Halife ve aynı zamanda da Hz. Muhammed’in iki kızıyla evlenen Hz. Osman, öldürüldüğünde ondan 150 bin dinar(yaklaşık 4,5 ton) altın para ile bir milyon dirhem(gümüş para) kalmıştı. Zübeyir bin Avam ise, 400 bin dinar(12 ton altın), 1000 köle-cariye ve 1000 tane de kısrağa sahipti.
İSLAM’IN EKONOMİ POLİTİKASI-2
Özgür Barutçu
Hz. Muhammed hicri 7. yılında Hayber’e baskın düzenleyerek yerlileri olan o yahudileri öldürüp, mallarına el koyuyor. Bu maldan kendi yakınlarına da dağıtıyor. Hatırlanacağı gibi bundan bir önceki yazımda, fey’ olsun ganimet olsun, bu mallar dağıtılırken Muhammed’in akrabasına da pay verilmeli diye ayetler vardır demiştim(1)
Sadece Hayber malından, nümune olsun diye birkaç bayan akrabasına verdiği malla ilgili bir liste sunacağım:
Safiye bonti Abdulmüttalb, Safiye binti Zübeyir, ümmü’z-Zübeyir binti Zübeyir, Büheyne binti Haris, Cümane binti Ebi Talib, Hint binti Üsase, Hamne binti Cahş, Ümmü Habibe binti Cahş, Rümeyse, Hint binti Hüseyin, Hatice binti Hüseyin, Dubaa binti Zübeyir, Ümmü Hani, Ümmü Talib, Ümmü Hakim gibi amca ve hala kızlarına 40’ar vasak, yani yaklaşık olarak 5’er ton hurma dağıtıyor. Kendi kızı Hz. Fatma’ya ise 200 vasak, yani yaklaşık 25 ton hurma veriyor. Hanımları olan Ayşe, Hafsa, Zeynep binti Cahş, Meymune, Cüveyriyye, Safiye, Sevde ve ümmü Seleme’ye de yaklaşık 10’ar ton hurma ve 5’er ton da arpa veriyor(2)
Baskınlar sonucu ele geçen maldan dolayı zengin olan, İslam inancına göre de Hz. Muhammed’in cennet müjdesini alan ve hemen hemen her müslüman tarafından da isimleri duyulan birkaç meşhur sahabenin mal varlıklarıyla ilgili çarpıcı bir liste vereceğim:
Halife ve aynı zamanda da Hz. Muhammed’in iki kızıyla evlenen Hz. Osman, öldürüldüğünde ondan 150 bin dinar(yaklaşık 4,5 ton) altın para ile bir milyon dirhem(gümüş para) kalmıştı. Zübeyir bin Avam ise, 400 bin dinar(12 ton altın), 1000 köle-cariye ve 1000 tane de kısrağa sahipti. Ayrıca Basra, Kufe’de birer, Mısır’da da iki olmak üzer(ki biri İskenderiye’deydi), o günkü şartlara göre çok lux 4 evi vardı.
Talha bin Ubeydullah’ın sadece Irak’taki günlük geliri 1000 dinarı(30 kg altını) geçiyordu.Ayrıca Kufe ve Medine’de lux evleri vardı. Abdurrahman b.Avf’ın ise, 1000 tane atı, 1000 tane devesi ve 10 bin tane de koyunu vardı. Ayrıca 84 bin(2,5 ton) altını vardı. Hele hele Kur’an’ı bir araya getiren komisyonun başkanı Zayd b. Sabit öldüğünde, ondan kalan altın külçeler, varisleri arasında dağıtılırken balta ile kesilirdi. Bir de hem çiftlikleri hem de yaklaşık olarak 3 ton altın değerinde malı vardı.
Şunu da belirteyim ki, bu bilgiler böyle islam düşmanı kesimce aktarılan bilgiler de değildir. Bunları hem eski islam tarihçileri kaynaklarında yazmışlar( örneğin; Mes’udi, v. 345/956), hem de hiç itiraz etmeden ve yenilikçi diye bilinen bazı ilahiyat akademisyenleri de kendi kaynaklarında bunlara yer vermişlerdir. Hele Editörlüğü Marmara ilahiyat profesörlerden Vecdi Akyüz tarafından yapıldığı ve konunun da Zaman gazetesi yazarlarından Ali Bulaç tarafından aheste aheste anlatıldığı ‘Asr-ı Saadette İslam’ adlı kaynakta ve başlık adının da, ‘Yoksulluktan Refaha’ olması, ayrca dikkate değer(3) Yani bu insanlar o zaman yoksulluktan zenginliğe geçiş yapmışlar, islam yazarları bunu zevkle anlatırlar; ama bu malların baskınlardan geldiği, cinayetler sonuncu zorla ele geçirildiği konusu kimsenin umurunda değildir.
