Halk Savunma Güçleri (HPG) Genel Komutanı Feyman Hüseyin, Muş-Kızılağaç'ta öldürülen gerillaların kulaklarının kesilmiş olmasını, yine Dersim Pülümür'de bir gerillanın başının, bir diğer gerillanın da kolunun gövdeden kopmuş halde bulunmasını uluslararası savaş hukukunu ihlal olarak nitelendirirken, yapılanların savaşı tahrik amaçlı olduğunu söyledi. Hüseyin, savaşı geliştiren, gerginliği artıran politikalara karşı aydınların ve demokratik toplum kuruluşlarının harekete geçmesini istedi
JEHAT BERTİ - MHA
Son aylarda yoğunlaştırılan askeri operasyonlarla birlikte çatışmalarda tırmanış gözlenirken, HPG, savaşın daha da tırmanmaması için operasyonların durdurulmasını istedi.
HPG Genel Komutanı Hüseyin, çift taraflı ateşkes için daha fazla çabaya ihtiyaç olduğunu belirterek, "Yaratılan kısmi barış ortamı, Önderliğimizin Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü için harcadığı yoğun emek ve çabalar sonucuydu. Bunu Türkiye başta olmak üzere tüm bölge güçleri bilmektedir" dedi.
Buna karşın 6 yıl boyunca kendilerine yönelik operasyonların devam ettiğini belirten Hüseyin, "1998 yılından bu yana gerillaya karşı 700'ü aşkın operasyon gerçekleştirilmiş, bu operasyonlarda 500'ün üzerinde arkadaşımız şehit edilmiştir. Savaş böyle gelişip daha fazla yayılmamışsa bu devletin çabaları sonucu olmamıştır. Tamamen Önderliğimizin esas aldığı ve hareketimizin de uyguladığı siyaset sayesinde olmuştur" şeklinde konuştu.
Altı yıldır demokratik çözüme ve kalıcı barışa bir şans tanımak için sabrettiklerini belirten HPG Genel Komutanı Feyman Hüseyin, "Kürdistan'daki asker sayısı ve fiili faaliyetler hiçbir zaman azaltılmadı. Bundan dolayı 'barış ortamını bozan taraf kim?' demeden 'Barış ortamını yaratan taraf kim?' diye sormak gerekir" ifadesini kullandı.
Tasfiye amaçlanıyor
Hüseyin, askeri operasyonların son dönemde tırmandırılmasını da "hareketimizin dağıtılması, parçalanması, tasfiye edilmesi, hareket ve önderliği birbirinden koparma, böylelikle gerilla güçlerimiz üzerindeki yönelimlerini artırma" amaçlı olarak değerlendirdi. Bu nedenle ateşkesin ve barış çabalarının bir anlamı kalmadığını kaydeden Hüseyin, "Böylelikle ateşkes fiili olarak ortadan kalkmış oldu. Kapsamlı ve yoğun saldırılara karşı bizim de kendimizi savunma hakkımız saklıdır. Meşru savunma evrensel bir haktır ve saldırılara karşı da biz bunu kullanacağız. Bu bir savaş istemi değildir" şeklinde konuştu.
Bazı olumlu adımlar atılırken operasyonların tırmandırılmasını bilinçli bir politika olarak nitelendiren Hüseyin, "AKP hükümeti bu yaklaşımlarla dışarıya şu imajı vermek istiyor: 'Ben Kürt sorununu çözümüne el atıyorum ama çözüm istemeyen, KONGRA-GEL ve HPG'dir.' Bu, gerçeklerin çarpıtılmasıdır. Eğer atılan bu adımlar Kürt sorununun çözümü yönünde olsaydı anlamlı olurdu" dedi.
Benzer bir yaklaşımın bölgedeki statükocu devletlerle yürütüldüğünü kaydeden Hüseyin, Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın İran'a gitmesinin de bu amacı içerdiğini belirterek, şunları söyledi: "Uluslararası siyasal arenada bizi sıkıştırmak istiyorlar. İnkar ve imha siyasetinde ısrar edilirse, yaşanan çatışmalar daha genişleyecek, şiddetin dozajı artacak, gerginlik ve istikrarsızlık daha da derinleşecektir."
