Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
KCK: Hava saldırıları Öcalan'a cevaptı Posted on Cumartesi, 22. Mayıs 2010
Topic: Kürdistan
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, hava saldırısında 4 gerillanın hayatını kaybettiğini, 5 gerillanın da yaralandığını belirterek, bu saldırının Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “31 Mayıs’a kadar bekleyeceğim, olumlu gelişme olmazsa ben aradan çekileceğim” açıklamasına bir cevap olduğunu bildirdi. KCK, AKP hükümetinin gerilla ve halka yönelik bu saldırılar karşısında sessiz kalınmamasını istedi.
4 GERİLLA YAŞAMINI YİTİRDİ, 5 GERİLLA YARALI
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Türk devletinin 20 Mayıs’taki hava saldırısı, İran’ın top atışları, Kürtlere yapılan linç girişimleri ve artan operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulundu.
KCK, “Sömürgeci Türk ordusuna ait savaş uçakları 20 Mayıs 2010 tarihinde Medya savunma alanlarına yönelik olarak yedi saat boyunca süren kapsamlı bir hava saldırısı düzenlemişlerdir. Bu saldırılarda dört HPG gerillası şehit düşmüş ve beş gerilla da yaralanmıştır. Kuzey Kürdistan’da, Dersim’den Zagroslara kadar olan tüm alanlarında kara operasyonlarının yanı sıra hava saldırılarını da sürdürmektedir. Bir süreden beri ise Medya savunma alanlarına yönelik neredeyse her gün top ve havan atışlarıyla saldırıları devam etmektedir” dedi.
SALDIRILAR ÖCALAN’A CEVAP
Saldırıların Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a ve operasyonların durması için eylem yapan sivil toplum kuruluşlarına cevap olduğunu ifade eden KCK şunları belirtti: “Özellikle Önder Apo’nun geçen hafta avukatlarıyla yaptığı görüşmede 31 Mayıs’a kadar bekleyeceğim, olumlu gelişme olmazsa ben aradan çekileceğim, demesine bir cevap biçiminde bu saldırı geliştirilmiştir. AKP hükümetinin Türk savaş uçaklarını Medya savunma alanlarına saldırtması, barış ve diyalog yerine imha politikasındaki ısrarını ortaya koymaktadır. Özellikle bu saldırının hem de halkımızın, siyasi ve sivil toplum kuruluşlarının operasyonların durması için canlı kalkan eylemleri yaptığı bir dönemde ve 31 Mayıs tarihinden önce yapılmış olması, tümüyle barış ve diyalog zeminini ortadan kaldırması anlamına gelmektedir. Halkımızın ve barışseverlerin taleplerinin dikkate alma yerine, bir yıldan bu yana durdurulan hava saldırılarının yeniden devreye konulması ve operasyonlarla şiddeti daha da tırmandırması AKP ve Türk devletinin gerçek niyetini ortaya koymaktadır.”
İran’ın saldırılarına da dikkat çeken KCK, uluslar arası güçlerin saldırılar karşısındaki sessizliğine işaret etti. KCK şunları ifade etti: “Bir yıldan bu yana İran devleti ve PJAK güçleri arasında her iki tarafında çoğunlukla uyduğu bir çatışmasızlık durumu vardı. Aynı biçimde Medya savunma alanlarına yönelikte top saldırıları sınırlandırılmıştı. Ancak Türk devletinin Kuzey Kürdistan ve Medya savunma alanlarına karşı geliştirdiği kapsamlı askeri saldırılarla birlikte İran devleti de, bir taraftan dördü PJAK üyesi beş Kürt gencini idam etmiş, öte yandan beş PJAK gerillasını da zehirlemek suretiyle katletmiştir. Bu saldırılar, Türkiye, İran ve Suriye devletleri arasında süren üst düzeydeki görüşmeler ve sağlanan anti- Kürt ittifakının bir sonucudur. Ortadoğu yeniden siyasi olarak yapılandırılırken, Kürdün inkarı anlamına gelen Lozan bir kez daha güncellenmek istenmektedir. Uluslar arası güçler ve kamuoyu ise Kürt halkı ve özgürlük gerillaları üzerinde süren bu imha saldırıları karşısında sessizliğini ve tavırsızlığını sürdürmektedir.”
Aran linç girişimleri ve Muğla’daki faşist saldırıya da değinen KCK, şu açıklamada bulundu: “Öte yandan Türkiye’nin çeşitli yerlerinde sindirme ve teslim alma amacıyla Kürt halkına karşı planlı linç saldırıları devam etmektedir. Bir taraftan siyasi soykırım operasyonları, öte yandan metropollerde halkımızın ve Kürt gençliğinin iradesini kırmak için linç kampanyaları giderek yoğunlaşmaktadır. Toplumu adım adım geliştireceği katliama hazırlamayı da hedefleyen bu linç kampanyalarının sonuncusu Muğla’da gerçekleştirilmiştir. Bu saldırıda polis kurşunuyla Şerzan Kurt isminde yurtsever bir Kürt genci katledilmiştir. Hem son hava saldırısında hem de bu linç sırasında katledilen arkadaşlarımızın anısını özgürlük mücadelesi daha da yükseltilmesiyle yaşatılacaktır. Kürdistan halkı yeni dönemin gelişen özel savaş kurumları tarafından planlı olarak uygulanan bu linç saldırıları karşısında kendisini savunma tedbirlerini almak ve bu ırkçı-faşist saldırılar karşısında birliğini, örgütlülüğünü güçlendirmek zorundadır.”
KCK, “AKP hükümetinin sahte açılım ve Kürt halkını oyalama politikasının iflasından sonra bu kez anayasa değişikliğini gündemleştirerek kendisini bir kez daha iktidar olmayı hedeflediği bir seçime hazırlamaktadır. Kürt sorunun demokratik çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi esas olarak AKP’nin gündeminde değildir. AKP’nin gündeminde olan kendisine bağlı olarak palazlanmaya başlayan sermaye çevrelerinin daha fazla sömürüyle büyümesini sürdürmesidir” diye belirtti.
SESSİZ KALINMAMALI
Açıklamada şu çağrılar yapıldı: “Türkiye’nin barışından yana olan tüm barışsever, demokrat, devrimci, aydın ve sanatçı çevreleri AKP hükümeti tarafından hareketimize ve halkımıza karşı yapılan bu saldırıları görmeli ve bu saldırılar karşısında sessiz kalmamalıdır. Devletin tek yanlı olarak Özgürlük Hareketimize ve halkımıza karşı geliştirdiği bu saldırılara karşılık gelişen meşru müdafaa eylemleri karşısında ucuz açıklama yapan çevreler, Türk devletinin tasfiye ve savaş politikalarına ses çıkarmaması onları da bu sürece ortak etmektedir. AKP hükümeti iki yüzlü bir biçimde bir taraftan barış ve açılımdan bahsederken ölüm makinelerini halkımızın ve gerillanın üzerine sürmesi gerçek yüzlerini açığa çıkarmıştır. Özgürlük hareketinin tasfiyesine Kürt halkının iradesinin kırılması temelinde “barış” değil de, tarafların birbirine saygı göstermesi, ve tasfiye ile şiddet politikalarından vazgeçilmesi temelinde barış isteyen tüm dürüst demokrat kesimleri, aydınları gerçek bir barışın sağlanması için sorumluluk üstlenmeye ve görevlerinin gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz.”