibi iletişim imkanlarının insanları birbirine yaklaştırdığını ve kişilerarası bağı güçlendirdiğini söyleyen Höflich, yeni teknolojinin insanları suskunluğa ve sosyal soğukluğa ittiği düşüncesine katılmadığını belirtti. Profsör, birbirine kısa mesaj gönderen insanların, birbirini görmek üzere randevulaştığını hatırlattı.
Profesör Höflich, medyanın tek başına toplumu değiştirme gücünün olmadığını, ancak toplumda yaşanan değişiklikler karşısında hassas tepkiler verdiğine dikkat çekti. İletişimci, "Günümüzde ilişkilerin sürekli olmamasını beraberinde getiren hadiseler medya yüzünden gerçekleşmiyor." dedi.
Höflich' e göre cep telefonu ve internet üzerinden iletişimin olumlu yönleri de var olumsuz yanları da. Bu gibi yeni iletişim yollarının insanların birbirleriyie olan irtibatını güçlendirmenin yanında yalan konuşmak ve eşlerin birbirini aldatması için son derece elverişli araçlar olduğunu söyleyen araştırmacı filozof Umberto Eco'nun şu sözünü örnek veriyor: "Cep telefonuna meslek icabı kullananlar, problemi olan insanlar ve eşini aldatan insanlar ihtiyaç duyar."
Yeni iletişim yollarının insanları her an ulaşılabilir hale getirmesinin bir zorlama mı, yoksa kurtuluş olarak mı algılandığı konusunda profesör Höflich, "Bu insanların ilişkilerine bağlı bir durumdur. Örneğin birbirini sevmeye başlayan iki insanın birbirine gönderdiği smsler birer 'onaylama' olarak görülürken, krize giren bir ilişki esnasında alınan her bir sms 'kontrol' olarak algılanıyor." dedi.
Kürtlerin internet üzerindeki koruyucu melekleri: Coldhackers Gönderen Hasan Tarih: Pazartesi, 01. Ağustos 2005 (157 okunma) KonuTeknoloji
Kürtlerin internet üzerindeki koruyucu melekleri: Coldhackers
İnternet yolu ile Kürt sitelerini koruyan Coldhackers, adeta Kürtlerin internet üzerinde 'koruyucu melek'leri konumunda. Coldhackers, şimdiye kadar 2 binin üzerinde kendilerince Kürtlere hakaret eden siteyi de kullanılamaz hale getirdiler.
AYLİN DENİZ-özgür politika
İnternet üzerinde haber alma ve okumanın yüksek olduğu çağımızda kuşkusuz Kürt gençleri de bu işe el attı. Yeni kurulan ve Kürt alanında bir ilk olan Kürt Hackerlar, Coldhackers olarak biliniyorlar. Kuruluş amaçlarını Kürtlere internet yoluyla saldıranlara karşılık verebilmek ve onları korumak olduğunu belirten Kürt Hackerların sorumlusu Delîl Têkoşîn (HQ) ile söyleşi yaptık.
Coldhackers neden kuruldu, amacınız ne?
Kısa adımız Coldhackers. Kürt ve Türk gençlerinden oluşan profesyonel bir grubuz. Amacımıza ilişkin olarak da, internetin yaygınlaşması ve gelişmesiyle beraber, tabi ki Kürtler de kendilerini ifade etmek için bu alanı kullanmaya başladılar. Ancak, Türkiye'deki Kürtlere olan tahammülsüz zihniyet Kürtlere bu alanda da kirli tarzda saldırmaya başladı. Hackerler, biliyorsunuz internet korsanları olarak bilinirler. Bizim bilinen hackerlere benzeyen yönümüz yok. İşte tam da Kürt sitelerine karşı, insanların kendilerini ifade etme özgürlüğüne, basın özgürlüğüne tahammülsüz tutumların başlamasıyla ortaya çıktık. Amacımız bir Türk karşıtlığı değildir. Hem bizim içimiz de Türk ve farklı halklardan arkadaşlarımız da var. Zaten internet alanındaki Türkiye Devleti'nin desteklediği kirli savaş, Kürt halkına karşı yapılan saldırılarla paralel gelişti. Operasyonlar yoğunlaştı ve Başkan Apo üzerindeki tecrit daha da ağırlaştırıldı. Kısacası bu uygulamalar karşısında, Kürt halkının sanal dünyadaki savaşçılarıyız. Varlık nedenimiz budur. Bu tutumlar sürdüğü sürece meşru savunmamız devam edecektir.
-Kürt hackerler ağırlıklı olarak nerede yaşıyor?
