Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
Ergenekon Cumhuriyeti Posted on Perşembe, 24. Temmuz 2008
Topic: Güncel
Nedir, kimdir bu Ergenekon? İçinde sağından, solundan, ülkücü mafyasından generaline, emekli subaylardan iş adamına, gazetecisinden tutalımda JITEM`cisine kadar her türlü „Atatürkcü ve vatansever“i bulmak mümkün!.. Peki ne iş yapmışlar bu “Atatürkçü Vatanseverler”? Söyledikleri gibi “Atatürkü ve Vatani-Milleti sevdikleri”i için mi içerdeler?
Haydar Uç
Ergenekon Cumhuriyeti!..
Türkiye ve dünya kamuoyu uzun bir zamandır „Ergenekon“ adı altında örgütlendirilen/örgütlenen yapılanmanın „tasfiye“sini izliyor.
Türkiye ve dünya kamuoyu uzun bir zamandır „Ergenekon“ adı altında örgütlendirilen/örgütlenen yapılanmanın „tasfiye“sini izliyor.
Nedir, kimdir bu Ergenekon? İçinde sağından, solundan, ülkücü mafyasından generaline, emekli subaylardan iş adamına, gazetecisinden tutalımda JITEM`cisine kadar her türlü „Atatürkcü ve vatansever“i bulmak mümkün!..
Peki ne iş yapmışlar bu “Atatürkçü Vatanseverler”? Söyledikleri gibi “Atatürkü ve Vatani-Milleti sevdikleri”i için mi içerdeler?
Mesela, ülkücü mafya bozuntusu Sedat Peker, emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin, devletin bir türlü kabul etmediği yasadışı örgütlenme JITEM`in kurucusu emekli Tuğgeneral Veli Küçük; hani şu dönemin susurluk kazasında bahsedilen Albay, oradaki evrakları ve bilimum malzemeleri alıp giden ve hiç kimsenin dokunamadığı adam. Hani 1992`lerde Izmit Tugay komutanı iken, gündüz gözüyle gözaltına alınan ve cesetleri İzmit ve çevresinde bulunan Kürt İşadamları, Kürdistan`da sayısız cinayetler işleten JITEM`in kurucusu Veli Küçük!..
Ve bunların soldan amigoları, Türkiyedeki Kemalist-faşist devletin katıksız savunucusu Cumhuriyet Gazetesi ve yazarları, İbrahim Kaypakkaya`nın ta 1972`lerde karşı-devrimci dedigi,Türk ordusunun savunuculuguyla övünen, MİT`in sol tandanslı adamı „Kızıl Elma“cı Doğu Perinçek!.. (Perinçekin MİT ile ilişkilerini Doğonun sağ kolu olarak bilinen ve şimdi ayrılan Gün Zileli „Havariler“ adlı kitabında açıkça anlatmaktadır.) Ve daha kimler kimler var…
Öncelikle bu operasyon temizlerle kirliler arasındaki bir hesaplasma değil. Cünkü, bu yapılanma bizzat devlet tarafından kurulmuş, her türlü kirli-yaşadışı faaliyet göstermiş; esrar-eroin ticareti, bombalamalar, suikastler, katliamlar, haraç almalar vs. vs. yaparak palazlanmış ve darbe planları yapacak kadar da büyümüşlerdir.
Kısacası bunlar çok kirlenmiş, açığa çıkmış ve giderek de kontrolden çıktıkları için tasfiye edilmişlerdir. Tabii ki tamamı değil. Yeşil ve ekibi hala dışarda. Heryerde arandığı söylenen Yeşil, Hürriyetin yazdığına göre GATA`da tedavi görüyormuş!...
Ergenekon devletin kendisidir. TC`nin gövdesidir.
Ne diyor Hurşit Tolon paşa Kandıra cezaevinden ziyaretine giden gazeteciye; „Ergenekon bir Okyanussa ben burda bir damla bile değilim“. Ben bunu söyle anlıyorum; yahu ben neyim ki, benden çok daha büyükler var bu işin içinde.
Bence doğru söylüyor; mesela, Demirel, Mehmet Ağar, Çiller, Genel Kurmay Başkanları, General Hasan Kundakçılar, bakanlar, milletvekilleri, işadamları, „her devletin derin tarafı olmalıdır“ diyen Ertuğrul Özkökler, gazeteciler ve bilimum cumhuriyetçiler!..
Hepsi de devletin içinden, „önemli şahsiyetler“, ortak noktalarn Kürt düşmanlığı ve vatan millet sakarya edebiyatıdır. Bunların döneminde kendi deyimleriyle 2000`den fazla aslında faili belli ama „faili mechul“ cinayet işlenmiştir. Bu cinayetlerin büyük bölümü Kürdistan coğrafyasından. Hani Demirel kendisine gözaltında kayıplar sorulduğunda şöyle demişti; „bölgede huzur ve güven ortamı vardır, Diclenin kıyısında kuzusu kaybolan yanıma gelsin“. Daha sonra cinayetler coğalmaya başladı.
Tabii ki bütün bu sorunun altında yatan Kürt Sorunu ve Kürdistanda uzun yıllardır devam eden Kürt silahlı direnişidir. Savaşın temizi yoktur ama Kürdistan‘da TC`nin yürüttüğü savaş Kontr-gerilla savaşıdır. Tam anlamıyla kirli bir savaştır.
Bu kirlilik TC`nin mayasında vardır. Tesadüfen oluşmuş yada sadece bu güne özgü değildir. Cumhuriyetin kuruluşundan bu güne kadar devam etmektedir. Halkların imhası ve inkarı üzerine kurulu bir cumhuriyet doğaldır ki varlığını ancak böyle sürdürebilir.
Açığa çıkmış, savunulması zor bir kaç kişiyi göstermelik yargılamakla kendilerini kurtaracağını zannedenler yanılıyorlar. Bunları yargılayamazlar çünkü, „bize bu görevi devlet verdi“ diyecekler. Bunları göstermelik yargılayarak, Kürdistan‘da katlettikleri binlerce Kürdün, yakıp-yıktıkları 3000`den fazla köyün, ormanın vs`nin üstünü örtecekler.
İşin garip tarafı bu çeteleri yargılamak da AKP gibi ırkcı-dinci bir partiye/hükümete kaldı. Hergün Kürt coğrafyasına binlerce bomba yağdıran Erdoğan bunlardan çok mu temizdir. Vatanı ve özgürlükleri uğruna dağların doruklarına sığınarak direnen Kürt direnişçilerine dünyanın en son teknolojisini kullanarak namert bir savaş sürdüren müslüman Erdoğan bu çetelerden nasıl hesap soracak?
CHP gibi sözümona solcu bir partide Sedat Pekerlerin içinde olduğu bu çeteleri savunuyor. Yani Kemalizmi savunma adına çeteler ve onların pislikleri sahipleniliyor.
Bu cumhuriyet tamda Ergenekonun kendisidir. Bunlardan temizlik, demokrasi, insan hakları beklemek eskilerin deyimiyle abesle iştigaldir.
Ancak güçlü ve örgütlü bir halk muhalefeti bütün bu pislikleri temizleyebilir, bunlardan hesap sorabilir. Yunanistan`da, Cuntacıların yargı önüne çıkarılıp ve sonra hapse atıldıkları gibi.