Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki Kürt isyanlarının çok çabuk bastırılmasında rol oynayan unsurlardan birinin de 'tayyare'nin kullanılması olduğu, ama asıl mücadele gücünün siyasi kararlılıktan kaynaklandığı bilinir.
Değişen strateji M.Ali Kışlalı-radikal Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki Kürt isyanlarının çok çabuk bastırılmasında rol oynayan unsurlardan birinin de 'tayyare'nin kullanılması olduğu, ama asıl mücadele gücünün siyasi kararlılıktan kaynaklandığı bilinir. Bu noktada şimdi de bir şey değişmemiştir. Hava kuvvetleri işin içine girdiğinde, cesaretle ve artan boyutlarda rol aldığında dikkatleri çekiyor. Türkiye'deki hava operasyonları ile ABD'nin Irak'ta uyguladıkları arasında benzerlikler ortaya çıkıyor. Türkiye şimdiye kadar görülmemiş yoğunlukta hava gücü kullanıyor. Daha geçen hafta K. Irak'ta üç ayrı bölgede 60 kadar hedef bombalandı. PKK'nın kullandığı komuta, muhabere ve eğitim merkezleri ile lojistik tesisler, sığınaklar, uçaksavar mevzileri, silah mühimmat depoları tahrip edildi. PKK kayıpları hakkında saptama yapılmasına çalışıldığı bildirildi. Vurulan hedeflerle ilgili istihbaratın göreceli olarak, bölge üzerinde uçmakta olan insanlı-insansız Türk ve ABD'nin özellikle bu iş için yapılmış uçaklarından ve ABD'den sağlandığı anlaşılıyor. Aynı şeyleri ABD tam strateji değişikliği ile Irak'ta yapıyor. Bu, giderek başarılı olduğu anlaşılan değişikliğin yaratıcısı Irak'taki kuvvetlerin komutanı, geçen hafta Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun'un Bağdat'ta görüştüğü, yakında NATO'da önemli bir göreve atanacağı belirtilen, ABD'nin yeni kontr-direniş talimnamesi yazarı General Petraeus. ABD, Irak'taki hedeflere 2006 yılı içinde yaptığı hava saldırılarını 2007 içinde beş mislinden fazla artırdı.Saldırılar, geliştirdiği istihbarat düzeniyle saptadığı direnişçi evlerine, bomba imal edilen yerlere, silah depolarına, yoğun yol kenarı patlayıcılarının bulunduğu yerlere, çeşitli saldırı hazırlıkları içinde oldukları saptanan gruplara yöneltildi. Hedeflerin yok edilmesi için kullanılan bomba ve füzelerin sayısı en üst düzeylere çıkarıldı. 2006 içinde haftada dört bomba atılırken bu rakam 2007 içinde günde ortalama dörde çıkarıldı. 1447 bomba atılmış oldu. Bütün bunlar yapılırken hiç 'sivilleri hedef almıyoruz' garantisi de verilmedi. ABD geçen yıl başında Bağdat'a güvenliği sağlamak için 30 bin ilave güç gönderme kararı almıştı. Artırılan bu hava harekâtı ise o gücün işini kolaylaştırmak içindi. Ama Irak'taki Birleşmiş Milletler görevlileri 2007'nin son sekiz aylık bölümünde ABD hava akınlarında en az 200 sivilin öldüğünü tahmin etti. Bizim Genelkurmay K. Irak'a yapılan hava harekâtında ne kadar bomba atıldığını pek açıklamaz. Ama geçen hafta ABD Bağdat'ın güneyinde direnişçi kaynağı olduğunu saptadığı bir bölgeye, sadece 10 dakika içinde 25 bin kilo patlayıcı bulunan 38 bomba attı. Konunun uzmanları böylece hava akınlarının düşman üzerinde psikolojik etki sağlandığını belirtiyorlar. Geçen yıl içerisinde direnişçilerin, gelen ek kara kuvvetlerince, kentsel bölgelerden çıkarılarak daha kolay hedef haline geldikleri açık bölgelere sürüldükleri söyleniyor. Afganistan'da da NATO benzer bir yaklaşım uyguluyor. İttifak güçleri geçen yıl 2006'nın iki mislini geçen 3 bin 572 hava saldırısı yaptı. Bu oran 2005 yılında yapılan hava saldırılarının 20 misli. Orada bu saldırıları daha sık Özel Kuvvet birimleri destekliyor. İnsan hakları örgütleri orada 2007'de bu akınlar sırasında 300'den fazla sivilin öldüğünü öne sürüyor. Hava operasyonları teknik üstünlüğe dayandığından hem daha etkili hem de daha az kayıpla yapılabiliyor. Ama sık sık belirtildiği gibi, çok güçlü istihbarat toplamaya dayanıyor. İstihbarat insan unsurlarıyla olduğu gibi, ABD'nin pilotsuz Predator uçakları ile de yapılıyor. Bu uçakların geçenlerde Hellfire füzeleri kullanarak, yerde bir havan topu saldırısı hazırlıkları yapmakta olan üç direnişçiyi saptayıp imha etmeleri ABD basınına haber oldu. General Petraeus'un kontrterör stratejisi meskûn yerlere daha fazla asker sürme esasına da dayanıyor. Hava akınlarının yarattığı sivil kayıplar daha fazla dikkat çekiyor. Ama kimse bu uygulamaları eleştirmiyor.
|