Bingöl'ün Genç İlçesi'ne bağlı Yayla (Warê Mêrg) Köyü Eskiköy (Dewa Xiraf) Mezrası'nın taranması sonucu 4 kişinin ölümüne neden olan olayı değerlendiren DTP milletvekilleri, buna benzer olayların daha öncede yaşandığını, ancak olayın üzerine giden herkesin bir şekilde bastırılmaya çalışıldığını belirtti.
DTP: Bingöl'de yeni katliamlar olabilir
ANKARA / Bingöl'ün Genç İlçesi'ne bağlı Yayla (Warê Mêrg) Köyü Eskiköy (Dewa Xiraf) Mezrası'nın taranması sonucu 4 kişinin ölümüne neden olan olayı değerlendiren DTP milletvekilleri, buna benzer olayların daha öncede yaşandığını, ancak olayın üzerine giden herkesin bir şekilde bastırılmaya çalışıldığını belirtti. Ergenekon çetesinin Fırat'ın doğusunda hala iş başında olduğuna dikkat çeken DTP'liler, Bingöl'de yoğunlaşan bu tür olaylara devletin refleks göstermediğini bu nedenle yeni katliamların yaşanmasından kaygı duyduklarını ifade etti. Savcılıkların harekete geçmesi gerektiğini belirten DTP'liler, olayın iç yüzünün bulunması için çalışacaklarını söyledi.
DTP milletvekilleri, Bingöl'ün Genç İlçesi'ne bağlı Yayla Köyü Eskiköy Mezrası'nda 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayı değerlendirdi. DTP Eşbaşkanı ve Mardin Milletvekili Ahmet Türk, mezraya düzenlenen baskınla ilgili çelişkili açıklamaların yapıldığını belirterek, "Olayın nasıl olduğunu bütün Türkiye biliyor. Geçmişte de Türkiye'de bu tür olayların oynandığını gördük" dedi. Olayın Ergenekon ile bağı bulunduğuna ilişkin kesin bir şey söyleyemeyeceklerini ifade eten Türk, bu olayın yakından izlenmesi gerektiğini, oradaki insanlarla bağlantıya geçip olayın iç yüzünü bulmaya çalışacaklarını söyledi.
‘ERGENEKON’U ÇOK İYİ BİLYORUZ’
DTP Van Milletvekili Fatma Kurtulan, yaşanan olayda ilk etapta kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığına dikkat çekerek, "İlk etapta PKK'nin yaptığını iddia ettiler. Daha sonra kan davası olarak lanse edilmeye çalışıldı. Şimdi de farklı bir seyre doğru giden olayın aslında Ergenekon'un görevinin başında olduğunu, karanlık kirli oyunlarını sürdürdüğünü gösteriyor. Biz Ergenekon'un nasıl bir şey olduğunu çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla hem kongremizde hem de yaptığımız basın açıklamaları ve grup toplantılarımızda Ergenekon ile savaşın nasıl olacağı, ya da bitirilmesinin nasıl olması gerektiği yönünde çözüm önerilerimizi sunmuştuk" diye konuştu. Ergenekon'un Kürt sorununun çözümsüzlüğünden beslendiğini belirten Kurtulan, "Bir an önce üzerine çok güçlü gidilmesi gereken bir çetedir. Susurluk ve Şemdinli olayları gibi üzerinin kapatılmaması gerekiyor. Dolayısıyla kararlı ve çok güçlü bir şekilde derinlemesine değerlendirilmeli ve bir an önce ülkenin gündeminden çıkarılmalıdır" dedi. Kurtulan, olayı araştırmak için çeşitli çalışmalar içine girdiklerini belirtti.
VAHİM AÇIKLAMALAR
DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise 4 kişinin yaşamını yitirdiği olay hakkında mülki amirlerin alelacele yaptıkları bazı açıklamaların olayı farklı bir şekilde kamuoyuna yansıtma telaşı ve çabası taşıdığına dikkat çekti. Kaplan, "Burada mülkiye amirlerinin ve güvenlik görevlilerinin yapması gereken, savcılıkların yapacağı soruşturmada onlara objektif veri sunma, araştırma imkanı tanıma, olayların gerçek boyutunu ortaya çıkarma ve kamuoyunu bu anlamda doğru bilgilendirmedir" diyerek, bu olayda üç ayrı açıklamanın yapılmasının bile vahim olduğunu söyledi.
