Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Taraflar mevzide
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Evetçiler
Hasan Bildirici
Aydın Dere
AKP ve PKK
Aydın Dere
      
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.
   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   RÖPORTAJ


www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 78

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 
Erdoğan’ın sonu da Çiller gibi olur
Posted on Çarşamba, 09. Haziran 2010
Topic: Siyaset
Erdoğan’a “İsrail’in yaptığı devlet terörüyse ya senin yaptığın nedir?” diye soran BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Kürtlere karşı topyekün savaş konsepti yürüten Tansu Çiller’i hatırlatarak, “Tayyip Erdoğan da bu bedeli ödeyecek” dedi.

‘Erdoğan’ın sonu da Çiller gibi olur’

- Başbakan Erdoğan’ın “Bu işleri birbirine karıştırmayın Hamas seçimle gelmiştir” sözlerini hatırlatan BDP Eşbaşkanı Kışanak, “Peki biz seçimle gelmedik mi, belediye başkanları yüzde 70-80 oy almadılar mı?” diye sordu.

- Başbakan’ın “Gazze ve Ankara kader birliği etmiş” sözlerine dikkat çeken Kışanak, “Eğer Silopi Ankara’ya Gazze kadar yakın değilse bu ülkede insanları bir arada tutmak o kadar kolay olmayacaktır” dedi.

- Gültan Kışanak, “Bir kader ortaklığından bahsedilecekse Gazze ile Cizre’nin kader ortaklığından bahsedilebilir. Ankara’nın kader ortaklığı neresi onu da Başbakan açıklasın” diye konuştu.

- Kışanak, “Bu hükümet kendi vatandaşlarına karşı savaş yürütebilmek için Türkiye’yi İsrail’e bağımlı hale getirmiş. Şuan silah almasak bile eski silahları kullanabilmek için İsrail’e mahkumuz diyorlar” dedi.

- “Türkiye hızla bir uçuruma ve etnik bir çatışmaya doğru sürükleniyor” diyen Kışanak, “Bunu durdurmak herkesin görevidir. Herkes ne yapacaksa, şimdi yapsın, daha fazla geç kalmadan yapsın” diye seslendi.

AKP’nin Kürtlere karşı politikalarının İsrail politikalarıyla bir olduğunu belirten BDP Eşbaşkanı Kışanak, Başbakan’a “İsrail’in yaptığı devlet terörüyse ya senin yaptığın nedir?” diye sordu. Kışanak, Kürt sorununun çözümü konusunda ilgili bütün kesimlere çözüm çağrısı yaparken, Başbakan Erdoğan’a da, “Çiller’in akıbetine uğrarsın” uyarısında bulundu. BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, partisinin grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Sağanak yağışla birlikte sular altında kalan İstanbul’da yaşamını yitiren belediye işçisinin ailesine başsağlığında bulunan Kışanak, Avrupa Kültür Başkenti olan bir kentte yaşananları kamuoyu vicdanına havale ettiklerini söyledi. Kışanak, bütün uyarılarına rağmen çatışmaların yeniden başladığını belirterek, ancak BDP olarak barış umutlarını yitirmediklerini söyledi.

Erdoğan da bedeli ödeyecek

Kürtlere ve Kürtlerin yürüttüğü demokratik siyasete yönelik saldırıların yeni olmadığını, bunun yaklaşık 20 yıldır sürdürüldüğünü dile getiren Kışanak, “Vedat Aydın’ı, Mehmet Sincar’ı katlettiler. Şimdi Sevahir Bayındır, hastanede. Ancak bu saldırılara karşı Kürt halkı, demokratik siyaset umudunu kesmedi” diye konuştu. “Biz Vedat Aydın’ın cenazesinde yapılanları unutmadık. Sayın Orhan Doğan’ın bu Meclis’ten nasıl yaka paça atıldığını unutmadık o hafızamızda yerini koruyor. Sevahir Bayındır’a yapınları da unutmayacağız” diyen Kışanak, “DEP milletvekilleri bu Meclis’ten atıldığında Başbakan Çiller’di, onun nerede olduğunu, siyaseten nasıl bittiğini herkes biliyor. Eğer bugün Sayın Erdoğan onun gibi halkımızın üzerine gelirse kendisinin gideceği yer de aynıdır. Çiller topyekun savaş konseptinin bedelini ödedi, Tayyip Erdoğan da bu bedeli ödeyecek” şeklinde konuştu.

