Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Sayın Erdoğan, gelecek bizimdir
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Öcalan niye devlet istemiyor!
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Kürtlerde göz oymacılık
Hasan Bildirici
Aydın Dere
Kapitalizm ve iktidar olgusu
Aydın Dere
         
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.

   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   OKUR KÖŞESİ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 58

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 
Kadın Korkusu/ Perihan Mağden
Posted on Pazar, 13. Nisan 2008
Topic: Kadın
Hakikaten mahalle kızlarından, yeniyetme kız çocuklarından, sesi kahve ve sigaradan çatır çatır çatlamış bilmiş kadınlardan, hırçın personelden, ama illa da hakiki ya da sonradan burjuva kadınlardan acayip korkarım.


Kadın korkusu-Radikal

Sadık (ve müptezel) okurlarım hatırlayacaktır. İyice dibe vurup Bilmemkim Bilmemne Şov'a konuk olarak çağırıldığım günlerde, beni arayan görevliye 'Ben korkarım kadınlardan' diye içli bir itirafta bulunuvermiştim. Hakikaten mahalle kızlarından, yeniyetme kız çocuklarından, sesi kahve ve sigaradan çatır çatır çatlamış bilmiş kadınlardan, hırçın personelden, ama illa da hakiki ya da sonradan burjuva kadınlardan acayip korkarım.
'İğdiş edilme endişesi mi yaratıyor acaba bende bu kadın kadınlar?' diye dahi düşünmedim değil.
Bu kadınlar bende besleme kız kompleksi yaratıyor.
Evin, dünyanın, evrenin mutlak hâkimi onlar, ben de güçlükle katlandıkları bir besleme parçasıyım. Yani bu kadınlar, hiç mi hiç beğenmezler beni ve sıkı itip kakarlar.
'Bu mazlum ayaklar da nerden çıktı?' diyecekseniz, kadınların (böyle kadınların) karşısında gıkım çıkmaz benim. Unufak olur, itaat ederim. Olay yerinden sessizce tüyerim. Kötü muamelelerine, kaamı ütülemelerine, zımni hakaretlerine içimden kudurarak göğüs gererim.
Sonunda -çok üstüme gelmekte ısrarlılarsa- spagetti westernlerindeki kahramanlar misali, bir patlama sahnem olur gerçi. O zaman korkma sırası bu panter kadınlara gelir. Pek bozulurlar, ağlamaları dahi imkân dahilindedir.
Ama gerçekten o sarsıcı patlamalarım, nadiren ve çok aşırı durumlarda gerçekleşir. Yoksa bu kadınların 'hakaret' şeklinde tezahür eden tüm davranışlarını pıs pıs sineye çekerim. Mesela kadın yazar ve köşe yazarlarına saygıda kusur etmeyişim, herhalde dikkatlerinizden kaçmamıştır. 'Amanin, bir çarpar bana bu kadınlar, bir de yer çarpar' diye. Korku içinde.
Hani özellikle beş-on yıl önce pek yaygın olan, ince topuklu pabuç üstünde yerlere kadar vizon, bir kadın tipi vardı. Mesela bunlar kuyrukta bekleyemezler. Sizi ve herkesi itip haklı ve en öndeki yerlerine geçerler.
Trafik polislerine ceza, doktora vizite ücreti ödemezler. Bilmemkimin karısı, bilmemkimin halası, bilmemkimin görümcesidirler.
Bankada bunlara kuyrukta rastlamazsınız. Müdüranımın ya da şef hanımın masasında çay ve neskafe içerek işlemlerini gördürürler. Pastanelerde, hastanelerde, trafikte, nüfus dairesinde her yerde öncelik bunlarındır. Gözünüze bakmadan sizinle konuşup bir şeyler sordukları da olur. Ne şeref! Öğrenmeleri gerekeni öğrendiklerinde dalgın ve kıçıkırık bir teşekkürü bazen lütfeder, bazen unutuverirler.
