Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Sayın Erdoğan, gelecek bizimdir
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Öcalan niye devlet istemiyor!
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Kürtlerde göz oymacılık
Hasan Bildirici
Aydın Dere
Kapitalizm ve iktidar olgusu
Aydın Dere
         
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.

   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   OKUR KÖŞESİ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 78

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 
Görüşme notlarından:"Beşikçi Kürtlerin Ziya Gökalp'ı olmak istiyor"
Posted on Cuma, 06. Ağustos 2004
Topic: Siyaset

Öcalan, çarşamba günü avukatları ve kardeşi Fatma Öcalan ile görüşmesinde gelişmeleri değerlendirirken kamuoyuna dönük birçok mesaj verdi. Öcalan, Büyük Ortadoğu Projesi'ni, İsmail Beşikçi ve diğer soldan kendisine yönelik açıklamaları değerlendirdi. ABD'nin kendisini işbirliğine çekmeye çalıştığını bunu reddedince de tasfiye edilmek istendiğini söyledi. Öcalan, önce demokrasi sonra sosyalizm derken, "Ben ne tümüyle devleti yıkalım diyorum, ne de yapmak istediğim burjuva demokrasisidir" dedi

Görüşme notlarının tümü haberin devamında....

 

 



Mahir Sayınların benim anlayışımın anarşizm felsefesi ile yıkandığına dair değerlendirmeleri var . Bu değerlendirmeler eksik kalmış. Ben anarşizm felsefesini iyi biliyorum. Ben reel sosyalizmi de biliyorum. Ama geliştirdiğim şey farklı. Ben Bouckhin'i iyi okudum. Ama benim anlayışım anarşizmden farklı. Özellikle benim bu demokrasi şeyim iyi incelenmeli. Önce demokrasi, sonra sosyalizm. Demokrasiyi geliştirmeden sosyalizm olmaz. Anarşizmin ideolojisini de biliyorum. Onu da iyi çözdüm. SDP'nin şeylerini fazla okumadım ama onların da özlemidir demokrasiden sosyalizme gitmek herhalde. Demokrasi olmadan sosyalizm olmaz. Lenin gibi bir deha bile tam anlayamadı, bu hataya düştü.

Burjuva demokrasisi değil

Devlet meselelerini iyi çözmek gerekiyor. Ben ne tümüyle devleti yıkalım diyorum, ne de yapmak istediğim burjuva demokrasisidir. Ben burjuva demokrasisi kurmuyorum. Avrupa'nın iki yüzyıllık demokrasi anlayışını da aşan bir yaklaşımdır benimkisi. Marks, Engels de anlamadı. Onların dönemi, koşulları farklıydı. Ancak o kadarını çözebildiler. Ama ben neolitik toplumdan bugüne kadar gelip uygarlığı çözdüm. 15 Ağustos'la birlikte demokrasiyi kuralım şeyi var. Onu açacağım. Benim çözmek istediğim burjuva demokrasisi değil. Lenin de az işlemiş, benimki genel uygarlık çözümlemeleridir. Devlet ve demokrasi ilişkisini iyi ortaya koydum. Tekrar açacağım. Wallersteın okunabilir. Onun da iyi çözümlemeleri var. Ama biraz daha kategorize etmişim. Anarşistlerin devletsizliği benden farklı. Orada biraz eksik yan var. Ama onların pratiğini inkar etmiyorum Kuru bir devlet inkarcılığı var onlarda. Ama benim demokratik yaklaşımım farklı.

