Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Sayın Erdoğan, gelecek bizimdir
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Öcalan niye devlet istemiyor!
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Diyarbakır adayı
Hasan Bildirici
Aydın Dere
Kapitalizm ve iktidar olgusu
Aydın Dere
         
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.

   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   OKUR KÖŞESİ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 77

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 
Vicdani ret Türklere yakışmaz-Dr. İ.Turanlı
Posted on Pazartesi, 16. Haziran 2008
Topic: Yaşam

Acaba VİCDAN’ın ne demek olduğunu bilen var mı? Bırakın insan öldürmenin en efektif metotlarının öğretildiği Asker ocağını, avcıların dahi parmaklarının bir canlı hayvan gördüklerinde tetiğe sevinçli bir heyecanla gittiğini anlamam mümkün değil.



Vicdani ret Türklere yakışmaz

Dr. İsmet Turanlı

Acaba VİCDAN’ın ne demek olduğunu bilen var mı? Dürüstlük taslayanlar sözün gelişi kullanırlar bu ifadeyi. Neuro-Psiatri uzmanlarının izahına göre, yürekte değil de, beyindeki çeşitli merkezlerde yaşam müddetince edindiğimiz tecrübelerimizin,eğitimle öğrendiklerimizin kayıtlarından kombine teşekkül etmiş bir duygudur.

Bir insanın boğazını keserek, yahut silahla öldüren insanın vicdansız olduğunu kabul etmeyen olmaz. Başkalarının malını , parasını gasp eden, bankaları hortumlayan, milletin menfeatını hiçe sayıp kendisine servet sağlayan insanlarada vicdansız deriz. Hele hele çocuklarla cinsi münasebete geçen, insestten çekinmeyenlere de vicdansız deriz.

Peki bu vicdani ret nereden çıktı? İnsan haklarının, özgürlüklerin saygınlığını kazanmış olan Batının medeni memleketlerinde insanlara silahı, askeri müdaheleleri ret  hakkı tanınmıştır. Eğer Türkiye de bu hak tanınmıyorsa peşinen kabul ediyoruz ki bizim ülke medeni bir ülke değildir.

Ben tahsilim boyunca insanların yaşamını nasıl uzatabilirim eğitimini gördüm. 60 seneden beri kafamı da, canımı da bu amaca yordum.

Bırakın insan öldürmenin en efektif metotlarının öğretildiği Asker ocağını,avcıların dahi parmaklarının bir canlı hayvan gördüklerinde tetiğe sevinçli bir heyecanla gittiğini anlamam mümkün değil. Çünkü ben tamamen onun zıddı bir eğitim gördüm ve uğraşım yaşama saygı ile geçti.

Bonn Üniversitesinde 1962 de Doçentlik tezimi hazırlarken 400 e yakın Kobayı kafalarına bir demir parçası ile vurarak öldürüp organlarındaki hormonların metabolizmasını ölçüyordum.Ölmek üzre hayvanların bir titreeme ile vefatını içim sızlayarak müşahede ediyordum. İçime bir korku giriyordu. Ateist eğitim görmeme rağmen diyordum ki’Acaba bu mahluklar öteki dünyada yakama yapışıp, ayni tarzda başıma bir sert cisimle vururlar mı? Hala seneler sonrası o hayvacıkları hatırladıkça vicdani ret duygum kabarır.

Mümünlerin bir lafı vardır. Allahın verdiği canı sadece Allah alabilir.

Peki ihtilaller çıkarıp, millete hizmet etmiş insanları idam ettirenler, yahut zindanlarda insanlara zülm ettirerek onların ölümüne sebep olanlarda vicdani ret duygusu yok mu?

Ben çocuklarıma oyuncak silah bile vermedim. Ben dahil hiç birinin askerlik yapmasına müsaade etmedim. Bu askerlik hizmeti yerine vicdani retciler sosyal alanlarda,yani hastanelerde hizmet verirler. ASkere alma dairelerine bu reddi kabul ettirmek öyle pek kolay değildir.  Uzun uzun psikolojik muayenelerden geçmeniz ve uzmanları inancınıza ikna etmeniz gerekir.

Ben insanların iki kötü şey icat ettiklerini iddia ederim.Biri para ki insanları ahlaksızlaştırır,diğeri de silah ki insanların ölümüne sebep olur.

Savunma gayesi ile askerlik vazifesini şevkle yapanlara saygılıyım.Antalya da uluslararası OK atışları yarışması yapılıyor. Poligonlarda atış yarışmaları. Bunları spor niyeti ile yapanlar var.

Seçim meydanlarında idam ilmiğini büyük bir gurula atan siyaset liderleri gördüğümde , çocukluğumda idam sehpasında dili dışarda gördüğüm kadını hatırladım. Malatya'nın bir köyünde sevdiği adamla evlenmek için kocasına pişirdiği yumurtaya sıçan otu katarak onun ölümüne sebep olduğu için o zamanki ceza kanunları hükmüne göre idam cezası verilmişti. İlk okul birinci sınıfta idim. Arkadaşlar belediyenin önünde asılmış bir kadın var gidip bakalım dediler. Onu gidip gördükten sonra günlerce kustuğumu hatırlıyorum. Çocuk beynim,yüreğim o manzarayı hazmedememişti.

Filistinde, Irakta ,Kosovada,güney Amerikada ölen insanları haberlerde duydukça vicdanım sızlıyor.Kürt sorunu için 40 bin gencin ölümü yetmiyormu?YETER diyorum.Bağıra ,bağıra,avazım çıktığı kadar.Şiire sarılsam,Besteler yapsam ,Ağıtlar,Oratoryalar içimden ağladığım gibi.

Ağlasam duyar mısınız mısralarımda? Diyor Orhan Veli. Ve ben ilave ediyorum:

Dokunabilirmisiniz göz yaşlarıma kurşunlarınızla.

Bir Vicdani ret mağduru için Ahmet Altan yazmıştı bugün. Benimki de ona nazire olsun.

Mustafa Elveren Hocanın Dersim makalesindei suale de cevap olsun.

Dersimlilere bir ricam var. Lütfen Tunceli kelimesini kullanmayın. Ahmet Türk’e de Kürt soyadını almasını rica etmiştim.

ASILLARINA RUCİ olsunlar diye.

 

Dr.İsmet Turanlı          Antalya,14.06.08

dr_ismetturanli@mynet.com


Vicdani ret Türklere yakışmaz-Dr. İ.Turanlı

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.




Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

En çok okunan haber: Yaşam:


Haber Arşivi
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2008 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.