Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Sayın Erdoğan, gelecek bizimdir
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Öcalan niye devlet istemiyor!
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Kürtlerde göz oymacılık
Hasan Bildirici
Aydın Dere
Kapitalizm ve iktidar olgusu
Aydın Dere
         
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.

   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   OKUR KÖŞESİ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 57

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 
Apé Musa ve Kürt Basını
Posted on Pazartesi, 22. Eylül 2008
Topic: Güncel
Musa Anter gazetecilik ödül töreninin Nusaybin’de düzenlendiğini okudum. Tv’de de izledim. Her yıldan daha az bir katılım, daha sınırlı çevreden katılım vardı. Ödülü veren kurumun hemen hemen tüm ödülleri kendi çalışanlarına dağıttığını dinlerken daha da bir tuhaf oldum.

Apé Musa ve Kürt Basını

Ferit Şimal

Apé Musa katledilişinin 16. yılında anılıyor. Bir Kürt bilgesine, filozofuna yaraşır anmalar yapılıyor mu, Apé Musa’nın yaşamını adadığı eserlerine denk etkinlikler düzenleniyor mu, bu tartışılır. Kürt aydınlanmasında önemli rol oynayan bir çok edebiyatçı, sanatçı, siyasetçi gibi kendisi de maalesef öldükten sonra Kürtlerin nezdinde “değer” kazandı.

O’nu diğer Kürt bilgelerinden, aydınlarından ayıran temel özelliklerden biri ruhunun eylem yüklü olması ve kaleminin umudu korumasıydı. İkinci özelliği de bana göre Kürdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’yle direkt bağ içerisine girmesiydi. Böyle bir aydının, devrimcinin başka şekilde ölmesi de beklenemezdi; hele hele karşısında TC gibi gaddar bir rejim varsa…

Tabii ki O’nu bizde ayıran alçaklara karşı kinimizi kusmamız, onları lanetlememiz gerekiyor. Rejimi teşhir etmek için tabii ki değişik etkinlikler yapılmalıdır. Hep güncel tutulması gereken bir cinayettir. Bunu yaparken, Apé Musa’yı yaşarken ulusal aydınlanma, edebiyat, şiir ve siyasetteki rolünü geri planda tuttuğumuzu kabul edelim. Apé Musa’yı yarattığı eserlerle anmak, yaşamına sığdırdığı birikimlere denk kültür ve edebiyatta kalıcı bir kurumlaşmaya dönüştürmek de gerekmiyor mu?

Apé Musa sadece bir gazeteci olmadığı için, tüm kurumlarıyla Kürtlerin ve dostlarının, kendisini evrensel değerlerle yaşatması gerekmektedir. Çünkü bunu hak etmişti. Zaten Kürtler için iyi, güzel, yararlı şeyler yaptığı için öldürülmüştür. Dolayısıyla da kaldığı yerden devam etmek en doğru tutumdur. Hayatın yitik yanından çok, yaşayan yanından bakmanın umudun da kendisi olduğunu bilmemiz gerekiyor.

Kürt basınının prestiji Apé Musa yazarken zirvelerdeydi. Her yaştan ve her meslekten, her görüşten Kürt insanının okuyup kendisinden bir parça gördüğü ender yazarlardandı. Filozofluğu da zaten böyle kimlik kazanmıştı. Bir yazar olarak katledildiği için Kürt basın kurumları tarafından yıllardır adına gazetecilik ödülleri verilmektedir.

Bu yazıyı yazmaya hazırlanırken Musa Anter gazetecilik ödül töreninin Nusaybin’de düzenlendiğini okudum. Tv’de de izledim. Her yıldan daha az bir katılım, daha sınırlı çevreden katılım vardı. Ödülü veren kurumun hemen hemen tüm ödülleri kendi çalışanlarına dağıttığını dinlerken daha da bir tuhaf oldum. Elbette bu Kürt basın kurumlarının muhabirleri, fotoğrafçıları, çizerleri çok önemli şeyler yapmaktadırlar ve belki de en fazla bu ödülü onlar hak etmektedir. Ancak gelenekselleşen Musa Anter Basın Şehitleri ve Gazetecilik Ödülleri’nin amacı çok farklıdır. Amaç ülke genelinde özgür basının varlığına dikkat çekmek, büyümek, basın emekçilerinin dayanışmasını güçlendirmek, evrensel basının bir parçası olmak vs. vs. İşte bu uğurda ülkede öne çıkmış meslektaşları ödüllendirmek, başta basın kurumları olmak üzere demokratik çevrelerin, dostların birlikteliğini göstermek için daha çok düzenleyen kurum dışındaki meslektaşlara bu ödüller verilmekteydi. Kürt basın kurumlarının ve diğer kurumların emekçileri için de özel ödüller hazırlanıp veriliyordu. Onur ödülü gibi… Ancak bu yıl skandal derecesinde bir durum yaşandı ve düzenleyici kurum tüm ödülleri kendisine verdi!

