Barzani ile işbirliğinin zayıf halkası Gönderen Hasan Tarih: Cuma, 21. Kasım 2008 (1809 okunma) KonuMedya
Pişmiş aşa ya da daha doğru bir deyimle pişmekte olan aşa su katmak istemem ama Türkiye’nin yönetici eliti, “ zihinsel bagajları”ndan kurtulamadıkça, Irak Kürtleriyle yakınlaşma politikası tek başına PKK konusuna da, Kürt sorununun tatmin edici bir düzeyde sınırlanmasında derde deva olamaz.
AKP bir ümitti. İyi bir ümitti. İnsanları çevresine topladı. Dindarlar, Kürtler, demokratlar, bu partiyi desteklediler. Aslında hepsinin farklı bir ümidi, farklı bir beklentisi vardı. Ama hepsi de bir “değişim” bekliyordu.
Bir milletin, korku ve nefret üzerinden inşası Gönderen Derya Tarih: Perşembe, 20. Kasım 2008 (1119 okunma) KonuMedya
Boğaziçi Tarih Bölümü’ndeyken Selim Deringil sormuştu: “Millî marşı ‘korkma’ diye başlayan başka bir ülke var mı?” Ben de sanırım “bilmem, ama herhalde gerçekten korkuyorlar” diye yanıtlamıştım. Biraz düzeltmem lâzım: korkuyor ve korkutuyorlar.
Üç çocuk, tek millet, tek dil Gönderen Derya Tarih: Perşembe, 20. Kasım 2008 (750 okunma) KonuMedya
Tarihsel şekillenişine bakıldığında Türk milliyetçiliği, neticede Türk burjuva sınıfına hizmet etmiştir ve etmeye de devam ediyor. Bu dönemde “gavura göre Kürt Müslüman” ve Kürtle iş birliği yapılıyor. Sonra, etnik hakimiyet çabası Kürt ve Alevilerin bastırılması, asimilasyon politikası ile devam ediyor.
Dersim’de yaşananlarla yüzleşmek! Gönderen Hasan Tarih: Perşembe, 20. Kasım 2008 (1350 okunma) KonuMedya
Yine yakılarak külleri havaya savrulan Seyit Rıza ve yedi yoldaşının naaşlarına ne yaptıklarının açıklanmasını istiyoruz. Ancak bu şekilde hayatımızın bu kâbustan kurtulacağına ve rahat bir nefes alabileceğimize inanıyoruz.
“Kürtlerin bugün yaşadığı bütün bölgeleri kapsayan bir ulus-devlet, tarihî ve reel siyasi nedenlerden ötürü bir ütopya olarak kalacaktır.” Yukarıdaki sözler, Karlsson’un Bir Diplomatın Gözüyle Kürt Sorunu adlı kitabında yer alıyor.
Türkçe bilmeyen Türkçü Gönderen Derya Tarih: Çarşamba, 19. Kasım 2008 (1593 okunma) KonuMedya
Yargıçlar da “kontrgerilla” zihniyetini adalete yansıtırlarsa, adalet var olabilir mi? Devletin tümden “kontrgerillalaşmasının” önünde bir engel kalır mı? Ardından, yargıç “Ergenekon” konusuna geliyor. Aynen alıyorum, bu Türkçü yargıcınTürkçeyi nasıl yazdığını da görün. Türkçeyi böyle katleden, kendi anadiline böyle kötü davranan biri kendini “vatansever” olarak görüyor büyük bir ihtimalle.
Ermeni jenosidi Gönderen Derya Tarih: Çarşamba, 19. Kasım 2008 (816 okunma) KonuMedya
İttihat Terakki Partisi’nin politikaları ise adeta proto-faşist bir partiyi andırıyordu. Yani faşizm kavramı gelişmeden önce oluşmuş bir örnek diyebiliriz. Tıpkı, “soykırım/jenosit” kavramı oluşmadan önce, bir soykırımın 1915 yılında fiilen yaşanmış olması gibi…
Kürt Sorunu Medyada Özgürce Tartışıldıkça Sıra Çözüme de Gelecek Gönderen Derya Tarih: Çarşamba, 19. Kasım 2008 (1311 okunma) KonuMedya
Kürt siyasetçi Elçi, medyadaki Kürt sorunu tartışmalarının toplumdaki önyargıları değiştirmesinden umutlu. Federasyon, anadili gibi konuların da tartışılmasını istiyor. Prof. Dr. Sancar "Çözüm için ilk şart, kısıtlanmamış, özgür bir tartışma" diyor.
Belge Öcalan'ı neden sevmez? Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 19. Kasım 2008 (3291 okunma) KonuMedya
Murat Belge’nin Kürt meselesine yakın ilgisi biliniyor. Bu konu ile ilgili Belge’nin çok makalesi var. Peki Kürt sorununu inceleyen Murat Belge, PKK ve Abdullah Öcalan hakkında ne düşünüyor? İsterseniz Murat Belge’nin bu konudaki görüşlerine bir bakalım…
Ya sev ya terk et kime ait? Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 19. Kasım 2008 (1137 okunma) KonuMedya
Bir tartışmadır gidiyor. Ya sev ya terk et sloganı kapı önüne konulan sahipsiz bir çocuk gibi orta yerde kaldı. “Veled-i zina” sanılarak sokağa atılan bu ifade ne zaman hayatımıza girdi? Bu sözler, dört koldan araştırılmaya başlandı.
AKP, ANAP olur mu? Gönderen Hasan Tarih: Salı, 18. Kasım 2008 (1110 okunma) KonuMedya
Kürt sorununda, Genelkurmay politikalarının temsilcisi haline geldi. Mithat Sancar’ın Neşe Düzel’e söylediği gibi, “Genelkurmay kendi Kürt politikasını artık AKP’ye uygulattırıyor”. Bu ülkede tutuculuğun temel direği olan Genelkurmay ile AKP şimdi değişime karşı omuz omuza duruyor.