Hükümet saldırı yapanları koruyor

Seçildikleri günden beri, milletvekillerine yönelik çok sayıda saldırı ve hakaret yapıldığını, ancak şuana kadar herhangi bir idari ve adli soruşturma yapılmadığına işaret eden Kışanak, Bengi Yıldız, Ayla Akat, Akın Birdal ve diğer vekillere yapılan hakaret ve saldırıları hatırlattı. Kışanak, hükümetin bu saldırıları yapanları koruyup kolladığını kaydederek, “Halen Silopi’de milletvekillerimize karşı yapılan saldırılara karşı ne adli ne idari bir soruşturma açılmadı. Hükümet, bu kadar açık bir şekilde saldırıların arkasında duruyorsa, biz de onu siyasi hedef tahtasına oturtma hakkına sahibiz” dedi.

‘KCK operasyonu’ siyasidir

Kendilerine yönelik saldırıların sadece fiziki saldırılarla sınırlı olmadığının altını çizen Kışanak, arkadaşlarının halen tutuklu olduğunu hatırlattı. Kışanak, iddianame hazırlandığına yönelik haberlere işaret ederek, şunları belirtti: “Halen resmi olarak iddianame hazırlanmış mı sunulmuş mu, nerede, bu konuda bir açıklama yok. Bu da ne kadar haktan, hukuktan yoksun olduğunu gösteriyor. Biz biliyoruz ki bu iddianame üzerinde aylardır oynuyorlar. İşlerine geldiği gibi üzerinde oynuyorlar. Son bir balans ayarı yapıyorlar herhalde. Bu kadar siyasi ve hukuktan uzak bir süreçle karşı karşıyayız. O iddianame kapsamında 12 belediye başkanımız, 2 Belediye Meclis başkanımız ve arkadaşlarımız örgüt üyeliğiyle suçlanıyorlar. Kiminin hakkından 15 yıl, kiminin hakkında ise ağırlaştırılmış müebbet isteniyor. Bu tutum, çok açık bir şekilde, milyonları terörist ilan etmekle eş değerdir. Toplumu örgütlemek ve demokratik dönüşüm isteyen herkes vesayetçi sistemin ve AKP’nin hedefi haline gelmiştir. Herkese terör örgütü üyesi muamelesi yapılmaktadır.”

Hamas seçimle geldi biz gelmedik mi?

Başbakan Erdoğan’ın İsrail konusundaki hassasiyetine değinen Kışanak, Başbakan’ın “Bu işleri birbirine karıştırmayın Hamas seçimle gelmiştir” sözlerini hatırlatarak, “Peki biz seçimle gelmedik mi, belediye başkanları yüzde 70-80 oy almadılar mı? Belki kafanızda bu kadar çarpık bir zihniyet vardır, ama siz bütün halkı terörist ilan edemezsiniz” dedi.

Çocuklarımızı da terörist ilan ettiniz

AKP Hükümeti tarafından 2006’da kapsamı genişletilen Terörle Mücadele Kanunu (TMK) mağduru çocukların durumuna da dikkat çeken Kışanak, “Bu konuda vicdanı olan herkes, çocukların TMK dışına çıkarılması konusunda hemfikir. Ancak AKP Hükümeti buna izin vermiyor, yasa Meclis’te ve halen bekletiyorlar, halen o çocuklar yasadışı terör örgütü olmakla suçlanıyor. Hatta Diyarbakır’da 31 TMK mağduru çocuk, 8 ayrı ildeki cezaevine sevk edildi. Bu çocukların başka yerlere sevk edilmesi, ailelerinden koparılmaları, başlı başına bir travmadır. Ama Sivas katliamının mağdurları aileleriyle görüşsünler diye hepsi Sivas’a götürüldüler. İşte bu ülke de böyledir; Sivas’ta katliam yapanları baş tacı yaparlar, çocukları da terörist ilan edenler. Bu ülkenin ve hükümetin terörizm mantığı budur” dedi.