Bu kadınların çalışan sınıflarda da eş yumurta ikizleri mevcuttur. Bankada çalışan kimi kadınlar, kendilerini, yalnız bu gruba hizmet verip yalakalık edince mutlu sayarlar. Bir zamanlar habire gitmek zorunda olduğum bir bankada, böyle bir memure hanım vardı. Benim sıram daima kaynamaya layık bir sıraydı. Kalıp saçlı kadınlarla: 'Ama bir çayımızı içmediniz' muhabbetleri bal börek yapılır, bana da köpek muamelesi çekerdi. Ben bankaya gideceğim günler ya buna düşersem diye bunalıma girmekteydim. Sonunda ters bir günüme (Clint Eastwood: Affedilmeyen) çattı; bana yine acayip pis davranıyordu ki... Nananan! Ama neye yarar?
O kadar çektirdi ki bana, gereksiz yere. Topuk ölçünüze, saç modelinize, üstünüzdeki 'urbanın' cinsine göre bir numara verip size, ona göre muamele. Bu kadınlardan sıkı iğreniyorum.
İlk işyerimdeki santral kızın 'hizmet vermeye can attığı kadınlar' kategorisine de girememiştim. Bana gelen telefonları ya bağlar ya bağlamaz, benim dışarıyı arama teşebbüslerim (askeriye gibi bir yerdi: dışarıyı direkt arayamıyordunuz) bir teşebbüs olarak kalakalırdı. Asla aramazdı istediğim numaraları. Gerçekten üzülürdüm, kalbim kırılırdı, kızardım. Bayağı gençtim, iki yıl Asya'da dolanıp dönmüştüm. Zaman, yer, durum kavramlarım yerinden oynamıştı. Kız pisi pisine bana çektiriyordu. Patlama anım filan da olmadı; o ajanstan atıldım zaten. Böyle Santral İntikamcıları diye adlandırılabilecek bir kadın grubu da mevcuttur. Birini ararsınız, nötr bir 'aracı' olmayı kendine yediremez; size kötü davranmayı da extra vazife edinir. Bir nevi kötü enerji israfı.
Havaalanlarında, postanede kadınların gişesine düşmemeye özen gösteririm. Pasaportumu bir erkeğe damgalatayım, mektubumu bir erkek tartsın alsın; kadın memurelerin sağı solu belli olmaz diye. Kadınların saygısız ve dangalakça araba kullanmaları bile, yüreğimi ağzıma getiryor. 'Bir Kadın Düşmanı' gibi tezahür ediyorsa satırlarım; 'lütfen!' demek isterim. Belli tip kadınlardan bir kadın olarak tabii ki nefret etmeye hakkım var.
Aslında ben kadın sevmeyen kadınlardan nefret ediyorum en çok. Öyle, büyükçe bir grup var. Yalnız erkeklerle konuşurken gözleri parlar. Yalnız erkeklerle birlikteyken ruhlarına kan gelir. Kadın meclislerinde daima bezgin ve bedbindirler. Gerçek anlamda soluk alıp vermeleri için mutlaka bir erkeğin enerjisi gereklidir. Bir nevi manyak robot gibi buna koşullanmışlardır. Diğer kadınlarla yalnızca çıkar sekseği oynamak üzre, ilgilenirler. Yani o kadınla olmaları, görünmeleri erkeğe giden yolda zaruridir. O kadının kardeşini, erkeğini, arkadaşını 'tavlayıncaya' kadar, varlığına katlanırlar. Erkeksiz bir hiçtirler. Bitkisel hayattadırlar. Tüm hayatları erkeklerine endekslidir. Erkekleri kadar konuşurlar.
Kadın sevmeyen kadınlardan sıkı korkarım. Rahatsız olurum. Afallarım. Onlarla birlikteyken burnuna bir demet sarımsak tutulmuş vampirlere dönerim. Ne halt edeceğimi bilemem.
Ne gam! Dünyada bir sürü şahane kadın var. Politik doğruculuktan taviz vermemek adına, bazı kadınlardan nasıl rahatsız olduğumu, haykırmamak durumumda değilim.


Kadın Korkusu/ Perihan Mağden

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.




Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

En çok okunan haber: Kadın:

· Ümit

Haber Arşivi
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2008 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.