Ateşkes çağrısına destek
Çatışmaların yoğunlaşması üzerine ateşkesin yeniden gözden geçirilmesi yönünde çağrılara değinen Hüseyin şunları söyledi: "Bu çağrıları değerli buluyoruz. Çift taraflı ateşkes için daha fazla çaba ve mücadeleye ihtiyaç vardır. Kalıcı bir barış ortamının sağlanması için çift taraflı bir ateşkese ihtiyaç vardır. Öncelikle bu siyaset terk edilerek çift taraflı ateşkesin önünün açılması gerekir. Önderliğimiz muhatap alınmalıdır. Kapsamı genişletilen yoğun operasyonlar durdurulmalı. Toplum düzeninin bozulmasına zemin olan koruculuk sistemi lağvedilmeli, halka yönelik baskı ve saldırılara son verilmeli, siyasal ve demokratik çalışmaların önü açılmalı. Tüm bunlar yapıldığı takdirde çift taraflı ateşkes mümkün olabilir." KANDİL - MHA
Savaş hukuku çiğnendi
HPG Genel Komutanı Hüseyin, Muş'ta gerillaların kulaklarının kesilmesi, Dersim'de ise askeri operasyonda öldürülen üç gerilladan birinin cesedinin başının olmaması, keza bir gerilanının da kolunun kopmuş oluşu üzerinde durdu. Hüseyin, gerilla cesetlerine uluslararası savaş hukukuna uymayan yaklaşımlar sergilendiğini kaydederek, şu açıklamalarda bulundu: "Uluslararası savaş hukuku açıkça çiğnemiştir. Bu savaşın tırmandırılması, gerginliğin yükseltilmesi ve savaşa tahrikten başka bir şey değildir. Fakat buna karşı Türkiye'de aydınların, demokratik kuruluşların ciddi bir tepkisi gelişmedi. Aydınlar ve sivil toplum örgütleri gerginliği arttıran, savaşı tahrik eden ve hangi taraf olursa olsun uluslararası savaş hukukuna karşı geliştirilen her yaklaşıma karşı tavır sahibi olmalıdırlar. 'Savaş istemiyoruz, barış istiyoruz' sözleri artık yetersiz kalmaktadır. Örneğin Diyarbakır'da çatışmadan sonra günlerdir halkın yaşamını felç eden operasyonlar devam ediyorken halka yönelik de hukuk dışı yaklaşımlar sergileniyor. Tüm bunları görmeyip HPG'yi savaşı geliştiren ve huzur ortamını bozan bir güç olarak yansıtmak büyük bir haksızlıktır."
Hüseyin operasyonlarla birlikte korucuların da yeniden öne sürülmeye başlandığını belirterek, "Ordu güçleri yine eskisi gibi savaşta korucuları kalkan gibi öne sürerek, gerilla ve korucuları birbirine vurdurarak toplumsal yapımızda onarımı zor tahribatlar yaratmayı hedefliyor. Yıllardır halkımız üzerinde oynanan oyunları birlikte bozarak tersine çevirmeliyiz.
Hazırlıklıyız
Son dönemlerde operasyonların tırmandırılmasında, hareket içindeki bazı gelişmelerin etkisine de dikkat çeken Hüseyin, Ferhat ve Botan'ın içinde bulunduğu bir grubun hareketten ayrılıp gitmesini de komplonun iç ayağı olarak değerlendirdi. Hüseyin, "AKP ve ordu güçleri bu sorunlardan dolayı gerillanın moralinin düşmüş olabileceğini, mücadele azminin zayıfladığını düşünerek bahardan bu yana kapsamlı operasyonlar düzenlediler. Bu yönlü birçok yorum ve değerlendirmeler de yapıldı. Bazıları, HPG'ye sadece altı aylık bir ömür biçti. Bundan dolayı kapsamlı operasyonlar gerçekleştirdi. Bu baz alınarak Önderlik üzerindeki tecrit de yoğunlaştırıldı" dedi. Böyle bir hesabın bir sonuç doğurmasının mümkün olmayacağını kaydeden HPG Genel Komutanı, HPG'nin beş yıldır kendisini eğittiğini, 15 yıllık savaş yoğunluğu içerisinde ideolojik, felsefi ve eğitsel anlamda var olan birçok eksiğini giderdiğini söyledi. Hüseyin, "Bu süreçte HPG, ideolojik alanda özellikle demokratik uygarlık çizgisi doğrultusunda kendisini eğitti ve bir derinlik sağladı. Hem askeri örgütlenme konusunda hem askeri kültür konusunda, fizik eğitimi, silah eğitimi vb. birçok önemli konuda güçlü eğitimler görüldü. İki aylık süreç de gösterdi ki, gerillanın tasfiyesi ve dağıtılmasına yönelik geliştirilen politikalar başarısız olmaya mahkumdur" dedi.
MHA- ülkede özgür gündem
|