Burada, ilgisi nedeniyle farklı bir konuya değineceğim. Hz. Muhammed 632 yılında vefat edince cenazesi, taht kavgası yüzünden 3 gün yerde kalır/gömülmez. Bu arada Ebubekir halife seçilince, Hz. Muhammed’in kızı Hz. Fatma/Fatime kocası Hz. Ali ile birlikte Ebubekr’e başvurup, babası Hz. Muhammed’e ait olan Hayber arazisi, Fedek, Ureyne köyleri, Medine’deki mallarıyla diğer mallarını ister. Ebubekir vermeyeceğini söyler ve bu konuda Hz. Muhammed’in yanımda söylediği ’Biz peygamberlerin malları hazineye aittir’ sözü var der. Hz. Fatma haklı olarak itiraz edip şöyle der: Madem peygamberlerin malı veraset yoluyla akrabalarına geçmez, hazineye aittir diyorsun, peki ya niye Kur’an’da, ’Süleyman peygamber, babası Davud’un mirasçısı oldu’ diye geçiyor? Ve yine aynı Kur’an’da, Zekeriye peygamber Allah’a dua ederek, ’Ey Allah’ım, bana öyle bir evlad ver ki hem bana , hem Yakup peygamber soyuna mirasçı olsun’ diye geçiyor(4) Fatma’nın tüm haklı itirazlarına rağmen Ebubekir vermiyorum diyor.
Hz. Fatma bu olaydan hem Ebubekr’in halifeliğini kabul etmiyor, hem de ölene kadar Ebubekir ve Ömer’le konuşmuyor. Hatta bazı islami kaynaklarda anlatılıyor ki, Hz. Ali ile eşi Fatma, Ebubekr’in halifeliğini kabul etmeyince, Ömer onların evine baskın düzenliyor. Bu arada Fatma onu görünce kapının arkasına geçiyor ki Ömer içeri girmesin. Ama Ömer kapıyı iteleyip zorla içeri giriyor ve hamile olan Fatma yere düşüp çocuk düşürüyor.
İnsan bu olup bitenlere bakınca Fatma’nın aslında normal kadriyle ölmediği, belki de benzer şiddetler sonucu vefat ettiği ve olumsuz etki yapmasın diye de hep müslümanlardan gizlendiği görüşü kesinlik kazanır. Çünkü Fatma henüz 23-25 yaşlarında ve babasının vefatından kaç ay sonra ve bir önemli hastalığı da olmadan ölüp gidiyor! Her ne kadar ölümün ne zaman geleceği bilinmiyorsa da, burada olay çok farklıdır ve de çok güçlü kanıtlar vardır ki, Fatma kendi kaderiyle ölmemiştir. Hatta Hz. Fatma, kendi eşi Hz. Ali’ye der ki, ben ölürsem Ebubekir’le Ömer cenazeme gelmesinler. Bunun üzerine Fatma vefat edince, onlar gelmesinler diye, Hz. Ali onu gece karanlığında gömmek zorunda kalır(5)
Selam ve saygılar.
Devam edecek!
DİPNOTLAR:
1-Enfal, 41 ve Haşer, 7.
2-İbni Sad
3-İbni Sad, Tabakat, 8/41-48. İbni Abdilber, İstiab, 4/247 ve Üsd, 7/35.Vakıdi, Megazi, 2/694-94. İbni Hişam, sire,3/366-67.Prof. Dr. Rıza Savaş, Hz. Muhammed döneminde Kadın.s. 254
4-Asr-ı Saadette İslam,2/66. Mes’udi,Murucu'z-Zeheb ve Me'adinu'l-Cevher, I-II. 1973 Mısır’da basılmıştır.
5- Neml suresi, 16, Meryem suresi, 6
6-Buhari,Megazi, 38,Farz’ül humus; Ikd’ü-l-Ferid,4/259.Ebu Davud, Diyat, no: 4494, Nesai,Kasame, 4736, Buhari-Müslim hadisleri olan El’lüü ve’l Mercan, no: 1149-50
ozgur1339@hotmail.com
|