|
PDK-Bakur, yurt dışı Örgütü adına saldırıları kınıyoruz. ROJ-TV, KNK ve BTP saldırısına karşı sessiz kalamayız. Bugün Roj, KNK ve BDP, yarın başka Kürt örgütlerine karşı saldırıyı gelebilir. PDK-Bakur bu saldırıları kınarken, uluslar arası hukukların emretmelerini ve müsaade ettiklerini göz önünde bulundurarak savunma hakkını Kürtlere de düştüğünü savunuyor.
PDK-Bakur, yurt dışı Örgütü
PDK-Bakur, yurt dışı Örgütü adına saldırıları kınıyoruz.
ROJ-TV, KNK ve BTP saldırısına karşı sessiz kalamayız. Bugün Roj, KNK ve BDP, yarın başka Kürt örgütlerine karşı saldırıyı gelebilir. PDK-Bakur bu saldırıları kınarken, uluslar arası hukukların emretmelerini ve müsaade ettiklerini göz önünde bulundurarak savunma hakkını Kürtlere de düştüğünü savunuyor. Yabancı kanunların yabancılara hak tanıdığı hukuksal kurallarını, uluslar arası hukuk danışmanlarına götürüp Kürtlerin genel konumunu açıklamak zorunda.
Uluslar arası hukukun yabancılara tanımış haklardan Kürtler de diğer yabancılar gibi aynı hak ve hukuka sahiptirler. Kürtlerin hakkı Avrupa’da daha çok tanımalı ve ulusal bir lobiye ulaşasıya kadar yardımcı olmaları gerekir. Çünkü Avrupa ülkeleri din, mezhep, ırk, cins ve milliyet konuları konusunda ezen ulus ile ezilen ulusların arasındaki farklılıkları daha iyi bilir bilincinde. Ki, Kürtlere yardımcı olacaklarına, Kürt lider konumundaki şahsiyetlerin tutuklamaları çok büyük ilginç ve haksızlıktır. Bu konuda şiddeti Kürtler başlatmadılar, asıl şiddeti Avrupa ülkeleri başlatarak kavgayı, dövüşü, şeri istemektedirler. Bu sebeplerden dolayı Belçika, Fransa, İtalya ve Almanya ülkeler tutuklama hakkında bir açıklama yapsınlar. Neden, niçin Kürtlere bu sorunu yaratıyorlar? Kürtler dört devletin zulmünden kurtulup Avrupa’ya insanlığınıza sığınmış ve sizlerden insani umut beklerken, Kürtleri tehdit edip Kürtleri daha çok yalnızlaştırmaya hakkınız yoktur. Ulusla arası hukuka göre yapmış olduğunuz baskı ve tutuklamalar usulsüz ve yerinde olmayan bir tutum sergilediğinizin bilincindeyiz. Bu olayla ilgili açıklamalarınızı bekliyor, bilhassa Kürt halkından özür dilemelisiniz. Şayet özür dilemenizi yapmazsanız, Kürtlerin de diyecek şeyleri vardır.
Her Avrupa ülkelerinde dernekler, enstitüler, Vakıflar, radyo, TV yayınları v.s kurulmak istendiği zaman, Yüksek Mahkemeye baş vurulur ve mahkeme onayladıktan sonra arzu edinilen kuruluş faaliyete geçer. Abdullah Öcalan’ın tutuklanmasından sonra ‘’ROJ-TV’’ genel yayın konumunu-üslubunu tamamen değiştirmiş durumunda. Eski sertlilikleri yok denecek kadardır. Daha önceleri radikal yayınları ve bazı taraf eylemleri vardı, bu radikalcilik ılımlaştı. Avrupa bu izleme kendi görevli istihbaratları tarafından takibe alarak genel konuları kanımca öğrenmiş durumundalar.
ROJ-TV yayınevine basmaları ve şahsiyetlerin tutuklaması, doğrudan doğruya bir haksızlıktır. Müsaade alınan resmi kuruluşlar kapatılmak istendiği zaman hukuksal kurallardan yollar arayarak kapatma cihetine gidilir. Yıldırım servisle polisler tarafından evlere basıp insanların başına çuval geçirmeleri uluslar arası hukuka ve adalete aykırıdır, bu bir devlet terörü desek yeri vardır. Kürtleri hedeflemek ve Türk devletine hoş görünüp onları sevindirmek için hiçbir hak ve sosyal hukuk kabullenmez ve mümkün değil. Bütün yabancılara uygulanan demokratik hak, hukuk ne ise, Kürtlere de aynı şeyler uygulanmalıdır.
ROJ-TV yayınevi yabancı yasanın emrettiği madde ve fasıllara göre müsaade edilerek yayın hakkını kazanmıştır. Hatırlarda ise ROJ-TV birkaç kez kapatılıp açıldı ve çeşitli bahanelerle tamamıyla kapatılmak istendi. Kapatılmaya karşı hak aranırken tekrar ROJ-TV yayın hakkını kazandı ve çalışmalarına devam etti.