Panzer kazaları niye Bodrum’da olmuyor?

4 Haziran’ın “Uluslararası Çatışma Kurbanı Masum Çocuklarla Dayanışma Günü” olduğunu hatırlatan BDP Eşbaşkanı, Cizre’de polis panzerince ezilerek katledilen 10 yaşındaki Diren Basan’ı andı. Kışanak, yetkililerin “trafik kazası” açıklamasına tepki göstererek, “Peki bu trafik kazası neden İstanbul’da Bodrum ve Kuşadası’nda olmuyor? Hangi demokratik ülkede bisiklet süren çocuk panzer altında kalıyor? Var mı böyle bir ülke. Evet vardır Gazze’de vardır. Başbakan buna ateş püskürürken, Şırnak’taki zulme ses çıkarmıyor. Peki, Diren’i kim katletti? Burası Şırnak değil Gazze miydi?” diye sordu.

AKP döneminde 64 çocuk öldürüldü

Türkiye’de 4 bin 59 çocuğun öldürüldüğünü belirten Kışanak, “Bu bir çocuk katliamı, AKP döneminde de 64 çocuk öldürülmüş. Ki bunlar büyük bölümü ateşkes ve eylemsizlik sürecinde olmuş” dedi. Kışanak, çocukların ya bırakılan patlayıcıların kurbanı olduklarını ya da kurşunlarla öldürüldüklerini ifade ederek, “Bu pervasızlık devam ediyor. Çünkü bunları yapanların hiç biri cezalandırılmadı. Biz demiyoruz kasten adam öldürmekten müebbet verin, hiç değilse ihmalden ceza verilsin” diye konuştu. 2 yıl önce de Cizre’de Yahya Menekşe’nin polis aracının çarpması sonucu öldürüldüğünü hatırlatan Kışanak, bu olaya ilişkin de halen kimsenin yargılanmadığını belirterek, “Nerede adalet? Ama taş attığı için Berivan’a ceza vermeyi biliyorsunuz. Yahya Menekşe’yi öldürenleri neden yargılamıyorsunuz?” diye sordu.

Çocuk katilleri hala görev başında

Yine Cizre’de 1,5 yaşındaki Mehmet Aytun’un annesinin kucağında gaz bombasıyla öldürüldüğünü hatırlatan Kışanak, gaz fişeğini atan kişinin tespit edilmesini isteyerek, “Ama o katil halen görevinin başında” diye konuştu. Mardin’in Kızıltepe İlçesi’nde evinin önünde babası ile birlikte öldürülen Uğur Kaymaz olayını da hatırlatan Kışanak, Kaymaz’ı öldürenlerin de ‘meşru müdafaa’dan beraat ettiğini söyledi. Kışanak çocuk ölümlerine, yargının bu tutumunun neden olduğunu ve idari soruşturma açmayan hükümetin de bundan sorumlu olduğunu söyledi.

Çocukların ölümünden Başbakan sorumlu

Kışanak, Başbakan’ın “çocuk da olsa kadın da olsa gereği neyse yapılacaktır” sözlerine işaret ederek, “Çocukların neden katledildiği bu sözlerde gizli” diye konuştu. Kışanak, “Barış ve demokrasi istiyorsak çocuk katliamlarına son vermek gerekiyor. Biz artık hükümete seslenmekten vazgeçtik, kamuoyu vicdanına sesleniyoruz, anaların yüreğine sesleniyoruz, gelin bu savaşı da çocuk ölümlerini de durduralım” dedi.

İsrail’inki devlet terörü peki seninki ne?

