Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Özerklik
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Bayram ve bağımsızlık
Hasan Bildirici
Aydın Dere
AKP ve PKK
Aydın Dere
      
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.
   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   RÖPORTAJ


www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 89

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 
Sivas'a nasıl gelindi-Can Kasapoğlu
Posted on Cuma, 02. Temmuz 2010
Topic: Güncel
Katliamlar ve sonuçları, sözde yargılama süreçleri iyi irdelendiğinde görülecektir ki, devlet kendi yarattığı katilini besliyor, ona şan ve şeref madalyaları veriyor. Aleviler ve Alevi kurumlarının büyük çoğunluğu ise her katliam (özellikle de Maraş, Madımak, Gazi vb) sonrası, ‘Mollalar İran'a, Türkiye laiktir laik kalacaktır’ sloganı etrafında kenetlen(diril)ip bir kez daha trajedik biçimde yanlış yönlendiriliyorlardı.

SİVASA NASIL GELİNDİ ?

Can KASAPOGLU

Pir Sultan Abdal şenlikleri kapsamında 2 Temmuz 1993 yılında Sivasa giden ve tamamına yakını ozan, sanatçı, aydın, edebiyatçı konumda olan 33 insan, 33 canın vahşi bir şekilde yakılarak katledilişinin 17.Yılında başta Sivas olmak üzere bir çok merkezde anmalar, protesto vb etkinlikler yapılıyor.

Üzerinden 17 yıl geçen bu katliamla ilgili bir çok şey söylendi, yazıldı, çizildi, ağıtlar yakıldı, oyunlar, tiyatrolar yapıldı ve yapılmaya, yazılıp çizilmeyede devam edilecek.

Ancak gerek Madımak katliamında ve gerekse daha önceki Maraş, Çorum, Dersim ve Koçgiri katliamlarında olsun devlet, katliamları yapanları kolladı, sakladı ve hatta adeta ödüllendirerek milletin(in) vekili, bakan vs yaptı.

Katliamlar ve sonuçları, sözde yargılama süreçleri iyi irdelendiğinde görülecektir ki devlet kendi yarattığı katilini besliyor, ona şan ve şeref madalyaları veriyor.

Aleviler ve Alevi kurumlarının büyük çoğunluğu ise her katliam (özelliklede Maraş, Madımak, Gazi vb) sonrası, ‘Mollalar İrana, Türkiye laiktir laik kalacaktır’ sloganı etrafında kenetlen(diril)ip bir kez daha trajedik biçimde yanlış yönlendiriliyorlardı.

Şimdi Madımak katliamının 17.yılında hem kendimize ve hemde devlete bazı sorular soralım.

Dersim, Maraş, Çorum vb katliamlarını gerçeklestirenleri koruyan ve katliamcıları adeta ödüllendiren devletin, Madımak katliamında ve sonrasında rolü ne idi ?

Yakın tarihimize ‘Madımak katliamı’ olarak geçen bu vahşeti yapanların arkasındaki güç 17 yıl öncesinde günümüzde yeterince görülmüş müdür ?

Devletin yada devlet kurumlarının, onun siyasi partilerinin ve kontrgerillanin bizzat içinde yer aldığı Maraş katliamının sorumluları açığa çıkartılıp cezalandırılmış mıdır?

Devlet, maraş katliamı başta olmak üzere, Çorum, Elbistan, Malatya, Madımak ve İstanbul-Gazi olayları nedeniyle Alevilerden ‘Özür’ dilemiş midir ?

Daha önce rol aldığı Alevi katliamlarında devlet ve onun temsilcisi hükümetler, Alevi kurumlarını ve toplumunu tatmin edebilecek, yaşanan vahşetleri vicdanen de olsa mahkum eden hassasiyeti yada benzeri girişimleri olmuş mudur, olduysa nasıl olmuş ve hangi sonuçlar alınmıştır ?

Siyasal islamı tehlike ve tehdit olarak görüp, Aleviler üzerinde ‘korku siyaseti’ yapan CHP, cumhuriyet döneminin Alevi katliamlarını örtbas etmenin adı değil midir?

Dün Alevileri yakarak katleden zihniyet ile bugün sözde Alevi calistaylari düzenleyen AKP bir yumurtanin ikizleri degil midir?

Her şeyden önemlisi ise Madımak katliamı öncesinde Türkiye ve Kürdistan'da neler yaşanıyor ve neler oluyordu?

Katliam öncesi devletin genel olarak verdiği mesajlar Aleviler tarafindan nasıl algılandı ve Aleviler Sivas-Madmak’a giderken kimlere ve neden güvenip gittiler ?

‘Türkiye müslümandir müslüman kalacaktır" diyerek insanları diri diri yakanlarla aynı gelenekten gelen AKP’nin günümüzdeki yok etme, inkar, imha ve asimilasyon politikaları Türkiyeyi nereye götürüyor ve Aleviler bu sürece nasıl bakıyorlar ?

Madımak katliamının 17.yılında Alevi kurum ve temsilcileri, Kürt halkının haklı talepleri ile Alevilerin hak arayışlarını, ötekileştirilen diğer güçlerle aynı kulvarda buluşturup ‘Mazlumların birliği’ esprisi temelinde bir birliktelik yapmanın çabası ve emeği içinde midirler?

Geçmişinin karanlık ve kara sahifelerinin hesabını veremeyenlerin, geleceğinin olmadığı biliniyor iken, Kürdistan'da askeri operasyonlarda, savaşta ve siyasi soykırımda ısrar eden sistemin ve AKP hükümetinin azgın gidişi karşısında Aleviler nasıl bir duruş sergiliyor ?

Türkiyenin gerçek bir demokrasiye kavuşması, barışın gelmesi, akan kanın durudrulması için Alevilerin rolü ve görevleri nedir ?

Durmadan PKK’ye ateşkes çağrısı yapan ama kendisine siyasi liberal, demokrat, özgürlükçü, demokrasi ve barıştan yanayım diyen yazar-çizer aydınlar olmak üzere bir bütün olarak bu savaştan zarar gören herkes, Aleviler dahil, devlete ve onun kurumlarına neden çağrılar yap(a)mıyorlar ya da ürkek davranıyorlar ?

Madımak katliamının 17.yılında bir kez daha son ve önemli bir soru ?

Madimak katliamı öncesinde Türkiye ve Kürdistan'da neler yaşanıyor ve neler oluyordu ?

Sivas'a nasıl gelindi ?

İşte bu sorunun cevabı ise 1993 Türkiyesi ve Kürdistan'da olup-bitenlerin fotoğrafını çekerek günümüz AKP politikalarıyla karşılaştırdığımızda Madımak katliamının ve Sivas'a nasıl gelindiğinin cevabı görülecektir.

Y. Özgür Politika


Sivas'a nasıl gelindi-Can Kasapoğlu

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.





Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

En çok okunan haber: Güncel:


Haber Arşivi
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2009 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.