Demokrasi ve devletin bir arada yürümesini çözdüm. Ya devlet ya da sosyalizm anlayışları fazla pratik değerleri olmayan anlayışlardır. Teoride güzel görünebilir ama pratikte bir değeri yoktur. Ben bu konularda oldukça yoğunlaşmışım. Hem devlet hem demokrasi diyeceğim. Devleti toptan reddedip toptan demokrasi olmaz. Devleti demokrasi açısından yok saymak ne kadar tehlikeli ise, demokrasiyi devlet içinde eritmek de o kadar tehlikelidir. Türkiye de demokrasi devlet içinde eritilmiştir. Türkiye'nin bütün demokrasisi devletin ayıplarını örten asma yaprağıdır. Genel solun, devleti toptan dönüştüreceğine dair görüşü yanlıştır. Türk solunun reel sosyalist yaklaşımlarla devleti yadsıma anlayışları yanlış ve kendi kendini kandırmadır. Bunları siz televizyonlarda, panellerde bol bol işleyebilirsiniz. Buralar size açıktır.

Benim vardığım sonuç ise farklıdır. Demokrasinin kendi ayrı kavramları, kurumları, biçimleri vardır. Kültürler içinde yer alır. Devlet bunlardan ayrı ama aralarında diyalektik bir ilişki var. Devlet demokrasiyi yok sayar ve reddederse, savaş gelişir, şiddet gelişir, yolsuzluk, yozlaşma gelişir. Toptan demokrasiye ucuz yaklaşılırsa, bu soysuzlaşmadır. Toptan devlet karşıtlığı da yanlış, bu da şiddeti doğurur.

Sola eleştiri

AKP yerine, demokrasi cephesi iktidarda olabilirdi. Bu avukatlarımın biraz anlayışı olsaydı, demokratik cephe gelişebilirdi. Türkiye dört dörtlük bir Avrupa ülkesi olurdu. Kürtler ve sol biraz anlayışlı olsaydılar, bu söylediklerimi anlasaydılar sol cephe iktidar olabilirdi. PKK de anlamadı. Anlamadığı gibi beni de tecrit etti. AKP üç yıllık parti. Üç yılda geldi iktidar oldu. Anayasal çoğunluğu elde ettiler. Ama solun bu ülkede 80 yıllık geleneği var. Sol suçu devlete yükleyemez. Faşizm varsa, engeller varsa sol buna yol açtı. Sol bu süreçten sorumludur. Suçu devlete yüklememek gerekir. Solun kendisi sorumlu. Bundan sonra Türkiye halkını daha zora sokmayalım. Devletin üniterliği ile sorunumuz yok. Ama demokrasi esastır. Demokrasiyi teoride iyi kavrayacağız. Pratikte tuğla tuğla öreceğiz. Varoşlara, köylere, mahallelere giderek yerel demokratik organların oluşturulması gerekir. Yerelden örgütleme ile demokrasiyi geliştireceğiz. Bu temelde sizin şahsınızda bütün arkadaşlarınıza, Akın Bey'e selamlarımı iletirsiniz. Hepsini selamlıyorum.

ABD ile anlaşmışlar mı?

Temel yanılgı nereden kaynaklanıyor. Benim önderliğimi niye inkar haline getirmişler. Yani Apo'yu reddetme. Bu Ferhat'ın gündeminde. Yani beni yok sayma. Ferhat bu oyuna nasıl cesaret ediyor? Sözde Ferhat öldürülmekten korktuğu için kaçmış. Tekrar bizim içimize sığınmak istiyormuş. Beni yine kabul et diyormuş. Size öyle bir haber geldi mi? Beni yine kullanmak istiyor. Ferhat beni niye reddetmek istemiş olabilir. ABD ile anlaşmışlar mı? Beni devre dışı tutmaya yönelik çalışmaları sonucu böyle bir yaklaşımın ortaya çıkmış ise bu Talabani çizgisi. Bu Kürtçülük işbirlikçi Kürtçülüktür. Bu işbirlikçi Kürtçülük tehlikelidir.