Nitekim bu hakkı yasalar kanalı ile ROJ-TV yayınını yaptı. Yabancılara tanınmış hak ve kurallara göre Kürtler de yasalara uygun basın yayın hakkını kullanmak istemiştir. Şayet, kurum içinde hukuka uymayanları devlet onları tespit edip onun-onların hakkında işlemler yapabilir ve yasanın gereği ne ise o şahıs-şahıslar hakkında da yasa uygulamasını yapar, bunun dışında yapılan gayri meşru muameleler haksızlıktır ve kabul edilmez. Kürt şahsiyetlerin başına geçirilen çuvallar, 40 milyon Kürtlerin başına geçirilmiş sayılır. PDK-Bakur yurt dışı örgütü, Avrupa asla böylesi davranışları Avrupa’dan beklememeli ve yaptıklarından ötürü derhal Kürtlerden özür dilemelidir.
Avrupa ülkelerin, Kürtlere karşı pervasızca yapmış olduğu operasyonuna karşı, PDK-Bakur yurt dışı örgütü olarak karşı gelerek kınıyor ve bu haksız tutuklamaları uluslar arası kamuoyuna duyurmak istiyor. Türkiye’de Kürtler bitirilmek istenildiği gibi, Türk iş birlikçisi olan Avrupa ülkeleri de Kürtleri bitirmek istiyor. Emek verilmiş ve tezgah kurulup bir Kürt TV’ una milyonca masraf edilmiş, bir halkın malzemelerine el konuyorsa, kurumlar hanesinde binlerce malzemeleri tahrip edip zarar veriliyorsa, kadro kurumlarını dağıtıp darmadağın yapılıyorsa, milyonlarca Kürtlerin dinlediği ve seyrettiği bir TV kanalını kapatıyorsa, Türk derin devletin her dediğine inanıp bazı operasyonları uyguluyorsa, acaba, Avrupa ülkeleri de çete-terör Ergenekon’ların yaptığı darbelere ortak olmuyorlar mı? Kozmik-Balyoz darbelere bu operasyonlarla güç kattığını farkındalar mı ? Hazır-kondu darbeler, gizli perdeler arkasında, devleti ve hükümeti ele geçirip en az 20 ila 25 yıl iktidarda kalmalarına destek vermiyorlar mı ? Türk ordusunda, Özel Harp Dairesi’nin içinde çeşitli darbeci örgütlerinin kurulması ve faaliyetleri Avrupalar için şaşırtıcı olmaz mı?
Bu amansız darbeci örgütlerin kurulmasının yegane sebebi; Kürtlerin varlığı için olduğunu düşündünüz mü ? Türkiye’de Kürtler olmasaydı, Kürtler mücadelesine geri atmış olsaydı, Kürtler talepleriyle birlikte tamamıyla Türkleşmeyi kabul etseydi ve Kürt sorunu olmamış olsaydı, Türkiye’de so-run-lar O-LUR-MUY-DU ?...
Türk devletinin kendi iç sorunlarını Avrupa’ya taşıması ve Kürtler üzerinde baskı uygulaması, Avrupalılar için bir talihsizliktir diye düşünüyoruz. Türkiye’den TİM istihbaratlarını Avrupa’ya getirip onlarla, gece yarısı ve sabahın şafağında Kürtlere karşı operasyon uygulamalar haksızlıktır hukukun kabul etmediği bu bir keyfi tutuklamadır. Türk devleti, Türkiye’de KCK’lıların tutuklamaları ve daha sonra yüzlerce Kürtlerin tutuklamasında büyük haksızlık yapmıştır. Bu bir siyasi tutuklamadır. Kürt politikacıların hakkında siyasi yasaklar konulması, haksız yerde cezaların kesilmesi, Avrupa’ya taşınarak İtalya, Belçika, Fransa ve Almanya ülkelerinde de, Kürt ulusal hareketine karşı saldırmaları ve var olan bir varlığı top yekün inkar etmektir.
Bu ülkeler, Kürtlere neden ve niçin baskı uyguladıklarına dair her hangi bir açıklama getirmediler. Bu saldırıların hakkında bir açıklama yapıp ve Kürt halkından derhal özür dilemelidir. Ayrıca Avrupa Birliği (AB), Kürt siyasetçilerine yapılan bu haksız baskıları göz önünde bulundurarak derhal insanlarımızı bırakıp, zarar verilen malzemelerin masraflarını karşılaşsınlar.
Biz PDK-Bakur yurt dışı örgütü olarak, ROJ-TV, KNK ve BDP Avrupa Temsilciliği’ne saldırıları kınıyor ve uluslar arası kamuoyuna duyuruyoruz.
PDK-Bakur / Yurt dışı örgütü, Avrupa
|