Kaplan, şunları kaydetti: "Bu 93-96 yılları arasında konsept döneminde zaman zaman bazı yasadışı organizasyonların, çetelerin yaptığı katliamları örgütün üzerine yıkma, hedef şaşırma veya JİTEM'ci, korucu gibi saldırıların yargı önüne çıkmasını engelleme, adaletin, yargının işlemesini doğrudan doğruya engelleme çabasına benziyor. Bu tür olayları hiç kimse 93-96 konsepti gibi üzerinin örtüleceği rehavetine kapılmamalıdır. Artık o günler geride kalmıştır. Hiç kimse o faili meçhul cinayetler dönemine ne dönmek istiyor ne de bu tür olaylara suskun kalmak niyetinde."
Özellikle AB müzakereleri sürecinde olan bir Türkiye'de bu tür olayların yaşanmasında hükümetin sorumluluğunun olduğuna vurgu yapan Kaplan, "Soruşturmanın saptırılmaması, adaletin yanıltılmaması için yanlış açıklama yapanlar hakkında derhal İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma başlatması gerekiyor. Savcılıkların harekete geçmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. Başkalarının bu tür olaylara benzer hareketler içine girme cesaretine sahip olmamaları için hükümetin çetelerin üzerine kararlılıkla yürümesi gerektiğini dile getiren Kaplan, hükümetin kamuoyunu doğru bilgilendirmesi ve ortalıkta bilgi kirliliği yaratmaya mahal vermemesi gerektiğine vurgu yaptı. Kaplan, Türkiye'nin her köşesinde gelişecek her türlü yasadışı çete olayına karşı duyarlı olduklarını ve bu olayların Meclis'te tartışılması için yetenekli, etkin bir gruba sahip olduklarını söyledi.
KORUCULUK TEHDİT
DTP Grup Başkan Vekili ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ise bu olayın Türkiye'deki koruculuk sisteminin tekrar sorgulanması gerektiğine işaret ettiğini söyledi. Demirtaş, Yıllardır Türkiye'de koruculuk sisteminin hem halka hem de ülkeye çok büyük zararlar verdiğini belirterek, "Fakat sadece militarist bakış açısıyla askeri mantıkla meseleye bakıldığı için korucular devletin güdümünde hakka, hukuka ve yasaya da aykırı bir şekilde maalesef ki varlığını sürdürüyor. Hem Bingöl'de yaşanan son katliam hem de Beytüşşebab'da bir düğünde devletin verdiği silahlar ve mermilerle şov yapan orda ki insanların yaşamını da tehlikeye atan korucular bir kez daha da göstermiştir ki, koruculuk sistemi hem toplum hem de ülke açısından gizli bir tehdit ve bir tehlikedir" şeklinde konuştu.
JİTEM ELEMANLARI
Özellikle son yıllarda Bingöl ve çevresindeki kırsal bölgede çok ilginç olaylar yaşandığına dikkat çeken Demirtaş, şunları belirtti: "Yani köylerde sivil insanların katledildiği çok sayıda vaka yaşandı Bingöl'de. Özellikle 90'larda Şırnak'ta yaşanan olayların benzeri son birkaç yıldır Bingöl'de yaşanıyor. Yani 'Şırnak Cumhuriyeti' dediğimiz kendine has uygulamaları, yöntemleri olan hatta kendine has bir derin çeteleşmesi olan yapı uzun yıllardır Bingöl de varlığını sürdürüyor." Bingöl'de daha önce de buna benzer olayların yaşandığını hatırlatan Demirtaş, şunları kaydetti: "Daha önce de korucular ve JİTEM elemanları olduğu söylenen gruplar tarafından köyler basıldı. İnsanlar kaçırıldı. İnfazlar yapıldı. Ve bunların bir çoğu da örtülmeye çalışıldı. 'PKK yaptı' denilerek kapatılmaya çalışıldı. Hatta örneğin yine Bingöl'ün bir mezrasında yaşanan ve 4 sivil yurttaşın öldürüldüğü olayı inceleyen insan hakları heyetinden o dönemin İHD Bingöl Şube Başkanı Rıdvan Kızgın o olaylardan dolayı şu anda tutuklu. 2 yıl hapis cezası aldı. Dolayısıyla o olayların üzerine giden herkesi de bir şekilde sindirme ve bastırmaya çalıştılar."
