Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Sayın Erdoğan, gelecek bizimdir
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Öcalan niye devlet istemiyor!
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Kürtlerde göz oymacılık
Hasan Bildirici
Aydın Dere
Kapitalizm ve iktidar olgusu
Aydın Dere
         
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.

   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   OKUR KÖŞESİ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 1
Misafir(ler) Çevrimiçi: 84

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 
'Pera'da, kişisel tarihin izleri...'
Posted on Cuma, 16. Temmuz 2004
Topic: Kültür-Sanat
Araştırmacı Feza Kürkçüoğlu’nun arşivindeki belge ve fotoğraflardan yararlanılarak "Bir Zamanlar Pera’da" sergisi oluşturuldu. Sergi, 1900'lerin Beyoğlu'na ışık tutuyor... Aysun Koç'un Feza Kürkçüoğlu ile söyleşisi...
 
Cezayir'di Fransa'ydı derken şaşaalı açılışına ve tartışmalarına şahit olduğumuz Fransız Sokağı artık yaşamaya ve yüzyılların biriktirdiği Beyoğlu kültürüne kendi soluğunu taşımaya başladı.


 
Bu durum 'Fransa'nın Cezayir'i bir kez daha işgali midir?' tartışmaları bir yana dursun, biz, basamaklardan yuvarlanıp, 1901’de yapılan İtalyan Opera Okulu yerine kurulan Beyoğlu Dökümantasyon Merkezi'ne (Centre de Documentation) gidiyoruz.
 
Zira dikkatimizi çeken şey ‘Bir Zamanlar Pera’da…'' isimli sergi. Araştırmacı Feza Kürkçüoğlu’nun arşivindeki belge ve fotoğraflardan yararlanarak hazırlanan sergi, 1900’ler Beyoğlu’ndan günümüze sosyal hayatı konu ediniyor.
 
Sergide Muhsin Ertuğrul imzası taşıyan su faturasından, Suna Kan’a piyanoda eşlik eden Cemal Reşit Rey’e, Beyoğlu Bekçi Aylığı Tahsilat Makbuzu’ndan, “Paris ve Londra Akademilerinden Mezun'' terzi H. İzzet’e, Pera Palas hisse senedinden, bir adet “tahnit edilmiş'' papağan makbuzuna, Nazım Hikmet’in telif sözleşmesinden, Osmanlı döneminden kalma su ve elektrik faturalarına, tramvay/ sinema biletlerinden telgraflara kadar yüzlerce belge yer alıyor.
 
Beyoğlu Gazetesi tarafından gerçekleştirilen Dökümantasyon Merkezi Projesi'nin amacı Beyoğlu ile ilgili her şeyi toplamak. Ulaşabildikleri kadarını toplamak ve Beyoğlu’nun herhangi bir şeyini merak edenlere açmak istiyor.
 
Feza Kürkçüoğlu'na Beyoğlu ve Dökümantasyon Merkezi ve sergi ile ilgili merak ettiklerimizi sorduk...
 
Çok tartışıldı Fransız Sokağı, eleştirileri haklı buluyormusunuz yoksa abartılıyor mu?
 
Sokağın eski adının Cezayir Sokağı olması kötü bir ironi oldu tabi. Bu beni de rahatsız eden bir şey. Fakat Cezayir Sokağı olarak durduğu halini de biliyoruz. Harap, viran bir sokaktı. 1800’lü yılların sonunda meydana gelen yangın nedeniyle Beyoğlu’nun büyük bir kısmı yok olunca Avrupa’nın gücü ve paranın sembolü olabilecek görkemli binalar inşa edildi.
 
Güzel binaların olduğu binalardan biri de Cezayir Çıkmazı’ydı. Böyle bir şey olmasaydı 15-20 yıl içinde birçok bina çöküp gidecekti. O anlamda baktığımda kurtarılmış bir sokak olarak görüyorum.
 
Sanat ve kültürün daha özgürce kendini ifade edebildiği bir sokak olmasını diliyorum. Gördüğüm kadarıyla projeyi yapanların Cezayir Sokağı’nın eski sakinlerini yerinden etmek gibi bir niyetleri yok. Dolayısıyla bu, ileriye doğru bir umut. Ama en büyük dileğim Ortaköy gibi olmaması.
 
Serginin konseptini neye göre belirlediniz?
 
Ne yapmak istediğimizin ipucunu verecek bir sergi olsun istedim. Beyoğlu aslında çok bildiğimizi sandığımız bir semt. Bir yandan da katmanlar var Beyoğlu'nda.
 
Beyoğlu'nda yaşayan sıradan insanların da kişisel tarihlerinin izdüşümlerini burada izleyelim, hayatın renkliliğini görelim istedim. Bugün sokakta alışveriş yaptığında sana verilen fatura ve vergi iade fişlerini cebinden çıkardığında onlar ne ise 1940'ın 20'nin belgeleri de aynısı. Bazıları şimdi bize çok komik geliyor. O günleri yaşayan insanları bugün bize çok basit, önemsiz ya da sevimli gelen şeyi bir araya getirmekti. Sergi Eylül ayına kadar devam edecek. O arada da merkezin çalışmaları hakkında epeyce yol almış olacağız.
 
Beyoğlu'nun başka bir yüzü de var. Fikrin üretildiği bir yer aynı zamanda. Ya da 6-7 Eylül olaylarının, 1 Mayıs'nın, gösterilerin de yaşandığı bir yerdi. Bu çehresini de anlatacak bir şeyler yapmayı düşünüyor musunuz?
 
Bu dökümantasyon merkezi hep böyle 'light' motiflerden oluşan şeylerı toplayacak değil. İleride temalı sergiler de yapılacaktır. Mesela 'Beyoğlu'nda gösteriler' 'Beyoğlu'nda siyaset'... gibi. Çünkü kim ne derse desin, Beyoğlu Türkiye'nin kalbi. Çünkü Türkiye'nin vitrini. Herşey burada oluyor. İstanbul aslında 'başkent'. Her konuda Ankara'dan önde. Ve İstanbul'un da batıya açılan penceresi Beyoğlu. Dolayısıyla bütün kültür burada biçimleniyor. Batı ve Doğu sentezi diyebileceğimiz bir çok şeyin 'ilk'leri Beyoğlu'nda yaşanıyor.
 
Son yıllarda bir Beyoğlu nostaljisidir gidiyor. Size göre nerede ve nasıl bir Beyoğlu var?
 
Sadece Tünel Meydanı'ndan Taksim Meydanı'na uzanan yol değil Beyoğlu. 'Şapkalı kadınların, ve kravatlı beylerin' dolaştığı bir Beyoğlu, II. Dünya Savaşı bitene kadar varmış sadece. Ama aynı dönemde sokaklarında kumarın, fuhuşun, her türlü 'düşkünlüğün' yaşandığı bir Beyoğlu da varmış.
 
Beyoğlu'nu Beyoğlu yapan da aslında bütün bunların birleşimi olması. Ayrıca Levantenler, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve Müslümanlar'ın yıllarca birlikte yaşadığını görüyoruz. Bütün bu zenginlik hiç de dudak bükülüp geçilecek bir birikim değil.
 
(Birgün/AYSUN KOÇ - Fotoğraf: GÜRCAN ÖZTÜRK)

'Pera'da, kişisel tarihin izleri...'

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.




Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

En çok okunan haber: Kültür-Sanat:


Haber Arşivi
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2008 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.