12 Eylül'ün 'balta girmemiş ormanı'na balta vurmak...C.çandar Gönderen Derya Tarih: Cumartesi, 27. Mart 2010 (1840 okunma) KonuMedya
12 Eylül askeri darbe anayasasının mimarisine dokunduğunuz, ‘yapısal değişiklikler’e yani yargının yapısını yeniden düzenle-meye ve parti kapatmaların önüne geçmeye kalktığınız anda, CHP-Anayasa Mahkemesi ittifakı ile Türkiye’de değişimin önüne set çekilmek isteniyor.
11 Eylül Anayasası yapabilmek- Ferhat Kentel Gönderen Derya Tarih: Cumartesi, 27. Mart 2010 (1405 okunma) KonuMedya
12 Eylül Anayasası için yapılan referandum sonuçları “Tamam, sen kazandın; benim gücüm yetmiyor seninle başa çıkmaya... Artık başka zaman tekrar görüşürüz” diyen bir teslimiyetin ve aczin ifadesiydi. O gün yüzde 10’u bile bulmayan cesur bir kesimin dışındaki insanlar diktatörlerin bütün argümanları karşısında yenik düşmüştü.
Nevruz ve karanlıkta ıslık çalma gazeteciliği Gönderen Hasan Tarih: Cuma, 26. Mart 2010 (2135 okunma) KonuMedya
Akşamları NTV’de Mehmet Barlas’la Emre Kongar’ın katıldığı “Yorum Farkı” programını izliyorum. Laf ne zaman Güneydoğu’ya gelse, Kongar oradaki “feodal yapı”dan, “ağalık düzeni”nden, “kadınların tutsaklığından” falan söz ediyor. Bilmiyor ki son 30 yılda PKK bu “yapı”ları önemli ölçüde hırpaladı.
Anadil-Ahmet Altan Gönderen Hasan Tarih: Cuma, 26. Mart 2010 (2000 okunma) KonuMedya
Almanya’daki vatandaşına sahip çıkan biri kendi ülkesindeki vatandaşına da sahip çıkmalı, Almanya’daki Türkler için istediğini Türkiye’deki Kürtler için de istemeli. Türkler için “hak olan”, neden Kürtler için hak değil? Zaten bütün sorun da buradan çıkıyor.
Öcalan PKK'yi dağdan indirebilir mi? Gönderen Hasan Tarih: Salı, 23. Mart 2010 (2570 okunma) KonuMedya
Nevruz kutlamalarındaki büyük coşku, Kürt kimliği talebinin daha kuvvetli bir vurgu kazandığını gözler önüne serdi. İstanbul, Diyarbakır ve Yüksekova’dan görünen manzara, Kürtlerin çözüm ve barış konusunda geçmişe göre daha istekli, daha kararlı ve daha ‘kendine güvenli’ bir yerde durdukları mesajını veriyor.
Zana, hayal kırıklığı yarattı! Gönderen Hasan Tarih: Salı, 23. Mart 2010 (2165 okunma) KonuMedya
Zana’nın konuşmasını büyük bir merakla ve onun tıkanmış olan açılımın kaldığı yerden devam etmesine katkıda bulunacağı umuduyla bekledim ancak olmadı. Çünkü Zana hiç de kısa olmayan konuşmasını Kürtçe yaptı ve Türkçe bir şey söylemeden kürsüden indi.
Türkler, bir gece düşünsünler Gönderen Derya Tarih: Pazartesi, 22. Mart 2010 (1840 okunma) KonuMedya
Kürtlerin yaşadıkları Türklerin başına gelseydi ne hissederlerdi? Türkler sadece bir gece düşünseler, Kürt sorununun çözümünde büyük adım atılmış olur.”“Diyarbakır 1923’te ülkede üçüncü büyük ticaret ve sanayi kentiyken, Misak-ı Milli’nin komşularla ticareti yasaklamasıyla çöktü. Devlet bölgenin zenginleşmesini istemiyor.”
Türk soyunu korumak-YILDIRIM TURKER Gönderen Derya Tarih: Pazartesi, 22. Mart 2010 (1875 okunma) KonuMedya
Kutsal aile kurumunun en safkan Türk tohumuyla inşa edilmiş çatısının altında varolmak istemeyen kadının vay haline. Her gün birkaç kadının aşktan, namusa gelen halelden, töreden katledildiği toplumumuzda devlet, kadını, katillerin gözüyle, kendi tasarrufunda kendi malı olarak görüyor.
Ahmet Altan'dan Başbakana: Sen kimsin? Gönderen Hasan Tarih: Pazar, 21. Mart 2010 (3435 okunma) KonuMedya
Gazze’deki İsrail vahşetinin kurbanı olan çocukların kahraman ve pervasız savunucusu mu sensin? Yoksa Güneydoğu’da taş attıkları, şarkı söyledikleri, ıslık çaldıkları için hapislere tıkılan çocukları kurtarmaya bir türlü cesareti yetmeyen yönetici mi sensin?