Ağırlıklı olarak Avrupa'da bulunuyoruz. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde, Almanya, Fransa, İngiltere ve İsviçre'de bulunmaktayız. Ancak Türkiye'nin kalbi Ankara ve İstanbul'da da tim üyelerimiz var.
-Bu hackerların reel yaşamdaki meslekleri nedir? Bu konuda akademik bir eğitime sahipler mi yoksa hobi olarak mı bu işle uğraşıyorlar? Veya bu çalışma siyasal bir tavır olarak mı gelişiyor?Ê
Çoğunlukta bilgisayar proğramcılık eğitimi alan arkadaşlarımız var. Tabi internet ve programcılığı bir hobi olarak öğrenenler de var. Ama bu işi bir hobi olarak yapmıyoruz. Çalışmamızın nedeni siyasaldır.
-Siyasal olarak kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
Biz Başkan Apo'nun yarattığı insanlardanız. Kürdüz, Türküz. Ama biz kısacası Kürt halkının yanında, inkarcı ve imhacı zihniyete karşıyız.
Türk hackerlar devlet destekli
-Sizce sanal alemde bir savaş gerekli mi?
Savaşın her türlüsü gereksizdir. Biz savaşmıyoruz. Biz sadece kendimizi savunuyoruz. Hedef aldığımız sitelerin başında, Kürt internet sitelerini hedefleyen saldırgan siteler vardı. İşte basında çıkıyor; Türk internet hackerlarının kendi ittiraflarıyla, Genelkurmaydan ve AKP'li parlementerlerden destek alarak, yapıyorlar bu saldırıları. Kendileri de bunu dillendiriyorlar. Ama nasılki 1992 yıllarında Kürdistan'da Tansu Çiller, Doğan Güreş ve Cem Ersever gibilerin eliyle bir kirli savaş yapıldıysa, şimdi de bu kirli savaşlardan birine internet alanında şahit oluyoruz. Biz ise, kendi öz gücümüzle yürüyoruz. Arkamızda sadece haklı davamızın verdiği kararlılık var. Kısacası çağımızın etkili alanlardan biri olan internet üzerinde meşru savunmamızı yapıyoruz, yapacağız.
-Hackladığınız sitelere ne tür mesajlar yerleştiriyorsunuz?
Genelde Türkiye'nin utanç tablosunu yerleştiriyoruz. Cenazelerini parçaladıkları şehitlerimizin resimlerini yerleştiriyoruz. Ve tabi ki "Biji Serok Apo" diyoruz. Operasyonlar durdurulsun diyoruz. Kardeşçe yaşamak mümkün diyoruz.
-Kürtlerin bu alandaki mevcut durumları nasıl izah edilebilir?
Kürtler 21. yüzyıl gerçeğine denk düşen, insanlık ailesi içindeki yerini alacaktır. İster Türkiye Kürtleri kabul etsin ister etmesin, bu çağda kimse kimsenin yaşam hakkını elinden alamaz. Alırsan, seninkini de alırlar. Demokratik isen, güven kazanırsın, güçlenirsin. Savaşa da gerek kalmaz. Ayrıca Türk basınının dediği gibi, Ermeni, Yunan ve Kürt ortak bir saldırı vs.. Yok öyle bir şey. Bunlar kendilerine yediremiyorlar. Çökertilen siteler, sadece ve sadece coldhacker sorumluluğundadır. Çökerttiğimiz sitelerin adresini burdan ulaşabilirsiniz. http://www.zone-h.org/en/defacements/special/filter/filter_defacer=ColdHackers
-Kürt siteleri ne kadar güvenli? En çok kimlerin saldırılarına maruz kalıyorlar?
Kürtlerin sitelerinin çok azı güvenliklidir. Bu da çoğunlukla hazır sitelerle çalışmalarından ileri gelmektedir. Bir sitenin güvenliği, o sitenin kodlarına bağlıdır. Elbette Server (hizmet sunucu) açıkları da vardır ama bir hackerın ilk kontrol ettiği yer, server değil, sitenin kendisidir. Site içerisinde herhangi bir açık bulamadıkları taktirde server üzerinde çalışmakta ve Server'a sızmaya çalışmaktadır. Kürt siteleri elbette ki en çok ve yoğun olarak 'Türk hacker'ların saldırılarına uğruyor.
-Çözüm olarak bu konuda neler yapılabilir? İşin 'pir'leri olarak Kürt site sahiplerine önerileriniz nelerdir?Ê
Kürt site sahipleri kullandıkları Server veya siteyi (template) sürekli olarak güncelleştirmeli ve hosting şirketlerini devamlı olarak takip edip güvenlik konusunda uyarmalı ve yine bu konuda uzman kişilere danışmalıdır.
