Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Ordunun darbe geleneği
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
“İyi, Doğru, Güzel” Hakkında…
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
PKK-DTP karışması
Hasan Bildirici
Aydın Dere
Türk milliyetçiliğinin intiharı
Aydın Dere
         
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.

   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   OKUR KÖŞESİ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Bütün Üyeler: 814
Bugün üye olanlar: 0
Dün üye olanlar: 2
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 52

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 
Mesir macunu istiyoruz-Metin Aktaş
Posted on Cuma, 02. Mayıs 2008
Topic: Mizah

Biz Doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesi olarak adlandırılan bölgede yaşayan yurttaşlar olarak bu adaletsizliğe isyan ediyor başbakanımızdan ve hükümetimizden Manisa’da dağıtılan mesir macunundan payımıza düşeni istiyoruz.



 

METİN AKTAŞ

HÜKÜMETE ÇAĞRI

MESİR MACUNUNDAN PAYIMIZI İSTERİZ!

Dersim’in dağ köylerinde hayat çok zor. Her şey insan gücüyle yapılır. Tarlaları ekmek , biçmek, bağlamak, harmana taşımak hep insan gücüyle olur.

Dersim’in dağ köylerinde birinde yoksul bir karı koca temmuz sıcağında sırtla harmana buğday taşırlar. Çok yorulunca bir söğüt ağacının altında oturup dinlenirler. Buğday taşımaktan canı çıkmış köylü düş kurar.”Bir at satın alsam. Buğdayı harmana atla taşısam!” diye mırıldanır.

“Ne iyi olur.”der kadın kocasının sözünü keserek.”Bende ata biner babamın evine giderim.”

Kadının bu sözleri üzerine adam kalkar tekme tokat kadını dövmeye başlar. Neden dövüldüğünü anlamayan kadın can havliyle bağırır. Yakınlarda olan bir köylü yetişip kadını adamın elinde kurtarır. Kadın kanlar içerisindedir.

“Niye dövdün kadını?”der köylü, karısını dövmüş adama.

“Atı daha yeni satın aldım. Terli terli binip babasının evine gitmek istiyor” diye bağırarak yeniden karısına saldırır adam.

Böyle bir olay Dersim’de yaşanmış mı yaşanmamış mı bilemem ama buna benzer trajik komik olaylar her gün ülkemizde yaşanmaktadır.

Biliyorum diyeceksiniz ki bu meselin mesir macunuyla ne alakası var.? Haklısınız, bu meselin mesir macunuyla alakası yok ama bir insanın çift karakterli olmasını iyi anlatan bir mesel. Kendisi için istediğini eşi de olsa başkası için istemeyen insanlar çok bu ülkede. Bunu anlatmak istedim.Bunu böyle anlarsanız meseli neden anlattığımı anlarsınız.

Ülkemizde her ailenin en az üç çocuk sahibi olmasını öneren, önermekle de yetinmeyerek hayat pahalılığından ,yoksulluktan işsizlikten,antidemokratik uygulamalardan bitap düşerek bir türlü çiftleşip doğum yapmayan pandalara dönmüş yurttaşlarımızın üremelerini hızlandırmak için katı bir muhafazakar olan Bülent Arnıç beyle Manisa’da halka avuç avuç mesir macunu dağıtan “demokrasi kahramanı “ başbakanımız her alanda olduğu gibi çoğalmasını istediği yurttaşlarımız arasında da adaletsizlik yapmaktadır. Ülkenin bir kesiminde yaşayan yurttaşlarımız için çoğalın fetvaları verirken ülkenin bir bölümünde ise nüfusun çoğalmaması için büyük bir gayretkeşlik içindedir,hükümet ve başbakanımız. Yıllardır sürdürülen bu ırkçı,kafatasçı politika son yıllarda tehlikeli bir hale geldi.

Bu güne kadar bizi aç bıraktılar ses çıkarmadık,issiz bıraktılar ses çıkarmadık, dövdüler evlerimizi,köylerimizi yakıp yıkarak zorla yaşadığımız topraklarımızdan sürdüler ses çıkarmadık, ana dilimizi konuşmamızı engellediler ses çıkarmadık ama bu kez iş başka; iş çok ciddi; işin içinde mesir macunu var, Kemal Sunal’ın deyimiyle “işin içerisinde çiş var” Bu kez sesiz kalmamız mümkün değil! Biz başbakanımızın Manisa’da dağıttığı mesir macununun pandalara dönüşmüş yurttaşlarımızın üzerinde bir etkisinin olup olmadığını bir diğer nüfus sayımında Manisa nüfusundaki artışında göreceğiz ama bunu görmeden önce bölgemize yapılan haksızlığı vurgulamak istiyorum; ülkemizde her ailenin üç çocuk doğurmasını isteyen ve bu isteğinin gerçekleşmesi için halka avuç avuç mesir macunu dağıtan başbakanımız bölgemizde neredeyse her sokağa aile planlama ocakları kurarak büyük bir seferberlik halinde doğumları önlemeye çalışmaktadır;bu alana yapılan paralar büyük meblalar tutmaktadır.Yani devlet baba bizim,aş iş,kültürel sorunlarımızı çözmeye çalışacağına büyük yatırımlar yaparak bizi bir çeşit modern hadım yaparak yüzyıl içerisinde soyumuzu yok ederek sorunlarımızı köklü çözmeyi planlamaktadır. Bu konuda hayli deneyimi olan bir ülkenin yurttaşı olarak yeni modern yöntemin köklü geleneğimize uymadığını görüyorum. ”Vatansever “bir yurttaş olarak bu israfa son verilip bu alana yapılan paralarla tank,top,uçak alınmasının, nüfusun azaltılıp yok edilmesinde geleneksel yöntemlerin uygulanmasının daha yararlı ve az masraflı olacağını düşünmekteyim. Hatta hiçbir şey yapılmasına da gerek yok; bence bu yapılanları gereksiz masraftır,israftır. Çünkü bölgemizde açlıktan,issizlikten, baskılardan, top,tüfek,bomba,roket,uçak seslerinden,cenazelerin üzerinde dizilen ağıtları dinlemekten bitap düşmüş erkelerin bırakın üremiyi yerinden kalkacak halleri yok. Haberiniz yok ama pandalar yanımızda Malkoç oğlu,Kara Murat gibi.Size bir iyiliğim olsun diye bunları söylüyorum!Her sokak başına aile planlama evleri kurup masrafa,israfa girmeyin. Biraz sabırlı olun yüz yıl içerisinde yok olup gideceğiz. Bizi hadımlaştırmak için harcadığınız o paralarla kaç top,tank, uçak aılınır,kaç zengine kaynak aktarılır biliyor musunuz?