Ortadoğu'da roller değişti

Türkiye'nin 1918'de yaşadığını bugün Ortadoğu yaşıyor. 1918'lerin yürütücü gücü İngilizlerdi. O gün İngilizlerin yapmak istediğini, bugün ABD bölgede, Ortadoğu'da yapmak istiyor. 1918'de Yunanlıları Anadolu'ya yürüten İngilizlerdi. Yunanlıların böyle bir projesi yoktu. Sırf Anadolu'yu işbirlikçi hale dönüştürmek ve etkisiz kılmak içindi. İşte bu Sevr Antlaşması'dır. Sene 1919'da Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı var. Mustafa Kemal 1920'deki ittifakla bu işbirlikçi işgale cevap verdi. Sene 2000. ABD bütün Ortadoğu'yu ele geçirmek istiyor. İşte Büyük Ortadoğu Projesi en gelişmiş, dört başı mamur yeni bir sömürgeciliktir. ABD trilyonları döktü, sonuç almak istiyor. 1918'in, 1919'un Yunanlıları bugünün işbirlikçi Kürtleridir. ABD bu rolü Kürtlere veriyor. Şimdi bu çizginin önünde Saddam duramazdı. Ben Saddam'ı tanıyorum, Saddam milliyetçidir. Milliyetçi çizgi dayanmaz. Saddam'ın rolü Enver Paşa'nın rolüne benziyor. Enver de dayanamadı. Saddam'la Enver Paşa aynıdır. Dayanabildi mi? Hayır. Kimdir öncülük eden? Yunanlılar, Kürtler. Başı kim çekiyor? Talabani. Talabani bu çizgide bütün Kürtleri Ortadoğu'ya sürmek istiyor. Bu işbirlikçilerin Özal ile Çiller hükümetiyle ilişkileri vardı. Bunun önünde ben durdum. Ben bu çizgiye inanmadım. Karşı durdum. Saddam'ın direniş çizgisini de doğru bulmadım. Aynı şekilde Envercilik maceracılıktır. Yine Abdülhamitçilik var. Siyasal İslamcıların çizgisi Abdülhamit çizgisidir. Siyasal İslamla Türkiye'yi kurtaramazsın. Mustafa Kemal gibi özgürlükçü bir çizgiye ihtiyaç var.

Bu benim Kemalist olduğum anlamına gelmiyor. Kemalizm kendini güncelleştirmelidir. CHP, Baykal ekibi bunu yapamaz. Bu çizginin önderleri doksanlarda öldürüldü. Muammer Aksoylar, Taner Kışlalılar. Geriye Kemalizmin gerici bir çizgisi, Enverci bir çizgi ve siyasal islamcılar kaldılar. Demokratik Kemalizme ihtiyaç acildir. Yaratıcı Kemalizmin olmasını istiyorum. Ben eski ittifakın yeniden kurulmasını istiyorum. Bunu da özgürlükçü sol şahsında istiyorum. 1920'lerin ittifak ruhunu tazeleyelim. Kürtler yarın Türklerle çatışabilir, Araplarla çatışabilir. Bunun sorumlusu Talabani'dir. Bu çizgiyi deşifre edecek kişi benim. Geçmişte Talabani beni bu çizgiye davet etti, ABD ile bağlantılı olarak beni çekmeye çalıştı. Ama ben gitmedim. Başarılı olamadılar. Ondan sonra Clinton'la beni tasfiye kararı aldılar. Bazı güçler "ABD seni gözden çıkarmış, imha edecek" dediler. Ondan sonra komplo gelişti. Bazıları bu Büyük Ortadoğu Projesi'nin geçmişinin 80'lere bazıları doksanlara dayandığını söylüyorlar. Bu projenin uygulanması benim komplomla başlamıştır. El Kaide'nin provokasyon örgütü olma ihtimali yüksektir. Türkiye'de de buna benzer provokasyon güçleri var. Halk beni seviyor, bana bağlı. Benim İran, Irak ve Suriye'de kitlem var. Bu yüzden benim ezilmem gerekiyor.