Kürtlerde ilk biziz
-Sizden başka Kürt hackers grubu var mı?
ColdHackers dışında herhangi bir hackers grubu yok. Coldhackers bu konuda bir ilktir. ColdHackers'ın çıkışından sonra bir iki yerde daha hackers ismiyle çıkan Kürt hackerler oldu. Ama şu an aktif mücadele eden ve üyelerinin yüze ulaştığı Coldhackers var.
Bizler Kürtlerin sanal dünyadaki kaderini değiştirmek istiyor ve bunun için savaşıyoruz. Halkımızdan isteğimiz de sürekli bizi takip edip gerekli önlemleri almalarını sağlamak için sitemiz üzerinden bizi sürekli takip etmeleridir. Sitemizin içeriğinde güncel açıklar ve güvenlik sorunları ile ilgili bilgilere rahatlıkla erişebileceklerdir. Bize ulaşabilecekleri internet adresi: www.coldhackers.com.
'Bizler Hacktivistleriz'
-Hacker denilince aklıma bozguncu internet üzerinde hırsızlık ve benzeri zararlar veren kişiler geliyor?
Evet hackerlar öyle biliniyor. Ama bizlere Hacktivistler deniliyor. Çünkü bizim amacımız politik. Yani hırsızlık ve bozgunculuk değil. Biz 5 gruptan oluşuyoruz. 1. Grup İstihbarat (Bilgi topluyor. Kürtlere yönelik hakaret eden siteleri tespit edip, uyarı işini görüyor.) 2. Grup ise Yelow. Bu grup ise uyarıyı dikkate almayan siteye müdahale ediyor. 3. Grup ise Green. Yelow Grubu, başarısız olunca Green devreye giriyor. 4. Grup ise iki kişiden oluşuyor. Ve bunlar bu grubun kurucuları. Her iki grubun başaramadığı müdahale sonrası devreye giriyorlar ve kesin sonuca ulaşıyorlar. Şimdiye kadar hedef aldığı siteyi muhakak kırmıştır. Ayrıca aktif 10, genel 56 kişinin eğitimini de üstleniyorlar. 5. Grup ise Maliye.
( | | Puan: 5)
QUANTUM FİZİĞİ (QUANTİK FİZİK)-Dr. Hawarî Kayser Gönderen Hasan Tarih: Cumartesi, 30. Temmuz 2005 (429 okunma) KonuTeknoloji
Quantun fiziği, müşahhas (somut) uygulamaları da olan (bilgisayarlar, laserler, CD’ler, DVD’ler, mikrocerrahi, elektron mikroskobu, MRI-Magnetic Resonance Imaging, Spektroskopi, PET-Positrone Electrone Tomography v.s...) ve günümüz biliminin en önemli mevzularından biridir.
Eski 'hacker'dan altın öğütler Gönderen Hasan Tarih: Salı, 05. Temmuz 2005 (262 okunma) KonuTeknoloji
Bilgisayar korsanlığı (hacker) suçundan yargılanarak hapse giren, dünyanın ilk dijital suçlularından ABD'li Kevin Mitnick, hem tecrübelerini, hem de korsanla mücadele etmek isteyen kurumlara öğütlerini 'Aldatma Sanatı' adlı kitapta topladı.
ABD'den Kozmik şov Gönderen Hasan Tarih: Salı, 05. Temmuz 2005 (252 okunma) KonuTeknoloji
ABD’nin Bağımsızlık Günü’nde (4 Temmuz) gerçekleşen çarpmada uzaya dev bir ışık kütlesi yayıldı. Şimdi Tempel-1’de açılan delik sayesinde güneş sisteminin oluşum sırları araştırılacak.
Titan'da metan gölleri bulundu Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 29. Haziran 2005 (420 okunma) KonuTeknoloji
ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Satürn gezegeninin uydusu Titan'da göller bulunduğu, ancak bu göllerin su yerine sıvı metanla dolu olduğunu bildirdi.
Bilimin dogmalarla savaşı Gönderen Hasan Tarih: Cumartesi, 25. Haziran 2005 (264 okunma) KonuTeknoloji
Yaradılış dogmasının çöküşü, dünyanın yaşı ile başladı. Birkaç bin yıllık geçmiş biçenlere bilim, milyarlarca yıllık bir süreç sundu. Şimdi de 'yaradılış bilimi' diye sahte bir bilim üretme çabası var