Biz Doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesi olarak adlandırılan bölgede yaşayan yurttaşlar olarak bu adaletsizliğe isyan ediyor başbakanımızdan ve hükümetimizden Manisa’da dağıtılan mesir macunundan payımıza düşeni istiyoruz.

Başbakandan , hükümetimizden çok şey mi istiyoruz acaba?

Bölgemize fabrika istedik yapmadınız.

Yol,su,elektrik, konut istedik yapmadınız.

İş istedik vermediniz.

Eşitlik,adalet,demokrasi istedik sopayla,silahla yürüdünüz üzerimize.

Evimizi ,köyümüzü yakıp bizi zorla sürdünüz topraklarımızdan.

Bari şu mesir macunundan payımıza düşeni verin.

Bu kez çok ciddiyiz;mesir macunundan payımıza düşeni almadan susmayacağız.

Çağrım bölgemizdeki yaşayan tüm yurttaşlara

Hangi sınıftan,

hangi dinden,

hangi etnik kimlikten

hangi düşünceden olursanız olun birleşin!

Gün susmanın, gün durmanın günü değil

Durum bu kez gerçekten çok tehlikeli,haksızlık çok büyük.

.

Bu söylediklerimi boş bir kuruntu olarak düşünmeyin,hafife almayın sakın. Sakın şaka yaptığımı düşünmeyin!

Bir meselle yazıma başladım,bir meselle bitireyim.

Bir gün yeni evlenmiş adamın biri köyün yakınında geçen nehrin önünde oturmuş ağlayan karısını görünce korkuyla karısına yaklaşır.

Hanım ne oldu? Niçin ağlıyorsun? Ailemizden birimi öldü?

Yok. Kimse ölmedi.

Biri sana hakaret mi etti?

Yok.

Peki neden ağlıyorsun? der

Düşündüm

Ne düşündün hanım?

Bir kızımız olsa. Nehrin karşı yakasındaki köyden biriyle evlense. Sonra bize gelmek için suya girip boğulsa. Suda boğulan kızımız için ağlıyorum.

Benim söylediklerim bu meseldeki kadının kuruntusu gibi değil.

Gerçekten tehlike çok büyük.

Ocağımıza,topraklarımıza incir ağacı dikmek istiyorlar

Yüz yıllardır sizi öldürmekle,yaşadığınız topraklardan sürmekle bitiremediler

Çünkü ürüyordunuz.

Şimdi üremenizi yok ederek sizi topyekün yok edecekler

Yüzyıl sonra bu topraklarda sizden birinin kalmasını istiyorsanız mesir macunundan payınızı isteyin başbakandan.

Şimdi neden mesir macunundan bize düşen payı istemekte bu kadar ısrarlı olduğumu anladınız mı?

Haydi hep bir ağızdan bağıralım

Mesir macunundan bize düşün payı istiyoruz!

 

Ülkesinde yaşayan farklı etnik kimliklerde yurttaşların üremeleri konusunda ayrıcalık yapmak ırkçı faşizan bir politikadır.Hele bu politikayı yapan partilerin, kurumların kendilerine dinsel bir karakter ad etmeleri hiç hoş değil,hiç insani değil,hiç doğru değil. Bence toplumlarda ırksal ayrımı yapan,ırksal ayrıcalığı savunan ister birey,ister parti,topluluklar olsun yaradılışa karşıdırlar. Çünkü yaradılış adildir. Bence toplumların üremelerini kendi doğal seyrine bırakmak lazım. Toplumların üremeleriyle oynamanın çok tehlikeli sonuçları vardır.Ülkemiz bunun acılarını yaşamış bir ülkedir. Bir zamanları bu topraklarda yaşamış, Süryanileri, Keldanileri, Ermenileri, Rumları şimdi mumla arıyoruz.Bırakın yüz yıllardır uygulanan kıyımlardan,asimilasyonlardan arta kalmış son halklar bu topraklarda farklılıklarıyla yaşasın,toplumun doğal seyri içerisinde üremelerini sürdürsün.

metinmankirek@mynet.com


Mesir macunu istiyoruz-Metin Aktaş

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.


Kullanıcı Adı:

Şifre:




Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

En çok okunan haber: Mizah:


Haber Arşivi
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2008 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.