İranlı heykeltraş Babek Sobhi, Gılgamış Destanı’nı anlatan rölyefini tamamladı. İki yıl boyunca on kişilik bir ekiple çalışmalarını sürdüren Sobhi’nin 450 metrekarelik çalışması Diyarbakır’daki Sümerpark’ta sergileniyor. Rölyef, Gılgamış Destanı’nın tüm bölümlerini sahneler halinde yansıtan ilk eser olma özelliğine sahip.
Gılgamış binlerce yıl sonra Diyarbakır’da/ Taraf
Güney Mezopotamya’da yaşayan Sümerler’in M.Ö. IV. binyılın son çeyreğinde çivi yazısını kullanmaya başlamalarıyla birlikte insanoğlu bilim, teknoloji ve edebiyatta büyük bir gelişim gösterdi ve aktarmaya başladı birikimlerini gelecek kuşaklara… Aslında çivi yazısının kökenini oluşturan “hesap taşları” tamamıyla ekonomik ihtiyaçlarla kullanılmaya başlanmıştı. Sümer kentlerinde dini, yönetsel ve ekonomik faaliyetlerin denetimi tapınakların ve burada yaşayan rahiplerin elindeydi. Tapınak görevlileri, dağıtımı yapılan malları listeleyebilmek için alımı ve satışı yapılan ürünleri sembolize eden hesap taşlarını kullanırlardı. Ancak zamanla bu hesap taşları resim yazısına, resim yazısı ise soyut kavramları da ifade etme gücü olan çivi işaretlerine dönüştü. Soyut kavramların işaretler yoluyla anlatılabilmesi bilimsel bilgilerin ve edebi metinlerinde kaleme alınmasına imkân sağladı.
Sonuçta soyut kavramların yazıya aktarılması işinde o kadar ilerledi ki Sümerler, bilinen en eski edebi metin olan Gılgamış Destanı’nı kil tabletlere kazıyıp ölümsüzlüğün uykusuna teslim ettiler Gılgamış’ın maceralarını.
İranlı heykeltraş Babek Sobhi, Gılgamış Destanı’nı anlatan bir rölyef yaptı Kuzey Mezopotamya’nın tarihi kentlerinden Diyarbakır’da. 450 metrekarelik çalışma, Gılgamış Destanı’nın tüm bölümlerini sahneler halinde yansıtan ilk eser olması nedeniyle büyük önem taşıyor. On kişilik ekibiyle iki yıldır eser üzerinde çalışan Babek Sobhi, ölümsüzlüğün peşinde koşan kral Gılgamış’ın tutkusunu bu kez de taşlar üzerine işlediği figürlerle ölümsüzleşirdi.
FEMİNİSTLERİN İTİRAZI
Eserini kurgularken olayların destandaki anlatılış sırasına bağlı kalan sanatçı ilk olarak Gök Tanrısı Anu’nun halkına eziyet eden Gılgamış’a arkadaşlık etmesi için vahşi bir insan olan Enkidu’yu yaratmasını resmetmiş. Ardından aşk tanrıçası İştar’ın hizmetindeki tapınak fahişelerinden birinin Enkidu’yu evcilleştirmesi, Enkidu ile Gılgamış’ın dost olmaları ve birlikte Sedir Ormanları’nda yaşayan canavar Humbaba’yı öldürmeleri, Nuh Tufanı, Enkidu’nun ölümü, en iyi arkadaşının ölümünden sonra yıkılan Gılgamış’ın ölümsüzlüğe ulaşmak için çıktığı yolculuk, ölümsüzlüğe ulaşmanın imkansız olduğunu anlayan Gılgamış’ın Uruk kentine dönerek büyük bir sur duvarı inşa ettirmesi sahneleri, 2 bin 500 parçadan oluşan 40x40 santimetrekarelik levhalara işlenmiş.
Diyarbakır’daki Sümerpark’ta bulunan esere estetik bir görünüm kazandırmak için zeytin dalı, güvercin ve güneş motiflerinin yanında çivi yazısı işaretlerini de kullanmış Babek Sobhi.
İlk başlarda eserin tamamlandığında Diclekent’teki Kadın Parkı’na yerleştirilmesi planlanıyormuş ancak Diyarbakırlı bir grup feministin ilginç bir biçimde Gılgamış’ı “kadın döven maço olarak” tanımlayıp rölyefin Kadın Parkı’na konmasına karşı çıkmaları üzerine Sümerpark’ın Gılgamış rölyefine ev sahipliği yapmasına karar verilmiş.
