Trabzon'da dört TAYAD'lının linç edilmeye kalkışılması ilk örneği görülen ve en son Vatan Caddesi'nde yinelenen 'politik linç' yaygınlaşıyor.
Emniyet Müdürü Cerrah'ın son olayda 'Güzel tepki' dediği linç girişimlerinden ceza alan yok
Radikal
İSTANBUL - Trabzon'da dört TAYAD'lının linç edilmeye kalkışılması ilk örneği görülen ve en son Vatan Caddesi'nde yinelenen 'politik linç' yaygınlaşıyor. Polis müdahalede yetersiz kalırken linççiler değil, mağdurlar gözaltına alınıp yargılanıyor. Trabzon'da geçen yıl 6 Nisan'da yerel TV'ler aracılığıyla yayılan 'Bayrak yakılıyor' söylentisi üzerine linç girişimine uğrayan TAYAD'lılar 'Basit müessir fiilde bulunmak, güvenlik güçlerine zor ve şiddet kullanarak direnmek'ten tutuklandı. Dört gün sonra da ikinci bir lince uğradılar. Vali Hüseyin Yavuzdemir, ilk linç girişimiyle ilgili, 'Kentin imajı bozuldu' derken, ikincisinin ardından, "Huzur bozan cezasını çeker" dedi. Tutuksuz yargılanan TAYAD'lıların davası, 11 linççiye açılan 'müessir fiil' ve 'toplu olarak polise mukavemet' suçlamasıyla açılan davayla birleştirilip Erzurum'a gönderildi. Trabzon'da örneği görülen 'politik' linç diğer kentlere sıçradı. Her girişim, ya 'Bunlar PKK'lı' ya da 'Bayrak yakılıyor' yaygarasıyla başladı. Yetkililerin mağdurları suçlayan açıklamaları 'âdet' oldu, 'galeyana kapılan vatandaşlar' soruşturulmadı. Bunun en net örneği, Rize'de geçen yıl 2 Kasım'da yaşandı. Mezarlık ziyareti için kente gelen TAYAD'lılar 300 ülkücü tarafından taşlandı. Vali Enver Salihoğlu, "Vatandaş tahrik oldu" dedi. Milletvekili Abdülkadir Kart'a göre, 'Devlete ve millete bağlı Karadeniz insanı gerekli dersi vermiş'ti. Belediye Başkanı Halil Bakırcı, "Minibüsçü tartışması sandım. TAYAD'lılar olduğunu bilsem, inip ben de vururdum" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır'ın 'demokratik tepki' olarak değerlendirdiği linç serisi şöyle: 29 Ağustos 2006: Konya Bozkır'da Kürt işçilerle mermer işçilerin kavgası 1000 kişinin katılmasıyla linçe dönüştü. 25 Kürt ilçeden çıkarıldı. 22 Ağustos: Tokat'ta sınava gelen öğrenci, PKK sloganı attığı öne sürülerek ülkücüler tarafından dövüldü. 20 Temmuz: Kırklareli Kıyıköy'de kamp kuran Temel Haklar ve Özgürlükler Dernekleri Federasyonu üyeleri, aranan iki kişiyi jandarmaya vermeyince olay çıktı. 61 kişi Vize'ye getirilirken, ilçede 'PKK'lılar yakalandı' söylentisiyle galeyana gelen kalabalık linç girişiminde bulundu. 12 Mayıs: Mersin'de bildiri dağıtan TAYAD'lılar 'cuma'dan çıkan ülkücülerin saldırısına uğradı. 8 Nisan: Isparta'da, YÖK aleyhine bildiri dağıtan üniversiteliler 'PKK'lı' denilerek linç edilmek istendi. 8 Nisan: Erzincan'da Türkiye Gençlik Federasyonu üyesi 15 kişi 'Tecrite son verilsin' sloganı atarak oturma eylemi yaptı. Sağ görüşlü grup, Türk bayraklarıyla saldırdı. 30 Mart: Sakarya'da Mahir Çayan'ın afişini asan iki üniversiteli 2 bin kişi tarafından linç edilmek istendi, DTP il örgütü tahrip edildi. 25 Şubat: İzmit'te Ülkü Ocağı üyesi 1000 kişi, bayrağı tekmelediğini iddia ettikleri bir kişiyi linçe kalkıştı. 28 Ocak: Ordu'da 'Komünist' gazetesi satan TKP'liler dövüldü. 31 Aralık 2005: Artvin'in Şavşat ilçesinde bildiri dağıtırken dövülen TAYAD'lılar tutuksuz yargılanıyor. 12 Aralık: Samsun'da, bildiri dağıtan Temel Haklar Federasyonu üyesi dört kişi linç edilmek istendi. 10 Ekim: Kayseri'de Ezilenlerin Sosyalist Platformu'nun 15 üyesi TMY'yi protesto ederken dövüldü. 6 Eylül: Öcalan'a destek mitingine giden iki otobüs Bozüyük'te taşlandı. Olaylarda 144 kişi yaralandı. 22 Ağustos: İzmir'de park kavgasında gözaltına alınan Siirt ve Diyarbakırlı beş kişi 1500 kişi tarafından 'PKK'lı diye linç edilmek istendi. 12 Nisan: Sakarya'da, TAYAD'a saldırılara karşı bildiri dağıtan beş genç linç edilmek istendi.