Komplo sürüyor

Önce Cemil'i yanlarına almaya çalıştılar. O olmayınca Ferhat'ı aldılar yanlarına. Ben Ferhat mayın tarlasına sürülmüş eşektir değerlendirmemi halen koruyorum. Karı verdiler, para verdiler, daire verdiler bilmem ne verdiler yanlarına aldılar. Bütün bu olanları sol anlamıyor, Türkiye anlamıyor, Kürtler anlamıyor. Ortadoğu yeni sömürgeleştirilecek. Türkiye de bu projeye dahildir. Özgürlük güçleri tepkilidir. Buna karşı özgürlük güçlerine demokrasi projesini önerdim. Bütün halklar için sundum. Ben bu tehlikeyi 2000'lerde gördüm. İlk savunmamda ben bunu ortaya koydum. İlk savunmamı okuyun. 2000 yılında yazdığım savunmamda daha 11 Eylül olayları da gelişmemişti. Ben bunları ortaya koydum. Gelişmeler beni doğruluyor. ABD beni Türkiye'ye verirken mutlak imha temelinde verdi. Ben Türkiye'ye verilirken benim imham hesaplanıyordu., Ben öldürüldükten sonra topyekün bir saldırı olur, isyan çıkar ve ortalık kan gölüne dönerdi. Böylelikle Türkiye ele geçirilirdi. Benim komplom böyle gelişti. Genelkurmay bunu biliyor aslında. Genelkurmay'ın haberi dışında bu komplo yürütülmüştür. Benim komplomdan Türkiye'nin hiç haberi yoktu. Çok sonradan Apo hazır, gelin alın denildi. Evren bile söyledi, niye başımıza atıyorlar diye. PKK içinde de komplo sürdürülmek istendi. Sahte Apolar ortaya çıkarılmak istendi. Geçmişte Çürükkayalardan bugün Ferhat'a kadar. Örgütü benden koparıp bizi de halktan koparacaklardı. En son Osman çıktı. Bu planlar sonucu çok kan dökülecekti. PKK'nin kan dökmesi iyimiydi? Uçakta bana boyun eğdi diye baktılar ama ben sağduyulu davrandım. Demokratik çözüm projem ortadadır. Benim projem halklar yararınadır. Benim kendimi devlete beğendirme gibi bir sorunum yok. Şemdin de bir PKK'li, kendini bir çorbaya sattı. Şimdi kendini devlete yarandırmaya çalışıyor. Nelerle uğraştığı belli. Benim çabam devleti çıkmazdan çıkarmaktır. AKP Kürt meselesinde sözüm ona İsrail ile, ABD ile ittifakla ya da tam tersi Suriye ile İran'la ittifakla bu sorunu çözecekmiş. Bu bütün Kürtleri, Türkiye'nin düşmanı yapma projesidir. Çözüm nedir? Halkların kardeşliğinin demokratik uzlaşma ruhuyla gündemleştirilerek çözüme kavuşturulmasıdır. Çözüm Kürtlerin kültürel varlığı, demokratik haklarını karşılıklı diyalog ile sağlamaktır. Binlerce tutuklunun özgürlüğüne kavuşmasını sağlamaktır. Demokratik, özgür kültürel haklarının şike olarak değil, Avrupa'yı kandırmak için değil, gerçek bir kardeşlik temelinde tanımaktır. Sert askeri önlemler yumuşatılmalı. Tutukluların özgürlüğü sağlanmalı. Benim çözüm önerim bu. Suriye'ye, İran'a, ABD'ye İsrail'e yalvararak bu sorunu çözemezsiniz. Yine geliştirilecek anti-PKK, anti-Kürt yaklaşımı derin sevri ortaya çıkarır. Sorumlusu hükümettir. Ben 1990'larda gelişmelerden rahatsızdım. Ama çıkış yolu bulamadım. Ama şimdi çıkışı buldum. Ve rahatım. Fuat bunları düzenler, savunmamdan da yararlanır. Geniş geniş açar.