Bu davranış sağlıklı değildir ve Apé Musa başta olmak üzere basın şehitlerinin emeklerine, evrensel görüşlerine tamamen aykırıdır. Kabul edilir tarafı yoktur. Sessiz kalınarak bu yanlışa ortak olunamaz. Ulusal demokratik hareketin de bütün değerlerine ve amaçlarına ters bir tutumdur! Ulusal bir basın-kültür kurumlaşmasına yetecek kadar ortaya eser çıkarmış bir bilge insan adına ve özgür basını kanlarıyla yaratmış onlarca basın şehidi adına zaten 16 yıldan beri henüz kalıcı bir şeyler oluşturmadık, bu yetmezmiş gibi bir de kendimizi tüm çevrelerden soyutlayarak klan haline getirmemiz doğru mudur? Savaşın Kürdistan ve Türkiye’de bu derece yaygınlaştığı, Amanos ve Toroslar’da, Kaçkarlar’da Türkmen, Arap, Laz ve Türk toplumu içerisinde gerillanın sempati kazandığı böylesi bir dönemde Kürt basınının böylesine marjinal bir davranışın içerisine girmesi tezatlık değil mi? Gerçekten gerillanın son bir kaç yıldır üstlendiği bu bölgelerde topluluklar, yerel halklar nasıl yaşıyor, bir şeyler değişti mi? Devletin onlara yaklaşımı ne? Onların özgür basından haberi var mı? O topraklarda tanıdıkları gerilla şehit düştüğünde, haberini yapan bir özgür basından haberdarlar mı? Daha bir çok ilginç ve basit meraklar sözkonusu. Bunlar cevap olabiliyor muyuz diye bir sormalıyız kendimize herhalde. Çünkü o zaman büyüyebiliriz, evrenselleşebiliriz, dostlar kazanabiliriz. Bu görevlerimizi bıraktık. Sadece Kürtlerin bizi okumasını yeterli görüyoruz diyelim ve geçelim. Haydi diyelim Türkiye’de ödüle layık meslektaş da bulamadınız; peki İran’da idam sehpasına gitmeye gün sayan gazeteci arkadaşlar var. Neden bu meslektaşlara dayanışma ve moral amaçlı bir ödül verilmedi? Irak başta olmak üzere bölgede bu yıl içerisinde onlarca meslektaş görevleri başında savaşta vuruldular, kurumları, namuslu meslektaşları var, bunlar da mı “layık” görülmedi?

Önceki yıllarda hareketin, Apé Musa’nın, şehit diğer arkadaşların yüzlerce yabancı meslektaşları, dostları ödül törenlerine katılırdı ve dayanışma içerisinde olurdu. Son üç-dört yılda gittikçe amacından koptu ve bu yıl S.O.S verdi açıkçası.

Düzenleyici gazete “Alternatif”in raftaki son birkaç sayısına baktım ve “nedeni”ni orada aradım. Kaba bir göz taraması ile bu marjinalliğin nedenini rahatlıkla görmek mümkün. Çünkü koca bir ulusal hareketin gazetesi köşe yazarı olmadan çıkıyor. “Aileden” iki üç kişi dışında, dost çevrelerden, akademik veya edebiyat çevrelerinden yazan kimse yok. Özgür basın bunu hak etmemiştir diye düşünüyorum. Herkesin, tüm dostların bizden koptuğunu düşünmüyoruz herhalde! Hayır! Tamamen bir “benmerkezci” mantıkla, kendisine güvenemeyen, çalışmayı yönetemeyen, evrensel basın felsefesi yerine hareketin, hatta hareketin içinde komitenin hatta komitenin içinde kişinin beklenti ve arzuları çerçevesinde yayınlandığı için küçülmüş, büzülmüş ve marjinalleşmiştir. “Namus belasına alınan” olmanın dışında bir işlevi olmayan gazetenin ödülleri kendisine vermesi kadar doğal bir sonuç olamaz. Bu başarısızlık herhalde devlete maledilip işin kolayına kaçılamaz. Çünkü o zaman bu devletin en baskıcı dönemlerinde mücadele edip 50 bin tiraj yaptıran basın şehitlerinin kemikleri sızlayacak! Şehitleri siyasal demeçlerin figürü olmaktan çıkarmak gerekiyor. Günlük tüketim malzemesi olmaktan çıkarmak gerekiyor. Çünkü biz kapitalizmi e-leş-ti-ri-yo-ruz. Değil mi?

Benim önerim yapılabilecekse Musa Anter ve basın şehitleri adına bir ulusal basın akademisinin kurulmasıdır. Bu akademi özerk olmalı ve Kürt edebiyat, kültür, sanat ve basın-yayın için arşiv, kaynak olmalıdır. Araştırma ve eğitim işlevine sahip olmalıdır. Bu akademi Kürt ulusal kurumlarının ortak çabası ile kurulmalı. Kişilerin keyfi yönetimine terk edilmemeli, bilimsel-akademik çalışmaların merkezi olmalıdır. Canı isteyenin bakkal akrabasını, kahve arkadaşını, başına getirmeyeceği bir kurum olmalıdır. Yetki ile değil, sadakat ve liyakatla, yaratıcılık ve emeğe saygı ile yönetilecek bir kurum olmalıdır. Her sahada üretilen eserlerin korunduğu ve değerlendirildiği yer olmalıdır. Kürt tarihi, kültürü ve ulusal birliği böylesi bir ortamda açığa çıkar ve Apé Musalar da, bütün basın ve kültür şehitleri de böylece yaşatılır.

 

fsimal06@mynet.com




Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 4


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

En çok okunan haber: Güncel:

· Ümit

Haber Arşivi
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2008 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.