|
Böylesine farklı ama benzer kesitler ve karelerle doludur dünyanın dört bir yanına dağılmış Kürdün haddinden fazla çok renkli görüntüleri. Biri ömründe bir tek kitap dahi okumamışken bir hatta bir kaç çağlar boyu anılacak unutulmaz kahramanlıklara imza atmıştır...
Bizim Kürdler
Süleyman Deveci
Uzaktan yarısını göstermekte kararlı ay, nazlı, narin, suskun, gizemli, çileli ve yorgundur, şehrin limanına demir atmış dünyanın en lüks gemilerinden biri diğer tarafta, havada kızılımsı bir renk, bilinçleri kör eden bir Havanna sıcağı, güçlü, iri ve yutulması ve unutulması zor bir sevdaymısçasına söylenen bildik tanıdık bir kavga türküsü. Bu ve benzer türkülerin dili, dini ve memleketi ve hatta hitap ettiği kitle hangi biçim ve renkten olursa olsunlar, nereli ve kimlerden olursa olsunlar eşbenzer hisleri yaymaya progralanmışçasına tanıdıktırlar. Söyleyen Ciwan Haco´da olsa, Ahmet Kaya´da, Aynur´da, Şiwan Perwer´de aynı hisleri veren, yaşam ileten ve çağrıştıran güçlü melodi ve dizeler.
Aynı şu gemi gibi uzun saatlerdir limana demir atmışçasına yerini ve cephesini kimselere verip bırakmamakta kararlı güneşi, ışığı ve ısıyı terkletmeme arzusunda babayiğit, hatta bunun için kanlı kavgalara bulaşmaya hazırmısçasına bir görüntü sergileyen niçinine kafa yormaksızın sancılarının arasında kendisini kaşıyan bir grup fotoğrafçı şair arasında hareket eden ilginçlikten öte göze batan birinin geçmişde su kıyısında gölün resmini yapan kibirli bir sanatçının devralınan ruhumuyçasına devingen. Tekrarlanan bir tarih midir, onun ufak ve küçük bir kesiti mi, edinilen tanıklığın bizi ve bizleri, çağı ve zamanın boyutlarını aştığını kim kime hangi dilde ve ne zaman en iyi tarzda anlatabilir?
Kimin aklına gelir böylesi havalarda üniversite yıllarının karanlık, özlem hatta kavga dolu anları, uzun kış geceleri örneğin, korkulu karanlıkları, sonra kızları, sesleri yoksulluğun, yanicesi anılar gelen akla, vurdumduymazlığın ya kibirli ve bilinmeyen gölgesi, kişisel dolaplar sonra, yarınların içinde saklandığı, güven çağrıştıran yanıltıcı ve şaşırtıcı yarına değin kurgu ve planlar, ve en önemlisi sevda gelir binlerce kilometrelerce uzak dahi olunsa, uçar dünyanın bambaşka bir yanına, yazılanlar gelir birden ve öfkeli nöbetleriyle, ya da üzerinde çalışırken uyunan masalar, kitaplar, olağandışı sabahlamalar, emek, alınteri, yakın dost ve akrabalar, haylazlıklar, çekingen bir yürek vuruşu, bilgiye değin çapkınlıklar, sonra yaşanamayanlar ve habersiz ve beklenmedik bir anda gelen bir mektupla altüst olan bir yaşam.
Böylesine farklı ama benzer kesitler ve karelerle doludur dünyanın dört bir yanına dağılmış Kürdün haddinden fazla çok renkli görüntüleri. Biri ömründe bir tek kitap dahi okumamışken bir hatta bir kaç çağlar boyu anılacak unutulmaz kahramanlıklara imza atmıştır, içlerinde kütüphaneler dolusu kitap devirmesine rağmen kardeşinin katiline ve kanına bulananların bolluğu ve çokluğu yine bize ve zamana uygun Kürdün bilinen tipolojisidir. Yine de umutlu, hevesli, üretken, çalışkan, bıkıp tükenmeyen, ölümüne kadar varım şiarıyla anlatmak, anlamak, öğrenip öğretmek de var. Artık kahve köşelerinde sürünen Kürd kendi kendinin ırzına geçiyor, namusu ve şerefiyle oynuyor, oynatıyor diyen Kürdün sayısı artıyor.
Varlıklı Kürd hala muhtaç Kürdü keşfetmemiş takılıyor, işveren Kürd değil işsiz bir Kürd´e iş vermek, Kürdlüğünü saklamak için ne kadarı gerekiyor ise o kadar Türkleşebiliyor. Sporcumuz meşhur olmak istiyor, Kürdlüğünden dem vurmaksızın başarabileceğini sanacak kadar alçakça. Sanatçılarımız Afrika´yı Latin Amerika'yı bir kez daha keşfederken tahrip edilmiş ve oturanlarıyla beraber yakılmış bir köyün, tablosunun da olabileceğine yaşanmışlığına uzak kalmakta diretiyorlar. Dayanışmaya muhtaç insanımıza asıl sorumluları değil de dini, cehaleti, yanlış örgütleri veya örgütlenmeleri dayatanlar tarihsel hatalar ile baş başa kalmaya mahkumlukta inat ediyorlar.
Kürdün öz, saf ve temiz ruhu işte tüm bu kargaşalıklar, saçma sapan gibi görünen belirsizlikler içerisinde şekilleniyor, güçlenerek gelişiyor, bükülmez, kırılmaz tarzda daha bir belirginleşiyor. Avrupa yetmiyor artık Kürde, Ortadoğu´yu aşalı epey oldu. Dünyalılaşmaya çalakalem yol alıyor bizim Kürdler.
sueleymandeveci@yahoo.de
|