BİNGÖL’DE DERİN YAPILANMA
Son dönemlerde yaşanan olaylardan dolayı Bingöl'ün dikkat edilmesi gereken bir bölge olduğuna inandığını dile getiren Demirtaş, "Nasıl ki derin yapılanmalar kendilerine bazen bir bölgeyi veya bir şehri üs olarak merkez olarak seçiyorsa, bana göre son dönemde Bingöl derin yapılanmaların artık çok etkili bir durumuna gelmiş konumda" dedi. Bu son olay da bundan bağımsız düşünülemeyeceğini dile getiren Demirtaş, "Kontravari örgütlenmelerin üzerine gidilmiyorsa, bu konuda ciddi önlem açıklamaları yapılmıyor ise, soruşturma yürütülmüyor ise bu elbette ki insanı tedirgin ediyor. Aslında orada savcılığın kıyameti koparması gerekiyordu. Sonuçta devletin silah verdiği kişiler orada sivil insanları katletmiştir" şeklinde konuştu.
YENİ KATLİAM OLABİLİR
Olayla ilgili şu ana kadar bir kişinin isminin yansıdığını ifade eden Demirtaş, "Orada bir katliam yaşanmış fakat devletin buna gösterdiği tepki ve refleksi o kadar zayıf ve yetersiz ki, bu insanı tedirgin ediyor. Çünkü bu yapılanmalar çeteler zaten gücünü bu tür etkinliklerden alıyor. Yani devlet organlarının refleksleri bu konuda zayıfsa demek ki onlar birileri tarafından korunuyorlar. Bu da onları cesaretlendiriyor ve belki de başka katliamlara davet çıkaracak diye kaygılıyız" dedi.
ERGENEKON ÇIRPINDIKÇA KÜRT HALKI ZARAR GÖRÜYOR
AKP'nin Ergenekon kuyruğuyla uğraştığını, Ergenekon'un başının Fırat'ın doğusunda ve halen iş başında olduğuna dikkat çeken Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Newroz'da da gücünü gösterdi. Ergenekon manifestosuna baktığınızda halkı iradesizleştirme, provokasyonlara zemin hazırlama, halkın üzerinde baskı kurma gibi maddeler vardı. Newroz'da da özellikle Van ve Hakkari illerinde ve bir çok ilde yasaklamalar bunun sonucuydu. Ergenekon plan ve projesinin bir parçasıydı. Provokasyon yaratma, örgütlü gücü dağıtma, halkın iradesini kırma Ergenekon'un amaçları ve bu örgütün programını birebir uygulayan çalışmalar şu an bölgede devam ediyor. Dolayısıyla AKP eğer Ergenekon'u bir soruşturma meselesi yapmışsa sadece kuyruğundan tutmuş durumda. Kuyruğundan tutulan Ergenekon da çırpındıkça da zararını yine bölge halkı, Kürt halkı görüyor. Ama AKP'nin zaten Ergenekon'un başını ezme gibi bir niyeti yok. Kendi ile ilgili kısmı bertaraf ederek geri kalan kısmıyla uzlaşma içinde iktidarını sürdürmeye çalışıyor."
Genç'in Yayla (Warê Mêrg) Köyü Eskiköy (Dewa Xiraf) Mezrası'nın 19 Temmuz'da taranması sonucu 4 kişi yaşamını yitirmiş, 2'si ağır 7 kişi de yaralanmıştı. Basının, "PKK köy bastı", Bingöl Valiliğinin ise "İki aile arasındaki arazi husumeti" şeklinde duyurduğu olayın korucular tarafından yapıldığı ortaya çıkmıştı. Olay ile ilgili bir kişi gözaltına alınmıştı.
|