Kaçanlara karşı ideolojik mücadele

Direniş şeyini geçen hafta vermiştim. Direniş çizgimi ortaya koydum. Ferhat gibilere karşı da direniş çizgim ortada. Tarikatçılara, uyuşturucu tacirlerine, bizi her tarafta ablukaya alanlara karşı da direniş çizgim ortadadır. Biz gerçekten bağımsızlıkçı, özgürlükçüyüz. Kimseyle düşmanlık yapmak istemiyoruz. Ama ordu üzerimize amansız gelirse şiddetle kendimizi savunuruz. Toplu olarak üzerimize gelinirse HPG çok detaylı, planlı kendi örgütleri ile direnişi geliştirebilir. Savunmamdan yararlansınlar. Kimseye bilinçli saldırılar olmasın. Demokrasiyi uygula, taşırabildiğin kadar taşır. Bu temelde başarılar diliyorum. Kani sekiz kişilik bir grupla örgütten ayrılmış öyle mi? Kimler var. Atmaca var mı? Ferhatların yanına mı gitmişler? Bu bütün kaçanlara karşı ideolojik siyasi mücadele yürütülsün. Tekrar sığınma talepleri olursa öldürme gibi şeyler olmasın. Bu tür şeylerden benim haberim olsun. Bana haber getirirsiniz. Atmaca'ya görev versinler. FRANKFURT - MHA

Beşikçi duruşumu bilmiyor

Yine Kürt milliyetçiliği de ayrı bir kategoridir. Sanırım Beşikçi'nin yazıları varmış benimle ilgili. Benim duruşumun sağlam olmadığını söylüyormuş. Beşikçi'nin benim İmralı'daki duruşumu bilmesi gerekir. Duruşumu bilmeden konuşuyor. Ziya Gökalp Türk milliyetçisiydi. Beşikçi'de Kürt milliyetçisi olmaya çalışıyor. Beşikçi Kürtlerin Ziya Gökalp'ı olmak istiyor. Kürtlerin Ziya Gökalp'e ihtiyacı yok, demokrasi öğretisine, demokratizme ihtiyacı var. Benim durumumu daha iyi değerlendirmesi gerekir. Milliyetçilik değil, demokrasi temelinde beni değerlendirsin. Benim düşünce gücümün hangi yönde geliştiğini bildiklerini sanmıyorum. Benim hakkımdaki spekülasyonlara toptan cevap veriyorum. Anarşizme kaymış değerlendirmeleri gerçekçi değil. Buradaki duruşumu ve düşünce gücümü bilmeden eleştiri yapmak doğru değil. Bunları anlayıp kavradıktan sonra eleştiri gelirse benim için daha değerlidir, değer veririm. Bizde yaşanan da buydu. Anlamadıkları için ne hale geldiler. PKK'nin de beni kavramaması onları felakete götürüyordu. Benim ideolojik politik derinliğimi bilmeyenler bana önder demesinler. Ben ucuz ideolojik önderlik yapmam. PKK'nin bütün kurmaylarının ne hale düştüğü ortada. Türkiye'nin de durumu ortada. Bu beş yılı ben sağladım Türkiye'de. Buraya rahat gelip gidiyorsanız, okuyorsanız, bazı şeyler oluyorsa bunlar benim sayemde oldu. Bizim içimizde de farklı şeyler oldu. Anti-Apoculuk gelişti. Arkadaşlar inanılmaz derecede beni tecrit ettiler. 15 haftadır bunu netleştirmeye çalışıyorum. Teorik yaklaşım olmadan pratik yaklaşım fazla bir şey ifade etmez. SDP'liler televizyona çıksınlar, gazetede yazsınlar. Akın Bey televizyonda bol bol panellere katılsın bu düşünceleri dile getirsin. Halklar kendi kültürlerini yaşatmalı. Gazete, televizyon emrinizde, bunları mütevazı bir şekilde kullanın. Burada benim devletle yürüttüğüm mücadeleyi tekrardan açmaya gerek yok. Bunu biliyorsunuz.

ülkede özgür gündem


Görüşme notlarından:"Beşikçi Kürtlerin Ziya Gökalp'ı olmak istiyor"

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.




Ortalama Puan: 1
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

En çok okunan haber: Siyaset:


Haber Arşivi
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2008 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.