|
Karayılan röportajın bir yerinde Leninist parti modelini terk ettiklerini söylemektedir. Oysa röportajın bir çok yerinde kullanılan deyimler ve gösterilen tepkiler olduğu gibi, "Leninist parti" işleyişinden alınmadır. Örneğin sağ ve sol çizgilerden söz etmekte; sağ çizgiyi işbirlikçi, düşkün ve hain ilan etmektedir. Halbuki gidenlerin tümü daha düne kadar PKK ve devamı olan Kongra Gel yönetim kademesinin neredeyse üçte birini teşkil etmekteydi. Bu da bir yana, Karayılan, Kongra Gel'de görüş farklılıklarının olmayacağını, buna müsaade edilmeyeceğini, sağ sapmanın kopmasıyla tam bir görüş birliğinin sağlandığını söylemektedir. Bu söylenenlerin Leninist Parti yetkililerinin söylediklerinden farkı nedir? Kongra Gel'de farklı görüşten insanlar olmayacak mıdır?
Bir röportaj ve KONGRA GEL'e yönelik sorular...
Hüseyin Kaytan'ın MHA adına Kongra Gel Başkan Yardımcısı Murat Karayılan ile yaptığı röportaj üç gün boyunca Kürdistan Post'ta da yayınlandı. Yıllardır gerilla komutanlığı yaptığı ve şu anda Kongra Gel'in savunmadan sorumlu Komisyon Başkanı olduğu için Karayılan'ın görüşlerini kendisinden dinlemek önemliydi.
Fakat üç günlük röportaj içerisinde bir kaç başlık dikkatimizi çekti:
1-Karayılan dünyada herkesin kendilerine düşman olduğunu ve tasfiyeye çalıştığını söylüyordu. PKK ve devamı olan Kongra Gel'in düşmanı bol bir hareket olduğu bilinir ve bu bu durum kendileri tarafından sık sık dile getirilir. fakat burada akla şöyle bir soru gelmektedir: Siyasette marifet düşman cephesini daraltıp, dost cephesini sürekli genişletmekse; bu durum PKK ve devamı olan Kongra Gel'de neden tersinden işliyor? Sürekli düşman cephesini genişleten bir anlayışın siyasette başarılı olduğu söylenebilir mi? Siyasetin bir diğer işi yaşanılan dünyada halk için yeni dostlar ve olanaklar elde etmek değil mi? Eğer kimse bu siyasete olanak tanımak istemiyorsa bu işte bir terslik yok mu?
2-Karayılan röportajın bir yerinde Leninist parti modelini terk ettiklerini söylemektedir. Oysa röportajın bir çok yerinde kullanılan deyimler ve gösterilen tepkiler olduğu gibi, "Leninist parti" işleyişinden alınmadır. Örneğin sağ ve sol çizgilerden söz etmekte; sağ çizgiyi işbirlikçi, düşkün ve hain ilan etmektedir. Halbuki gidenlerin tümü daha düne kadar PKK ve devamı olan Kongra Gel yönetim kademesinin neredeyse üçte birini teşkil etmekteydi. Bu da bir yana, Karayılan, Kongra Gel'de görüş farklılıklarının olmayacağını, buna müsaade edilmeyeceğini, sağ sapmanın kopmasıyla tam bir görüş birliğinin sağlandığını söylemektedir. Bu söylenenlerin Leninist Parti yetkililerinin söylediklerinden farkı nedir? Kongra Gel'de farklı görüşten insanlar olmayacak mıdır?
3-Buna rağmen demokratik bir yapı olduklarını, tüm işleyişin demokratik çerçevede gerçekleştirildiğini belirten Karayılan'ın demokratik işleyişe ilişkin yanıtlaması ve açıklığa kavuşturması gereken sorular vardır: Kürt Harektinin tüm önemli temsilciliklerinin atamayla tayin edildiği, atmanın olmadığı yerde ise, delegelerin önüne seçilecek insan isminin konduğu bir sır değil. Belediye başkan adaylarından sivil toplum kuruluşlarına, legal partilerden il başkanlarına, görsel ve yazılı basından kültür kurumlarına kadar tüm yerlerin atama veya işaretle belirlendiği bir ortamda halka, aydınlara, kültür insanlarına ve farklılıklara ne kalmaktadır? Burada demokrasiden kastedilen nedir?
4-Karayılan, "hamlesel bir çıkış" yapılacağını belirtmektedir. Bütün Kürdistan halkının, acı çekmişlerin, bedel ödemişlerin bir dileğidir bu aynı zamanda. Burada "hamlesel çıkış" bir propaganda malzemesi olarak ele alınmıyorsa, bu "hamlesel çıkışın" niteliğine bir açıklık getirilme zorunluluğu vardır: Bu "hamlesel çıkış"lar hangi alanlarda olacak? Askeri alanda olacaksa, bu çıkışa olanak sağlayan yenilik nedir? Koşullar, konumlanma biçimi ve eldeki silahlar buna uygun mudur? Uydudan bir karıncanın hareketinin izlendiği bir çağda, çok geniş ve açık bir coğrafyaya yayılmış gerilla güçleri kendilerini nasıl koruyacaklar? Son zamanlarda sayısı gittikçe artan gerilla cenazeleri ne düşündürüyor?
"Hamlesel çıkış" sivil siyasette olacaksa, bu çıkışı sağlayacak yeni güç odakları ve olanaklar nelerdir? Diplomatik alanda ise bu çıkış, nasıl bir diplomatik tarz ve temsil gücüyle buna ulaşılacaktır?
Kongra Gel'in sıkıntılı bir zamandan geçtiğini kimse inkar etmiyor. Ancak dışarıdan bakılınca, Kongra Gel'in sürekli kendi içinde yeni kayıplarla dönüp durduğunun sinyalleri daha çok alınıyor. Her şeyin çok değiştiği söyleniyor, fakat çok az şeyin değiştiği gözleniyor.
En dikkat çekici olanı da bu...
Bir röportajın bizde bıraktığı soru işaretlerinden bir kaçı bunlardı...
Kurdistan Post
|