Başbakan’ın “Gazze ve Ankara kader birliği etmiş” sözlerine dikkat çeken Kışanak, “Eğer Silopi Ankara’ya Gazze kadar yakın değilse bu ülkede insanları bir arada tutmak o kadar kolay olmayacaktır” dedi. Kışanak, nerede olursa olsun insanlığa karşı işlenmiş suçlara karşı durulması gerektiğini söyledi. Başbakan’ın Gazzeye giden yardım gemilerinde öldürülen 19 yaşındaki Furkan’ın dramına ilişkin açıklamalarını “Çok haklı, sonuna kadar haklıdır” sözleri ile değerlendiren ve Başbakan’ın “Onların elinde silah mı vardı? Alınlarında terörist mi yazıyordu” sözlerini hatırlatan Kışanak “Burada, son bir yılda 3 tane üniversite öğrencisi öldürüldü, bunların elinde silah mı vardı, alnında terörist mi yazıyordu? Mahsum Karaoğlan öldürüldü, Aydın Erdem polis kurşunuyla öldürüldü, geçtiğimiz günlerde Şerzan Kurt derin lakaplı bir polisin şiddetiyle öldürüldü. Peki, bu şiddete ne denir? İsrail’in yaptıklarına devlet terörü diyorsun da senin yaptığın ne, bunun adını niye koymuyorsun” diye sordu. Kışanak, Türkiye’de uygulanan devlet terörünün hesabını AKP Hükümeti’nin vereceğini söyledi.

Acıları yarıştırmıyoruz acıları ortaklaştıralım

Asla acıları yarıştırmadıklarını dile getiren Kışanak, “Furkan’ın acısını da tıpkı Mahsum’un acısı gibi yüreğimde hissediyorum. Herkese çağrı yapıyorum; Acılarımızı ortaklaştıralım. Birini yok sayıp ötekini göklere çıkarmayalım. Her yerde devlet terörüne karşı çıkalım” çağrısı yaparak, “Bir kader ortaklığından bahsedilecekse Gazze ile Cizre’nin kader ortaklığından bahsedilebilir Ankara’nın kader ortaklığı neresi onu da Başbakan açıklasın” diye konuştu.

Nusaybin’de utanç duvarı örüldü

Nusaybin ve Kamışlo arasında tel örgülerin yanına bir de saçtan duvar örüldüğünü vurgulayan Kışanak, “Yetkililere soruyoruz, ‘haberimiz yok Kara Kuvvetleri Birliği tarafından yapılıyor’ diyorlar. Berlin duvarı yıkılırken herkes bayram etti. Bu utanç duvarının üzerinden 20 yıl geçti. Şimdilerde bu utanç duvarına hevesli bir İsrail kaldı, bir Türkiye Cumhuriyeti devleti. Türkiye Nusaybin’de, İsrail de Gazze’de duvar örüyor. Gelin bu kader ortaklığını siz söyleyin ben anlatmayayım” dedi. Başbakanın hipermetrop (yakını görmeme hastalığı) olduğunu söyleyen Kışanak, “Başbakan sadece Gazzeyi görün, Nusaybin’i görmeyin, İsrail’i görüp beni görmeyin diyor. Ama bu halk kör ve sağır değil Sayın Başbakan” dedi.

Askeri anlaşmalar iptal edilsin

Kışanak, Türkiye’nin İsrail karşıtlığına da değinerek, “Ortaya çıktı ki, AKP işbirliğine devam ediyormuş. 3 askeri tatbikat düşünüyorlarmış ama bu son saldırıdan utanıp iptal ettiler. Samimiyetiniz varsa bu 3 tatbikatı iptal etmekle kalmayın savunma sanayi işbirliklerinin ve askeri işbirliklerinin tümünü iptal edin. İsrail’in tavrına bakacağız diyorlar. İsrail daha ne yapsın?” diye sordu.