Latin Amerika aslanı-YILDIRIM TURKER Gönderen Derya Tarih: Cumartesi, 20. Mart 2010 (2375 okunma) KonuMedya
Eduardo Galeano; Uruguaylı denemeci, gazeteci, tarihçi yazar. Kendisi tarihçilik yaftasını reddeder. “Ben, hatırlama takıntılı bir yazarım, Amerika kıtasının geçmişini hatırlamak, her şeyin ötesinde Latin Amerika’nın; bellek yitimiyle lanetlenmiş toprakların geçmişini.” Galeano’nun tarihe yaklaşımını sıkça hatırlattığı bir Afrika atasözü yansıtır: “Aslanlar arasından tarihçi çıkmadığı sürece avcılık tarihi her zaman avcıyı yüceltecektir.”
Abant Platfor-mu geçen hafta ‘Yeni Bir Toplumsal Mutabakât İçin Demokratikleşme’ başlığı altında Ankara’da iki gün üstüste toplandı. Panellerden birinin konusu ‘Çoğulcu Toplumda Azınlık Olmak’ idi.
İnsanoğlu, inancı, kazancı, milliyeti, cinsiyeti ne olursa olsun, otoritenin buyruğu altında kolayca sistematik bir vahşetin parçası haline gelebiliyordu. Almanya’da da böyleydi bu; Anadolu’da da...DiyarbakırCezaevi’nde de, Ebu Gıreyb’de de...
Böylece, on beş saniye içinde aynı futbolcuyu hem yuhalayan, hem destekleyen bir futbol seyircisine dönüyorsunuz.Çünkü bu iktidar hem yuhalanacak, hem alkışlanacak işleri aynı anda yapabiliyor.Kafası ve kimliği pek net değil, bir yanıyla çağdaş ve ilerici, bir yanıyla tutucu ve hoyrat.Müslüman kimliğine bolca milliyetçilik katmış, özgürlük aranışına “itaat isteği” bulaştırmış, Ergenekon’a karşı çıkarken İttihatçı katilleri sahiplenmiş tuhaf bir iktidar bu.
Maçlarda psikolojik harekât-Baskin Oran Gönderen Derya Tarih: Cuma, 19. Mart 2010 (2085 okunma) KonuMedya
Hani maçlarda ideolojik slogan ve pankart yasaktı? Tanıl Bora’nın söylediği gibi, bunun “Kürtler dışarı!”dan ne farkı var? Bu bölücülük değil de ne? Aynen ne gibi; bazı İzmirlilerin, Kürtlere karşı olduklarını yani bölücülüklerini, 25/01/1985 tarih ve 85/9034 sayılı Türk Bayrağı Tüzüğü md. 17’nin açık hükmüne rağmen balkonlarından sürekli sallandırdıkları Türk bayraklarıyla ilan etmeleri gibi. Türkiye’nin en çok Balkan göçmeni almış/alan iki ilinin Bursa ve İzmir olması bir tesadüf mü acaba? Malum, “İhtida edenler daima daha koyu Müslümandır”.
Erdoğan 100 bin Ermeni'yi sınır dışı etme tehdidiyle Osmanlı atalarının lügatından bir sayfa açtı. 100 bin Ermeni evlerinden toplanıp araçlara mı doldurulacak? Yoksa sürgüne yürüyerek mi gitmelerini isterler?
Tayyip Erdoğan'ın 'özür borcu' var Gönderen Derya Tarih: Cuma, 19. Mart 2010 (1595 okunma) KonuMedya
Tayyip Erdoğan niçin İttihat Terakki’nin günahlarını üstlenmeye bu kadar teşne? İttihat Terakki’nin bir döneme ait siyasi kararlarının ‘bizim medeniyetimiz’ ile ne ilgisi var? Tayyip Erdoğan’ın tarihi doğru değerlendirmeye, tarihe ilişkin yeni bir bakış açısı kazanmaya ihtiyacı var.
Tehcir gibi-Can Dündar Gönderen Hasan Tarih: Perşembe, 18. Mart 2010 (1380 okunma) KonuMedya
Başbakan’ın dediği gibi 100 bin filan değil, 10 bin kişi civarındalar. Kimseye bir zararları yok. Tersine, iki komşu ülke arasında ince bir bağ da kuruyorlar. Ve Erdoğan, bu çaresiz insanları pazarlık masasına koz olarak sürüyor. Kendi ülkesinin ekmeğini yiyen bir avuç insanı rehinesiymiş gibi kullanıyor. Alenen onlar üzerinden şantaj yapıyor.