3 aydan 1 yıla kadar hapis Avukat Ergin Cinmen'in verdiği bilgiye göre yasalarda linç veya linç girişimi yer almıyor. Girişim yaralamayla sonuçlanırsa TCK'nın 'Taksirle Yaralama'yla ilgili 89'uncu maddesine göre üç aydan bir yıla hapis cezası verilebilir. Eylem ölümle sonuçlanırsa 'Kasten öldürme ve nitelikli haller' başlıklı 81. ve 82. maddeleriyle müebbet hapis ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenebiliyor.
Dört genç o anı anlattı: Polis halkı kışkırttı
Rüya Kurtuluş, Nihat Muğurtay, Musa Seçkin ve Hakan Demir (soldan sağa) Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah hakkında suç duyurusunda bulunacak. FOTOĞRAF: İSMAİL SAYMAZ
Vatan Caddesi'ndeki Zafer Bayramı kutlamalarında, 'İsrail askeri olmayacağız' pankartı açtıkları için linç girişimine maruz kalan üniversiteliler, bir çevik kuvvet mensubunun, 'Bunlar vatan haini' diyerek kendilerini hedef gösterdiğini söyledi. İstanbul Üniversitesi öğrencileri 26 yaşındaki Rüya Kurtuluş, 22 yaşındaki Musa Seçkin, 20 yaşındaki Hakan Demir ve 19 yaşındaki Nihat Muğurtay, önceki gün Vatan Caddesi'ndeki Zafer Bayramı kutlamaları sırasında, askeri araçlar geçerken, 'İsrail askeri olmayacağız' pankartı açmak için emniyet şeridini geçmeye çalışmıştı. Bu sırada bir çevik kuvvet görevlisinin boynuna sarıldığını belirten Kurtuluş, "Polis, 'Bu vatan haini' deyip fırlattı. Beş polisin içinde düştüm. O sırada halk beni yuhalamaya başladı. O ana kadar bir tepki yoktu." Seçkin de polis tarafından kalabalığın içine itildiğini söyledi: "Bu vatan haini' diyerek beni şeririn içine doğru attılar. Çıkmak istedikçe içeri sokuyorlardı. Bu sırada yumruklar gelmeye başladı. Halkı üzerimize saldırttılar. Dayak karakolda da sürdü. Sürekli dövüyorlardı."
'Evet vatan hainiyiz...' Geceyi İl Emniyet Müdürlüğü'nde geçiren gençler dün dün Fatih Adliyesi'nde savcılığa çıkarıldı. İfadeleri alındıktan sonra serbest bırakılan üniversiteliler, gazetecilerin "Siz vatan hainimisiniz" sorusuna Nâzım Hikmet'in, 'Vatan haini' şiirini anımsattı: "Eğer İsrail'in Lübnan ve Filistin'deki saldırılarına ve ABD emperyalizmine karşı çıkmak vatan hainliğiyse bunu seve seve kabul ediyoruz."
|