Türkiye, İsrail’e bağımlı

Kışanak, AKP’nin Mecli’ste İsrail ile savunma sanayi işbirliğini iptal etmesi isteğine imza atmadığını belirterek, “Bu hükümet kendi vatandaşlarına karşı savaş yürütebilmek için Türkiye’yi İsrail’e bağımlı hale getirmiş. Şuan silah almasak bile eski silahları kullanabilmek için İsrail’e mahkumuz diyorlar. Ya Türkiye bu savaş mantığını terk edecek, kendi yurttaşlarıyla konuşarak sorunları çözmenin yollarını arayacak, ya da İsrail’e mahkum olacak” dedi.

Şüpheli asker ölümleri araştırılsın

Kürt gençlerinin askerdeki şüpheli ölümlerine değinen Kışanak, “Bu önemli bir konu, grup olarak bunu takip ediyoruz, AKP hükümeti, gizlilik gerekçesiyle soru önergelerimize cevap vermiyor” dedi. 1990-2000 yılı arasında bin 200 civarında askerin bu şekilde hayatını yitirdiği yönünde söylentiler bulunduğunu ve 2000 sonrasında verilerin bilinmediğini belirten Kışanak, “Aileler intihar söylemlerine inanmıyor. Bunun için Meclis’in bu konuyu gündemine alması ve bir araştırma komisyonu kurulması gerekiyor” diye konuştu.

Kürt sorunu müzakereyle çözülür

BDP olarak barış ve demokratik yöntemlerde ısrar edeceklerini dile getiren Kışanak, sorunun ancak siyasi müzakereler yoluyla çözülebileceğini, bunu herkese anlatmaya çalışacaklarını söyledi. Kışanak, “Başka çaremiz yok! Türkiye hızla bir uçuruma ve etnik bir çatışmaya doğru sürükleniyor. Bunu durdurmak herkesin görevidir. Herkes ne yapacaksa, şimdi yapsın, daha fazla geç kalmadan yapsın” dedi.

DİHA/ANKARA

 


 



Operasyonlara karşı yürüyüş

Yüksekova’da operasyonlara karşı düzenlenen ve binlerce kişinin katıldığı yürüyüşün ardından çıkan ve devam eden olaylarda, iki kişi yaralandı. Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde dün çeşitli mahallelerde bir araya gelen yüzlerce kişi ayrı ayrı noktalardan Cezaevi Kavşağı’na kadar yürüyüş düzenledi. Cezaevi kavşağında sayıları binleri bulan kitle, PKK lehine sloganlar attı. Şemdinli yolunu ateşler yakarak trafiğe kapatan kitle, bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Binlerce kişiye hitap eden BDP İlçe Başkanı Hüsnü Bulgan, “Kimse Kürtleri bir daha boyun eğmeye ve teslim almaya yeltenmesin. Çünkü Kürtler kendilerini savunacak düzeye gelmiştir” şeklinde konuştu. Açıklamanın ardından kitle sloganlar eşliğinde çarşı merkezine doğru yürüyüşe geçti. İlçe merkezinde ateşler yakan kitle Oslo Oteli’nin önüne varınca burada polisin müdahalesiyle karşı karşıya kaldı. Eylemcilerin de karşılık vermesiyle olaylar ilçe geneline yayıldı. Mezarlık ve Esentepe mahalleleri ile Şemdinli Yolu üzerinde yoğunlaşan olaylar devam ederken, atılan gaz bombalarının isabet ettiği iki kişinin yaralandığı belirtildi. Öte yandan ilçe merkezinde elektrikler kesilirken esnafların da kepenklerini indirdiği görüldü.

Ceyhan, Derik ve Taşlıçay’da da operasyon karşıtı gösteriler düzenlendi. İzmir’de ise BDP, EDP, EMEP, ESP ve ÖDP İl Örgütleri, dün ortak basın toplantısı düzenleyerek, operasyonların durdurulması ve Kürt siyasetçilerin serbest bırakılmasını istedi.

DİHA/MÊRDÎN



YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

 


Erdoğan’ın sonu da Çiller gibi olur

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.





Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

En çok okunan haber: Siyaset:


Haber Arşivi
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2009 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.