SÜMER TOPLUMUNUN AYNASI
Güney Mezopotamya’da, Basra Körfezi ile Bağdat kenti arasındaki alanda yer alan Uruk kentinin kralıydı Gılgamış. Sümerler’den günümüze ulaşan tarihsel veriler söz konusu kralın sadece efsanevi bir kişilik olmayıp gerçekten yaşadığını gösteriyor. Sümer Kral Listesi’ne göre Uruk Hanedanı, tufandan sonra Sümerliler’in yaşadığı toprakları yöneten ikinci hanedandı. Listede Uruk Hanedanı’nın beşinci kralı olarak adı geçen Gılgamış’ın M.Ö. 2600 yıllarında Uruk kentini yönettiği sanılıyor. İnsanlık tarihinin öyküsü kaleme alınmış ilk kahramanı olan Gılgamış, en tanınmış Sümer kralıdır aynı zamanda.
Gılgamış Destanı Sümerliler’in inançları, kültürü, mitolojisi ve siyasi durumu hakkında da değerli bilgiler veriyor. Örneğin Gılgamış Destanı’nın Sümer versiyonunu oluşturan bölümlerden biri olan Gılgamış ve Agga’da Sümer ülkesini oluşturan bağımsız kent devletlerinin kendi aralarındaki mücadelelerin yansımalarını bulmak mümkün. Destana göre, Uruk’un kuzeyindeki Sümer kent devletlerinden biri olan Kiş’in kralı Agga, egemenliğinin Uruklular tarafından da tanınmasını ister ancak Kral Gılgamış bu duruma kesinlikle karşı çıkar.
Destanın geç dönem versiyonlarında bulunan Gılgamış, Enkidu ve Huvava isimli bölümde ise Gılgamış ile can dostu Enkidu’nun tehlikelerle dolu Sedir Ormanları’na giderek Huvava isimli canavarı öldürmeleri konu edilir. İlk başta fantastik gibi görünen bu bölüm aslında Sümerliler ile ilgili bir gerçeğin destansı anlatımını içerir: Yaşadıkları Güney Mezopotamya taş, orman ve yer altı zenginlikleri açısından son derece fakir olan Sümerliler söz konusu hammaddeleri elde etmek için değişik yerlere doğru seferlere çıkmış ve buralarda yaşayan halklarla mücadele içine girmişlerdi. Sonuçta Sümerliler, güzel kentler ve bu kentleri süsleyecek binalar inşa edebilmek için taş ve kereste gibi malzemelere gereksinim duyuyorlardı.
NUH TUFANI’NIN EN ESKİ VERSİYONU
Gılgamış Destanı’nın en önemli bölümlerinden biri de en yakın arkadaşı Enkidu’yu kaybeden Gılgamış’ın ölümsüzlüğü aramak için çıktığı yolculuğun anlatıldığı bölümdür. Tevrat ve Kuran-ı Kerim gibi tek tanrılı dinlerin kutsal kitaplarında da yer alan “Tufan Efsanesi”nin en eski versiyonunu içeren söz konusu bölümde, Gılgamış ölümü nasıl yeneceğini öğrenmek için tufandan kurtulan ve sonrasında kendisine ölümsüzlük bağışlanan eski Sümer kralı Utnapiştim’e ulaşmak için çıktığı tehlikelerle dolu yolculuk anlatılır. Gılgamış sonuçta Utnapiştim’i bulur bulmasına ama ölümsüzlüğü elde edemeden geri döner Sümer ülkesinin kalbindeki kenti Uruk’a.
İnsan zihnini tarih boyunca meşgul eden en önemli sorunlardan birini “ölümü” ele alan, bunun yanında Sümer toplumunun tarihi, kültürü, değer yargıları, inançları hakkında eşsiz bilgiler içeren Gılgamış Destanı, hâlâ sanat eserlerine ilham vermeye devam ediyor.
Gılgamış Destanı ile ilgili Türkçe kitaplar
Gılgamış Destanı Ölmek İstemeyen Büyük İnsan, Jean Bottero, Yapı Kredi Yayınları
Gılgamış Destanı, Danny P. Jackson, Arkadaş Yayınları
Gılgamış Tanrı Kral, Fermani Çetin, Babil Yayınları
Gılgamış, Ahmet Köklügiller, Can Yayınları
Gılgamış, Muazzez İlmiye Çığ, Kaynak Yayınları
Tarih Sümer’de Başlar, Samuel Noah Kramer, Kabalcı Yayınevi
Metinlerarası İlişkiler ve Gılgamış Destanı, Gonca Gökalp Alpaslan, Multilingual Yabancı Dil Yayınları / Edebiyatbilim Dizisi
|